"Olmayacak insanlara güvenip o kadar çok incinmişiz ki, doğru dürüst insanlara fırsat veremez olduk" https://www.instagram.com/p/CABYeMHhtqc/?igshid=1kmov0uw2bevm
Misplaced Lens Cap
Today's Document

#extradirty
No title available
$LAYYYTER

No title available
we're not kids anymore.
noise dept.
Cosimo Galluzzi

⁂

祝日 / Permanent Vacation

pixel skylines

Discoholic 🪩
wallacepolsom
Three Goblin Art
todays bird
Claire Keane
Cosmic Funnies

Kaledo Art

No title available

seen from Indonesia

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Albania
seen from Brazil

seen from South Korea
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Spain
seen from Morocco
@rustyspirit
"Olmayacak insanlara güvenip o kadar çok incinmişiz ki, doğru dürüst insanlara fırsat veremez olduk" https://www.instagram.com/p/CABYeMHhtqc/?igshid=1kmov0uw2bevm
Ödül törenlerini özledim beeh
Yaşamak hükmünü sürdürse de tenimizde
Herkes biraz kendi cenaze töreninde..
Bütün şiirleri 3, Şükrü Erbaş
Artık üzülmüyorum elimden ne geldiyse yaptım ve kaybettim.
Insan çok yalnızken bir tane daha doğuruyordu kendinden "Korkma" diyebilsin diye.
"Tanrım seni meleklerin küllerinden yaratmış"..
Ruhumu tasarlaması için şeytana sattım..
Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz, İçinizde boşluklar da yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız? Aylak Adam | Yusuf Atılgan
Karadutun lekesini sadece kendi yaprağı çıkarırmış.Eskiler;"insan da aynı bu ağaç gibidir."derler.Yarasına ilacı başka yerde arayan yanılırmış.Her yaranın merhemi kendi dalındaymış.. Cahit Zarifoğlu Yaşamak, Cahit Zarifoğlu
Çok şey vardı anlatılacak O yüzden sustum Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı Sen duydun mu sustuklarımı? Tutunamayanlar- Oğuz Atay
Sana uçurduğum kağıttan uçaklar var. İçinde ben varım. Yok sayışlarınla ördüğün o koca duvara çarpıp kor ateşlerin içine düşüp kül oluyorum. Canımın ardı, gör beni, ben bir anka kuşu değilim. Küllerimden doğamam. -Alıntı
"Kalbimde ağır bir yük taşıyorum.Ben artık hiç gülemeyeceğim dostum.Her nefes alışımda kalbim ağrıyor.Yıllar geçtikçe kalbimin derinliklerinde biriken keder tortuları,içimi ağırlaştırıyor,nefes alamıyorum.Üzerime çöken karanlık,ruhumu eziyor,acı hatıraların izleri hafızama bütün keskinliği ile kazınıyor.Dostumun ölümü de karanlık gölgeli harflerle oraya yazıldı.Benim kaderim de bu acı hayatın içinde yaşamak.Kaderime isyan etmek istiyorum; ne yazık ki,bütün uğraşmalarıma rağmen bu karanlık havayı üstümden atamıyorum,silkinip doğrulamıyorum.Benim de herkes gibi kaygısız ,sevinç,dolu bir yaşantıya hakkım yok mu? diye soruyorum.Ben de herkes gibi günlük sevinçlerin,heyecanların akışına kapılıp gidemez miyim? Neden olaylar,benim üzerimde silinmez izler bırakıyor?Kaderime lanet ediyorum. (Alıntı ~Tutunamayanlar, Oğuz Atay)
“İnsanlar doğa yasaları gereğince genellikle iki bölüme ayrılırlar: Aşağılar (sıradanlar) -ki bunların biricik görevleri, kendileri gibi olanların çoğalmalarını sağlamak ve bu işin aracı olmaktır- ve kendi çevrelerine yeni bir söz söyleme yeteneği ve dehasında olanlar. Doğaldır ki, bu arada sınırsız alt sayıda bölümleme yapılabilir. Ama bu iki ana bölümün ayırt edici çizgileri oldukça keskindir. Birinciler, yani kendileri gibi olanların çoğalmasına araç olanlar, doğaları gereği tutucudurlar ve boyun eğmeyi severler. ... İkinci bölümdekilerse, sürekli olarak toplumsal yasaları çiğnerler, yıkıcıdırlar ya da -yeteneklerine bağlı olarak- yıkıcılığa yatkındırlar.” Dostoyevski Suç ve Ceza, Dostoyevski
“çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir. seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramızda- gene hoş şeydir. fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir” -Sabahattin Ali
Belkide yıllar sonra çok şey değişecek. Belkide bu sehirde olmam. Belkide şimdiki kadar mutlu olamam. Kim bilir belkide mezar taşının birinde ismim yazılı olur. Şimdinin bir planını yapamayan bir insanken yıllar sonrasının planını yapmamı beklemiyorum kendimden. Hiçbir garantisi yok hayatın aslında ama bildiğim tek şey var ki o da aradan ne kadar zaman geçerse geçsin yine aklıma geleceksin. Yıllar sonra bir gece tavana bakarken,sabah uyandığımda veyahut güzel bir sohbetin ortasında ansızın aradan geçen zamana inat gözlerimin önünden geçeceksin. Belki o zaman şimdiki kadar erkilemiyceksin beni ama üzüleceğim yinede sana, En çokta bize. Bir saat sonrasında ne olacağına dair fikrim yokken,seneler sonra bile senin bende bıraktığın enkazın ne olacağını bilebiliyorum. Sen aylar öncesinden benden gitmişken ben seneler sonrasinda bile senden gidemeyeceğim -alıntı
:))
Soyle gökyüzüm neden karanlık..