"Sevgili Momo,
Ben taşınıyorum. Dönecek olursan, hemen beni ara. Seni çok merak ediyorum. Çok özlüyorum. Umarım başına bir şey gelmemiştir. Aç kalırsan Nino'ya uğra. O hesabı bana yollar, ben öderim. Canın ne kadar yemek isterse ye, anladın mı? Nino sana her şeyi anlatır. Beni sevmeyi unutma! Ben de seni seviyorum!
Daima senin,
Gigi."
Gigi güzel ve okunaklı yazmak için özen gösterdiği halde, Momo'nun mektubu okuması bir hayli zaman aldı. Günün son ışıkları sönerken ancak bitirebildi.
Momo rahatlamıştı.
Kaplumbağayı kaldırıp yatağının üzerine koydu. Kendisi de tozlu örtülere sarınırken şöyle dedi: "Görüyorsun ya Kassiopeia, hiç de yalnız değilim."
Fakat kaplumbağa uyumuşa benziyordu. Mektubu okurken Gigi'nin hayali Momo'nun gözünde canlanmıştı. Mektubun burada bir yıldan beri durduğunu hiç aklına getirmedi.
Yanağını kâğıdın üzerine dayadı. Artık hiç üşümüyordu.
Momo, Michael Ende
Üçüncü Kısım, Saat Çiçekleri, sayfa 213










