dip'ten dik'e.
Sweet Seals For You, Always
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

JVL
art blog(derogatory)
No title available
Misplaced Lens Cap
h

★
will byers stan first human second
hello vonnie

ellievsbear
🪼
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
d e v o n
YOU ARE THE REASON

izzy's playlists!
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
trying on a metaphor
TVSTRANGERTHINGS
Today's Document

seen from United States
seen from Bangladesh

seen from Russia

seen from Singapore
seen from United States
seen from T1

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from Uzbekistan
seen from Singapore
seen from Germany
seen from Germany
seen from Russia

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from Spain
@piyanokteyl
dip'ten dik'e.
ajda pekkan vol. 1
ajda pekkan vol. 2
deniz seki
kubat
orijinalin yerini tutmuyor haliyle.
kibritten hallice büyüklüğü, nefis paket tasarımı, samsun 216'ya benzer tadı, türk parasıyla bir paketinin 1 lira 20 kuruş olmasıyla gece gece pek sempatimi kazandı bahman sigarası. o kadar ufak ki yakarken kıl kokusu geliyor bir yerlerden.
"gafiliz...
bayramda yollar kan gölüne dönmüş gene: 65 mevta. kimi daha 3 aylık, kimi 18 yaşında taze, kiminin bir ayağı çukurda. kim bilir ne hayalleri vardı hepsinin. okuyup doktor olmak mı? ömrünün geri kalanını torunlara, bahçedeki kiraz ağaçlarına adamak mı? dünyayı gezmek mi? çok para kazanmak mı?
daha düne kadar her şey tamamdı. hiçbir sorun, dert, tasa yoktu. ölüm akıllara gelmiyordu. tabi can tatlı, nimetler cezbedici. şöyle bir düşünün lütfen, hepimizin aklında en az 70 yaşına kadar yaşayacağımız var. hepimiz yatağımızda rahat bir ölüm bekliyoruz. beklemiyoruz aslında. düşünmüyoruz çünkü bunu. ölümün soğukluğunu hissetmek istemiyoruz bir gün güneşli günlerin tükeneceğini bildiğimiz halde. bugün varsın, yarın yoksun. bu dünyanın kuralı bu. 'ölüm paranoyası ile yaşayalım' demiyorum elbette.
sadece bu gaflet garip geliyor. evet, gaflet."
lopopo, 22.09.2009
iranlı opera ve halk müziği sanatçısı pari zanganeh, 1971 senesinde tahran'da bir trafik kazasında iki retinasını da cam kırıklarının tahrip etmesi sonucu kör kalır. meslek hayatının en şaşaalı günlerinde gözlerini kaybetmesini 'her şerde bir hayır vardır' anlayışından yola çıkarak insanın içine işleyen şarkılara, daha ilginci ninnilere döken, solmayan, yılmayan, köşesine çekilmeyen, vazgeçmeyen, mücadeleye devam eden bir kadın pari zanganeh, peri.
"Wheat flower bloomed, wheat flower, my friend.
They plant this way, that way, wheat flower.
Refrain: Wheat flower, wheat flower, friend.
The sky is blue and the moon is shining, be happy, my
friend. My plants are green, I have no fear, O my friend.
They plant this way, that way, wheat flower, friend.
They harvest this way, that way, wheat flower, friend."
"çocukken bütün bir yazı birlikte geçirdiğim, tommiks ve teksas’larımı hiç sakınmadan paylaştığım, kızılırmak’ta balık tuttuğum mahalle arkadaşımın babası, elektrik teknisyeniydi ve genç yaşta bir elektrik direğinin tepesinde ölmüştü. ikimiz de bu gerçeği bilir ve hiç bilmiyormuş gibi davranırdık. ama bazen, özellikle top oynarken ve genellikle haksız olduğum zamanlar, müthiş bir insafsızlıkla bozardım bu anlaşmayı: “senin baban yok. biliyorsun değil mi. öldü o..”
arkadaşım hiçbir şey söylemez, biraz duralar ve elindeki topu bırakır giderdi. bir süre sonra yaptığımdan köpek gibi pişman, elimde topla bahçenin etrafında dolanırken arkadaşımı görürdüm. dedesinin göğsüne yaslanmış, evlerinin girişindeki sedirde kıpırdamadan yatıyor. etrafta nasıl içli bir sessizlik…"
bence de.
bir eve 4 kuş fazla. ikisi zoraki misafir olsa da. papağan çekirdeği gagalı güvercin yavrusu arkadaşlar, uçmayı öğrenene kadar tanrı misafiri statüsündeler, diğer arkadaşlar da açık bir pencere keşfene dek. bahtı gibi sıfatı da kara çocuklara çok üzülüyorum. isimleri bile yok. muhabbetçilerin ismi geldikleri gün kondu, yağmur ve çamur. niye? çünkü, onlar güzel. yağmur, instagram'da sikindirik bir fotoğraf paylaşsa 12.535 kişi beğenir. niye çünkü o güzel. bahtı karalardan biri ve muhabbetçilerden biri kaza geçirseler, mesela üzerlerine kaynar çay dökülse ve haşlanan güvercin olsa, ilk ilkyardımı gene muhabbet kuşu alır. en azından ilk onun hali sorulur. niye, çünkü o daha güzel, daha parlak, daha bakımlı, daha popüler. kandillerde, bayramlarda, yılbaşında güvercinin attığı mesajın sadece ilk cümlesi yüz buruşturularak okunur ve karşılık verme zahmetine nadiren girilir; fakat bir kutlama söz konusu olduğunda o kadar kişi arasında akla ilk gelen muhabbet kuşu olur. niye, çünkü o gamsız, kedersiz, vurdumduymaz, tuzu kuru ve piçtir de ondan.
"o mahnılar ne öyleyse."