kendimle çarpışmak. kendimle çatışmak. kendimle barışmak. biliyor musun, hep aynı hikaye.
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

JVL
d e v o n

Love Begins
No title available
KIROKAZE

Discoholic 🪩
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

祝日 / Permanent Vacation

Janaina Medeiros
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price
No title available
🪼
noise dept.
I'd rather be in outer space 🛸
Show & Tell
trying on a metaphor
Cosimo Galluzzi
hello vonnie

seen from Singapore

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from T1

seen from Netherlands

seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
seen from Netherlands

seen from Türkiye

seen from T1

seen from Spain
seen from Netherlands
@selene09
kendimle çarpışmak. kendimle çatışmak. kendimle barışmak. biliyor musun, hep aynı hikaye.
Nasıl güçlüyüm ve nasıl acizim aynı hayatın içinde, bir görsen.
Hiç bir şeyi düşünmemek seni hep cenaze evlerine götürür her şeyi düşünmek ise seni uçurum kenarındaki bir salıncağa bağlayıp ileri geri götürüp durur.ortası yok.varsa da sana yok, bana yok.neden bilmem.ben neyi bildim onu da bilmem. biçare salınıyorum hayatta.bir ileri, bir geri.akıp gidiyorum fakat kendimden öteye geçmek şurada dursun anılardan bile kurtulamıyorum.yoruyor bunlar.kalp veya beyin ikisini de düzgün kullanamadım , ikisinin de bataklığına battım.beynim kelimelerle tenimde kesikler oluşturup durur,kalbim duygularla beni gözyaşlarımda boğar.neresinden baksan ucu boklu bir çukur burası.faslası yok, lüzumu da yok.gücüm değil sabrım ve sevgim yetmez.gerçi gücüm de yetmez, hiç bir şeye yetememek delirtti. Susalım, yoksa bir kaldırıma çöküp herkesin içinde ağlarım.kimse bunları bilmek zorunda değil siktir git acını uzakta yaşa derler,en çok da onlar susmalı.
Uyudukça daha çok uykusuz kaldığımı hissediyorum bir türlü geçmiyor bu his.
aşk elinden avareyim.
Abartıyorum her duyguyu, bak bu beni öldürür.
Bir şeyler yazmak istedikçe elim bir boşluğa düşüyormuş gibi hissediyorum.şu halsizlik var ya beni her anımda geçmişe götürüyor,sanki şu anı yaşayacak mecalim kalmamışçasına.ama biliyorum geçmişte de yaşanmaz.ölünür.geçmişle yaşamak elbetteki ölümle yan yana olmak demekti sonuçta ne zaman geçmişe dönsem buhran dönemlerine kapılıp evime kapanıyorum.Sonra bir çocuk gibi bütün oyunları yarıda kesip herkese küsmek istiyorum, hileli oyunların hepsini ardımda bırakıp geçmişimle hilesiz ölümlere gitmek istiyorum.tamamen netliğin peşine kendimi adamak istiyorum.ama karışıyor her an her şey ve ben de her an her şeyde ve şehirde kendimi kaybediyorum.yoruldum artık.kafam hâlâ karışık.
Ne için yaşıyorsun diyorum bazen, hâlâ beklentilerinin olması gülünç ve hayret verici.
Kendimden geçip kıyılara çarpıp duruyorum ,kalbim aşınıyor gibi.
içimde bir mahkeme var, her gece yeniden kurulur. ne kapısı vardır ne çıkışı. ben içeri girerim, sanki kendi irademle değil de görünmez bir el ense kökümden tutup sürükler gibi. içeride ışık yarım yamalak yanar. ne tam aydınlık ne tam karanlık… sanki hüküm zaten verilmiş de sahne hâlâ oynuyormuş gibi. ben konuşmak isterim. mırıldanarak başlarım bazen, ama kelime daha dudaktan çıkarken eğrilir, yere düşer, çatlar. sonra aynı söz geri bana döner, daha ağır, daha keskin. orada herkes benim. hâkim de ben, yargılayan da ben, sanık da ben. garip olan şu, kimseyi ikna etmeye çalışmıyorum aslında, çünkü herkesin kararı çoktan verilmiş gibi. sadece ben, o karara yetişmeye çalışıyorum.
Biliyorum her şeyi abartıyorum sonuçta önümdeki tozu piramit gibi görmekte ustayım.
Yoran kimse değil ben kendi kendimi yoruyorum.
Mecnun'dan bin beter oldum, her gün ölür oldum.
olmasan da yanımda, olmasak da birlikte, hiç istemesen bile. yaşarım ben seni.
Gözümü kapatınca, neden hep önümdesin?
üzülünce aşırı sakin kalmak. ellerini cebine koyup eve yürümek, sakince ayakkabıları çıkartmak. sakince soyunmak sakince giyinmek. sakince kahve suyu koymak. sakince kıyafetleri katlamak ve kaldırmak. içinden “allahın belası bu odayı yarın toplayayım” diyorsun ama dışından hiçbir şey diyemiyorsun. üzülünce ne yapacağımı bilemiyorum.
bir şeyler yaşadım, bir zamanlar çok iyi hatrımda olan ama şimdi hayal mi gerçek mi diye sorguladığım şeyler, hafif şeyler değil hani. tüm bunlar benim uydurmam olamaz ki, tüm o acılar, kulağımdaki çığlıklarım, ellerinin güzelliği, babamın dönmüş gözü ve annemin yüzündeki kanlar. bak bunlar hayal olamayacak kadar gerçek. keşke uyansam ve 13 yaşımdan devam etse her şey, ya da hiç başlamamış olsa. bunlar yeni doğmuş bi bebeğin ilk rüyası olsa, ilk kabusu. ne bileyim işte, geçse bi şekilde. bir oyuncakta senin anın var diye, sen onu gördüğünde gülümsersin diye ona sarılıp uyumak zorunda kalmasam ben hiç, keşke. keşke adımlarım hızlansa ve ben kendimi sana koşarken bulsam, düşüncelerimin zincirlerini kırıp sana koşuyor olsam. keşke. ben. sana. gelebilsem.