Çok seviyorum çizmeyi boyamayı hatta yazmayı,çocukken de bayılırdım, yeteneğini bir şekilde fark etmiş her insan gibi o zamanlar da gözlem yapar, hikâyeler yazar çizimler yapardım. Defterlerim duruyor hatta yarı Afyon şivesiyle yazılmış uyduruk hikâyeler, korkunç üç defter.☻ Sonra her ne olduysa yazmayı bıraktım, çizmeyi hiç bırakamadım. Öyle ki Fizik bölümü ile girdiğim üniversiteyi bırakıp Güzel Sanatlar Fakültesine geçtim. Okula girmekle herşey mükemmel olmuyor, mücadele asıl o zaman başlıyor, sanatla uzaktan yakından ilgisi olmayan yurdum insanı yorumlarına hiç girmeyeceğim bile, bir yandan iletişim sıkıntısı, karmakarışık duygular, neyse. Kocaman korkunç bir ormanda tek başıma yönümü bulmaya çalışmak gibiydi tutkumu eğitecek yolculuk. Diyeceğim o ki yaş 30, ben hiç değişmedim, hiç sıkılmadan yapmayı en çok sevdiğim şey hâlâ çizmek. Son bir kaç yıldır orman korkutuculuğunu yitirdi, elbette ailem ve sevdiklerim sayesinde yüküm çok hafifledi. Şimdiki kafam 20lerimde olsaydı ormana daha cesur daha emin dalabilirdim belki. . Sevgili @alkimalkim Yüksekten Korkan Tırtıl kitabının resimlerini çizmem için ilk gönderdiğinde tekrar tekrar okudum, sindirmek uzun zaman aldı. Kendi yolculuğumla yüzleştim. Çok teşekkürler 🖤 . Sadece çocuklar için değil, yetişkinler için de bir içsel yolculuk klavuzu olduğunu düşünüyorum. Kaleminize sağlık @aysenbozkus_ 🖤 . Ve sonuç olarak bu güzel kitabın çıkmasını sağlayan @ithakicocuk_kitaplari ekibine çok teşekkürler🖤 . https://www.instagram.com/p/CJ_k7yfAEJ5/?igshid=1r6v23hlkrodd













