sofrada oturmuş çorbamı kaşıklarken bir anda bir şey oldu. ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. günlerim böyle geçiyor. seni bir özlüyorum içim yanıyor.

祝日 / Permanent Vacation
styofa doing anything
No title available

#extradirty

Product Placement
Peter Solarz
Not today Justin
Game of Thrones Daily
d e v o n
todays bird

roma★
i don't do bad sauce passes

titsay
taylor price

No title available
trying on a metaphor

No title available
Misplaced Lens Cap

blake kathryn
he wasn't even looking at me and he found me
seen from United States
seen from Puerto Rico
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from South Korea
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Australia
seen from Japan

seen from United States

seen from United States

seen from Germany

seen from Singapore
seen from Netherlands
seen from Türkiye

seen from United Kingdom
seen from United States
@raroua
sofrada oturmuş çorbamı kaşıklarken bir anda bir şey oldu. ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. günlerim böyle geçiyor. seni bir özlüyorum içim yanıyor.
“Biliyor musun” dedi, “şu an çok üzgünüm. Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. Bağıra bağıra, kafamı şu demirlere vura vura. Ama bunları yapacak kadar kendimden geçmeyeceğimi de biliyorum. O kadar üzgünüm ki ağlayamayacak bir haldeyim. O kadar mutsuzum ki dondum.”
“anlamadığın dilde söylenmiş bir şarkıyı dinlediğinde boğazın düğümleniyorsa, sözlerinin vedâyı anlattığını düşünüyorsun hep. kalbini acıtan her sesin vedâ sözleriyle dolu olduğuna inandın.
ancak bir vedâlaşmanın insanın içini bu kadar acıtabileceğini düşünüyorsun çünkü.”
“dünyanın ekseni kaydı Behzat, 12 cm yerinden oynadı. sen bana bir cm bile yaklaşmadın.”
sanki işlediğin en büyük günah benmişim gibi, diline beddua olmuşum. sanki sende dünyaya bulaşıp bir anadan doğmamışsın gibi, bana düşman olmuşsun.
yeryüzü hüznü avutacak gibi değil.
| cahit zarifoğlu.
kan kusup, balkona sigaraya çıkıyorsun, ama gıkını çıkaramıyorsun. ali sen söyle, biz ne zamandır yediğimiz dayaklara böyle ağlar olduk.
Göz hakkı diyip öpesim var seni
Dizlerim yara bereyken bile sana koşarak geldiğimi hiç unutmam mesela, sende unutma olur mu?
Bağıra çağıra ağlamak istersin de ağlayamazsın ya öyle bir şey işte
‘Benim sende aklım, gönlüm, sevdam kalmış..’
Bir bahar akşamı ve senin sesin..
‘Düşünsene gözlerin, gözlerimde.’
sen alışmışsın güneşli günlere ben gecenin üçü beşiyim
"Şu telaşlarım bir bitse diyorum. Belki uzaklara giderim. Çoktandır gitmek istediğim yollar var."
milyon kere ölmüşüm ben inanıp bekleyerek. odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak, telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes.
“Ama biliyorsun, çirkin çocuklar sevilmez, başlarını yaslayacakları bir göğüs bulamazlar, saçları okşanmaz, elleri tutulmaz, başında masallar okunmaz. Anlıyor musun? Bu böyledir, her zaman böyledir...”