birinin gözlerinin içine heyecanla bakmak istiyorum. acele etmek, sonra yavaşlamak ve tekrar acele etmek. ellerimi nereye koyacağımı bilememek ama yüzümde yaprak oynatmamak. arsızlık ve utançla karışık gülümsemek, çok gülümsemek, kahkahalarla değil sakinlikle gülümsemek. ona değmek, çarpmak hatta tam anlamıyla toslamak. tüm sınırlarına. işte sen bu tutkunun karşılığıydın. gürültülü bir deniz dalgasıyla geldin, geldiğin gibi de gidersin.






















