Çok sıkıldık da bugün...
Çok sıkıldık bugün biz. Sevgili sevgilim ofurdayıp durdu, evin içinde koşturdu, baretle duvara kafa atmayı düşündü, kimse ona AC3 ü almadığı için dudak büktü, biz çok mu fakiriz manith diye gezindi bi süre, sonra bakkala gitti, on beş ton cips, çuklat, kola falan aldı, sonra onları Ölü ya da Diri izleyip gömdük, sonra midelerimiz bulandı, çay içtik. Sonra Ediz bloğuna yazmaya karar verdi. Sonra bana şunu yapçam bunu yapçam diyip hiç bişey yapmıyorsun hobin yok senin dedi :( Kırıldım ben de. Ama 2 dakikalığına falan. Sonra internetten kendime oyalancak bişeyler aramaya başladım. Kot kesip çanta yapayım, tişört kesip sırt dekoltesi yapayım dedim. Hatta içi yünlü ev botu bile yapabilirdim evde makas olsaydı. (makası olanlar yapabilsin diye http://www.hobidenizi.com/keceden-ici-kurklu-bot-yapimi/) Var olan ama günlerdir kara kayıp olan makas yüzünden yakında Ediz'in sakallarını benim de kaşlarımı örebiliriz belki de :( Şimdi o kadar heveslenmişken evde ki tehçizat eksikliği nedeniyle hevesim de kırıldı doğal olarak. Sonra yine bi heveslendim sıkılıyorum çünki, nail art yapayım dedim. Bu konuda da aşırı yeteneksiz olduğumu görmüş olduk beceremedim hiç. Tombik tombik çizgiler çektim tırnaklarıma pek itici oldu. Silmeden önce fotoğrafı çekip yüklesem gülebilirdik hep birlikte. Sonra yine sıkıldım Ediz'e sen boya tırnaklarımı dedim ben ne anlarım, git kendin yap bıdı bıdı bıdı bir sürü şey söyledi. Neticede tırnaklarım bak boş kaldı. Sonra gittim Ediz blog yazarkene taburesinin üzerine çıktım o da bana dayanamadı kırıldı. Ben oradan da koşarak uzaklaştım. Sonra Ediz'e sen blog yazıyorsun, tüm gece sıkıldım diye diye beni de sıktın, şimdi de ben sıkılıyorum dedi. O da git sen de blog yaz dedi. Ben de ondan saçmaladım bu kadar.
Fotoğraftaki de Ediz Onay'ın kendisi olur efenim. Başına bağladığım fularımdan bile habersiz, yeni kavuştuğu eski bilgisayarına dalmış pek bi' mesut.
Bu arada bu sevimli kupacıklarda Sevgili Yağmur Onay'ın hediyesi.
Yarın altı köşe başlı somun alıp bu bilekliklerden yapıcam sınıftaki kızlara bu arada. Makinacıyız yanee herkes bilsin:/
Ediz Onay, al bu yazı sana. Ben yazdım ama hâlâ sıkılıyorum. Senin de hâlâ sıkıldığın bu fotoğraftaki halinden belli. (arkadaki tükettiğimiz 15 ton abura cubura selam olsun.) Kalk da gara gidelim, birazdan İzmir treni geççek. Tren, insan falan seyrederiz.
Nokta.










