İyi geceler ve günaydın;
Nedir insan? Bir et, biraz kemik, bolca duygu. Peki mutluluk? Altın orana sahip bir sima mı? Zenginlik ve zevk içinde yaşamak mı? Çok basit olurdu. Aksine mutluluk fırsatını bulunca ortaya çıkan saf duygulardır. Mutluluk yolda ellerin cebindeyken kayıtsız şekilde yürüyebilmektir. Mutluluk bir canlıya, bir ağaca güvenle dokunabilmektir. Mutluluk bazen etrafın seni sevenlerle çevriliyken -hatta bazen en sevdiğin insan bile senleyken- her şeyi bir kenara bırakıp tek başına yağmurda ıslanabilmek veya güneşin tadını çıkarabilmektir. Mutluluk insanın maddi hiçbir sorunu yokken bazen en huzur bulduğu yerde bir simit, bir su ile ziyafet keyfi yaşayabilmesidir. Mutluluk insanın bütün benliğiyle en çok kendisini sevmesidir ama bencilce değil, bir yavru kediyle ilgilenircesine masumca sevmesidir. Mutluluk insanın sığmak istediği yegane kalbin aslında kendi kalbi olduğunu bilmesidir. Sözün özü ne zaman daralırsa insan aslında kendisinde var olan mutluluğu hissetmek için kendinden büyük olan göğe başını çevirmeli ve bu dünya için çok küçük olduğunu ama isterse koca dünyayı içine sığdırabileceğine emin olmalıdır. Geceleri göğe bakıp bir tebessümle, ses çıkarmadan iyi geceler denmeli, yaşanmamış her yeni gün ve anlar için.












