Öyle güzelsin ki
kuş koysunlar yoluna...
Nilgün Marmara...
seen from China
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from South Africa

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from Malaysia
seen from United States
seen from Estonia
seen from China
seen from China
Öyle güzelsin ki
kuş koysunlar yoluna...
Nilgün Marmara...
Tahammülüm yok kimseye. Ben sadece kedi, köpek ve kuşlara tahammül edebiliyorum artık..
Uçmaktan yoruldum, biraz dinlenmek istiyorum.
Seninle olan her ihtimalin kıyısı ağlatır bir martıyı
Ya kalbim? Her kuşa senin adınla çarpan..
Hüzün, bütün soluğunu yutmuşçasına
senin adınla çağırır, bağır yüreğim!
bizi bir arda tutan şefkati vurdular
Ve bir kez daha kanatlanırım o kanlı gecelere
Sesinin her şavkımasıyla bütün yollar sana açılıyor,
belli belirsiz dağların ardındaki peri göz kırpar
ve sarılır kalbim olanca kuvvetiyle gökteki elmas parçalarına
Söylesene dağlı adam, bu ateş yakar mı ikimizi?
Aşk büyükse benden 17 yaş?
Aldatmaz mı geceleri saydığım bu yıldız taneleri?
Sen ki yollarına özgürlük tohumları serpiştirmişsin,
Benim kafesten ibaret paslı kalbim merhem olur mu yaralarına?
Dağların ardında esen rüzgardan bahset..
17 yaşın ezgileriyle mi severler seni?
Hani bana hep uzak düşen yüzün, gece olunca gülümser mi yıldızlara?
Kalbim paslı bir kafeste tutsak ,
Peri kızının sesi çok uzaktan esiyor
kuşlar desen her birinin kanadı yaralı
uçmazlar artık penceremde
Kazırım ben de dip bucak pencere kenarlarımı
Çiçeklerle süslerim saçlarımı
Gökyüzü aşkıyla savaştan yorgun düşen bedenini hayal edip
her gece bir kere daha severim seni
usulca dolanırım boynuna,
koynunda yer açarım kuşlara
Kuşlarım ah ezgileriyle yanıp tutuşur sıcaklığında
Ve bir çocuk bakışı ile kanatlanır gökyüzü
Yoksulluğun olmadığı sınıfsız bir yaşam büyütür...