Olanlara anlam veremediğinde çaresiz mi oluyorsun gerçekten ? Ya da bu zamanında adlandırdığımız o iğrenç döngünün bir evresi mi ? Her zaman kanlı dizlerini süsleyerek eklediğin cümleler, bir başkasına ithaf edilecek kadar iyileşmediler.Geçmeyeceğini biliyorsun ama merak ediyorsun bu filmin nasıl biteceğini.Belki de bu yüzden soluksuz ve sürekli bütün çaban.Sıktığın yumruğunu, kasılan bileklerini, öfkeden kızaran gözlerini unut.Rahatla biraz, bugün son olmayacak.Yutkunamadığın o ilk andan beri süregelen bir kavga bu, dinmesine izin verme.Yarına daha az sıyrıkla çıkmaya bak.Takip etme önünden gidenleri, onlar yanlış yoldalar.O yüzden öyle kalabalık, o yüzden bu denli koyun sürüsü gibi…Senin bir yolun var.Kimselere belli etmeden aylarını yıllarını ayırarak belirlediğin belki kısa belki uzun ama yürümeye değer bir yolun var.Ona haksızlık etme.Yoruldun değil mi zihnine bir cümle fazladan ekleyip kendini karmakarışık bir insan haline getirmekten ? Fakat biliyorsun bu bir duvarsa şayet ve yıkıldıysa üzerine, altından çıkması gereken en önemli insan sensin.Bu öncelik senin.O duvarı aş.Aldığın kararı küçümseme, o senin bir parçan.Tek başına ağladığında aciz olmuyorsun üstelik.At bunu kafandan.Zihnini gürültülerle dolu bir otobanmışcasına değil de, berrak bir gölün kenarındaki orman gibi kullan.Yeşert kuruyup solan bütün yapraklarını.Bırak bugün öldürsünler seni, nasılsa yarın yeniden doğacaksın.Ve sakın küsme aydınlığa, bir gün ona bile aşık olacaksın.















