“Kafan dağılır diye yürüdüğün o yolda,
çöküp ağlamışsın ama kimse duymamış.”
Jules of Nature
Fai_Ryy
Xuebing Du
The Bowery Presents

if i look back, i am lost
🩵 avery cochrane 🩵
No title available
Game of Thrones Daily
macklin celebrini has autism
No title available
cherry valley forever

ellievsbear
will byers stan first human second

Kiana Khansmith
NASA

PR's Tumblrdome
he wasn't even looking at me and he found me
Claire Keane
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Keni

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Netherlands

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Mexico

seen from United States

seen from Latvia
@ruhennben
“Kafan dağılır diye yürüdüğün o yolda,
çöküp ağlamışsın ama kimse duymamış.”
Bazen vazgeçersin. Herkesten ve her şeyden. Çok uzaklara gitmek istersin, başka yerlere kaçmak. Kimseyle konuşmak, kimseyi görmek istemezsin. Kurduğun hayallerden, verdiğin onca sözlerden vazgeçersin. Ne başarmaya gücün kalır ne de oldurmaya. Hep kendini kandırır yeniden denersin, çok geçmeden anlarsın. Olmayacağını veya hiç olduramayacağını. sonra Yorulursun. Bir şeyleri çokça beklemekten, "acaba değişir mi" diye sorgulamaktan. Bir mucize olsun diye inanmaktan yorulursun. Kendini suçlamaya başlarsın, umut ettiğin için, emek verdiğin için. Gerçekleşmemesine rağmen olmayacak hayallerinin peşinden koştuğun için. Kocaman bir boşluk oluşur. Tam kalbinin üzerinde Doldurmak istedikçe, içini acıtan, yüreğini sızlatan. Sonra gider yatağına girip, yorganı üzerine çekersin. "Vazgeçtim" dersin, "bugün herkesten ve her şeyden vazgeçtim". Bazen vazgeçersin. Kurduğun bütün düşlerinden, verdiğin bütün sözlerden. Biriktirdiğin bütün hayallerden tek tek vazgeçersin.
Mabel Matiz'in dediği gibi
Gözümün gördüğü, göğsümün bildiği ile bir değil.
Seni tekrar özleyebilirim ama sana karşı ördüğüm,
duvarları yıkmam artık..
“Düşünsene adamın biri seni ağlayacak kadar çok sevmiş.”
"çabam sevilmek istediğim için değildi,sevdiğim içindi" yazmıştı biri. kalbimin bir köşesinde hissettim bu sözü.
Yapma yanarız devri bitti,
Devir yanacaksak yanalım devri.
Bir gün beni mahveden her şeyin karşısına en güçlü halimle geçip beni tanıdın mı demek istiyorum..
Kendi içimde kaçıncı cenazemdeyim bilmiyorum.
Hayatında hiç var olamamışım. Hiç uykudan uyandığında aklına gelmemişim, kötü hissettiğin zaman telefona uzanıp beni aramak aklına gelmemiş, hiç merak etmemişsin beni, hiçbir müzikte kalbine saplanan o acı olmamışım, yürürken birden adımlarını yavaşlatan bir anımız olmamış, hiç gökyüzüne baktığında beni anımsamamışsın, bana benzeyen birini gördüğünde kalbin hiç çarpmamış, Peki ya ben, ben seninle karşılaşma ihtimalimiz olmayan sokaklarda bile her köşe başında seni görmenin umuduyla çıkmışım yola, her gökyüzüne baktığımda en azından aynı gökyüzüne bakıyoruz ne kadar uzak olabiliriz ki deyip kendimi kandırmışım, dinlediğim her müzikte seni aramışım, aldığım her nefeste, attığım her adımda, en eğlendiğim anlarda bile aklıma geldiğinde oturup ağlamışım, her yeni sabaha seni tekrar görebilmenin umuduyla uyanmışım, canım her yandığında aklıma hep ilk sen gelmişsin, sen benim yıllarımı almışsın da ben senin hayatından iki günde çıkmışım.
Ne kalmamı istedin ne gitmemi. Derin bir belirsizlik içinde
kayboluşumu ellerin cebinde izledin..
SEVGİ
En çok isteyene en son gider.
Ağlamamak için, çenemi sıktığımda acısını kalbimde
hissettiğim de anladım kendime yazık ettiğimi..
Herşey birgün geçecek mi.?
Sanmıyorum. Sırtımda tonlarca yük var gibi ve ben taşıyamıyorum. Ağır geliyor artık. Kabullendim, her şeyi. Tüm çıplaklığıyla hemde. Hiç bir şey geçmeyecek, biliyorum. Kendi kendimizi avutuyoruz sadece. İçimde son umut kırıntıları kaldı, onlar da giderse tutunacağım bir şey olmayacak. Öyle bir düştüm ki, kalkamıyorum. Her yerim yara bere. Her bir hücrem sızlıyor. Alışıyorum, yaralarıma ve izlerime. Sanki artık olmazlarsa tamamlanamam gibime geliyor. Garip değil mi?
İnsanlar gerçekten çok garipler bazen yaptıkları hatalardan sonra özür diliyolar. Peki özür diledikten sonra yaptıkları acılar geçiyomu? Geçmiyo... Hani nasıl bazenleri durduk yere yutkunamazsınız ya işte onun gibi bir şey. Birden acı çektirirler sonrada özür dileyerek çektirdikleri acıların geçiceğini sanarlar oysa ki geçmez, geçemez.
İnsanlar gerçekten çok garipler bazen yaptıkları hatalardan sonra özür diliyolar. Peki özür diledikten sonra yaptıkları acılar geçiyomu? Geçmiyo... Hani nasıl bazenleri durduk yere yutkunamazsınız ya işte onun gibi bir şey. Birden acı çektirirler sonrada özür dileyerek çektirdikleri acıların geçiceğini sanarlar oysa ki geçmez, geçemez.
Çok yara aldım senden haberin olmadan. Çok kırıldım senin yüzünden sen bilmeden. Çok ağladım belki de ilk defa biri için sen duymadan. Ama çok da mutlu oldum seninle sen farkındayken. Çok huzur buldum sen sarıldığında isteyerek. Çok güldüm belki de en çok senin yanında sen güldürürken. Ve çok ayrı kaldım senden belki isteyerek belki istemeyerek. Bir gün bir kez daha ve son kez buluşacağız. Son kez sarılacağız, son kez üstü kapalı yaralarımızı sarmaya çalışacağız, son kez gülüp, son kez ağlayacağız. Her şey son bulduğunda yaşanan her şeyi belki birimiz sonsuza kadar kalbine gömecek ve belki birimiz hiç unutmayacak.