seni aklıma düşüren yerçekimi değil, yalancı yıldızlar. öyle uzaksın ki, üflesem soğuyacaksın, sarılsam okyanus.
h
YOU ARE THE REASON
No title available
$LAYYYTER

⁂
Sweet Seals For You, Always
Keni
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

blake kathryn
Lint Roller? I Barely Know Her

if i look back, i am lost
art blog(derogatory)
Misplaced Lens Cap

Origami Around

JBB: An Artblog!

No title available
Xuebing Du
Sade Olutola
Peter Solarz

seen from Türkiye

seen from Germany

seen from Saudi Arabia

seen from Thailand
seen from United States
seen from Türkiye
seen from T1
seen from United States
seen from United States
seen from Indonesia

seen from Sweden

seen from United States
seen from T1
seen from France

seen from United States
seen from Singapore

seen from Türkiye

seen from Saudi Arabia
seen from United States
seen from United States
@rosebe4auty
seni aklıma düşüren yerçekimi değil, yalancı yıldızlar. öyle uzaksın ki, üflesem soğuyacaksın, sarılsam okyanus.
her gece üstün geldiğin savaşta bir gece yenilgiye uğramak. seni dinleyen duvarların bir gece hiç susmaması.
elleri yalnızca kalem tutan birinden kalemini kırmasını istiyorsun. ölsün ama nefes almaya devam etsin istiyorsun.
seni hiçbir şeyden değil. ama seni en çok yarım bıraktığın kahvelerden, ısınan sigaraya olan nefretinden, şüphelerinden, korkularından, kaçmalarından, hiç soluk almadan gitmelerinden tanıyorum. seni hiçbir şeyden değil. seni en çok kendimden tanıyorum.
bütün hapislerin penceresi yaptım seni
değer verdiğin herkesi yok edersen tanrı seni tehdit edemez
“sen bana ışık ver yeter bende filiz çok köklerim içimde gizlidir gelen giden açan soran bere budak yok bir şiir istersin “içinde benzetmeler olan” kusura bakma sevgilim heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok”
Bizim mahalleden hikmet; cüzdanından bir resim çıkardı; “biraz solmuş” dedim, “bakmaktan değil ağabey avuçlarımın içinde çok tutuyorum” dedi.
seni daha az sevdiğim bir an olmadı koşarken bile, düşerken bile, ağlarken bile.
sana yenilmem. ama biri bana seni sorsa, o doğrudur derim. onun beli eğri değil, dimdiktir. susar ama ben onunla hep derin bir sohbetteyimdir derim. eli soğuktur ama mevsimi daima yazdır. eceli gecedir derim, tüm yükü benimdir. benim kılıcım ondan keskindir ama başım kıldan ince. kapıyı beş kez çalarım ama o beni altı kez kovar. ama benim suçum, inatçıyım derim. kanımdan canımdan. ama çok uzak. inan onun bir suçu yok derim. onun bir harfi benim boğazımı yakar ama ben annemin biber kavanozunu aşırtmışımdır, dilimi biber yakmıştır derim. ben denize düşsem ayağım kaymıştır, sen itmemişsindir.
nasıl olur bilmem de öyle olmaz lan. öyle veda olmaz. bir insan yangın ortasında böyle bırakılmaz.
seni çok özledim. arkadaşım, sevgilim, çocuğum, süper kahramanım. seni gerçekten tarifsiz bir biçimde özledim.
şimdi seni anlatmaya kalksam kırk yıllık hüzün derler.
biliyorsun seni sevdim bir gün kör kalsaydın da severdim. ellerin olmasaydı mesela. ellerin olmasaydı, sen bile kendini sevmezdin oysa.
"görünen köy harbiden kılavuz istemez. ama sen öyle olmayasın diye çok ağladım."
en sevdiğin şarkıda dans ederken öldürdüler seni, sevinçlerin hep yarım bu yüzden. kırmızıya aşıksın diye kanla boyadılar gömleğini, elinden aldılar tüm hislerini. o şarkı bir daha çalmadı, kan lekesi de çıkmadı. aynaya bak, savaşırken bir şeylerle neye dönüşmüşsün. saçların yok, hangi tarak işe yarar şimdi. dudakların çatlamış, ruj sürmeyi bırak artık. güzel değilsin sen ama gülümse. yenilgimizi kutlayalım. gülümse.