çok depresif ve çok neşeli bir insanım bunları aynı bünyede barındırmak o kadar yorucu ki.

titsay
Today's Document
Sade Olutola
Cosimo Galluzzi

Product Placement
$LAYYYTER

祝日 / Permanent Vacation
KIROKAZE

JVL

@theartofmadeline
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

izzy's playlists!

if i look back, i am lost
Show & Tell
i don't do bad sauce passes
Misplaced Lens Cap
No title available
Three Goblin Art
noise dept.

blake kathryn

seen from Romania
seen from United States
seen from United States

seen from Italy

seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Denmark

seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from United States
@sudv
çok depresif ve çok neşeli bir insanım bunları aynı bünyede barındırmak o kadar yorucu ki.
Halim yok orospu çocukları, yormayın.
Eskiden sohbet etmekten keyif alırdım, şimdi selam veresim yok kimseye..
Yaş almak kaçınılmaz bir biyolojik süreç, ama yaşanmışlıkların getirdiği o hüzünlü, gururlu ve derin derin bakan gözler tamamen sana aittir. O yaşanmışlıklar seni sen yapan, ruhunun duvarlarına kazınmış en sanatsal çizgilerdir.
Her insanın beni farklı bir şekilde tanıması en sevdiğim olaylardan. Birine göre sessizim, birine göre çenesi düşük, birine göre sıcağım, birine göre suratsız, birine göre çok cana yakınım, birine göre en nefret edilesi olan.. Çünkü kim olduğum kiminle olduğuma göre değişiyor.
Biliyorum, bunlar abartılacak şeyler değil ama küçük taşlara takılıp büyük uçurumlara düşebiliyor insan.
Ben sadece huzurlu olmak istiyorum üzgün değil güvensiz değil morali bozuk değil fazla düşünmeyen kaygılı olmayan boşlukta hissetmeyen sadece huzurlu biri
Bazen balık asar kendini sen tuttum sanırsın
birini vazgeçmeye mecbur bırakmanın sızısını bir ömür boyu yaşa
en çokta seni affettim...
cunku iyiliğin büyüktü bana...
boyle ansizin gitmeseydin... hic anlamayacaktim belkide kalbindeki karanlığı... sevgisizligi... zalimliği...bencilliği...yaptigin herseyi sevgi zannedip belki bir ömür suruklenecektim bir yalanın ardından...gerçekte hiç sevilmemis oldugumu bilmeden tuketilecektim tarafından...
iyiki böyle oldu... iyiki bir kötü... bir zalim... bir sevgisiz gibi...yasanmisa saygısı olmayan bir vefasız gibi... en çokta kaçak bir hırsız gibi gittin...
Beni asla bilmedigim bir dünyanın kirinden... pasından...tuzağından kurtardın...
ben en çok ta seni affettim...beni kurtardığın icin kendinden...
Ne yapacağımı bilmediğim, her şeyin üstüme üstüme geldiği bir zamandayım. Yoruldum, anlatmaktan, anlaşılmamaktan yoruldum.
İçimdeki bu ağırlığı ne kelimeler taşıyabiliyor ne de dünya hafifletebiliyor.
"İnsan her zaman kendini koruyamaz, bazı anlar vardır ki insan sadece kendi kaderine bırakır kendini." 🥀
Bazı anlar, tıpkı Stefan Zweig’ın bu eşsiz eserinde olduğu gibi; hem çok kısa hem de bir ömür sürecek kadar derin. Zarif bir klasik, sonbaharın renkleri ve bir kadının ruhundaki o fırtınalı 24 saat... Zweig okumak, insanın kendi derinliklerine yaptığı sarsıcı bir yolculuk gibi.
"Gecenin ağırlığı, sabahın ilk ışıklarıyla dağılırken anladım; kalp ne kadar daralırsa daralsın, sığınacak bir kapı hep var.
Bazen sadece durup beklemek, 'affet' demek ve nefes almak yetiyor. Gökyüzü aydınlanırken içimdeki o huzursuz düğümlerin tek tek çözüldüğünü hissediyorum. Yeni bir güne, daha temiz bir niyetle ve ruhumdaki o dingin sessizlikle uyanıyorum.
Şükür ki, her sabah yeni bir başlangıç ihtimaliyle geliyor."
"Bazı günler, sadece durup gürültünün dinmesini bekliyorum. İçimdeki gürültünün, dünyanın telaşının, cevabını bulamadığım soruların...Her şeyi çözmek zorunda olmadığımı anlamam biraz zaman aldı. Bazen en büyük eylem, sadece nefes alıp olduğun yerde kalabilmektir.Kırılmış yerlerimi onarmaya çalışmıyorum artık; onları oldukları gibi kabul edip birer hatıra gibi taşıyorum.Zaten sanat da biraz böyle değil mi? Kusurların içindeki o tuhaf, dokunaklı uyum..."
Bir insanın geçmişinde bile nefes almayı başaramayacak kadar büyük bir hiç olan birisi, geleceğe tutunmayı başarabilir mi?
Geleceğimi göremiyordum ben.
Eminim ki bu doğru değil, eminim ki böyle hissetmemeliyim.
Ama duruyorum, düşünüyorum, çabalıyorum; ağlıyorum ve kendime gelmeye çalışıyorum...
Yine de yaşamak için bir neden bulamıyorum.
Hiçbir neden bulamıyorum.
Yaşamak böyle hissettirmemeli.
“Herkes bir gün o pencerenin önünde durup, geride bıraktığı yılların bir yağmur damlası gibi süzülüp gidişini izleyecek. Kitaplarda okuduğumuz o büyük kahramanlıklar, yerini demlenmiş bir çaya ve kapanmamış hesaplara bırakacak. İnsan, büyüdükçe odasındaki eşyalarla akraba olur, sessizliğiyle dost. Kimseye anlatamadığın o uzun cümleler, gece yarısı sadece duvarlara çarpar. Ve sonunda fark edersin ki; en ağır yük, insanın kendi zihninde taşıdığı o söylenmemiş sözlerdir.”
"Martes."
"Ölürüm daha iyi."
"Öyleyse öleceksin."