Social Media of Sex, JOIN NOW
Game of Thrones Daily
Monterey Bay Aquarium
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Misplaced Lens Cap
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
h
noise dept.
Noah Kahan
Sade Olutola

❣ Chile in a Photography ❣
🪼
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

No title available
🩵 avery cochrane 🩵
Color Me Curious
Not today Justin
Cosmic Funnies

blake kathryn
Doug Jones

#extradirty
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Costa Rica
seen from United States
seen from India
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from Malaysia
@pntyhs-r
Social Media of Sex, JOIN NOW
Attached: 1 video https://www.erome.com/a/vhxbkRTl
#business #negotiations
Eğer bir kadın altımda böyle inleyip konuşuyorsa hamile kalmak istiyordur.
so dirty, I love it
Karımın amını götünü dağıttın 🤭
👉 Find my hot stuff here
Evet cok güzel arkadan
KOCANIN KAMERASINA BAKARAK ELİN ADAMININ YARRAĞINA SAKSO ÇEKMENİN ZEVKİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Çocukluk arkadaşımla karısını beraber siktik
Soner’le çocukluktan beri arkadaştık ama son bir-iki yıldır pek görüşmüyorduk. Zekeriyaköy tarafında oturduğu için şehre nadiren iniyor, organizasyonlara da pek katılmıyordu. Nadiren denk geldiğimiz bir gecede, yemekler ve rakılar derken bende kalmasını söyledim. Evde viskiyle devam edince muhabbet koyulaştı, daha önce hiç fark etmediğim bir fantazisini döktü ortaya.
“Karımle eskisi gibi seks yapamıyoruz artık, eskiden iki kadın fantezim vardı ama şimdi aklımda hep iki-üç erkekle bir kadını paylaşmak var,” dedi. Karısını kastettiğini hemen anlamıştım ama emin olmak için biraz laf attım:
“İstiyorsan çağırırım birini, orospuyu beraber sikelim.”
“Yok ya, öyle bir şey değil…” diye geveledi, kaçamak cevaplar verdi. O gece anladım ki aslında tam da bunu istiyordu ama yüksek sesle söyleyemiyordu.
Birkaç gün sonra aradım, “Nasıl gidiyor?” muhabbetinden sonra “Hafta sonu bize gelsene, mangal yaparız, gece de kalırsın,” dedi. Kabul ettim.
Hafta sonu geldi çattı. Rakı, viski, biraz da tatlı alıp gittim. Kapıyı Canan açtı. 45 yaşlarında, birkaç kez daha önce görmüştüm. Hafif ukala, küstah bir havası vardı; insanı uzun uzun süzer, biraz da üstten bakardı. O gün üzerinde siyah mini kloş etek, ince siyah çoraplar ve beyaz bir bluz vardı.
Yemek, içki, muhabbet derken ortam epey keyifliydi. Dikkatimi çeken şey Canan’ın Soner’i sürekli aşağılamasıydı: “Şunu beceremez, bunu yapamaz, salaktır bu adam…” gibi laflar. Kocasına karşı oldukça saygısızdı ama Soner bunları gülerek karşılıyor, bozulduğunu pek belli etmiyordu.
İçki ve müziğin etkisiyle Soner karısını dansa kaldırdı. Sarmaş dolaş dans ederlerken elini eteğin altına soktu, kalçalarını avuçlamaya başladı. Bu noktaya geleceğini tahmin ettiğim için bütün gece sadece 3-4 kadeh rakı içmiştim, kafam berraktı. Hava iyice serinleyince “Hadi içeri geçelim,” dedik.
Ben üçlü koltuğa oturdum, onlar da karşıdaki koltuğa oturur diye düşünürken ikisi birden yanıma geldi. Canan tam aramızda, Soner öbür yanımda. Canan solda Soner’le öpüşürken bir elini benim bacağıma koydu, yavaş yavaş yukarı kaydırmaya başladı. İstediğini anlamıştım; sikim pantolonun içinde zaten zonkluyordu. Elini tuttum, pantolonun üzerinden sikime götürdüm. Bir yandan sikimi avuçluyor, bir yandan Soner’e yalatıyordu; kulak memelerini emdiriyor, boynunu öptürüyordu.
Soner hiçbir özel konuşma yapmadan karısını benim kucağıma yatırdı, bana göz kırparak “Hadi devam,” dedi. Bir anda Canan’ın çoraplarını yırttı, kafasını amına gömdü. Ben de o sırada elimi içine sokmuş, dolgun göğüslerini avuçluyordum; uçları taş gibi sertleşmişti.
Koltukta bu pozisyonda kalınca Canan’ın başı tam sikime denk geldi. Pantolonumu açtım, sikimi ağzına verdim. Soner karısının ağzına yarrak aldığını görünce iyice azdı. Ben koltuğa iyice yerleştim, saçlarından tutup sikimi boğazına kadar sokuyordum. Soner bana dönüp “Rahat ol, tokatla şu orospuyu,” dedi. Anlaşılan aşağılama sırası ondaydı artık. İlginç bir çiftti ama benim hiçbir şikâyetim yoktu.
Canan’ı sikerken kalçalarını tokatlıyor, yanaklarını ayırıyordu. Bana baktı: “Murat, gel biraz da sen kaymak ister misin?” dedi. Yavaşça kalktım, ayak bileklerinden tutup iki yana açtım. Çocuk yapmış olmasına rağmen kendine iyi bakıyordu; hafif bir kilo fazlalığı vardı ama o göğüslerin sallanması, kalçaların hareketi beni çıldırttı. Sikim damar damar şişmiş, sert sert girip çıkıyordum. Soner kenara oturmuş, eline almış bizi izliyordu; gözleri faltaşı gibi açılmıştı, çok tahrik olduğu belliydi.
“Beraber sikelim mi orospunu?” dedim. Canan kocasına baktı, sanki “Dayanamam” der gibiydi ama Soner hemen “Hadi yapalım,” dedi.
İçinden çıktım. Soner koltuğa oturdu, Canan’ı üzerine ters çevirip oturttu. Önce amına girip sevişmeye başladılar. Ben ensesinden, sırtından yalıyor, kalçalarını okşuyordum. Canan artık çırılçıplaktı, kalçaları terden parlıyordu.
Biraz sonra “Sikim iyice sertleşti,” dedim. “Bekle içinde” diye uyardım ve yavaşça götüne bastırmaya başladım. Canan hemen “Hayır hayır, çok yanıyor, istemiyorum!” diye bağırmaya başladı. Soner kuvvetli bir tokat attı: “Sus lan amcık, götünden de siktirticem Murat'a!” dedi. Bu laf beni iyice ateşledi. Hayvan gibi bastım götüne; sert, saygısızca, hoyratça sikmek hoşuma gitmişti. Canan yarı bağırıyor, yarı ağlıyordu. Üç parmağımı ağzına soktum, sanki sik emiyormuş gibi yaptırdım. Alışmaya başlamıştı, arkadan boğazından tutup pompalıyordum, hırıltılar çıkarıyordu.
Soner de alttan pompalamaya başladı. Biri girerken diğeri çıkıyor, ritim tutturduk. Canan artık inlemeleriyle karşılık veriyordu. Boşalmaya yakınken çıktım, onu Soner’in üstüne bastırdım, ayaklarımın üstünde 31 çekmeye başladım. Sırtına, saçlarına boşaldım. Bunu gören Soner de iki saniye sonra karısının içine fışkırttı.
Üçümüz de koltukta yığılıp kaldık. Gecenin devamı ve sonraki buluşmalar başka hikayelere…
Tadına bakmanın vakti gelmişti. Uzun yıllardır Asya, ekibimde çalışıyordu. Onu yaklaşık 25 yaşından beri tanıyordum; şimdi 32-33 yaşlarında, iyice olgunlaşmış, genç kız halinden tamamen sıyrılıp kadın haline gelmişti. Özellikle son iki yıldır, genç yaşta evlendiği eşinden boşandıktan sonra bambaşka biri olmuştu. Kendine daha çok özen gösteriyor, daha olumlu ve çekici bir enerji yayıyordu.
Eskiden kot pantolon, kazak ve düz ayakkabılarla dolaşırken, artık neredeyse her gün farklı elbiseler, etekler, hoş bluzlar ve topuklularla geliyordu işe. Yöneticisi olarak, şirketteki diğer “vampirlerden” önce ben onun tadına bakmalıydım diye düşünüyordum.
İşimiz gereği geç saatlere kadar süren toplantılar, içkili yemekler, partiler sıkça oluyordu. Eskiden bu tür etkinliklere pek katılmazdı; “Eşim laf eder” deyip tatlı tatlı gülümseyerek erken sıvışırdı. Ama artık kocası yoktu ve ben de onu bırakacak değildim.
Yine böyle bir içkili iş yemeği sonrası “Hadi seni evine bırakayım” dedim. Şirkette “sikici” lakabımla anıldığımı bildiği için biraz çekiniyordu tabii, yine de kabul etti.
Vale srabamı getirir getirmez içine attık kendimizi. Saat daha 22:30 civarıydı, toplantı beklediğimden erken bitmişti.
“Bir şeyler içmeye gidelim mi?” dedim.
Şarabın da etkisiyle olacak, “Tamam” dedi.
Sık gittiğim, güzel bir roof bar’a götürdüm onu. Haftada en az bir akşam uğradığım yerdi. Şarap söyledik, muhabbete devam ettik. Neden boşandığını, evliliğinin neden yürümediğini anlattı. Ben de üç sene önce boşandığımı, ikimizin de benzer yaşlarda çocukları olduğunu söyledim. Onu anladığımı, ister ofiste ister özel hayatında her zaman yanında olacağımı, hayatını kolaylaştırmak için elimden geleni yapacağımı belirttim.
Tabii niyetimi çok iyi biliyordu.
Müzik, alkol ve yakınlaşma derken dans etmeye başladık. Arada tekila shot’ları da girince iyice gevşedik. Zaten resepsiyona uğrayıp bir oda ayarlatmıştım.
Asya’nın üzerinde kahverengi, vücuduna oturan bir elbise, likralı ten rengi külotlu çorap ve topuklular vardı. Zayıf sayılmazdı; balık etli, dolgun hatlı bir kadındı. Eteği sıyrıldıkça çorabın lastik kısmını görmek beni iyice azdırıyordu.
Artık oyun oynamaya gerek yoktu.
“Hadi odaya çıkalım, keyfimize orada bakarız” dedim.
Yalandan itiraz etti ama çok da direnmedi; odaya girdik.
Kapı kapanır kapanmaz dudaklarına yapıştım. Kulak memelerini, boynunu ihtirasla yalarken ellerim durmuyordu. Arkadan eteğin altına girdim, kalçalarını avuçladım, iki yana ayırdım, parmaklarımı çorabın üzerinden amına doğru kaydırdım. Yuvarlak hareketlerle okşadıkça o da kıvama geliyordu.
Onu bir an önce sikmek istiyordum. Yatağa doğru domalttım, eteğini sıyırdım. Aynadan yarı sarhoş, itiraz edemeyecek halini izlemek beni daha da tahrik ediyordu. Artık kaçacak yeri yoktu.
Pantolonumu indirdim; sikim zaten taş gibiydi. Çoraplı kalçalarına şaplaklar atmaya başladım. Sert tokatlar beklemiyordu; belki daha romantik bir gece hayal etmişti ama bu sertlik onu daha da heyecanlandırdı gibiydi. Çoraplarını yırttım, arkadan kalçalarının arasına kafamı gömdüm ve amını yalamaya başladım. Sırılsıklam olmuştu, ağzıma akan tadı lezzetli bir pınar suyu gibiydi.
Sikimi tekrar en sert haline getirdim ve yavaş yavaş içine bıraktım. Her santimini izleyerek girdim; aynadan onun “Daha ne kadar girecek?” merakını seyretmek hoşuma gidiyordu. Tam dibine oturunca beklettim. Derin bir iç çekiş ve inleme duyuldu.
Şimdi asıl basma zamanıydı.
Önce yavaş, sonra giderek hızlanarak pompalamaya başladım. Kalçaları elimde, yırtık çoraplardan tutmuş, adeta atın eyerini tutar gibi asıla asıla amcığını sikiyordum. Muhteşem görünüyordu. Gittikçe hayvani bir ritme geçtim; bir yandan da götüne kaymayı kafaya koymuştum.
Yatağa bastırıp bağırmasını engellemeye çalışıyordu. Saçını kavradım, kafasını kaldırdım:
“Rahat ol yavrum, bu odalar ses geçirmez. Ne kadar bağırırsan o kadar zevklendiririm seni.”
Sesini giderek yükseltti. Orgazm olurken onu öylece domalmış halde bırakıp banyoya gittim, sikimi sabunla yıkarken bir yandan da hayal kuruyordum. Geri döndüğümde yatakta oturmuş, mal gibi bekliyordu.
“Gel buraya” dedim.
Korkak bir sesle “Hoşuma gitti ama neden böyle kaba davranıyorsun?” diye sordu.
“Orospu, ben böyle davranırım” dedim.
Saçlarını kavradım, diz çöktürdüm.
Utangaç utangaç yalamaya başladı.
“Beş-altı sene evli kaldın, yarrak nasıl yalanır bilirsin. Artistlik yapma.” dedim
Köküne kadar soktum gırtlağına, kulaklarından tutup ağzını sikmeye başladım. Gözlerinden yaşlar geliyordu.
“Şimdi artistliği bırak da maharetlerini göster” dedim.
Bozuldu biraz ama oturduğu yerden beni yavaşça yatağa yatırdı. Ayaklarım hâlâ kenarda sarkıyordu. Bacaklarımı tutup yukarı kaldırdı, sanki o beni sikecekmiş gibi bir pozisyona geçti. Sikimi yalayıp taşaklarımı emdi, oradan göt deliğime kadar indi. Dilini içeri sokuyordu; acayip zevk alıyordum. Sikim patlayacak gibi şişmişti.
“İşte böyle, nasıl biliyorsun işini ?” dedim.
Götümü yalarken eliyle de mastürbasyon yapıyordu. Fışkıra fışkıra ikinci postayı kendi göğüslerime boşalttım. Yukarı geldi, hepsini yalayıp temizledi.
Tam dudaklarıma uzanacaktı ki “Yok kızım, hadi siktir git” dedim.
Gülümsedi, “Tamam, şansımı deneyeyim dedim” dedi ve duşa gitti.
Gecenin devamı başka bir hikayeye kaldı tabii. Zaten Asya ile sadece o geceyle sınırlı kalmadı.
Something like this could def fix me😵💫😵💫
you're such a good girl.