Yengem Merve
Annemin evde olmadığı zamanlarda yaptığımız kahve molalarında Merve ile aramız iyice ısınmıştı.
Bana arada aşk hayatın nasıl gidiyor diye soruyordu. Ben de ciddi bir şey düşünmediğimi arada hatunlarla takıldığımı anlatıyordum. Kızların resimlerini falan gösteriyordum o da bu iyiymiş falan diye yorum yapıyordu. Ben de aslında deli gibi abimle olan cinsel hayatlarını merak ediyordum ama soramıyordum, nasıl soracaktım ki abim iyi sikiyor mu diye yengesine nasıl sorar insan?
Bir gün yine takıldığım kızlardan konuşurken bana sen bu kadar kızla nerede takılıyorsun, hep evi mi var bunların diye sordu? Günlük kiralık evler olduğundan param olduğunda o evlere gittiğimizi anlattım. Önce biraz durdu… bir şey düşündüğünü anlamıştım. Sigarasından bir fırt çekti ve çok muzip bir gülümseme ile vereyim mi lan sana bizim evin anahtarını dedi? İnanılmaz heyecanlanmıştım, hemen o anda, o evde seks yapma fikri başımı döndürmeye yetmişti. Harbiden mi? Diye heyecanla sordum. Sağlam bir kahkaha patlattı, deli misin lan şaka yapıyorum, anan gebertir seni de beni de, karhane mi yapıcan bizim evi dedi.
Şakaydı ama sanki bir gerçeklik payı da var gibiydi, o anda üstelemedim ama bunun üstüne gitmek istiyordum. Bu fikir beni müthiş azdırmıştı. Onun kokusunun olduğu evde birini onu hayal ederek siktiğimi düşünmek bile muhteşemdi. Günlerce bunu düşünerek 31 çektim, kafaya koymuştum… o evde belki Merve’yi değil ama Merve’yi hayal ederek birini mutlaka sikmeliydim.
O günlerde Deniz diye bir hatunla takılıyordum, zayıf, küçük memeli bir hatundu ama yatakta hiçbir şeye hayır demiyordu. İstediğim şekilde evire çevire sikiyordum ve hayalim onu Merve’nin evinde sikmekti. Tam da bu günlerde yine Merve ile evde yalnız kalmıştık. Ben bilerek asık suratımla odamda oturuyordum. Amacım bana neyin var diye üstelemesiydi. Odama geldi, hadi gel bir kahve içelim dedi, yok ya dedim, hiç tadım yok. N’oldu ya gel anlat bir sıkıntın varsa çözeriz gibi bir şeyler söyledi. Dedim yok sen çözemezsin. Lan söylesene diye ısrar etti. İstediğim tava gelmişti artık. Ya dedim Deniz diye bir hatun var, takılıyoruz falan. Ayrılmak mı istiyor diye sordu. Yok dedim ya tam tersi çok mutlu da yerimiz yok dedim. Heee şu mesele dedi, hafif gülüyordu ve ne demek istediğimi hemen anlamıştı.
Can ikimiz de yanarız, kızı buraya nasıl sokacaksın, nasıl çıkartacaksın, hem ses gelir annen duyar naparız sonra dedi. Bir şey olmaz ya ses gelmiyor zaten, gelse sizi duyardık dedim. Hava birden buz kesti, Merve’nin yüzü bembeyaz oldu. Resmen eli ayağına dolaşmıştı, karıştırma orasını sana ne bizim sesimizden diye birden ciddileşti. Ben konuyu dağıtmamak adına duyulmaz işte anlamında söyledim ne kızıyorsun, tamam çık odamdan hadi ders çalışacağım diye tersledim. Ben iyice bozuk atınca bu biraz yelkenleri suya indiriverdi.
Gitmedi yanımdan, bekliyordu. Düşündüğünü anlayabiliyordum. Nasıl girecek o kız buraya diye biraz sinirli ama bence çokça da istekli şekilde sordu. Dedim ne var bunda bu apartmana hiç mi başka kadın girmiyor, sessizce girecek işte sen annemi oyalarsın ben zaten evde olurum, gelir girer, takılırız sonra gider. Ben giderken yazarım sana annemi içeri bir yere götürürsün. Sustu… kafasında canlandırıyordu ve heyecanlanmıştı resmen. Gizli ve yasak bir şeye ortak olmak onu heyecanlandırmıştı bunu hissedebiliyordum.
Bak dedi, bir kere olacak, bizim yatak odasından uzak duracaksınız, ses çıkartmak yok. Yakalanırsan benim haberim yok cebimden anahtarı çalmış derim. Tamam dedim yakalanmayacağız ama yakalanırsak seni kesinlikle bu işin içine sokmayacağım. Dünyalar benim olmuştu, içim içime sığmıyordu resmen. Bu heyecanımı görünce garip garip baktı yüzüme. Sanki anlamıştı ne düşündüğümü, tövbe tövbe dedi, biraz güldü ve çıktı odadan.
2 gün derslerim yüzünden çok göremedim Merve’yi. 2 gün sonra eve geldiğimde annemle mutfakta bir şeyler ayıklıyorladı. Ben selam verip odama geçtim. Bir süre sonra kapıyı çalıp elinde bir meyve tabağı ile odaya geldi. Tabağı masaya koyarken cebinden anahtarları çıkarttı. Al dedi sana yaptırdım, beni ne işlerin içine sokuyorsun eşek sıpası diye söylendi. Çok sağol ya dedim neredeyse sarılacaktım ama zor tuttum kendimi.
Ertesi gün Deniz’e planı anlattım. Başta o da biraz çekindi ama istiyorum deyince üstelemedi. Benim tatlı orospum, ne istesem evet diyordu. Merve’ye ben sizdeyim, Deniz yaklaşınca haber vereceğim yazdım. Deniz sokağa girince beni aradı, tarif ettim ve telefonu kapatınca komutanı uzaklaştır yazııp gülücük yolladım. Çok geçmeden kapı tıkladı. Açıp hemen Deniz’i eve soktum. Bizim evden resmen müzik sesi geliyordu. Merve tahminen sesimiz duyulmasın diye müziği köklemiş evi falan süpürüyordu. İş birlikçi yengem benim diye düşündüm, bir gün seni de sikerim belki bu evde.
Eve girer girmez Deniz’in saçlarına yapıştım. Dur lan napıyorsun diye şok oldu ama ben müthiş hırslı ve azgındım. Deli gibi boynunu, dudaklarını öpüyordum, kapının daha ağzındaydık ama kendimi durduramıyordum resmen. Bir ara beni hafifçe itip sakin ol aşkım napıyorsun diye şaşkınca yüzüme baktı. Çok istiyorum lan seni diye tekrar yumuldum. O an gözüm onu değil merve’yi görüyordu resmen, deli gibi azdırıyorsun beni diye söyleniyor bir taraftan da soyuyordum.
Bir taraftan öpüşüyor, diğer yandan ufak adımlarla soyunarak salona doğru geçiyorduk. Tam salonun kapısına geldiğimizde yine yapıştım saçlarına ve aşağı doğru bastırdım. Hiç itiraz etmedi ki zaten en sevdiği şeylerden biri sakso çekmekti. Eşofmanımı boxer ile birlikte sıyırdı, sikim resmen dışarı fırlamıştı, ağzından mmm diye bir zevk edası çıktı ve yalamaya başladı. Ben evi izliyordum. Odanın her yerini seyrederek abim Merve’yi nerede ve nasıl sikmiş diye düşünüyordum resmen. Sikim Deniz’in ağzında ben ise hayal dünyasındaydım. Uçuyordum resmen, orospu bu işi çok iyi yapıyor diye geçirdim içimden… Acaba Merve nasıl yapıyordu? Bu kadar iştahlı yalar mıydı sikimi? Bir ara Deniz dişlerini değdirince yanağına küçük bir tokat attım. Bu çok hoşuna gidiyordu, sert sikilmekten hoşlanan bir hatundu. Artık iyice gaza geldiğime emin olunca Deniz’i kollarından tutup kaldırdım. Üstünde sadece siyah sütyeni vardı. Altında ise kot pantolon. Düğmesini çözdüm ve birden arkasını çevirdim. Şimdi sikim kotun üstünden götüne baskı yapıyordu. Elimi içeri doğru soktum, dantelli bir iç çamaşırı giydiğini anlamıştım, elimi içeri kadar soktum. Şimdiden sırılsıklamdı orospu. Biraz boynunu öperken elimle klitorisini uyardım. Hadi çıkar şunu diye nazlı nazlı söylendi.
Biraz da onun yardımı ile kotunu çıkarttım. Çok hoş mor renk dantelli bir tange giymişti. Eminim Merve’ye de çok yakışırdı diye geçirdim içimden. Deniz’i koltuğa yasladım, elleri ile koltuğun arka kısmını tutmuş dizlerinin üstünde duruyordu. Yarım domalmış gibiydi ve o şekilde tangasını sıyırıp kafamı gömdüm. Bastıra bastıra yalıyordum sanki kafamı sokacaktım içine müthiş taze ve güzel bir amcığı vardı. Bu sert ve keskin hareketlerimden o da iyice gaza gelmiş hadi sik beni diye inliyordu. Saçından tutup kafasını yukarı doğru kaldırdım, sırtı çok güzel kavis olmuş götü dışarı doğru çıkmıştı. Sikimi yerleştirip içine girmeye başladım.
Sert şekilde pompalıyordum. Gözlerimi kapatmış Merve’yi siktiğimi düşünüyordum. Epey bir süre bu şekilde pompaladıktan sonra artık kendimi tutamayacağımı hissetmeye başladım ve durdum. Pozisyon değiştirelim dedim ve koltuğa oturdum. Yüzü bana dönük olarak kucağıma oturdu. Küçük memeleri önümdeydi. Bir çırpıda içine alıp zıplamaya başladı. Elimle meme uçlarını sıkıyordum. Deniz kafasını geri atmış, resmen uçuşa geçmişti. Bu şekilde de bir süre siktikten sonra artık boşalmam gerekiyordu. Kendime doğru çekip kulağına “hadi ağzına al beni” dedim. Usluca üstümden kalkıp önümde diz çöktü ve sıvılarımızın parıl parıl parlattığı sikimi ağzına soktu. Boşalmama yakın saçlarını tutup ileri geri yapmaya başladım. Kontrol tamamen bana geçmişti resmen kafasını bir mastürbasyon malzemesi gibi sikime bastırıp çekiyordum.
Ağzına oluk oluk boşalmaya başladım. Boğulma ve hırıltıya benzer sesler çıkıyordu ağzından ama benim güzel orospum hiç itiraz etmiyordu. Yutabildiği kadarını o anda yuttu. Sonra ustaca ağzından çıkartıp sikimin yanlarından akan dölleri de güzelce temizledi. Ben koltuğa iyice yayılmıştım. Deniz’de bacaklarımın arasında sikimin üstüne doğru uzandı. Tırnaklarıyla göbeğimi okşarken, çok güzeldi dedi. Harikasın bebeğim dedim, bu daha başlangıçtı. Sekste bu kadar her şeye tamam diyen hatunla yapabileceklerimin sonu yoktu adeta.
10-15 dakika kadar dinlendik, bir şeyler içtik. Bana geçmişinden falan bahsetti. Nişanlıymış falan ama benim umurumda değildi açıkçası. Ben sikimin keyfine bakıyordum. Muhabbet ettiğimiz süre içinde Deniz küçük küçük sikimle oynuyordu ve ben yine sertleşmeye başlamıştım. Hareketlendiğimi görünce o muhteşem saksosuna başladı yine. Ben arkama yaslanmış keyfime bakıyordum. Bu sefer kontrolü ona bırakmıştım. Taşaklarımı, sikimin yanlarını , kafasını, her yerini aynı iştahla yalıyor ve arada çok tatlı bu ya diye beni gaza getirecek cümleler kullanıyordu. Bir süre sonra hazırdım artık. Deniz’i kaldırıp öpmeye başladım. Ağzında halen benim tuzlu tadım vardı. Sırtı dönük şekilde kucağıma geldi ve sürtünmeye başladı. Belini çok seksi hareketlerle kıvırıyordu ve sırtı müthiş seksi görünüyordu. Götünü bir taraftan avuçluyor bir taraftan tokatlıyordum. Her attığım tokatta zevkli bir çığlık atıyordu. Bir süre sonra artık gidip gelişinde amının ıslaklığı ile çok güzel bir ses çıkmaya başladı. Sikimi kavrayıp usulca içine aldı. Ben bu postada artık tamamen ona bırakmıştım kendimi. Sikimi bir vibratör gibi kullanıyordu. Harika şekilde zıplıyordu sikimin üstünde, ben sanki bir porno izler gibi sikimin giriş çıkışını seyrediyordum. Merve acaba hangi pozisyonda bu kadar gaza geliyordu, onu sikebilecek miydim, kafamda bu sorular dönerken Deniz’in artık yorulmaya başladığını sezmiştim, temposu bozuluyordu.
Birden göbeğinden tutup ayağa kalktım. Onu yere doğru uzattım ve göbeğinde yukarı çekerek doggy pozisyonuna getirdim. Kalçalarını iki avcumla sıkarak içine hızlı hızlı girmeye başladım. Göt deliği önümde çok tatlı görünüyordu. Bugün değil ama Deniz’in götünü de bir sonraki sefere sikmeye karar verdim. Başparmağımla deliğine küçük küçük masaj yapıyordum. Hafifçe içine sokunca küçük bir ıhh sesi çıkarttı ama yine itiraz etmedi. Artık süreyi çok uzatmadan evi de boşaltmamız gerektiğinden sırtına boşaldım. Merve’ye operasyon tamam diye mesaj attım ve Deniz’i gönderdim. Bir süre sonra da kendim eve gittim. Merve utancından mı pişmanlığından mı bilmiyorum yüzüme bakmıyordu.
Ertesi gün okuldan geldiğimde Merve evde yalnızdı ve banyoyu temizliyordu. Kolay gelsin deyip odama çekildim. Bir süre sonra yanıma geldi, biraz kızgın bir ifadesi vardı.
“Hani ses çıkartmayacaktınız siz? Annen duyacak diye ödüm koptu, onu salondan uzak tutmak için bir sürü bahane uydurmak zorunda kaldım!!” diye çıkıştı. Ses geldi mi o kadar ya, ne bileyim gerçekten sessiz olmaya çalıştık dedim. Neyse dedi, bir daha olmayacak. Nasıl ya dedim olmaz öyle ben yine istiyorum. Gözlerini açarak sinirli sinirli bakarak bağırmaya başladı, “çok tehlikeli Can bak yakalanacaksın, sana da yazık olacak bana da deli deli işlerden uzak tut beni!! Ya bir şey olmaz merak etme, sonraki sefere daha sessiz oluruz, ayrıca nasıl ses geldi ben hiç sizin evden böyle sesler duymuyorum diyerek güldüm. Amacım geçen sefer yaşadığı şaşkınlığı yaşayacak mı diye görmekti açıkçası. Ve yine oldu… Bembeyaz kesildi yüzü, yutkundu, bir sorun olduğuna artık emindim. Sana ne be bizim ev hayatımızdan, sen kendi işine bak deyip geçiştirdi.
İçimi müthiş bir merak kaplamıştı, acaba ne sorun vardı? Abim Merve’yi sikemiyor muydu? Bunları bir şekilde öğrenmem lazımdı. Eğer yengemi sikeceksem, bunun yolu bu bilgileri öğrenmekten geçiyordu.
Sanırım bu olayın üzerinden 1 hafta 10 gün kadar geçmişti, sınavlarımın yoğunluğundan dolayı çok odamdan çıkamıyordum. Annem de üstüne grip olunca çarşıya Merve’yi gönderdiği için bir süredir baş başa kalamıyorduk. Annem artık evden çıkmam lazım ben çarşıya ineceğim, dönerken de komşuya falan uğrarım deyip çıktı. Odamda Merve’nin gelmesini bekliyordum adeta, bir şekilde bu konuları açmalıydım. Çok geçmeden Merve gelip, hadi kahve? Dedi. Mutfağa geçip karşılıklı oturup sigaraları yaktık. Yenge bana ev lazım ya deyip güldüm. Sanırım biraz yumuşamıştı çünkü o da gülmeye başladı. Seni evlendirsek mi biz ne yapsak bu halinle işin zor dedi. Yok yaa daha ne evlenmesi okulum var, hem baksana evlenince sesler kesiliyor diye lafı soktum. Hiçbir şey demedi, kahvesinden bir yudum alıp, boşver şimdi sen bunları, aynı kızı mı getireceksin diye sordu.
Yine konuyu geçiştirmişti ama bu sefer kızmaması da güzeldi. Evet dedim Deniz’le görüşemiyoruz sınavlar falan yüzünden. Libidom tavan oldu valla dedim. Tamam yarın ayarlarız bir şeyler derken gülmeye başladı, halime bak sana pezevenklik yapıyorum, kendi derdim yetmezmiş gibi dedi.
Kendi derdim lafını yakalayıp çıkarttım. Ne derdin varmış yenge ya noldu anlatsana biz seninle sırdaş değil miyiz dedim. Sus len diye çıkıştı, sana hava hoş işine bak sen! Sadece salonda mı yaptınız diye muzip muzip güldü. Ben konuyu onun derdine çekmeye çalıştıkça o benim macerama getiriyordu sözü. Dinlemek istiyor gibiydi, belki de buradan yürümeliydim.
Evet dedim önce koltukta biraz takıldık, sonra 2.’de halının üstünde oldu dedim. Biraz utangaç ama hevesli bakıyordu yüzüme. Koltuğu kirletmeyin bak rezil oluruz abin yanlış şeyler anlar dedi. Yok dedim merak etme ben boşalacağım yeri bilirim. Derin bir sessizlik oldu, sigarasının son fırtını çekerken kaşlarını kaldırarak baktı bana. Maşallah dedi, bu yaşta işini biliyorsun. İyiyimdir diye biraz böbürlendim. Öyle miii dedi biraz cilveli şekilde. Valla dedi ben sizin aileyi anlamadım, abinle çok başka karakterlersiniz, senin anladığın işler başka onun anladığı işler başka… Pas vermişti resmen bana. Hadi ya dedim, abim anlamıyor mu bu işlerden? Onu mu diyorum salak sen basketbol falan oynuyorsun, spor yapıyorsun ya onu diyorum. Resmen kıvırıyordu. Söylediğine pişman olmuş ya da utanmıştı. Ben demek istediğini anlamıştım… Üstelemedim, nasıl olsa yıl boyunca çokça vaktimiz olacaktı…
İlerleyen günlerde aklımda bir sürü saçma sapan şeyler dönüyordu. Deniz’le eve gittiğimizde abimlerin yatak odasına kamera koymayı bile düşündüm ama mümkün değildi. Yakalanırsam işin içinde çıkamazdım. Ama bir şekilde de o odada olan sorunu öğrenmem lazımdı, Deniz’le mümkün olduğu kadar sessiz olduğumuz bir sevişmenin bile sesi geldiyse benim onları duymama şansım yoktu. Bir öğrenci olarak zaten geceleri yaşıyordum yani genelde geceleri ayaktaydım ve sevişiyor olsalar mutlaka duymam gerekliydi.
Bir gece odamda sesizce ders çalışırken yukardan bir tıkırtı duydum. Duyduğum gibi yerimden fırlayıp kulağımı duvara dayadım. Bir süre dinledim ama tıkırtı devam etmedi. Yine olmamıştı onları yine dinleyememiştim…
Ertesi Deniz gelecekti. Sabahtan daha Merve’yi biraz heyecanlı gördüm. Resmen benden daha heyecanlı görünüyordu. Ve şansımıza annem o gün bütün gün hastanede olacaktı, babamın kontrolleri için gitmeleri gerekiyordu. Bu bana yeterince ses çıkartma yetkisi de veriyordu ayrıca. Deniz’in gelmesine yakın ben yukarıya çıktım. Deniz’i beklerken şeytan beni dürtmeye başladı ve abimlerin yatak odasına girip karıştırmaya başladım. Çekmecelere bakıyordum. Merve’nin iç çamaşırlarını incelemeye başladım. Güzel bir zevki vardı, dantelli tangalar çoğunluktaydı. Onları onun üzerinde görmek için adeta deliriyordum. Bir süre sonra Deniz geldim diye mesaj attı. Kapıyı açtım ve salona geçip sevişmeye başladık. Deniz’i hunharca sikiyordum, bir taraftan da rahat ol güzelim annem yok ses çıkartabilirsin diyordum. Merve’nin bizi iyice duymasını ve gaza gelmesini amaçlıyordum. Bu sefer ikinci postayı atmadan Deniz’i gönderdim. Amacım Merve’nin yanına gidip konuşmak ve hislerini anlamaktı. Sonuçta o da bir insandı ve tahmin ettiğim gibi seks hayatında sorun yaşıyorsa bizim seslerimiz onu da azdırmış olmalıydı.
Deniz biraz yarım kalmış gibi hissederek ve bozularak evden ayrıldı. Ben de aşağıya canım yengemin yanına indim. Eve girdiğimde mutfakta sigara içiyordu. Hayvansın sen diye çıkıştı ama kızan bir hali yoktu. Yıktınız evi yemin ediyorum oğlum o nasıl sevişmek dedi. Bu sözlerinde daha çok merak ve hatta hayranlık seziyordum. Artık biraz rahat olmalıydım, bu işi bir yere getireceksem kırmam gereken zincirler vardı aramızda. İyi sikiyorum di mi deyip güldüm. Gözleri boncuk boncuk oldu, kızacaktı ama bir şey diyemedi. Net olarak hissediyordum ki o da seslerden etkilenmiş ve yükselmişti. Çabuk bitirdiniz ama bu sefer dedi muzip bir şekilde. Yeter ya dedim kızın pestili çıktı zaten tek postada. Artık yelkeni rüzgara karşı açmış gelişine rahat rahat konuşuyordum Merve’de sanki o yükseklikle rahatlamış gibiydi, bu kadar açık konuşmama tepki vermemesi bundandı.
Duydum duydum dedi, artık ne yaptıysan parçaladın kızı diye konuyu devam ettirdi. Burada ne yaptıysan lafından detay istediğini anlamıştım. Valla dedim biz de böyle dedim… Sustu, dilinin ucunda bir şey vardı ama çıkartamıyordu sanki. Ne var diye yaklaştım. Güldü.. Siz de değil canım sen de böyle dedi… İkinci kez laf buraya gelmişti. Ya dedim sen bir anlatsana bana ne sorun var? Birden ciddileşti. Ne sorunu ya bir şey yok öylesine dedim işte. Hadi amaaa diye direttim biz seninle sırdaş değil miyiz her şeyimi biliyorsun benim…
Ayıp dedi. Valla dedim artık aramızda ayıp olduğunu düşünmüyorum bütün seks hayatımı biliyorsun. Kaşlarını kaldırdı sen de benim seks hayatımı mı bilmek istiyorsun diye sordu, ciddiydi, ortamda tansiyon yükselmişti.
Evet ya dedim, ben sizin odanızın altındayım, niye hiç sesiniz gelmiyor valla şüpheleniyorum artık sizden diye çıkıştım. Boşver sen işine bak dedi ama ses tonu beni ikna et söylemek istiyorum gibi çıkıyordu.
Kalkmıyor mu yoksa abiminki diye kahkahayı bastım. O da gülmüştü. Öyle değil be salak dedi, kalkıyor da…. Yine bir sessizlik.. da?? Diye sordum. İşi çabuk bitiyor deyip birden ayağa fırladı benim şu fasulyeyi ayıklamam lazım diye telaşlı telaşlı mutfakta gezinmeye başladı. Söylemişti, içindekini dışarı çıkarttı ama müthiş bir telaş olmuştu, belki içinden nasıl söyledim diye şoka girmişti. Ben yerimden kalkmadan onu inceliyordum, götü muhteşemdi. Kalkıp ona saldırmamak için kendimi zor tutuyordum. Merve tezgahta fasulyeleri ayıklarken ben arkadan küçük küçük sallanan götüne bakıyordum.
Kötüymüş o ya dedim. Hiç ses çıkartmadı. Fasulyeleri ayıklıyordu sadece. Bir süre sonra burnunu çekti. Ağlıyordu. İyi misin diye sordum, hadi sen git dersine çalış dedi. Ya gel buraya konuşacağız diye kolundan tutup çektim. İtiraz etmeden karşıma oturdu, sigara yaktı. Yenge sorun varsa sorun vardır bunları konuşabiliriz dedim. Bu sırada önüme baktığını fark ettim. Onun götünü izlerken sikim kalkmıştı ve eşofmanın üstünden belli oluyordu.
Gözlerini hemen kaçırdı önümden. Bu ilgisi hoşuma gitmişti ama şimdilik konumuz abimle yaşadıkları sorundu. Ne oluyor dedim? Sustu… anlatıp anlatmamak konusunda çok kararsız görünüyordu, gözlerini bana hiç çevirmeden boşver Can bunlar aile arasında şeyler dedi. E tamam işte biz de aile değil miyiz dedim. O anlamda demiyorum salak diyerek güldü, karı koca arasında yani, bazen olur böyle şeyler, sen de anlarsın ilerde dedi. Hiç sanmıyorum valla anlayacağımı diye iddialı iddialı konuştum. Hadi anlat bakayım nasıl gidiyor dedi. Şimdi sesi daha heyecanlı ve istekli geliyordu. Ne anlatayım dedim. Ne yaramazlıklar yapıyorsunuz yukarda diye sordu. Bunu dinlemeyi sevdiğini daha önce de anlamıştım ve şu an tahminen az önce yukardan duyduğu seslerden dolayı oldukça yüksekti.
Valla sevişiyoruz işte ya sizin salon bizim için çok özel diyip güldüm. Korunuyor musunuz hamile bırakma sakın kızı dedi. Yok ya dedim ben işimi bilirim, sevmiyorum ben prezervatif takmayı dedim. Eee dedi nereye boşalıyorsun sen?? Valla dedim nereye denk gelirse işte bazen ağzına, bazen sırtına. Gözleri fal taşı gibi açıldı: “azğına mı boşalıyorsun?” evet ya ne var bunda çok zevkli dedim. Hmm diye bir ses çıkarttı. Başka neler yapıyorsunuz peki dedi? Artık sesi işveli bir hal almıştı. Dedim çok uzun vaktimiz olmadığı için işte 2-3 pozisyon anca oluyor, oral yapıyoruz falan dedim. Birden toparlandı, ortamda ateşin çok yükseldiğini ikimizde anlamıştık ama o birden geri adım “ aman bana neyse, niye soruyorum ben, hadi sen odana benim işim var” dedi.
Abimle sorununuzu anlatmadın dedim. Can diye sesi yükselip gözlerini gözlerime dikti, bunlar ikimizin arasında konuşulacak şeyler değil!! Artık gemileri yakmıştım, ne var ya kızın ağzına yüzüne boşaldığımı konuşuyoruz işte, onu da pek tabii konuşabiliriz. O başka dedi, o kız ailenin dışından… İyi tamam dedim sen bilirsin ben yardımcı olmak istemiştim sadece. Benim işim var yardıma ihtiyacım olursa söylerim sana dedi. Gerilmiştik ve gerilme sebebimiz ortamda bulunan cinsel elektrikti, buna kesinlikle emindim.
Bir süre Deniz’i getirmedim. Bilerek yaptığım bir şey değildi aslında, birkaç arkadaşın evi o sıralar müsait olunca orada rahat rahat takılıyorduk. Merve ile meşhur sohbetlerimizden birinde konu Deniz’in neden gelmediğine geldi. Var bu sıralar ortamımız rahatız dedim. Burun kıvırarak sen ne buluyorsun o kızda ya kuru bir şey dedi. Dedim fizik öyle de işte başka maharetleri var dedim. Güldü ve neymiş maharetleri bakalım dedi. Konu açılınca yine ilgilenmeye başlamıştı. Çok güzel yalıyor dedim, birden çok oldu, yuhh dedi. Dedim ne var ya maharetlerini sordun söylüyoruz işte. Sen ne gördün ki acaba kaç yaşındasın daha.. neler var neler dedi. Neler var dedim? Vardır işte bir şeyler dedi ama bildiğin mest bir gülüş vardı yüzünde. Konuyu konuşurken benim sikim yine dikilmeye başlamıştı ve eşofmanımın altında boxer da olmadığından resmen çadır kurulmuştu önümde. Kaçamak bir bakış attı ve birden telaş yaparak Can hadi benim işim var diye konuyu kapatmaya çalıştı. Yaa gel konuşuyoruz işte ne güzel dedim. Konuşuyoruz da sende bir haller var Can dedi ciddi bir ses tonuyla. Ne haller varmış dedim. Şimdi söyletme beni işte görüyorum dedi. Pişkin bir tavır takınarak hee ne var ya erkeğiz derken elimle tutup düzelttim. Yavaş hayvan bana mı halleniyorsun diye bağırdı. Ya yok konu cinsellik olunca durmuyor yerinde napayım, hem seninle ne ilgisi var Deniz’i konuşuyorduk dedim. Biraz sakinleşmiş gibi görünüyordu. Ee dedim sizin sorunlar nasıl gidiyor bakalım? Yine mi bize geldik diye gözlerini devirdi. Ya dedim kızım söyle nolcak ne problem var, ben gördüm sizi nişanlıyken gayet güzel takılıyordunuz dedim.
Biraz güldü.. Küçük bir sessizlik sonrası artık anlatmaya karar vermişti. Evet dedi takılıyorduk da o zamanlar sadece ön sevişme oluyordu tam bir şey yaşamıyorduk dedi. Ee dedim sonra evlenince noldu? Abin dedi, evet dedim abimmm.. çok çabuk boşalıyor hiçbir şey anlamıyorum, bir kere boşaldıktan sonra da duruyor.. yüzü kıpkırmızı olmuştu, o kadar utangaç ama o kadar da seksi duruyordu ki dudaklarına yapışmamak için kendimi zor tutuyordum. Ama ciddi ve dostane görünmem gerekiyordu. Hadi yaa dedim kötüymüş. Kötü tabii ben hiçbir şey yaşayamıyorum, elin karıları çıkartıyor zevkini ya evimin dedi. Gülmeye başladım, aynı aileden yanlış adamı seçmişsin demek ki dedim. Önce kızacak gibi oldu, sonra birden o da gülerek hayvan herif abinde olmayan her şeyi sana vermişler sanki dedi. Başka neler vermişler bana dedim. Hiç dedi kafasını çevirdi ama gülüyordu. Yaa söyle işte diye direttim. Şeyin işte be büyük duruyor ya onu söylüyorum. Sen nereden biliyorsun dedim. Salak ikide bir kaldırıyorsun karşımda gözlerim kör mü benim dedi.
Ok yaydan çıkıyordu artık, onun yarım kalmışlığı, benim sikimin boyunu konuşan 2 flörtözdük resmen. E napacaksın böyle gitmez ki dedim. Ne bileyim Can bunun için de abini boşayamam çok seviyorum, çok iyi bir adam, çok iyi bir ailesiniz dedi, ama…. Sustu. Ama?? Dedim. O kız yukarda zevkten zevke koşunca ben de kötü oluyorum dedi. Bu konuşmanın gideceği yeri tahmin ediyordum. Anlıyorum dedim sadece. Benim yapabileceğim bir şey var mı dedim ciddi bir ses tonum vardı ama o kahkahayı bastı ve o kelimeler döküldü ağzından: beni de sik!
Ben şok olmuştum ama onun işin geyiğinde olduğunu hemen anladım, şaka yapıyorum salak şok oldu ya şunun tipine bak dedi ve öne doğru eğilerek sarıldı bana. Sonra ayrıldık. Ciddiyete geri döndü, düşüncen için teşekkür ederim ama bu sanırım benim kaderim ve çekmekten başka bir çıkış yolum yok. Hadi işimize bakalım dedi ayağa kalktı, ben de ayağa kalkınca şehvetle karışık biraz mahsun bir bakış attı ve sağol Can seninle konuşmak bana çok iyi geliyor dedi. Tekrar sarıldık, bu sefer sikim onun göbeğine değiyordu ve kendini çekmedi aksine sanki kendini iyice bastırıyordu, ben tam kendimi kaybedecekken ayırdı vücudunu hadi benim işim var dedi. Artık emin olduğum bir şey vardı ki o da beni istiyordu ama buna cesaret etmesi çok zordu. Ya ben bir adım atacaktım ya da belki sonsuza kadar böyle gidecekti.
Merve’yi bir şekilde dayanamayacağı kadar baştan çıkartmalıydım. Ona artık oyunlar oynuyordum onunla evde yalnız kaldığımızda özellikle sikimi kaldırıp geziyordum, odamda değil üstümü çıkartıp salonda spor yapıyordum ama nafile etkilendiğini anlasam da yelkenleri bir türlü suya indirmiyordu. Odamın kapısını asla çalmadan girmezdi Merve, ama ben bir gün onunla evde yalnız olduğumuz bir gün odamın kapısı yarım açıkken porno açıp asılmaya başladım, kulağımda da kulaklık vardı. Amacım odanın kapısı biraz açık diye itip girecek beni görecekti, kapı tam solumda kalıyordu, odaya girdiği gibi sikimle karşılaşmasını istiyordum ama o tarafa da tam bakamıyordum. Gözüm pornoda sanki kilitlenmiş kapıyı unutmuş gibi bir halim olmalıydı.
Bir süre sonra kapının orada bir hareket oldu ama devam etmedi, odaya giren olmadı, o tarafa bakamıyordum, kalbim hızlı hızlı çarpmaya başladı. Sanki ekranı değiştirecek gibi doğruldum, orada bir karaltı olduğuna artık emindim, Merve sanırım oradan beni izliyordu. Hiç bozuntuya vermeden arkama yaslandım, sikimi iyice meydana çıkartıp asılmaya başladım, müthiş gaza gelmiştim ama biraz kendimi tutmam gerekiyordu. Hem manzarasını izlemeli hem de kendimi tutabildiğimi görmeliydi. Bir süre geçtikten sonra artık boşalmalıydım. Oluk oluk akıtmaya başladım küçük bir ıh sesi de çıkarttım onu gaza getirmeliydim. Hemen bilgisayarın önünde duran kağıt havluya uzanıp temizledim, eşofmanı giyip ayağa kalktım. Merve orada değildi tabii. İçeri yöneldim mutfakta sigara içiyordu. Dalgın bir görüntüsü vardı, naber dedim, gözlerini kaçırarak iyi canım işte yemeği yaptım falan dedi. Tavırlarından çok belli oluyordu ki beni görmüştü, ne kadar izledi bilemiyordum ama beni izlemiş olduğuna artık emindim
Yanına oturdum, hadi bir çay ver ya çay yok mu dedim. Yok daha yapmadım, yapsam mı falan dedi. Telaşlı hali hem komik hem cezbediciydi. Biraz güncel hayat konularından falan konuştuktan sonra birden ben yukarı çıkayım bir duş almam lazım yemek koktu hep üstüm başım dedi. Bu beni inanılmaz azdırmıştı çünkü bence yukarı çıkacak ve benim mastürbasyon halimi düşünerek kendini tatmin edecekti. İyi peki dedim ve ben odama yöneldim. Merve’de yukarı çıktı. Ben de evin anahtarı vardı ama yukarı çıkma cesaretini gösteremezdim. Ne kadar kendi kafamda aramızda bir cinsel çekim var, beni seyretti, kendini tatmin etmeye gidiyor diye düşünsem de tamamen yanlış anlıyor da olabilirdim.
Takip eden birkaç gün benim okulda işlerim uzamış, annemin dışarda olduğu vakitleri denk getirememiştik. Deniz’le de çok görüşemeyince azgınlığım tavan vaziyetteydim. Yalnız kalacağımız o anı bekliyordum, yine 31 çekecek ve beni izleyip izlemediğini bu sefer anlayacaktım. Güzel bir plan yaptım, eve gelir gelmez kolay gelsin diyip odama geçtim. pornomu kulaklığımı ayarladım, kapıyı yine yarım açık bıraktım ve telefonumun kamerasını tam odanın kapısına doğru ayarlayıp kaydı başlattım. Pornoları izlemeye başladım, hatta bu sefer kapıya hafif sırtımı da döndüm ki görürse açımdan rahatsız olmasın. Bir süre takıldım, pornoları izledim, asıldım. Açımda hafif kapıya arkam dönük şekilde olduğundan bu sefer bir hareket, bir gölge hissetmedim. İşim bitince temizlendim ve telefonu elime aldım. 38 dakikalık kayıt vardı. Bu sefer önce banyoya gittim ve dönerken odamın kapısını kapattım. Yatağa uzanıp hemen kaydı açtım. Hızlı hızlı ileri alıyordum. Ve bingo… Merve kapının orada göründü. Önce hemen kafasını geri çekti, kısa süre sonra tekrar hafifçe uzandı ve baktı. Şu an telefondan sikimin hizasından Merve’ye bakıyordum. Sanırım açımdan dolayı rahatladı ve kaçmadı. Meraklı şekilde seyrediyordu üstelik net olarak kamerada anlaşılmasa da dudaklarını sırıyor gibi görüyordum. Ben porno değiştirmek için eğildiğimde birden kaçar gibi oluyor sonra tekrar kafasını uzatıyordu. Artık bu iş tamamdı. Resmen Yengemin beni arzuladığına emindim. Benim boşalmama yakın sanırım hareketlerimden anlamış olacak ki kafasını çekti ve kayıttan kayboldu.
Şimdi ne yapmam gerektiğini bilemiyordum. Ona kaydı izletsem utanabilir, sinirlenebilirdi. Onu tuzağa düşürmüşüm gibi hissetmesini istemiyordum. Evi süpürdüğü için bir süre bekledim. Süpürge sesi kesilince odadan çıktım. Salonda oturuyordu ve oldukça düşünceli görünüyordu. Hadi kahve yap sigara içelim dedim. Hafif bir gülümseme belirdi yüzünde. Bunun bir orgazm sigarası olduğunu biliyordu. Noldu ya güldün dedim, yok bir şey dur kahveyi yapayım ben diye kalkıp mutfağa geçti.
Kahveyi yapınca karşılıklı oturduk. O telaşlı ben ise ölümüne heyecanlıydım. İkimizde susuyorduk. Ben onun neden sustuğunu anlıyordum ama onun benim halimle ilgili bir fikri olup olmadığını bilmiyordum.
Bir süre sonra gülmeye başladı. Noldu ya demin de güldün dedim. Oğlum sen niye kapını kapatmıyorsun odanda diye bombayı patlattı. Ben elimden geldiğince şaşırmış vaziyette, gördün mü diye sordum. Görmedim beyefendi dedi, hemen kaçtım ama anladım tabii ne bok yediğini dedi. Yalan söylüyordu, şu an telefonumu açsam şok olacağı bir görüntü vardı. Ya dedim unutmuşum pardon. Önemli değil dedi, hiç kızmamıştı zaten nasıl kızacaktı aslında müthiş bir ilgiyle izlediği bir maceraydı bu. Noldu Deniz yetmiyor mu sana dedi. Yok ya dedim o yetmiyor değil de benim libidom biraz fazla yüksek sanırım boşalmazsam rahat edemiyorum dedim. Artık aramız rahattı, abine de biraz öğretsene deyip kahkahayı patlattı. Gözlerimi ona dikmiş bakıyordum. Biraz korkulu bir ses tonuyla Can noldu ya kızdın mı dedi. Yok dedim kızmadım da sen az önce beni gördün mü görmedin mi dedim. Ses tonumdan kararlılığım belli oluyordu. Birden kekelemeye başladı, yok yok sadece fark ettim hemen içeri geldim, görmedim bir şey ben dedi. Son kez soruyorum bunu sana gördün mü dedim. Bildiğimi net olarak anlamıştı, nasıl bildiğime dair bir fikri yoktu ama sustu. Ya tamam önce anlamadım ne yaptığını ama sonra görmüş olabilirim dedi.
Biraz gülerek, gördün mü izledin mi dedim. Birden parladı, ne izleyeceğim seni be, sapık herif, bilerek mi bıraktın kapıyı açık sen?
Çok üstüne gitmek istemiyordum. Tamam ya ne kızıyorsun sordum sadece, ayrıca kapıyı sadece açık unuttum, bir kerelik bir şey kusura bakma. O anda laf ağzına kadar geldi, daha önce de gördüğünü söyleyecekti, bunu fark ettim ama yuttu. Sakinleşerek, iyi tamam dikkatli ol bir daha ki sefere olmasın dedi.
Bir türlü o adımı atamıyordum, çünkü konuyu biraz samimi hale getirince hemen parlıyordu, sanırım korkuyordu, bırakın bana belki kendine bile itiraf edemiyordu bu çekimi.
Ben banyoya gidiyorum dedim, hiç cevap vermedi. Gülerek kapıyı açık bırakayım istersen dedim, birden elindeki çakmağı fırlattı, sapık herif yürü git benim başımdan diye bağırdı ama bir taraftan da gülüyordu. T-shirtümü çıkarttım, yüzü bembeyaz oldu. Soyunmaya devam edecek miyim diye bekledi resmen. Arkamı döndüm ve banyoya gittim. Banyomu bitirince havluyu belime sarıp çıktım. Amacım onu iyice yoldan çıkartmaktı. Mutfağa geçerken salonda oturduğunu gördüm, hiç oralı olmadan mutfağa girip dolabı açtım ve soda yok mu ya diye bağırdım. Soda tam önümde duruyordu ama benim derdim onun yanıma gelmesiydi. Var orada diye bağırdı. Ya nerede dedim. Gidip üstünü giyinirsen gelip veririm dedi. Ya gel işte sanki görmediğin şey mi diye güldüm.
Sen bana bak, diye bağırdı ve geliyordu. Sesinin yaklaşmasından anlamıştım. Tam mutfağa gireceği sırada heh tamam buldum dedim. Merve karşıma dikildi, senin derdin ne dedi? Ne var ya noldu dedim. Sen yengene mi yürüyorsun dedi. Biraz sinirli gibiydi ama niyetimi de öğrenmek istiyordu. Ne yürümesi ya dedim. Beni mi sikeceksin lan sen dedi. O an başım döner gibi oldu çıldıracak gibi hissettim kendimi, ok yaydan çıkmıştı artık. E abim sikemiyormuş dedim. Gözleri doldu birden. Can ne yapmaya çalışıyorsun, yapma dedi ve ağlamaya başladı. O an annem gelir diye bir anda korku bastı bana. Tamam tamam sakin ol ben odama gidiyorum dedim ve odama çekildim. Günün kalanında odamdan hiç çıkmadım, ona nasıl davranacağımı bilmiyordum.
Akşam yemekte hiç yüzüme bakmadı. Üzülmüştüm, çok hüzünlü duruyordu. Abim 1-2 kez iyi misin aşkım diye sordu, başım ağrıyor diye geçiştirdi. Yemekten sonra gittiler, ben ise bütün azgınlığım ve pişkinliğimle Merve’nin beni izlediği videoyu açıp 31 çektim.
Artık evde kaldığımız günlerde çok gergin görünüyordu. Benimle çok az konuşuyor, adeta benden kaçıyordu. Kahve içelim dediğimde birkaç defa işim var diye geçiştirdi beni. Bana kızgın mıydı yoksa aramızda yaşanması muhtemel şeyden mi kaçıyordu anlayamıyordum. Aramızdaki sekse en yakın anıyı tekrarlamaya karar verdim. Kapıyı bu sefer komple ağzına kadar açık bırakıp bilgisayarın karşısında asılmaya başladım. Epey bir süre geçti ama gelmiyordu. Ne yaptığımı anlamıştı, istemiyor mu acaba diye düşünmeye başlamıştım. Ama içerden iş yapma sesi vs’de gelmiyordu. Evi derin bir sessizlik kaplamıştı. Gelmeyeceğini anlayınca boşalmaktan vazgeçip içeri geçtim. Salonda koltukta öyle oturuyordu. Salona girip naber dedim. Hiç cevap vermedi sadece tv’de açık olan kadın programına bakıyordu. Yan tarafındaki koltuğa uzanıp tv’ye bakmaya başladım bende. Birden kumanda kafamda patladı. Noluyo lan diye doğrulamadan bağırmaya başladı. Can sen ne yapmaya çalışıyorsun, delirdin mi? Benim kim olduğumu bilmiyor musun diye sıralamaya başladı. Ya tamam sakin ol özür dilerim o gün öyle ağzımdan çıktı diye gevelemeye başlamıştım. Ya bugün ya bugün dedi. Ne var ya bugün dedim. Anlamadığımı mı sanıyorsun, o kapı niye açıktı yine dedi. Artık ben de sinirlenmiştim. Birden çıkıştım, izle diye açıktı amk izle diye, erkek nasıl oluyor gör diye açıktı dedim. Şok olmuştu, birden savunmaya geçip ne izleyeceğim seni be sapık dedi. İzledin dedim, bal gibi izledin.
Yüzü buz kesmiş vaziyette bunu nasıl anladığımı anlamaya çalışıyordu. İnkar etmeye devam etti, hayır dedi gördüm ve kaçtım. Merve!! Diye bağırdım, beni izlediğini biliyorum…
Yutkundu, nasıl olduğunu bilmiyordu ama bu kadar emin olmamdan artık net olarak bildiğimi anlamıştı, blöf yapmadığım ortadaydı. Çatallı bir sesle özür dilerim dedi, ağlamaklıydı sesi. Ben ne yapacağımı bilemiyorum kafam çok karışık, sen niye böylesin, abin niye böyle, ben niye böyleyim derken hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
Yanına gidip sarıldım. O da buna karşılık vermiş bana sıkıca sarılmıştı. Zaten hazır olan sikim kalkmaya başladı. Birden gülmeye başladı 3-4 duyguyu birden yaşıyordu resmen. Bu ne kalkıyor böyle diye aşağıya doğru baktı. Sana kalkıyor işte dedim. Ağlaması durmuştu, ben burada ağlıyorum sen beni sikmenin derdinde misin gerçekten dedi. Sustum, hala yaşlarla dolu gözlerine bakıp çok istiyorum dedim.
Elini sikimin üstüne getirdi. Eşofmanın üstünden okşuyordu ama kafasını hiç kaldırmıyordu yukarı, çenesinden tutup kaldırmaya çalıştım ama bakmıyordu. Utandığı çok belliydi. Sonra yavaşça yüzünü bana çevirdi, dudaklarımız ilk kez birbirine değmişti. Küçük birkaç öpücükten sonra deli gibi öpüşmeye başladık. Sonra durdu, burada olmaz Can yakalanırız annen gelir dedi. Size çıkalım dedim. Olmaz seni de görmeyince şüphelenir dedi. Umurumda bile değil ben seni istiyorum dedim. Tamam ben yukarı çıkıyorum, anneni ara arkadaşıma gidiyorum de bir şey de o zaman dedi. Annemi arayıp arkadaşlarımla buluşacağım geç geleceğim dedim. Merve yok mu diye sordu, yukarı eve çıktı sanırım dedim.
Merve benden önce yukarı çıkmıştı. Eve anahtarla girdiğimde derin bir sessizlik vardı. Salonda yoktu, yatak odasına girdiğimde ise şok oldum. Toz pembe inanılmaz seksi bir gecelikle yatağın başında bekliyordu. Bunu mu istiyorsun dedi. Evet dedim. Gel al o zaman dedi. Dudaklarımız yine kavuşmuştu. Deliler gibi öpüşüyorduk. Elleri vücudumun her yerinde geziyordu adeta, kollarımı sıkıyor ve her sıktığında mmm bir beğenme sesi çıkartıyordu. Ben de onun bütün vücudunu okşuyordum. O muhteşem memeler avuçlarımdaydı, götünü sıkıyordum artık delirmiştim. Birden onu yatağa itiverdim. Sere serpe uzandı. Üzerine uzandım dudaklarından boynuna, oradan memelerine indim. Sonra geceliği çıkarttı. Altına hiçbir şey giymemişti. Memelerinin altını göbeğini her yerini öpüyordum. Sonra kafamı bacaklarının arasına soktum. Gerçekten mi ya dedi. Gerçekten aşkım dedim. Kafamı bacaklarının arasına gömüp önce küçük birkaç öpücükten sonra yalamaya başladım. Ne kadar da çabuk ıslanmıştı. Klitorisini dilimle uyarıyordum. Elleri kafamda geziyordu, arada saçlarımı tutuyor çok güzel sesler çıkartıyordu. Sulu ve inanılmaz tatlı bir amcığı vardı, tazecik duruyordu adeta. Bir süre yaladıktan sonra artık çıkardığı sesler değişmeye başladı. Saçlarıma asılıyordu. Beli yukarı doğru kalktı, bacakları titremeye başladı, kontrolsüz sesler çıkartıyordu. Yeter yeter demeye başladı ama benim bu zevki bitene kadar bırakmaya niyetim yoktu 10-15 saniye kadar sürdü bu. Elleri saçlarımdan uzaklaşmıştı. Kafamı kaldırdığımda ağzını kapatıyordu. Yüzünde şaşkınlık ve mutluluk var gibiydi. Noldu dedim gülerek. Ellerini ağzından çekti, o sesler benden mi çıktı dedi. Evet dedim senden çıktı. Naptın bana ya dedi. Bacaklarının iç kısmına birer öpücük kondurup daha yeni başlıyoruz bebeğim dedim.
Merve yataktan doğrulup geldi ve beni öpmeye başladı. Bir taraftan eliyle sikimi tutuyordu. Ben biraz geriye doğru çekilince o da yataktan inmek zorunda kaldı. Ellerim saçlarını arasında şehvetle öpüşüyorduk. Sonra hafifçe kendini geri çekti, gözlerinin içi gülüyordu adeta, sıra bende mi dedi. Evet dedim. Beni küçük öpücüklere boğarak aşağıya doğru indi. Dizlerinin üstündeydi, eşofmanın üstünden sikimi okşuyor arada kafasını bastırıyordu. Önce eşofmanı ardından boxer’ı indirdi. Eliyle sikimin kafasında parıl parıl parlayan zevk suyunu şöyle alıp iki parmağının arasında uzattı ve parmaklarını yaladı. Sonra bana aşağıdan seksi bir bakış atarak çok tatlıymış dedi. Yukardan bakınca inanılmaz seksi görünüyordu. Taşaklarımı okşarken sikimi yavaş yavaş yalamaya başladı. Tadını çıkartıyordu adeta. Arada ağzından çıkartıyor altından kafasına kadar yalıyor, sonra tekrar ağzına sokuyordu. Bu iştahlı hali beni yükseltmişti. Taşaklarımı ağzına sokup çıkartmaya başladı. Bir taraftan da eliyle sikimi sıvazlıyordu. Ben bu sırada kafasını okşuyor, harikasın bebeğim devam et diyordum. Arada biraz eğilip memelerini sıkıyordum. Sonra hızlı hızlı ağzına sokup çıkartmaya başladı. Beni boşaltmak istediği belli oluyordu ama ben o kadar kolay teslim olmayacaktım. Onu yukarı doğru çektim. Elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi nazlı nazlı, boşaaal dedi. Hayır dedim bunu en son yapacağım. Artık ikimizde büyük birleşmeye hazırdık. Prezervatifin var mı dedi. İstemiyorum dedim. Önce çok tehlikeli olmaz diye itiraz edecek gibi oldu ama seni hissetmek istiyorum deyince o da masum bir gülüş atarak kabul etti.
Yatağın ucuna oturdum. O da yüzü bana dönük biçimde kucağıma geldi. Boynunu öpüyor, götünü avuçlarımla deli gibi sıkıyordum. Tam sikimin üstüne gelip ufak birkaç gel git yaptı. Aşağıda oluşan ıslaklık çok tahrik edici bir ses çıkarıyordu. Usulca sikimin üstüne oturdu. İniltiyle karışık bir zevk sesi geliyordu Merve’den. Tamamını içine aldıktan sonra durdu. Tırnakları sırtıma batıyordu, bana sıkı sıkı sarılmıştı. Sonra küçük hareketlerle inip kalkmaya başladı. Sanki iyice hissetmek istiyordu bunu. Bir süre sonra hareketleri hızlanmaya başladı. Beni biraz itti ve ben yatağa doğru uzandım. Kadınım üzerime binmiş sikimin üstünde zıplıyordu. Gözleri, yüzü değişik bir hal almıştı çok zevk aldığını görebiliyordum .
Her içine aldığında oh diyordu. Sanki hasret kaldığı bir şeye kavuşmuş bir nidası vardı güzel yengemin. Aradığı erkeği çok yakınında bulmuştu. Bir süre böyle devam ettikten sonra o da üstüme doğru uzandı. Artık ben aşağıdan girip çıkmaya başladım. Vura vura giriyordum içine. Sesler odada yankılanıyordu. Artık pozisyon değiştirmenin zamanı gelmişti. Belinden sarılıp sikimi hafifçe çıkarttım içinden. O da anlaşmıştı. Emekler pozisyonda yatakta ilerledi. Hiç konuşmadan yapmak istediğimiz pozisyonda anlaşmıştık. Doğruldum. Yengem yatakta domalmış, kafasını yastığa koymuş, amını bütün güzelliğiyle açmış beni bekliyordu. Müthiş davetkar bir sahne vardı önümde. Önce elimle küçük bir masaj yapıp parmağımı 1-2 kez soktum. İnliyordu. Sikimi yerleştirip sertçe ittim ileri doğru. Birden çığlık gibi bir ses çıkartırken ağzını kapattı. Bu beni iyice gaza getirdi.
Götünü iki lobundan tutmuş pompalamaya başladım. Arada tokat atıyordum ve tokat attığımda çok hoş bir ses çıkartıyordu. Kafasını yastığa gömmüştü kendi sesini bastırmaya çalışıyordu ama ben duymak istiyordum. Saçlarına yapışıp kafasını yukarı doğru kaldırdım. Ah diyordu, oh diyordu, oy diyordu.. seslerini kontrol edemediği belliydi. Bir süre pompaladıktan sonra bu ne biçim bir şey demeye başladı, belki 6-7 defa bu ne biçim bir şey bu ne biçim bir şey diye tekrarlarken bacaklarının titrediğini hissedebiliyordum. Kadınım yine geliyordu. Artık kendimizi kaybetmiştik. Bir süre geçtikten sonra artık ben de sonuca yakınlaşmıştım. Çok aşırı uzun bir vaktimiz de yoktu ve kadınımı ilk seferi için fazlasıyla mutlu ettiğime emindim.
















