bugün haberlere 24 şehit haberi düştü. şehit dini bir kavram. din ile yönetilen ülkelerin en önemli kozlarından , en kanlı uydurmacalarından biri. bunu ben değil tarih söylüyor. insanların dini duygularını , arzularını ya da mutluluklarını kullanarak yapılanları tarih yazıyor. bunları ben söylemiyorum ; geçmişte gördüğümüz büyük devletler söylüyor. çok uzağa gitmeden osmanlı devleti üzerinden örnek vermek istiyorum. osmanlı devleti , padişahların yargılanamadığı ve dini temeller üzerine tahtlarını kurdukları bir düşünceyle yönetiyle. aynı padişahlardan bazıları zevk ve sefa düşkünlükleri yüzünden , kimisi tarihi yanılgılar ve kimisi iç karışıklıklar sebebiyle osmanlı gibi bir gücü "hasta adam" noktasına kadar devam ettirdiler. o dönem fedai olmak vardı mesela , cennetlik olmak. osmanlı devri bittiğinde Mustafa Kemal çıktı ve koca bir harabeyi bir ülke haline getirdi. mucizevi bir sürede inanılmaz işler yaptı. kıyafeti , alfabeyi , çalışma alışkanlığını değiştirdi. neticede kısa sürede gerçek bir "devrim" yaptı ve yeni bir rejimle birlikte olamayanı yarattı adeta. bugün o ülke dışarıya bağımlı bir vaziyete geldi , 3 (üç) darbe yaşadı , ülke bölge bölge taraflaştı. o dönem bir mucizeyi gerçekleştiren Mustafa Kemal elbette savaş alanında inanılmaz bir taktisyen , cesur bir asker ve eksiksiz bir liderdi. fakat esas özelliği zekası ve tutumuydu. bu sabah tam 24 şehit haberi aldık. birileri barışı savunanları "vatan haini" diyerek suçluyordu. belki dedesi de Nazım'a vatan haini demişti ya da en yakın arkadaşları mahallece toplanıp Can Yücel'in mezarına saldırmışlardı , bilemem. bugün 24 şehit dışında 50 küsür "insan" daha öldu. aynı toprakları paylaştığımız , Mustafa Kemal'in kurtuluş savaşında yanında olanların "o taraftan" 50 küsür insan. onların da anaları ağlıyordu , hamile eşleri elleri karınlarında acı haberi bekliyorlardı 2 kişilik. fakat kimse onların "insan" olmasıyla ilgilenmedi. zira biz insan olmayı da unutmuştuk. tarihler 19 ekim 2011 , insanlar öldü. gün boyunca twitter'dan yazdım. ben asla mehmetçik için kötü bir söz etmedim. zaten edebilir miyim ! ben yarın o üniformayı giyip nöbet tutmayacak mıyım ? benim babam , amcam , akrabam , arkadaşım tutmadı mı ? ama anlamadılar. benim yazdığım şeyleri "okuyamadılar" bile. çünkü o "tatavadan" milliyetçilerin derdi şehitler değildi. o insanların tek derdi , akıllarına bir virüs gibi zorla sokulmuş , suni bir "kürt sorunu" konusuydu. her kürt pkk , pkk ise savaşarak yok edilebilecek bir terör örgütüydü. kimse çıkıp "30 yıldır savaşla denedik olmadı , hep şehitlere ağladık" demedi. ölen "diğer" insanlarla beraber 40.000'e yakın bedeni göremedi kimse. herkes "artık analar ağlamasın" diyebildi bağırarak ama ne bağırma ! o anaların çocukları ana olduklarında da ağlayacakları çözümler sundular hep akıllarınca ; "öldürün ! intikam !" basın , haber bültenleri dolsun diye reyting yavşaklığıyla yine o anaları çekti uzun uzun. 5'er saniye yanıp sönen "er ... 20 yaşındaydı" nokta noktalarıyla tanıttılar ölü bedenleri. insanlar yine eylem yaptı , aslında neye hizmet ettiklerini bilmeden. bütün bunların arasında 50'den fazla tweet attım , birini size aklımda kaldığınca yazmak isterim ; "o 24 şehit çatışma değil uçak kazasında ölseydi aynı tepkiyi verecek miydiniz ?" insanlar buna "aaa salak ya o bununla aynı mı !" dediler. benim merak ettiğim "canınız neye yanıyor ?" sorusunun cevabıydı. salak olduk tabi. 1 hafta olmadı , disiplin cezasında işkence gören ve hayatını kaybeden bir askerimiz vardı. o ve onun gibi "eğitim zaiyatı" askerlerimizi hatırladık mı peki ? cansız bedenleri tabuta konarken "aaa bu çatışmada ölmemiş buna yüreğimiz yanmaz" mı dedik ? biz samimi olamadık. bizim derdimiz mehmetçik değil , ufak ufak kendi çıkarlarımızdı. ve son olarak @sanemia konusu. arkadaşımız twitter'da geçen ve Atatürk'le alakası olmayan , bir işgüzar rt manyağının Atatürk'ün ağzından yazdığı "menemen'de şehit vermişiz , yakın menemen'i !" tweetine istinaden bir şey yazdı ve Atatürk'ü ilkokul kitaplarından tanıyan , tek ideolojisi "egolar" olan bazı twitter kullanıcılarının önderliğinde çirkin bir sözlü saldırı bombardımanına maruz kaldı. bu konuda sadece yazık diyorum. her şeyi geçtim Atatürk'ü faşist ve insan kasabı gibi gösteren bu uyduruk cümleyi gerçekten Atatürk'ün söylediğine inanan , Atatürk'ün ülkeyi emanet ettiği gençlik olduğunu iddia eden insanlar var. neticede bugün ülke olarak yine sınıfta kaldık , kaybettik. üstelik almanlar kaybetmeden. not : daha uzun yazacak ve daha çok konuya girecektim fakat yazmaktan , konuşmaktan yoruldum. sonuna kadar okuyan herkese teşekkür ederim.