Bir Şeyler Söylemeliyim
Yapamadığın işi yermek hatta eline geçse yok etmek günümüz insanı hastalığı. Herkes bir uğraş içinde. En iyi ben olmalıyım; en dikkat çekici, en hoş, en güzel, en ilginç, bitmez tükenmez enler... Peki ya o enlerden birinin sen olmadığını fark edince ne oluyor? Ben söyleyebilirim ; tabii ki de kabullenmeme ! Yılların birikimi, bu egosunu kondansatör gibi depolayan insanların bir anda '' Tabii ki birkaç işte de siz önde olabilirsiniz '' demesine, bu durumu kabullenmesine izin verir mi canım? Benimki de soru yani...
Peki bu şoku üzerinden atlatan insanın ikinci dalgaya karşı tutumu ne olabilir? Çok az düşünmek -ki onların yaptığı gibi çok az düşünmeliyiz.- bizi sonuca ulaştıracaktır: Çamur atmalısın arkadaşım. Kural bu yenemiyorsan yereceksin. Acımasızca eleştireceksin. Kim o mu senden iyiymiş ? Peh. Bir tarafımla güleceğim şimdi. Peki; kim bu '' Onlar'' ? Kim olacak yahu; sen, okuyucu. Sensin . Yazan olarak benim. Biziz. Neden bir savaş halindeyiz? Niye yarışıyoruz, neyi paylaşamıyoruz? Aslında çok az müsamaha, alttan alma her şeye deva olmaz mı ? Cephane gerekmez biraz tebessüm daha masrafsız değil mi? Yüzde gülümseye neden olduğunu bilmek, hissetmek kalp kırmaktan daha güzel bir duygu olmaz mı ? Mükemmel değiliz ya bizden iyi olan birinden bir şeyler öğrenmek iyi gelmez mi ? Gelmeli diyoruz içimizden. Dışımıza yansımasını umarak...










