Yüklediğin manadan vazgeçmek…
Fai_Ryy

Discoholic 🪩
DEAR READER
todays bird
Not today Justin
ojovivo

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her

⁂
No title available
Xuebing Du

JVL
I'd rather be in outer space 🛸
No title available
YOU ARE THE REASON
One Nice Bug Per Day
art blog(derogatory)

Product Placement
we're not kids anymore.
Peter Solarz
seen from Panama
seen from United States
seen from United States
seen from Algeria
seen from Bulgaria
seen from Algeria
seen from Netherlands
seen from United States
seen from France

seen from Nepal

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@sevgilibilge8
Yüklediğin manadan vazgeçmek…
Renkler vardı gülfem…
Belkide her şey olması gerektiği gibi olmuştu. Belki de yazar beni “yalnız” ölecek olan bir karakter gibi hayal etmişti. Herkes gitmişti. Yada bitek ben gitmiştim. Neticede ben tek kalan olmuştum. Kendi elimi tutup kendi esprilerime kahkaha atar olmuştum. Ortalama bir delinin sergileyeceği tüm refleksleri en normal ve pek tabi en sağlıklı cüssemle sergiliyordum. Ve ben hala ben olmayı çok seviyordum. Çünkü belkide gerçekten olması gereken buydu. Bir sınır çizilmişti. Ben ve onlar.
Artık herkes herkes gibi geliyor. Kimsenin özel olmadığını sana özel davranmadığını görünce anlıyorsun. Çok değer verdiklerinin sana yaptığı acımasızlığı bin düşmandan görmüyorsun. Neticede insanız. Bu dünyadaki en bencil varlık biziz.
İnsan bir şeyin azlığına dayanamazmış ama tamamen yokluğuna dayanabilirmiş…
Bi tek şey çok ağırıma gidiyor… kendimi hiç bir zaman hiç bir yere ait hissedemedim ben.
Sanki hayatımın tırmanma aşaması bitmişte yokuş aşağı yuvarlanma aşaması başlamış gibi…
“Kimseden sevgi dilenme. Dilencilere kıymetli bir şeyini vermez hiç kimse… “
Dağılmadığım için mi bu kadar sert vurdunuz?
Canım sevgili bilge… ne çok acı biriktirdin yazılarında. Kaç kişi kendini buldu cümlelerinde.Yada kaç kişi gömüldü kalbinde? Ah benim canım. Kaç kez istedin ölmeyi. Kaç kez ölemedin bu dünyada. Kaç sefer yıkıldın. Kaç sefer yine cümlelerle ağladın. Zavallı bilinmeyen bir yazar. Sevgili bilge. Topallayarak yürüdüğün yolları koşarak geçti herkes. Yine mi geride bırakıldın. Kırılıpta gülümseyen sen değil misin? Ne diye gizliyorsun hayal kırıklığını? Sahi var mı kırılmayıpta gerçekleşen bir hayalin.Sevgili bilge..kaç kez yazıp sildin? Kaç kez yazdıklarını taslaklara atıp unuttun. Yetmedi mi boğuştuğun şu satırlarla.Ne yaşayabildin ne yaşatabildin. Zaten sen bitek ölmeyi bildin onuda beceremedin.
Sorsan etle tırnak gibiydik… ama tırnak bendim. Uzadıkça kesilen,kesildikçe atılan. Neyse Buda böyle işte.
Ben yine çok şey söylemek istiyorum ama susucağım…
Bu buzun altındaki şömineyi görmeye layık değilsiniz…
Güvenli bir alanım yok…rüyalarım bile tekinsiz. Orda bile gülüşlerimin içinde sahte kahkahalar var. Sizi duyuyorum ama dinleyemiyorum. Görüyorum ama izleyemiyorum. Sizinle oturuyorum ama aslında bambaşka yerdeyim.Hiç olmayacağım yerde. Derin bir sessizlikte.Ben kendime dahi dürüst değilim.Onu bile kandırıyorum, mutluyum diye. Şimdi anlat bana dertlerini veya mutluluğunu ben çok güzel dinliyormuş gibi yaparım. Tıpkı boğulurken sanki derin derin nefes alıyormuş gibi . Ben boğuluyorum sevgili bile… sebebi deniz de değil ipte. Sebebi sensin…
Kurtlar sofrasında bir kuzuyum…
fakat masada değil sandalyedeyim…
Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü…
Fakat her şeye rağmen; iyi ki bu beden, iyi ki bu ruh
iyi ki sevgili bilge…