“Hayatındaki değişikliklerin seni heyecanlandırdığı yaşlardan konfor alanını terk etmenin seni kaygılandırdığı yaşlara doğru giderken”
Yıllar önce büyük bir heyecanla ve gururla oturduğum işyeri masamda belki son haftalarımı yaşıyor oluşumun haklı hüznü içerisindeyim. Bana getirecekleri benden alacaklarından çok daha fazla olmasına rağmen aldığım kararın beni duygulandırmadığını söylemem çok büyük bir yalan olur.
Aslında bir çiçekli yoldan başka bir çiçekli yola doğru sapıyorum, başlarda yolun çiçekli olduğunu fark etmeyecek olabilirim, belki fark edecek ve sevinçle yürüyeceğim ama yolun sonu uçuruma çıkacak, hiç bilmiyorum.
Ama şu yaşıma kadar öğrendiğim bir şey varsa, yol dediğin yürünmek içindir, çiçekli veya engebeli, sonu denize veya uçuruma çıksın, yol yalnızca yürümek içindir. Yürüyeceksin, sonunu göreceksin, belki döneceksin belki devam edeceksin, belki vazgeçip uçurumdan aşağı düşeceksin.
Ama yürümeden bilemezsin. Yola çıkmadan yola çıktığın yerden, yürüdüğün yoldan, varacağın yerden şikayet edemezsin. Yola çık yürü, hiçbir şey olmazsa bile denemedim demezsin.










