İnandığım herşeyin yalan olduğunu gösterdin bana unuturmuyum seni.
I'd rather be in outer space 🛸
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
noise dept.

No title available

No title available
DEAR READER
sheepfilms

tannertan36
Alisa U Zemlji Chuda
Jules of Nature

★
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
YOU ARE THE REASON
Show & Tell
d e v o n
🪼
AnasAbdin

Discoholic 🪩

PR's Tumblrdome
No title available

seen from Malaysia

seen from Belarus

seen from United States

seen from Singapore

seen from Germany

seen from India
seen from Germany

seen from Germany
seen from United States

seen from Spain
seen from Türkiye

seen from Austria

seen from United States
seen from Taiwan

seen from Türkiye
seen from Australia

seen from Indonesia
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Hong Kong SAR China
@pembemsimavimsi
İnandığım herşeyin yalan olduğunu gösterdin bana unuturmuyum seni.
Hiçbir yere ait olmadığını hissettiğinde Allah’a ait olduğunu hatırla
“Doğa sessiz değil, sadece biz onu dinlemiyoruz.”
Bir ağacın gövdesine yaslandığımda anladım bunu... İnsan en çok konuşurken yoruluyor, ama doğa en sessiz hâliyle bile kalbe dokunabiliyormuş. Rüzgâr o gün saçlarımın arasından geçerken sanki yıllardır içimde sakladığım kırgınlıkları biliyordu. Bir yaprak usulca omzuma düştü... Kimse sarılmadı bana ama o küçücük yaprak, dünyadaki bütün yorgunluğumu anlamış gibiydi. Sonra düşündüm; biz insanlar birbirimizin gözlerine bakmadan konuşmayı öğrendik. Bir çiçeğin neden boynunu eğdiğini merak etmeden geçtik yanından. Kuşların sabah neden daha hüzünlü öttüğünü duymadık. Çünkü büyüdük ve büyürken kalbimizin sesini kaybettik. Oysa doğa hâlâ konuşuyordu. Yağmur, camlara vurarak içini anlatıyordu. Deniz, kıyıya çarpa çarpa yalnızlığını bırakıyordu. Ağaçlar, sonbaharda yaprak dökerken bile gitmenin zarafetini öğretiyordu bize. Belki de insanın en büyük kırgınlığı, ait olduğu yere yabancılaşmasıydı. Toprağa, gökyüzüne, yağmura ve en çok da kendi ruhuna. Şimdi ne zaman yorulsam bir ağacın gölgesine sığınıyorum. Çünkü bazı yaraları insanlar değil, sessizce esen rüzgâr iyileştiriyor, ve bazı cümleleri sadece doğa kurabiliyor: “geçecek…” (☃) @olafkardanadam
Çirkin bir düzene uyum sağlamak için ruhunun güzelliğini kaybetme
Gerçek aşkı bildiğinde ’’ Ayrılık’’ diye bir şey yok.
içimin çıkıp koştuğu yere adım bile atamamak ne acı.
biri beni anlasın isterdim, susuyor olsam da dinlesin isterdim
İnsanın sustuklarını duyanının olması ancak ehline denk gelmesiyle mümkündür.
Rabbim yüreği güzelleri ehline denk düşürsün İnşaAllah
çocukluğu kaos ortamında geçen kişilerin mirası aşırı uyarılmış sinir sistemidir.
olmuyor
yaşamayı benimseyemiyorum
tek başımayım beceremiyorum düzeltemiyorum halledemiyorum yaşayamıyorum
o kadar beceremedim ki yaşamayı
Buna ençokta sana kavuşamamak dahil.
o kadar beceremedim ki yaşamayı
İnsan sevdiği şarkıyı her dinlediğinda aslında aynı anıya sarılır.