Yolun nereye çıktığı mühim değil. Biz bir kere düştük ve yola küstük, hikaye burada bitiyor zaten.
(via beklentileruzer)

Love Begins

tannertan36
Not today Justin
Three Goblin Art
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

titsay
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
we're not kids anymore.
Peter Solarz

⁂

Discoholic 🪩
Claire Keane
sheepfilms
tumblr dot com
Stranger Things
macklin celebrini has autism
Show & Tell

❣ Chile in a Photography ❣
occasionally subtle
trying on a metaphor

seen from United States

seen from Germany
seen from Colombia
seen from France

seen from Saudi Arabia
seen from Saudi Arabia

seen from Türkiye

seen from Japan

seen from Netherlands

seen from Malaysia

seen from Portugal

seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Vietnam
seen from United States

seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia

seen from Brazil
seen from United Kingdom
seen from Philippines
@sevmeihtimali
Yolun nereye çıktığı mühim değil. Biz bir kere düştük ve yola küstük, hikaye burada bitiyor zaten.
(via beklentileruzer)
Frida Kahlo, Diego’dan vazgeçme eşiğini şöyle açıklamıştır:
“Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.”
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim. Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi çünkü sevgim yüceydi ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.
sıradan bir sohbet esnasında bile ellerini sana değdirmesinler istiyorum, öylesine bile omzuna dokunmasınlar
4 5 sene evvel ilk defa aşık olmuştum, salak gibi her şeye gülümseyip geçtiğim dönemler. Öten kargaya, çalan alarma, kaçırdığım otobüse, en sevdiğim şarkı çalarken telefonumun şarjının bitmesine, kuaförden süslü püslü çıkmışken yağmurun başlamasına, çok beğendiğim ayakkabının numarasının kalmamış olmasına, içtiğim sigaranın ha bire zamma girmesine, tırnağımın kırılmasına vs normal bir kadının canını sıkabilecek her duruma salak gibi gülümsedim ve aldırış etmedim. Çünkü öyle bir şeye sahiptim ki, hiçbir nesnenin ya da talihsizliğin onun bana yaşattığı mutluluğun önüne geçmesine müsaade etmiyordum, edemiyordum. Ben onunla tamdım çünkü, tamamdım. Hiçbir şey beni üzmeye yetmiyordu, kahvaltıları sevdim onunla, domates yemeyi de öyle, tereyağ üzerine bal sürüp yemeyi öğrendim, bundan o dönem hiç tiksinmedim. Mutlu uyuyup, mutlu uyanacak kadar şanslıydım. Ameliyat olduğumda yanımda o vardı, gözümü kapattığımda ve açtığımda o hep baş ucumdaydı, o zaman bile “iyi ki” ameliyat oldum-du, yanımdaki kanepede uyurken onu izledim çünkü, ilk defa birbirimize bakarak “günaydın” demiştik. Dilime değmeden sözü, yüzüme düşmeden yaşın nedenini bilirdi, bilirdim. Rüya bitti sonra, her şey hiç bitmeyecekmiş gibi güzel giderken. Her şey hiç olmadığı kadar güzelken, ben her şeye salak gibi gülümsemeyi bıraktım. “yıllar da geçse, 5 çocuğun da olsa, müzeyyen dinlerken beni unutma” dedim, “yıllar da geçse, 5 çocuğum da olsa, müzeyyen dinlemesem bile, seni asla unutmam” dedi. Salak gibi, birlikte son defa güldük, gözümüzde nem. “öyle olmalıydı” denir sorana, ne diyeceksin başka, dünyanın en acıklı aşk hikayesi benimkiydi bana göre, hikayemi dinleyenin yüzünde küçücük bir acı mimiği görememe ve anlaşılmama endişesi taşıdığım için, hep böyle söyledim. “öyle olmalıydı” oldu da. Esasında olmadı, yüzümdeki salak tavrı özledim bir süre sonra, yerli yersiz her şeye gülümsemeyi. Dert etmediğim ne varsa, hepsi için bir bir ağlamaya başladım. Kaçırdığım otobüse, çalan alarma, sigara zammına, öten kuşa, topuğumun kırılmasına, yağmura, şaraba, zeki'ye, müzeyyen'e, salak gibi ben her şeye dudak büktüm. İçinde bulunduğum durum, yaşadığım hayat, çevrem, kıyafetlerim, koleksiyonum, saçlarım, evren, ve varlığım da dahil tüm hakikatler beni boğmaya başladı. Salak gibi her şeye ağladım, salak gibi haklı olarak ağlamaya epey devam ettim. 6 şehir gezdim sonrasında, şarabı abarttım, sigaramı değişirdim, saçlarım uzadı, migrenim çıktı, ortaköyü kutsal kıldım, kumpire küstüm, 3 kez sarhoş oldum, 3ünde de kimseyi aramadım, halen aynı numarayı kullanıyorum, ve olağan üstü bir şekilde halen salak gibi aranmayı bekliyorum. Yo içmiyorum, sadece tarihte bugün büyük bir salaklık yaptığımı hatırladım.
Salih Çağlayan - Filler ve Bulutlar
Ben, seni sevmesini senden ayrıldıktan sonra öğrendim. Hatta yaptığım tecrübelerle, başkalarını sevmekle sanma sakın. Gönlümün içindeki derin, hazin, ümitsiz hayalini sevmekle.
Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu (via hisssiz-adam)
Salih Çağlayan / Filler ve Bulutlar
- Bir dilek tut Reblog’la.
- Make a Wish
Hadi bismillah :d
Lan matematikten yüksek aliyim dedim harbiden yüksek aldım tövbe estağfurullah hemen bi dilek daha tutayım dlcmslxjsl
Bidaha yapıcam dur jdjeısjsjs
Olm super bisey wdvsfvwgrgfeheh
Bismillahirahmenirrahim
Oha oldu 😱
Lütfen pazar günü güzel geçsin.
O zaman tutmuştun.Lütfen şimdi de tut minik dileğim.
poyraz ölünce, ayşegül iki yıl sonra evlenmişti. ayşegül ölünce, poyraz da öldü.
(via dizifilmkareleri)
Sen gittin. İşin o kısmı gayet basitti. Sorun ise senden kalanların asla gitmemesiydi.
(via beklentileruzer)