Yok kanka ya ben onun yapılmasını seviyorum da , senin yapmanı sevmiyodum ondan.
Sade Olutola
Keni
One Nice Bug Per Day
hello vonnie
Show & Tell
Monterey Bay Aquarium
he wasn't even looking at me and he found me
we're not kids anymore.
Lint Roller? I Barely Know Her

Andulka
DEAR READER
Three Goblin Art
No title available
I'd rather be in outer space 🛸
tumblr dot com
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
styofa doing anything

#extradirty

Janaina Medeiros
cherry valley forever
seen from Nigeria

seen from Croatia
seen from United States

seen from Romania

seen from United Kingdom
seen from Ireland

seen from Nigeria
seen from Pakistan

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Italy
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@simgelincik
Yok kanka ya ben onun yapılmasını seviyorum da , senin yapmanı sevmiyodum ondan.
Bir kere sarıldım, bir daha açmadım kollarımı.
İçime dert olur söyleyemediklerim, söylediklerim sırtıma hançer.
Vaktini bekleyen katiller, ustalaşıp sırtımı sözcükler,
Lakin kalır içimde bir ümit, merhemiyse ya söyleyemediklerim?
Yaşam ya bu, nefes gibi içimde yürür ismin,
Söylesene sen miydin benim sevdiğim?
Yoksa seni sevmeyi mi sevmiştim….
-r3duxa
Ben de çocukluğumu yaşamadım ama, sana çocukluğunu yaşatmayan her şeye kırgınım.
Her insan güveninden incinir, incindiği yerden de hep incitmiştir.
Her insan güveninden incinir, incindiği yerden de hep incitmiştir.
Ya yeterince ağzımıza ayrı ayrı sıçmamışsınız gibi beraber şarkı çıkarmışsınız belamızı bulunca ağlarız ay pardon dinleriz artık
Ben senin yarana bakıp nasıl acıdığını anlarım, sen benim neye kırıldığımı fark edemezsin.
Sevgiye ve aşka dair son kurşunumu harcadım, önümde yıllarca düşman var ama benim şarjörüm boş.
Bazı şeyler 20. saniyeden sonra güzelleşiyor…
Göremediniz gerçeği, duymakla inkar edilenleri, unutamazsınız zarar verilenleri, masum olan ülkem, değil suçsuz beşerleri.
Bir kaç sözde ben ekledim
Ben karşının taksisiyim, ömrünün hay aksisiyim.
Sana yanığım ama, bu ateşi harlama.
Emir Can İĞREK -Nalan
*SAYGISIZLIK OLARAK ANLAŞILMASIN*
Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Yazılarınızı fırsat buldukça okuyorum.
Yazılarınızda sık sık “Gençlik nereye gidiyor?” türünden yakınmalarınız oluyor.
Gençlik derken herhâlde lise ve üniversite öğrencilerini kastediyorsunuz. Bu durumda ben de nereye gittiğini çok merak ettiğiniz o grubun bir üyesiyim.
Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben de siz yetişkinlere bazı sorular sormak istiyorum.
Bir köşe yazarı olarak gençlerin nereye gittiğinden çok, yetişkinlerin nerede durduğuyla ilgilenmeniz gerekmiyor mu?
Ülkenin başını belaya sokan olayların başaktörleri genelde gençler mi, yoksa yetişkinler mi?
Bu ülkede yüz binlerce öğrenci tek bir soru fazla yapabilmek için dirsek çürütürken, birileri sınav sorularını ve sorularla birlikte gençlerin hayallerini çaldı ve geleceğimizi çürüttü.
Bu soruları çalanlar lise öğrencileri miydi?
15 Temmuz’u planlayanlar kaçıncı sınıfa gidiyordu?
Milletin yüzüne baka baka yalan söyleyen siyasetçiler hangi üniversitede okuyor?
Sanatçı kimliğiyle her türlü ahlaksızlığı yapanlar ergen mi?
Din adamı sıfatıyla ekranlara çıkıp inancıma ve değerlerime küfredenler kaç yaşında?
Sinemada 7 yaş üstüne uygun olarak işaretlenmiş filmde bel üstüne çıkamayan yapımcılar kaç doğumlu?
Lütfen artık gençliğe laf söylemeyi bırakın da yetişkinlere bakın ve “Sizler bu ülkenin geleceğisiniz!” gibi klişe sloganlardan vazgeçin.
Çünkü sizler bu ülkenin bugünüsünüz..!
Siz yaşadığınız günü bile kurtaramazken, yarınları kurtarma işini niçin bize ihale ediyorsunuz?
Kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı, çarpık ilişkilerle dolu dizilere reyting rekoru kırdıran sizlersiniz..!
Kan damlayan, şiddet kusan senaryoları siz yazdırıyorsunuz.
Evlilik gibi kutsal bir müesseseyi, evlilik programlarında virane bir gecekonduya dönüştüren yine sizsiniz.
Youtube fenomenlerini seyrediyoruz diye ağlaşıyorsunuz. Ama o fenomenlere film çektirip parayı götüren sizlersiniz.
Siz gece kulüplerinde kavga eden futbolcuları el üstünde tutarken, okul koridorlarında kavga eden öğrencileri disipline gönderemezsiniz.
Bir yandan her türlü rezilliği özgürlük olarak sunan, cinsiyetsiz bir toplum özlemiyle yanıp tutuşan yazarların kitaplarını okurken, bir yandan ailenin öneminden bahsedemezsiniz.
Yetişkinler para hırsıyla sürekli inşaat yaparak şehri betona boğarken, gençlerden geleceği inşa etmelerini bekleyemezsiniz.
Alttan bir sürü dersiniz var, bize üst perdeden ahlak dersi veriyorsunuz..!
Size bir şey söyleyeyim mi? Yeni nesil pırıl pırıl. Hiçbir sıkıntı yok. Asıl sıkıntı, yeni nesle eski nesilleri unutturan yetişkinlerde.
Son iki yılda kaç tane Türk filmi çekilmiş ve geçmişimizi anlatıyor. Kitapçıların çok satanlar rafındaki kitaplardan kaç tanesi gençlere ecdadını sevdirmek için yazılmış acaba.?!
Siz dedelerinizin emanetine sahip çıksaydınız, biz de yarınları emanet olarak kabul ederdik belki.
Ama şu durumda hiç emanet alacak durumumuz yok..!
Kusura bakmayın!
Geçmişini unutturduğunuz bir nesle, gelecekten ödev veremezsiniz..!
Bu yüzden aranızda, “Yeni nesil şöyle, yeni nesil böyle!” diye konuşup durmayı bırakın!
“Senin yaşında Fatih İstanbul’u fethetmişti!” diyerek demagoji de yapmayın!
Evet, 21 yaşındayım.
Ama Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta değilim.
Çünkü benim babam II. Murad değil, hocam da Akşemseddin değil.
Zaten İstanbul da artık Fatih’in fethettiği İstanbul değil.
Kalın sağlıcakla..!
Tüyler diken diken