insanların kalplerini unuttuğu bu çağda kalbini çiçekli pencerelerin arkasında saklamayı başardığın için çok güzelsin.

pixel skylines
Cosmic Funnies
sheepfilms
dirt enthusiast
Lint Roller? I Barely Know Her

#extradirty
NASA
Alisa U Zemlji Chuda
Keni
Game of Thrones Daily
Mike Driver
YOU ARE THE REASON
Misplaced Lens Cap
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

tannertan36
Stranger Things

Kaledo Art
h
almost home
One Nice Bug Per Day

seen from United States
seen from Germany

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Canada

seen from Canada

seen from United Kingdom
seen from Australia

seen from United States
seen from United States
seen from Norway

seen from Germany

seen from United States

seen from Australia

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Singapore
seen from China
@nurellasposts
insanların kalplerini unuttuğu bu çağda kalbini çiçekli pencerelerin arkasında saklamayı başardığın için çok güzelsin.
adam olana çok bile
çayın verdiği samimiyet hiç kimsede, hiçbir yerde yok.
boşuna aramayın…
“Tanımadığım, bilmediğim bir denizin ortasında haritasız, pusulasız kalmış bir gemici gibiydim. ona gitmek istiyordum. “belki de beni sen yola koyarsın, beni erkek yaparsın” dedim. “senin içinde zaten bir erkek var” dedi. “sadece onu dışarı çıkaracağım ben. bunu yaparken ellerimi, dilimi, tüm vücudumu kullanacağım.”
Sana tuz yalatsam, sabaha kadar tuz yerine suyu düşünürsün; işte çelişki burada gibi görünse de nesnel hareketin kanıtıdır bu. bir durumla uyarılan her durum, bir başka durumu işaret edecektir. beni sevdiğini söyledikçe sen, ben bir diğerini sevdiğimi hatırlayacağım. buna ihanet diyemezsin.!
“Sen uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın; tutmayacak bir ele uzattığın için kendine mi kızgınsın?”
— Mevlana (via alwaysfight4hope)
“Zor zamanlar yaşıyorum, ağır sınavlardan geçiyorum. Bu günler bittiğinde, sularım durulduğunda, dengemi bulduğumda, huzuruma kavuştuğumda geleceksen eğer, gelme! Ben o gün, daha güçlü, daha katı, bir dağ gibi kıpırtısız ve heybetli olacağım. Oysa şefkate bugün ihtiyacım var.”
ne vakit seni yazmak istesem, kalemim oynamaz yerinden. ne vakit seni düşünsem, bir tebessum konar dudaklarimin kiyisina. ve ben gunun her saniyesi tebessum ederim. gören deli sanacak diye düşünür, ardından bir de buna gulerim.
Güvenmiyorum, iyi niyetiniz bile kötü.
Dert anlatmaya çekinen, her şeyi şakaya vuran, insanları sıkıntılarımla sıkarım diye ödü kopanlar olarak gamsız zannedilmek bizim kaderimiz galiba
“Çok severdi sigarasını, yaktığı her şeyi çok severdi, beni neden sevmedi anlamadım.”
Tut elimi burdan gidelim…
Anılar…
Anılar acıysa yıpratırlar.