Selamlar, biraz dargınım. Seçim stresi zaten apayrı bir dert… Olsun az kaldı çözülecek her şey. Biz kalp kırıklıklarımıza bakalım. Küçücük bir alevim kaldı korumaya çalıştığım, ama çok küçük. Biliyorum benim olmayacaksın. Ama bari hayatımda ol, olmaz mı?
Mesajlarımı görmezden gelmek… 30 yaşında sen için uygun bir davranış mı? Kaç yaşına gelmişiz kabuğuna çekilmek için geç değil mi, yoksa yine mi başkası var da beni görmezden geliyorsun? İstemiyorsan pazar gelmeyeyim, izlemeyelim seçimi beraber ne dersin?
Sende kötü alışkanlıklarını uyandırdığım için özür dilerim, beraber atlatabilirdik ama beni hayatından çıkarmana gerek var mıydı bu kadar? Tamam gideceğim, istemiyorsun beni biliyorum. Elbet bir gün gideceğim ama anla beni. Şimdi gidemiyorum. Gidecek kadar güçlü değilim.
İkimiz de mi mantıksız davranıyoruz? Bu öyle bir şey mi sence? Beni neden hayatına kabul edemiyorsun ki de sündürüp durduk? Yoruldum diyorsun, farkındayım ben de yoruldum ama sensiz huzurlu olabileceğimi düşünmüyorum ki.
Yanında olabilseydim çözebilirdik dertlerimizi, ama sen beni bu kadar iterken benim elim kolum bağlı. Beni ite ite ite uçurumun kenarına getirdin. Karşımdasın evet ama uçurumdan uzaklaşabilmem için kenara da çekilmiyorsun ki! Nasıl yapalım, çıkayım gideyim mi, ne yapmam gerek?
Ben seninle hayatımı geçirmek istiyorum ama bunu istedikçe benden kurtulmak istediğini görüyorum gözlerinde. Ah be canımın içi çok güzel olabilirdi her şey, hem de çok güzel. Biraz bana adım atsaydın…





















