🪼

izzy's playlists!
d e v o n
h
Claire Keane
I'd rather be in outer space 🛸

PR's Tumblrdome
Misplaced Lens Cap

★

#extradirty

roma★
Keni
KIROKAZE
he wasn't even looking at me and he found me
occasionally subtle
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Stranger Things
sheepfilms

Discoholic 🪩
Cosmic Funnies
seen from United States

seen from Germany
seen from Guernsey
seen from Brazil

seen from United States

seen from Mexico
seen from Brazil
seen from Argentina

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from Nicaragua

seen from Chile
@opusmeustasi
BUNU YAŞAMADAN ÖLMEK İSTEMİYORUM ALLAHIM :(((
Devrim birini sevmekle başlar, aşk anarşidir özgürlük ister…
Çok tatlılar. :(
Ne sahneydi bee :D yapana kadar öldüm resmen
Bakışları çok güzel ama
Sıcak bir temmuz günüydü. Gece geç yattığım için kahvaltıyı da geç yapmak zorunda kaldım. Üstüme beyaz peace tişörtümü altıma buz mavisi şortumu giydim, kırmızı winstonumu yakıp çıktım dışarı. Pek keyfim yoktu bugün o yüzden çarşıya inmeyip bir parkta oturayım dedim. Kutu kola aldım, geçtim parka oturdum. Cıvıl cıvıldı ortalık. Banklarda oturan sevgililer, yaşlı çiftler, gazete okuyan amcalar, koşuşturan çocuklar. Köşede bir baba ve oğlu gözüme çarptı. Kıyafetlerinden belliydi ki durumları pek iyi değildi. Babanın üstünde yağ lekeleri olan mavi bir tişört, altında, kaportacıların giydiği lacivert, her tarafı yağ lekesi ve yırtık olan bir pantolon vardı. Ayakkabılarının iste kenarları patlamıştı. Çocuğun kıyafetleride küçük geliyordu, eskiydi, belli. İlk gördüğüm an icim cız etti, bir kendime bir de onlara baktım. Param vardı, iyi görünüyordum ama yalnız ve kötüydüm. Onlarsa yoksulluğa rağmen çok mutlulardı. Babasıyla yakalamaca oynuyordu çocuk, arada düşüyor, gülerek kalkıyordu ayağa. Baktıkca bende gülümsüyordum, koca parkta yalnız oturan sadece ben vardım. Bir kaç dakika sonra çocuk köşedeki pamukşekerciye doğru koştu."Babaaaaa !" diye bağırıp, pamukşekeri işaret etti. Babasının biraz yüzü düştü ama belli etmeden çocuğun yanına gitti. Pamukşekerciye fiyatını sordu, "5 lira abi." dedi. Baba elini sağ cebine attı, bozuklukları çıkardı, sol eliyle seçe seçe baktı. Diğer ceplerini kontrol etti, yok. Yüzü düştü babanın, oğlunun yüzüne baktı, mutlu ve gülümsüyordu, "Babam bana pamukşeker alacak." der gibi bakıyordu gözleri. Babası adamın kulağına yavaşca eğilip bir şeyler fısıldadı, kaşlarını çattı pamukşekerci ve "Olmaz" dedi. Babanın gözleri doldu, oğluna "hadi gidelim." dedi. Yüzü düşen çocuk, ellerini cebine soktu ve ayaklarını yere sürte sürte yürümeye başladı. Dayanamadım, ayağa kalktım pamukşekerciye koştum, 5 lira uzatıp "1 tane ver abi." dedim. Pamukşekeri alıp babanın yanına gittim, omzuna 2 kere dokunup. "Buyur abi, ben pamukşekercinin elemanıyım, patronum bunu size gönderdi, afiyet olsun." dedim ve hızla biraz önce oturduğum banka koştum. Babasıyla oğlunu izlemeye başladım. Çocuk babasının elinde pamukşekeri görünce mutlulukla bastı çığlığı ve beline gelen boyuyla sarıldı, mutluluktan gözleri dolan baba pamukşekeri oğluna uzattı. Gözleriyle beni arayan babaya elimi kaldırdım, asker selamı verdim, yavaşça başını eğdi, elini kalbine götürdü "Eyvallah." der gibi.
Ne güzel insanlar var be.