
No title available
Keni
Claire Keane
RMH

祝日 / Permanent Vacation
Sade Olutola

#extradirty
will byers stan first human second
No title available
Three Goblin Art

pixel skylines
Cosmic Funnies
sheepfilms
dirt enthusiast
Lint Roller? I Barely Know Her
NASA
Alisa U Zemlji Chuda
Game of Thrones Daily
Mike Driver
YOU ARE THE REASON
seen from Bulgaria
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Mexico
seen from Switzerland

seen from Bulgaria

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States

seen from Spain
seen from Australia
seen from United Kingdom

seen from Germany
@simsiyahbeyaz
Giden dönmedi, kalan ölmedi..
ben kırıldığım zaman tatsızlık çıkmasın diyerek konuyu kapatırım sen haksızken bile ortalığı birbirine katarsın
Bir gün bir şarkı değerse kulaklarına, hiç olmayan "biz"den bahseden, yarım bir şiir öperse dudaklarından, hep güzel hatırla ve çarpık gülümsemeni çok görme baktığın bütün aynalara. Yürüdüğün yollarda bağıra bağıra şarkı söylemeyi, yağmurlu havalarda dışarı çıkıp Tanrıya gülümser gibi ağlamayı unutma. Bir gün bir yerde geçerse adım ve bana benzeyen başka bir insana değerse omzun,başını kaldır ve gülümse, beni animsa..pişman ol demiyorum ama unutma biz güzeldik.
Kafamın içinden atabilsem seni, çok şey değişecek.
Öyle değiştin ki, yanımdan geçsen tanımam. Bu gitmeden daha çok acıtıyor.
Kaybedilmiş dostlar,yitirilmiş beraberlikler,kazanılmış kalpler,ölenler ve geri dönenler arasında herkesin ömrü,kendi şiiri.Bazıları incinir,bazıları incitir.Kırılır ve kırar insan.Gider ve kalır...Unutur ya da unutulur...Bir gün herkes,her duygu,her eşya gibi yerini değiştirir.
Çok seviyorum diyen,hiç sevmiyorum diyebilir.Gidebilir,terk edebilirler insanlar seni...
Buzu,küle çevirebilir;şaşırma.
Sen,
De ki; insandır,yapar.
Kapını sıkı ört,ışığı kapat, ve dinlen.Derin nefesler çek hayatının kalan tarafından.Ruhunun üzerine biraz zaman şer,benliğini yavaş yavaş
Sıfır moralle en yakın arkadaşa moral veriyorum, aga ben cennetliğim be
Bak bu söyleyemediklerimiz var ya, öldürür bizi.
Mutlu olsam da hüzünlü şarkılar dinliyorum çünkü malım
Anonim olup beni 1 miktar sevindirmek isterseniz kapım her daim açık 🦋
YUTKUNMA
Kendine bak . Ya şimdi bu sayfayı kapat . Ya da sonuna kadar dayan . Bana bak . Merak etme . Burada sadece sen ve ben varım . Bunu neden mi söyleme gereği duydum ? İnsanlar için güvenlik çok ama çok önemlidir . Özellikle de güvende olduğu hissi . Ancak bu salt bir inanç . Evet , haklısın . Belki de benim inanmak istediğim . Yanılsama . Güvende misin ? Güzel . Söyleyeyim . Hızlı geçişlerim olacak , senden ricam beni lütfen anlamaya çalış . Ve soracağım soruların sakın ama sakın üzerinde baskı oluşturmasına izin verme . Sana bir şeyleri onaylatmaya kalkıştığımı da düşünme . Benim yapım bu , değiştiremem . Ego mu ? Pekala . Düşün .
Nasılsın ? Bugün kendime yer vermek yerine senin ile konuşmayı tercih etmek istedim . Bencil olduğumu düşünmeni düşünmek istemem . Özgürsün . Özgür müsün ? Tahmin edebiliyorum . Köhne , belirsiz tepkilerden sen de pek fazla hoşlanmıyorsun . Fakat insan kontrol edilmek ister değil mi ? Ya da kontrol altında olduğunu reddetmek . Seçim senin . Korkuyor musun ? Ben de korkuyordum . Özellikle köpeklerden çok korkuyordum . Havlamaya başladıkları zaman kaçardım hep ya da bir bahçeye atlar gizlenirdim . Sonra bir gün yine aynı duruma düştüm . Ancak bu sefer kaçabileceğim bir yer yoktu . Havlıyorlardı ve üzerlerine yürüdüm . Kaçtılar . Bunu sana neden anlattım bilmiyorum . Bu duruma gelene kadar bekleyecek olman , asıl seni korkutacak olan şey değil mi ? Ya da asıl korkman gereken ? Peki ya korkularının salt olma durumu seni daha önce endişelendirmiş olabilir mi ? Gerçek mi ? Evet , sorular sıkıcı . Bunun adı yanılsama . Boşluk . Az önce ne olduğunun farkında olmaman beni üzüyor . Her neyse . Ben de bana soru sorulmasından hoşlanmam . Ve bazen “artık sus” demek zorunda kalırım insanlara . Tahammül edemediğimden değil , kayıplarımı ölçmeye yeltendiğimden . Zaman . Kaç yaşındasın ? Pekala . Kaç yaşında hissediyorsun ? Yaşadıkların ve yaşanmışlıkların seni ağır ya da hafif hissettiriyor değil mi ? Kusura bakma . Bir şeyleri onaylatmak gibi bir duruma düşüyor olmam beni kendimden tiksindiriyor . Soru sormaktan nefret ediyorum . Baskı kurmaktan daha çok nefret ediyorum . Kendini baskı altında hissediyor olman bana karşı olan nefretini güçlendiriyor . Ama nefret ettiğin şeylerin gerçek olma olasılığını da düşünmek gerek . Bence . Ya da bencilce . Seçim senin . Bazı insanların midesi bulanır ve kusmak zorundadırlar . Bazı insanların ise vicdanı bulanır ve kusacak surat ararlar . İçin rahat olsun . Bu durumda ben çirkin oluyorum . Kusan benim . Güzel mi ? Peki ya arka plan kadar çirkin olmasını ister miydin ? Sen ise insanların gözünde suratına kusulan aciz kişi . Yanılsama . Bunu kendi ağzımdan söylemediğimi ikimiz de biliyoruz . Evet , toplum . Şimdi ?
Biraz ara verelim .
Neler yapıyorsun ? Eğer anlatmak istersen seni dinlerim . Ancak senin kim olduğun ile ilgilenmiyorum . Zıt kutup ? Boş ver bunu şimdi . Olur da bir gün tanıdığını düşündüğün bir kişi “sen kimsin ?” diye soruyorsa , bunun altında senin kim olduğun ya da kimliğin yatmıyordur . Lütfen bunun bilincinde ol . Bu durum hakkında pek fazla konuşmak istemiyorum . Çünkü daha başlamadık .
Evet . Neler yapıyorsun ? Gözlerini kapat ve bir düşün . Gözlerini açtığında bu metin yine karşında olacak . Söz . Hem ben de bu arada bir sigara içeyim . Ve şimdi , gözlerini kapat ve neler yaptığını düşün . Eğer beynin neler yapmak istediklerini düşünmeye yeltenirse bunu reddet . Dopamin . Ve şimdi . Kapat gözlerini . Bunları yapmak istemiyorsan bu metni kapat . Çünkü hiçbir önemi kalmayacak . Baştan sona zaman kaybı olacak . Belki de en başından beri zaman kaybıydı . Ve şimdi . Lütfen gözlerini kapat . Ben sigara içip geleceğim .
…
Düşündün mü ? Peki bu ne kadar uzun sürdü ? Ya da ne kadar hızlı ? Evet . Başkaları tarafından hissettiğin mutluluklar , çirkinlikler , pişmanlıklar , tanıdığını düşündüğün başkaları . Tanıdığını düşündüğün başkalarının başkaları ? Yanılsama . Su üzerinde yüzdüğünü hissettiğin ya da battığın an . Asıl sorun ise boğulamayacak olman . Sakin ol . Kendin için neler yaptın ? Bu acizlik değil . Bencildim değil mi ? Lütfen yanılma . Anımsadığın bütün her şeyin , geçmişin , yaşadıkların ve yaşanmışlıkların seni olgunlaştırdığını mı düşünüyorsun ? Yoksa bütün bunların hepsinin zaman kaybı olduğunu mu ? Hepsini bir kenara bırak . Eline telefonunu al ve ona bak . Ona uzun süre bak . Ne demek istediğimi anladın mı ? Zamanın önüne geçemezsin . Onu yenemezsin . Ama onu kontrol altına alabilirsin . Pekala . İnsan kontrol edilmek mi ister ? Bu sence salt bir durum mu ? Peki zamanı kontrol altına almayı başarırsan … bunu ne şekilde nitelendirmek istersin ?
Medya mı ? Sosyal ortam . Televizyon kanalları . Yakın tarih .
Edward Bernays ? Allan Snyder ? Electronic Frontier Foundation hakkında bilgin var mı ? Peki ya Tictail şirketi ? Echelon projesi ? FDA ? Eskilere gidelim biraz . Fransız devrimi ? Rönesans dönemindeki reformlar ? Ve google arama motorunu yeterli bulduğun gerçeği .
Bunlar hiçbir şey ve bu kadarı yeterli .
Ben mi ? Ben sadece okuduğum her kitapta kendimi inanılmaz cahil hisseden bir çocuğum . Ve bir kadın ile öpüşmek yerine ellerini koklamayı tercih eden bir çocuk . Aynaları parçalamaya bayılan haylaz bir çocuk . Boş ver . Unut . İnsanların hakkımda söylediklerine inanmaya devam et .
Sana kendini anlatmayacağım .
Biliyorum . Bir aynaya ihtiyacın olacak .
Ve işte o zaman benim ile tekrar konuşmak isteyeceksin . Buralarda olacağım . Senin için değil , kendin için . Eğer vicdanım yüzünden ölecek olsaydım ölümsüz olurdum . Görüşmek üzere .
Sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. Sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim demek için.. çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni.
O çok sevdiğiniz insanı kaybetmemek için gösterdiğiniz çaba boşa çıkınca anlayacaksınız bir daha kimse için bir şey yapılmayacağını.
düzlüğe çıkınca sizinle aştıkları yokuşları unutuyorlar, çünkü insanlar tam anlamıyla bu kadar nankör.