Balkondasın, dizlerini kendine çekmiş, ağrıyan başını da o küçücük omuzlarına yaslamış öylece gökyüzünü izliyorsun. Kabullenişsin artık hiçbir şeyin tamamen düzelmeyeceğini, hiçbir şeyin sonsuza kadar iyi kalmayacağını... Farkındasın artık bu olanların ne kadar can yaktığının... Ve alışmışsın artık en yakınların tarafından canının çok yakılmasına... Elinden hiçbir şey gelmemesine mi kızgınsın yoksa canını bu kadar yakmalarına izin verdiğin için kendine mi? Arabalar, insanlar geçiyor pencerenin önünden, şarkılar değişiyor. Hiçbirini fark etmiyorsun. Çok dalgınsın. Bak az önce yıldız kaydı fark etmedin... Ah, küçük kendim bu böyle nereye kadar?

















