bunca yıl varlığımı bina ettiğim şu emanet mana, benim değilse beni malik kıl.

❣ Chile in a Photography ❣
Cosmic Funnies
wallacepolsom
almost home

PR's Tumblrdome

Discoholic 🪩
Sade Olutola

No title available
Keni

No title available
Lint Roller? I Barely Know Her
he wasn't even looking at me and he found me
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
YOU ARE THE REASON
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Product Placement
Show & Tell
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
tumblr dot com
AnasAbdin
seen from United States

seen from United States

seen from Italy
seen from Singapore
seen from United States
seen from Italy
seen from Malaysia
seen from United States

seen from T1

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from Bangladesh
seen from United States
@sayfalarcala
bunca yıl varlığımı bina ettiğim şu emanet mana, benim değilse beni malik kıl.
"Çiçekleri açmış bir bahçede bulunmak/eğleşmek beni yeniden inançlı biri yaptı... Bizim yeniden yeryüzü karşısında, onun güzelliği, yabancılığı, eşsizliği karşısında şaşırmayı öğrenmemiz gerekiyor."
|Byung-Chul Han, Yeryüzüne Övgü
" For any who fears to stand before his Lord (there will be) two Gardens. "(55:46)
"... varmadan, durup dinlenmeyeceğim"
Kehf/60
Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün.
Mutaffifin 24
Eylül'ü takvimden bir ay zannedenler var. Oysa Eylül, vuslatı mahşere kalmış bir hikayenin adıdır...
"her gün gördüğüm, yanından geçtiğim, duygular beslediğim bu ağaçta acaba beni biliyor mu"
"bazı şeyleri söylemek yapmaktan daha zordur"
Abbas Kiarostami, Kirazın Tadı (1997)
Hakiki terakki nedir ?
İnsana verilen kalp, sır, ruh, akıl hatta hayâl ve sair kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık, hususi bir vazife-i ubudiyet ile meşgul olmaktır.
Yoksa ehl-i dalâletin terakkî zannettikleri, hayatı dünyeviyenin bütün inceliklerine girmek; ve zevklerinin her çeşitlerini, hattâ en süflîsini tatmak için bütün letâifini ve kalb ve aklını nefs-i emmâreye musahhar edip yardımcı verse, o terakkî değil, sükûttur.
Çiçek solar ama rayihası ona dokunanların kalbinde hatıra kalır.
Muhyiddin Şekur
"Sandım ki kalbim yerinden çıkacak bu dünya hengâmesinde!
Ben yunus değilim, bu tufan beni yutar.
Ben İbrahim değilim, bu ateş beni yakar."
Eğer insanın aradığı mânâ kendi icadı değilse, mânâya mânâ veren kendisi değilse, bu, Allah’ın hikmetinden başka nedir?
Peyami Safa
الحب يأتي بدون سبب ، لا يمكن تقييده بالسلاسل; لا يأتي مع الثروة ، لا يمكن أن يؤخذ بالجمال ، لا يمكن قياسه مع الوقت ؛ الحب هو القدر.
Sevgi sebepsiz çıkagelir, zincire vurulamaz; Zenginlikle gelmez, güzellikle alınamaz, zamanla ölçülemez; sevgi kaderdir.🕊
الحب من عالم آخر. لا يمكننا إنتاجه على النظام. لا يمكننا قمعه عندما يخرج. الحب ليس خيارا يمكننا القيام به.
Sevgi bir başka alemdendir. Sipariş üzerine üretemeyiz. Ortaya çıktığında bastıramayız. Sevgi karar verebileceğimiz bir seçim değildir.
الحب لا يزعج ، لا يتعب ، لا ينكسر ، لا يسبب الشك ، يجعل نفسه يشعر. تداعب رأسه عندما ينام في الليل ، ويجعله يبتسم عندما يستيقظ في الصباح.
Sevgi üzmez, yormaz, kırmaz, şüpheye düşürmez, kendini hissettirir. gece uyurken başını okşar, sabah uyanırken gülümsetir.🕊
Diyorum ki gidelim buralardan..
Kitaplarımızı toparlayalım.. sosyal hesaplarımızı kapatalım Huzur bulduğumuz yerlere Kamplar kuralım... semaverde kaynayan çayımız okuyabilceğimiz bol bol kitaplarımız olsun...
Diyorum ki
Dağlara tırmanalım... Güneşin batışını izleyelim kuşlara çiçeklere ağaçlara, ayetler okuyalım..
Diyorum ki
Kanadı kırılmış kuşları, çamura batmış kaplumbağaları, yuvası bozulmuş hayvanları kurtaralım...
Diyorum ki
Gittiğimiz yerlerde taşların yüzeyine ayetler yazalım gelen giden yolculara Allah'ı hatırlatalım..
Diyorum ki...
Gidelim buralardan. Ne varsa bizi yaşamaktan alıkoyan...
..siz, mühlete değil, mühlet verene güvendiniz. Gün oldu, ayağınız sürçtü; az kalsın kalbiniz bir kılıçlar hunisinin içinde kaybolup gidecekti. Ama, sizi ellerin ve kolların üstünde bir kavrayış çekip kurtardı, ikindi sularının gümüşsü sükûnetine çekti. Çünkü: siz, ayağınız şeytan ülkesine kaysa da, yüreğinizi ana yoldan ayırmadınız. Yol, her zaman uçurumu yener.
|kıyamet aşısı/ sezai karakoç
hayat ki bi-beka, pür-derd ü keder.
Umudunu kaybeden kimseye şöyle nasihat ediyordu:
دَعْكَ مِنَ الظُّرُوفِ الْقَاسِيَةِ وَفَكِّرْ فِي قُوَّةِ الرَّبِّ الَّذِي تَدْعُوهُ!
"Şartların zorluğunu bırak kenara, kendisine yakarışta bulunduğun Rabbinin gücünü düşün!"