Hayatlarımızın yarısını boşluklarımızı doldurmak için birisini beklemekle geçiririz. Ruhumuza çiçekler getiren birini isteriz ve elimizden tutup bizi mutluluğa ve doygunluğa götürmesini bekleriz. Ancak bu romantik tablo ne yazık ki yetersiz ve sağlıksızdır. Hiç kimse sizi tam hissettirmek ya da sizi kendinizden kurtarmak zorunda değildir. Kendini kurtarmak ve iyi bakmak zorunda olan kişi sizsiniz. Yapabileceğiniz en iyi şey her gün kendi mutluluğunuzu yaratmaktır. Ruhunuza çiçek ekmek için kimseye ihtiyacınız yok. Kendi ruhunuzun içinde bir bahçe kurun ve istediğiniz insan olun. Duygusal vakumdan ancak bu şekilde kurtulabilirsiniz.















