Cosimo Galluzzi

@theartofmadeline
sheepfilms
we're not kids anymore.

Andulka
Cosmic Funnies
Claire Keane
TVSTRANGERTHINGS
NASA
wallacepolsom
Three Goblin Art
Show & Tell

Origami Around

oozey mess
styofa doing anything
Jules of Nature
Peter Solarz

izzy's playlists!
taylor price
Game of Thrones Daily

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Argentina

seen from Singapore

seen from Belarus

seen from Kazakhstan
seen from Argentina
seen from Lithuania

seen from Malaysia
seen from France

seen from South Africa
@swingensesoz
Eşimin sabahki halleri…
#esra006
Yeni blogumuz burası
RB yapmadan sohbete gelmeyin
@millionyearswithoutyou
Sarhoş Karımı Arkadaşım Sikti Ben İzledim
Tüm yaşam biçimimi ve anlayışımı değiştiren olay, karımla küçük bir işimizi halletmek için gittiğimiz Ankara’da, öteden beri arkadaşımız olan Fehmi’nin evinde meydana geldi. Aslında üçümüz de alabildiğine sarhoştuk. Arabayı evin önüne park ettikten sonra kapıya kadar olan bir kaç metrelik mesafeyi yürürken en az yalpalayan, yine de bendim.
Fehmi elindeki anahtarı deliğe sokmaya çabalarken, karım da duvara dayanmış, gülüp duruyordu. Akşamın erken saatlerinde gittiğimiz bir restoranda içmeye başlamış, sonra bir bara gitmiştik. Bütün bunlardan sonra kafayı bulmak normaldi tabii. Ankara’ya o gün öğlen saatlerinde varmış ve Fehmi’yi bulmuştuk. Oradaki işimizi bir kaç saat içinde bitirmiştik gerçi ama, Fehmi kalmamız için ısrar etmişti. Karısı 3 günlüğüne İzmir’e gitmişti ve evi boştu. Karımla bana kendi yataklarını vereceğini söylüyordu. Biraz onu kırmamak için, biraz da yapacak önemli bir işimiz olmadığından, sonunda teklifini kabul etmiştik. Doğal olarak akşamın programını da Fehmi yapmıştı. Ender takıldığımız içkili bir muhabbet, değişiklik olur diye düşünmüştük biz de. Doğrusunu söylemek gerekirse, oldukça eğlenmiştik. Tek eksikliğimiz, karımla benim kılığımızın pek uygun olmamasıydı. Akşam İstanbul’a dönmeyi planlayarak yola çıktığımız için, ikimiz de spor şeyler giymiştik. Benim üstümde bir bluejean pantolonla kısa kollu ince bir gömlek vardı. Karım da kısa bir bluejean etekle kolsuz bir beyaz t-shirt giymişti. Restoranda neredeyse hiç kadın müşteri yoktu. Fehmi’yi tanıdıkları için, bizi dipteki set üstünün en öndeki masasına almışlardı. Bir de dip taraflardaki bir masada iki kadın vardı. Biraz bundan, çokluk da karımın görüntüsünden olmalı, çevredeki erkeklerin ilgisi hep bizim masanın üstünde olmuştu tabii. Ama aşırı bir şey yapan yoktu. Bu, anladığım kadarıyla oradakilerin çoğunun Fehmi’yi tanımalarından kaynaklanıyordu. Karımın gittiğimiz her yerde erkeklerin ilgisini çekmesine alışık olduğum için, olanları yadırgamamıştım. Ayrıca adamlara hak da veriyordum. Alkol, her zaman karımın biraz çözülüp rahatlamasına neden olurdu. Yemekte içtiğimiz şaraplar da, aynı etkiyi yaratmıştı üstünde. Dış taraftaki iskemlesinde, biraz aşağıda kalan asıl salona göre bir balkondaymışcasına otururken, zaten oldukça kısa olan eteği sıyrılmış ve bacakları bütün güzelliğiyle meydana çıkmıştı. Kapanmak için bir çaba da harcamıyordu. T-shirt’ü kollarıyla omuzlarını açıkta bırakıyordu. Küçük, ama yuvarlak ve dimdik memeleri incecik pamuklu kumaşın altından belli oluyor, zaman zaman birer düğme gibi kabaran meme başları, sutyen giymemiş olduğunu kanıtlıyordu. Gerçi başkaları farkında değildi ama, ben kilotu da olmadığını biliyordum. Nefret ederdi kilot giymekten.
Oradan çıktıktan sonra gittiğimiz barda ise karımın hareketleri daha da rahatlaşmıştı. Tezgahın önündeki yüksek taburelerde oturduğumuz için çevredekilere unutamayacakları bir bacak şovu sergilemişti. Onun kendini göstermekten hoşlandığını öteden beri biliyordum. Üstelik bu durum, benim de garip bir biçimde hoşuma gidiyordu. Sonuçta, bir takım adamlar karımı ağızları sulanarak seyrediyordu en çok. Nasıl olsa benim karımdı o. Neyse, sonunda iyice sarhoş bir halde, Fehmi’nin evindeydik işte. Önce o bize yardım etti ve yatacağımız yatağın çarşaflarını değiştirdik. Sonra da biz ona, salonun ortasına bir yer yatağı hazırlamakta yardımcı olduk. Hava sıcaktı ve terlemiştik. Karım, duş yapmak üzere banyoya girdi. Ben de Fehmi’yle oturup çene yapmaya başladım. Tam bir sarhoş muhabbetiydi yaptığımız. Bir süre sonra karım da geldi yanımıza. T-shirt’ünü hafif ıslak vücuduna yeniden geçirmiş, eteğinin yerine de, beline bir havlu sarmıştı. Ama bu bir banyo havlusu değil, yalnızca büyücek bir yüz havlusuydu galiba. Hem ensizdi, hem de uzunluğu tam yetmediği için, sol bacağınının üstünde derin bir yırtmaç oluşmuştu. Kısacası, eteği üstündeyken bundan çok daha derli toplu görünüyordu. T-shirt de, vücudunun bazı yerlerine, bu arada memelerine iyice yapışmıştı. Saçını ıslatmamıştı. Koltuklardan birine oturup, bizi dinlemeye başladı. Ben de duş yapmak istiyordum. Onları salonda bırakıp banyoya gittim. Sonra da soyunup, sıcak suyun altına girdim. Doğrusu çok iyi gelmişti bu. Duşta ne kadar kaldım, tam bilmiyorum. Sonunda ben de belime bir havlu sararak dışarı çıktım. Niyetim artık karımı alıp yatmaktı. Ama hevesim kursağımda kaldı. Salonun kapısına geldiğim anda, olduğum yerde çakılıp kalmama neden olan bir manzarayla karşılaştım. Karım, Fehmi için hazırladığımız yatakta, yüzüstü yatıyordu. Kollarını iki yanına uzatmış, başını yastığı koymuştu. Gözleri kapalıydı. Fehmi ise yatağın yanında, dizlerinin üstünde oturmuş, karımın sırtıyla omuzlarına masaj yapıyordu. Herhalde masajdan önce yatmaya hazırlanmış olmalıydı ki, soyunmuş, bir tek donla kalmıştı.
Ama kapının önünde çakılıp kalmama neden olan, elbetteki bunlar değildi. Sezgilerim, garip bir şeyler döndüğünü algılamıştı aniden. Bir adım geri atıp, holün karanlığında kaldım. Beni kolayca farkedemeyecekleri bir pozisyondaydım şimdi. Salonun ortasındaki yatak bana göre yanlama durduğu için, onları yandan seyrediyordum. Karımın yüzünde, çok iyi tanıdığım o buram buram seks kokan ifade vardı. Kendini sırtında dolaşan ellere bütünüyle bırakmıştı. Fehmi de yaptığı şeye son derece konsantre olmuş görünüyordu. İkisi de benim varlığımı, her an duştan çıkıp yanlarına gelebileceğimi unutmuş gibiydiler. Acaba ne olacaktı bu işin sonu? Kalbim küt küt atıyor ve heyecanla bekliyordum. Fehmi’nin elleri şimdi karımın beline inmiş, sonra da iki yandan koltuk altlarına doğru gidip gelmeye başlamıştı. Yaptığı da, artık masaj olmaktan çıkmışa benziyordu. Düpedüz okşuyordu karımı. Onun da bu durumdan hiç şikayeti yoktu doğrusu. Aksine, son derece hoşlandığı belliydi. Ağzından küçük memnuniyet mırıldanmaları çıkıyordu. Bunların Fehmi üstünde etkili olacağı açıktı. Yüzünü dikkatle inceliyordum. Hafifçe gerilmişti. Heyecanlı olduğu belliydi. Sonra daha rahat hareket edebilmek için olmalı, dizleri üstünde doğruldu. Tanrım; siki kalkmış, donunun önünü bir çadır gibi kabartmıştı. Aynı anda benim sikimin de alabildiğine kalkmış olduğunu farkederek şaşırdım. Neler oluyordu böyle? Seyrettiklerim beni kızdırıp kıskançlıktan çıldırtacak yerde, tahrik olmama neden olmuştu. Nefes bile almadan seyrediyordum. Karım kendini iyice kaptırmıştı şimdi. Belinin büküldüğünü ve kalçalarının yataktan hafifçe yükseldiğini görüyordum. Fehmi de farkındaydı bunun. Dizleri üstünde yürüyerek, yatağın başucuna doğru gitti. Şimdi karımın baş tarafında duruyor ve az önce belinden koltuk altlarına doğru yaptığı masaj hareketini, şimdi koltuk altlarından beline doğru yapıyordu.
Daha da büyümüştü siki. Elleri de giderek daha aşağılara doğru inmeye, karımın belinde sarılı küçük havlunun kenarlarına kadar uzanmaya başlamıştı. Parmakları, her aşağı gidişinde havlunun altına doğru uzanıyor, bu da onun iyice gevşemesine neden oluyordu. Karımın kalçaları iyice hareketlenmişti bu arada. Artık küçük hareketlerle kıvrılıp bükülüyor, aşağı yukarı, sağa sola yavaşça çalkalanıyordu. Fehmi sonunda, karımın belindeki havluyu tamamen çözdü. Şmdi o baş döndürücü yuvarlaklıktaki kalçalar, ikimizin de gözleri önündeydi. Ama Fehmi’nin bana göre ciddi bir avantajı vardı. Ellerini karımın yumuşacık kalçalarının üstünde dolaştırabiliyordu. Duruşu biraz garipti. Dizleri, karımın baş tarafında yere dayalıydı. Ellerini karımın kalçalarına götürebilmek için, vücudunu öne doğru eğip, uzatmak zorunda kalmıştı. Bu durumda, donunu yırtacakmış gibi duran siki de, karımın başının üstüne geliyor, neredeyse değecekmiş kadar yakın duruyordu. Karımın ağzından çıkan mırıldanmalar, artık inlemeye dönüşmüştü. Kalçalarının okşanmasından ne kadar hoşlandığını biliyordum. Doğrusu Fehmi de işini biliyor elinin altındaki beyaz yuvarlakları sanki yoğuruyordu. Karım artık kalçalarını iyice kaldırmıştı. Birden sol elini uzattığını ve Fehmi’nin donun altından bile büyüklüğü belli olan sikini kavradığını gördüm. - “Ohhhh ne güzel…” dedi, memnuniyetini belli eden bir sesle, “Ne kocamansın böyle…” Parmakları kıpır kıpır oynuyor, sikin üstünde dolaşıp duruyordu. Sonra öteki elini de götürdü oraya ve Fehmi’nin donunu aşağı çekmeye başladı. Acele ediyor, onun çıplak sikini bir an önce eline almak istiyordu. Bunu başardığı zaman da, duyduğu mutluluğu yüksek sesle dile getirdi: - “Oh yavrum… Nasıl kalkmış bak… Öyle güzel ki…” Fehmi’nin sesi çıkmıyordu bu arada. Gözlerini kapamış, sikini karımın ellerine bırakmıştı. Kendi elleriyse karımın kalçalarını yoğurmaktan vazgeçmemişti tabii. Üstelik şimdi parmakları, o muhteşem yuvarlaklıkların arasına girmeye de başlamıştı. Bu temasın karıma büyük zevk verdiğini görüyordum. - “Oyna benimle n’olur yavrum…” dedi, parmakları Fehmi’nin en dibinden kavradığı sikini sıvazlarken, “Oyna hadi…” Sonra başını kaldırdığını gördüm. Ağzı açıldı ve dudakları elindeki sikin şişmiş başına kapanıverdi. Tek bir harekette, yutabildiği kadarını yutmuştu. Bu Fehmi’nin bütün vücudunun titremesine neden oldu. Karımın ağzının ne kadar marifetli olduğunu benden iyi kimse bilemezdi. Bu bakımdan arkadaşımın neler hissettiğini tahmin edebiliyordum. Nitekim kalçaları hareketlenmişti bile. Önce küçük küçük hareket ediyordu. Sonra hızlanmaya başladı ve sonunda öyle bir hale geldi ki, artık yaptığının tek bir tanımlaması olabilirdi. Karımı ağzından sikiyordu Fehmi.
Bütün bu olup bitenler, heyecanımın son kertesine yaklaşmasına neden olmuştu. Bir kaç dakika öncesine kadar aklımın ucundan bile geçiremiyeceğim şeyler oluyordu gözlerimin önünde. Sevgili karımla ortak arkadaşımızın yaptıkları şeyleri seyretmek başımı döndürüyordu. İçimi dolduran, yalnızca yalın seks duygusuydu. Olup biteni son derece tahrik edici buluyordum. Sikim patlayacakmış gibiydi.
Karımla Fehmi, dönüşü olmayan bir yola girmişlerdi artık. Fehmi’nin nefes alışları derin ve sesliydi. Karımın ağzı ise doluydu ve iniltileri artık burnundan çıkıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Fehmi’nin vücudu alabildiğine gerilmişti. Çok dayanamıyacağına emindim. Karımın içe hafifçe çökmüş yanaklarından, ağzındaki siki, sanki içini boşaltmak istiyormuş gibi emdiğini anlıyordum. Kalçaları da, artık yatağın üstünde delice çalkalanmaya başlamıştı.
Birden Fehmi’nin kasıldığını gördüm. Aynı anda karımın burnundan daha da şiddetli bir inilti çıktı. Mümkünmüş gibi daha da hırsla emiyordu şimdi. Gırtlağı da durmadan oynuyordu. Tanrım; tohumlarını karımın ağzına fışkırtıyordu Fehmi. O da, dışarıya damla bile kaçırmadan, hepsini yutmakla meşguldü. Sonra onun vücudu da kasılıverdi. Kalçaları titremeye başladı.
Karım da zirveye ulaşmıştı.
Sonra Fehmi’nin doğrulup geri çekildiğini gördüm. Karımın ağzından çıkan siki yarı inmişti. Dizlerinin üstüne oturdu. Karım ise, yorgun bir halde yüzükoyun yatmayı sürdürüyordu. Acaba bitmiş miydi her şey? Artık beni akıllarına getirecekler miydi? Ne yapacağımı bilememenin karasızlığı içinde bocalayıp duruyordum. Ama Fehmi yeniden hareketlendi.
Yine dizlerinin üstünde yürüyerek, yatağın alt tarafına geçti ve oturdu. Sonra elleri uzanıp yeniden karımın kalçalarını okşamaya başladı. Şimdiki pozisyonunda okşadığı yerleri görebiliyordu da. Elleri yeniden vücudunda hissetmek, karımın da hareketlenmesine neden olmuştu. Kalçaları tekrar oynamaya başlamıştı bile. Fehmi okşayıp mıncıklamayı sürdürdükçe de, hareketleri belirginleşiyordu. Fehmi eğilip başını arkadan onun kalçaları arasına soktuğunda ise, çıldıracak gibi oldu karım.
- “Ohhhhh…” diye inledi, “Ohhh ne güzelsin… Ohh yala hadi beni… Hadi yala beni n’olursun…”
Anlaşıldığı kadarıyla, Fehmi’nin de başka istediği yoktu. Ağzını kocaman açmış, karımın amına yapıştırmıştı. Şapırtılı sesler çıkararak yalıyordu. Her şey bitti zannederken, yeni bir heyecan dalgası sarmıştı tüm benliğimi. Az önce karımın ağzını sikmişti. Şimdi de onu yalıyor, yatağın üstünde çırpınıp kıvranmasına neden oluyordu. Mahvolmuştu karım.
- “Oh çok güzel… Ohhh çıldırtacaksın beni yavrum… Sok dilini içime öyle n’olur… Ohhhhh…”
Manzara gerçekten müthişti. Karım artık dizlerinin üstünde duruyordu. Ama omuzları ve memeleri hala yatağa yapışıktı. Kalçaları böyle havadayken, dayanılmayacak kadar güzel, karşı koyulamayacak kadar tahrik ediciydi. Fehmi kendini tümüyle kaptırmıştı şimdi. Bu arada ben de kritik bir noktaya gelmiştim. Sikim zonklamaya başlamıştı artık. Belimdeki havluyu çözüp, onu biraz rahatlatmam gerekiyordu. Elimi değdiğim anda patlayacağımı biliyordum.
Fehmi’nin elleri, karımın kalçalarına birer pençe gibi yapışıp, o şahane yuvarlakları iyice birbirinden ayırmıştı. Diliyle yaptıklarını tam göremiyordum ama, karımın haline bakarak biraz tahmin edebiliyordum. Kollarını iki yana açmış, tırnaklarını sanki yatağa geçirmeye çalışıyordu.
- “Oouuvvv…” diye inledi birden.
Beli bükülmüş, vücudunu kasılmıştı. Karın adaleleri dalgalanıyordu. Zirveye ulaşmıştı yine. Ama Fehmi onu bırakmaya niyetli görünmüyor, ağzının altındaki güzelim amı yalamayı sürdürüyordu. Dudakları ve burnu, karımın kalçaları arasında kaybolmuştu. O neredeyse her noktasını ezbere bildiğim yere şimdi başka bir ağız yapışmış, içine başka bir dil girmişti. Normalde bunun beni kıskançlıktan çıldırtması gerektiğini biliyor, ama, o anda tam tersi duygularla dolu olduğumu farkedip şaşırıyordum. Büyülenmiş gibi seyrediyordum. Karım kendini biraz toplamıştı bu arada. Kalçalarını Fehmi’nin yüzüne bastırıyor, çıldırtıcı hareketlerle sağa sola kıvırıyordu. - “Götümü da yala n’olur…” dedi Fehmi’ye, “Hadi canım… Biraz da götüme sok dilini olur mu..? Hadi n’olur götümü yala yavrum…” Her sözü, beynime bir ok gibi saplanıyordu. O küçük deliğinin ne kadar duyarlı olduğunu, benden iyi kim bilebilirdi ki? Fehmi’nin karımın kalçaları arasına gömülü başının biraz yukarıya kaydığını gördüm. Aynı anda karımın vücudunu tekrar kıvranıp bükülmeye başladı. - “Ahhh sen… Sen… Mahvediyorsun beni… Biliyorsun değil mi nasıl mahvettiğini beni..? Ohhhhh…” Birden durdu Fehmi. Sonra da dizlerinin üstünde doğruldu. Siki yeniden kalkmış, kocaman olmuştu. Tıpkı kıvrık bir yay gibiydi. Karımın kalçalarına yapışıp ona doğru sokuldu. Sikinin morarmış başının, o başdöndürücü yuvarlakların arasına daldığını gördüm. Bu temasla, karımın tüm vücudu, elektrik akımına kapılmış gibi titredi. Kalçaları hırsla geri gittiler. Aynı anda Fehmi de bastırdı. Kocaman siki, bir anda kayboluverdi. - “Ohhh ne güzel geçirdin…” diye inledi karım, “Ohhh yavrum ne güzel soktun… Hadi sik beni n’olursun… Ohhhh hadi sik beni…” Şimdi gözlerimin önünde, daha da müthiş bir manzara vardı. Karımın omuzları ve memeleri hala yatağa yapışık, kalçaları alabildiğine havadaydı. Fehmi ise iki eliyle onu incecik belinden kavramış, hırsla sikiyordu. Tanrım; hem de ne biçim sikiyordu.
Karım artık konuşamaz haldeydi. İnlemeleri, giderek küçük çığlıklara dönüşmeye başlamıştı. Tekrar gelmek üzereydi. Zevkten uçmuş gibiydi. Bir süre sonra da, kıvranmaları çırpınma halini aldı. An meselesiydi zevkin doruğuna çıkması. Birden derin bir inleme çıktı ağzından. Kalçaları hırsla geriye gitti. Getiriyordu.
Kendimi tutmama olanak kalmadığının farkındaydım. Elimi, neredeyse kendiliğinden sikime gitti. Daha parmaklarımın değdiği anda da fışkırtmaya başladım. Peşpeşe salvolar halinde, holdeki halının üstüne boşalıyordum. Gözlerim kararmıştı.
Tekrar onları seyredebilecek hale geldiğimde, Fehmi karımın arkasından uzaklaşmıştı. Kocaman siki, karımın sularıyla sırıl sıklam ıslanmıştı. Pırıl pırıl parlıyor ve daha da muhteşem görünüyordu. O daha getirmemişti. Başka planları vardı. Karımı kalçalarından tutup, sırtüstü çevirdi yatakta. Sonra da üstüne uzanıverdi. Erkekliği, bir anda karımın apış arasına dalmıştı bile. Kalçaları küçük hareketler yapıyordu. Sonra birden sert bir hareketle bastırdı.
- “Ohh yine geçirdin bana yavrum…” dedi karım, kolları Fehmi’nin boynuna dolanırken, “Hadi sik beni yine… Sok sikini içime hadi… Ohhh hadi sik beni n’olur…”
Fehmi, ellerini iki yandan götürüp karımın kalçalarının altına sokmuş, o yumuşacık yuvarlakları avuçlamıştı. Bir süre sonra da, ağzı, karımın aralık dudaklarının üstüne kapandı. Şimdi yavaş yavaş, acele etmeden sikiyordu. Karım da, bacaklarını onunkilere dolamış, kalçalarının yukarı hareketleriyle her hamlesine karşılık veriyordu. Birbirleriyle boğuşmakta olan dillerinin çıkardığı sesleri duyuyordum ve sikim yeniden kalkıp, kazık gibi kesilmişti. Benim varlığımı tümüyle unutmuş olmaları gerektiğini düşünüyordum ki, karımın vücudunun birden kasıldığını gördüm. - “Ahhh sen beni öldüreceksin…” diye inledi, ağzını Fehmi’den kurtarıp; “Ahh ne güzel soktun parmağını götüme… Ohhh küçük bir sik gibi parmağın… Ahh yavrum gelicek yine… Yine getiriyorsun beni… Ohhh yine yavrum… Immmhhhh…” Tüm vücudunu dalgalanıyordu yine. Amı sikle, götü parmakla doluydu ve yine zirveye çıkıyordu. Yorulmak bilmez gibiydi Fehmi. Doğrusu böylesine usta olduğunu aklıma bile getirmemiştim. Daha ne kadar dayanacaktı acaba? Daha ne kadar sikecekti karımı? Yeniden alabildiğine tahrik olmuştum. Gözlerimi üstlerinden ayıramıyordum bir türlü.
Sonra Fehmi durup, biraz doğruldu. Elleri karımın bacaklarını diz altlarından yakalayıp yukarı kaldırarak, karnına doğru bastırdı. Daha da doğruldu. Şimdi ikiye katlanmış gibiydi karım altında. Tabak gibi açılmıştı. Pür dikkat kesilmiştim artık. Karımın en çok sevdiği şeydi böyle alta alınıp eze eze sikilmek. Şimdi de onu yaşıyordu işte. Sanki yatağa çivilemek istermiş gibi, hırsla, vura vura sikiyordu Fehmi onu. Ben de, her şeyi en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum şimdi. Fehmi’nin kocaman siki, karımın içinden en ucuna kadar çıkıyor, sonra tekrar dibine kadar giriyordu. Bir piston gibi sokup çıkartıyordu karıma.
Karım iyice dağılmıştı artık. Fehmi her dibine kadar geçirdiğinde yeni bir çığlık kaçıyordu ağzından. Başını kaldırmış, içine girip çıkan siki seyrediyordu. Kelimenin tam anlamıyla zevkten uçmuştu. Fehmi onu sikiyor, sikiyor, sikiyordu. Sanki hiç durmayacakmış, hiç bitirmeyecekmiş gibi sikiyordu karımı. Ya da, en azından bana öyle geliyor olmalıydı. Bu yüzden de, birden kasılıp inlediğinde biraz şaşırdım. Sonra tekrar dibine kadar soktu karımın içine. Kıçının yanakları titriyor, açılıp kapanıyordu. Tanrım, tohumlarını boşaltıyordu karımın içine. O güzelim amının en dibine fışkırtıyordu.
Bu karımın da çıldırmasına neden olmuştu. İçindeki sikin patlayıp sıvılarını fışkırtmaya başlamasıyla aynı anda, o da gelmeye başlamıştı. Zangır zangır titriyordu.
Öyle üstüste, yığılıp kaldılar.
Artık her şeyin bitmiş olması gerektiğini düşünüyordum. İkisi de baygın gibiydiler. Hızla ne yapacağıma karar vermeye çalışıyordum. Bu arada Fehmi’nin kımıldadığını ve önce karımın üstünden yuvarlanarak indiğini, sonra da yatağın kenarına oturduğunu gördüm. Yüzü bana dönüktü. Yorulmuştu ve sarhoşluğu yüzünden okunuyordu. Ayağa kalkacak olursa, bulunduğum yerden uzaklaşmaya karar vermiştim. Ama buna gerek kalmadı. Karım yattığı yerden elini uzattı ve Fehmi’nin şimdi iyice inmiş olan sikini okşamaya başladı. Tanrım, hala doymamıştı galiba. Fehmi’nin aksine, hiç de yorulmuş görünmüyordu.
Ne kadar yetenekli olduğunu çok iyi bildiğim parmakları, ilk başlarda yalnızca araştırıcıydı. Sonra küçük kıpırdanmalar başladı, Fehmi’nin küçülüp yapış yapış olmuş sikinde. Bu kadarı bile yetti karıma. Önce doğruldu yatağın üstünde, sonra da pozisyonunu değiştirip, başını onun kucağına götürdü. Her şey tam karşımda cereyan ediyordu ve en küçük ayrıntıları bile görebiliyordum. Karım dilini çıkarıp elindeki sikin başını yalamaya başlamıştı. Sonra dudakları aralandı ve Fehmi’nin yarı kalkmış siki ağzında kayboluverdi. Yanakları yine içeri çökmüştü. Hırsla emiyordu. Amacı belliydi. Biran önce kalkmış bir sike kavuşmak istiyor, başını Fehmi’nin kucağında yukarı aşağı hareket ettiriyordu.
Doğrusu tahmin etmediğim kadar çabuk kalkıyordu Fehmi’nin siki. İlk başlarda, karımın her başını aşağı bastırışında Fehmi’nin kasıklarındaki kıllara kadar inen dudakları, ağzının içindeki sik büyüdükçe, giderek daha yukarlarda kalmaya başlamıştı. Bunu görmek beni yeniden ve alabildiğine tahrik etmişti. Karım da çok tahrik olmuştu bu durumdan. Yine burnundan gelen memnuniyet mırıltıları çıkarıyordu.
Fehmi’nin yüzünde ise şaşırmış bir ifade vardı. Galiba sikinin yeniden ve bu kadar çabuk kalkmasına akıl erdirememişti. Karım birden başını kaldırıp doğruldu. Şimdi parmakları Fehmi’nin yeniden kocaman olmuş sikine dolanmış, sıvazlıyordu. Öbür eliyle onu göğsünden itip yatırdı yatağa ve bir anda ata biner gibi üstüne çıkıverdi. Sonra elindeki organı amına getirip dayadı ve oturdu üstüne. O kocaman şey, bir anda kayboluverdi.
Şimdi tarifi imkansız, müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karım, elleriyle dizlerini Fehmi’nin iki yanında yatağa dayamış, içine gömülmüş sikin üstünde adeta dans etmeye başlamıştı. Ve ben her şeye tam karşıdan bakıyordum. Karımın o çıldırtıcı kalçalarının hareketleri başdöndürücüydü. Bembeyaz yuvarlaklar, sağa sola, yukarı aşağı hareket ederken, Fehmi’nin siki içine girip çıkıyordu. Sonra biraz daha öne eğildi. Artık amının şişmiş dudaklarını bile görebiliyordum.
Karımın benden yalnızca bir kaç metre uzakta böyle sikişmesini seyretmek o kadar tahrik ediciydi ki, şimdiye kadar hiç bu kadar tahrik olmadığımı düşünüyordum. Kalçalarını her kaldırışında içindeki sik en ucuna kadar çıkıyor, sonra her oturuşunda dibine kadar giriyordu. Amının dudakları alabildiğine şişmiş, Fehmi’nin sikini bir eldiven gibi sarmıştı. Hepsinin üstünde de, o küçük göt deliği, tüm baştan çıkarıcılığıyla göz kırpıyordu sanki. Gözlerimi ayıramadan, büyülenmiş gibi seyrediyordum her şeyi. - “Ohhh çok güzel yavrum…” diye inledi birden, “Ahhhh sikilmeye doyamıyorum bir türlü… Ohhh çok güzel…” Fehmi’nin sesi çıkmıyordu. Öylece yatıp kalmıştı. Her şeyi karım götürüyordu. Ama, siki kocamandı Fehmi’nin. Anladığım kadarıyla, karımın da ondan başka bir istediği yoktu. Dilediği gibi, canı çektiğince hareket ediyor, o kocaman siki kullanarak zevkten uçuyordu. Hareketleri biraz hızlanmıştı artık. - “Sakın getirme…” dedi Fehmi’ye, “Ohh, sakın getirme olur mu?” Şimdi yeniden doğrulmuştu Fehmi’nin üstünde. Tıpkı bir atın üstünde oturuyor gibiydi. Sonra bir elini kalçalarına götürdü. Önce biraz okşadı kendini. Elinin yavaş yavaş kalçalarının arasına doğru gittiği farkettiğimde, ne yapacağını da anlamıştım. Artık orta parmağını kalçalarının arasına sokmuştu. Sonra orada bir çiçek gibi duran küçük götüyle oynamaya başladı. - “Immmhhh…” diye inledi aynı anda, “Ohhh çok güzel… Ohhhh…” Parmağını yavaşça bastırıp içeri soktuğu anda da, tüm vücudu titremeye başladı. Ağzından küçük çığlıklar çıkararak, yine getiriyordu. Kalçaları çırpınıyor, ileri geri, sağa sola çalkalanıyordu. Birden duruldu. Fehmi daha gelmemişti tabii. Ama hareket etmiyor, hala öylece yatıyordu. Sonra karım yavaşça dizlerinin üstünde doğruldu. Fehmi’nin organı, şimdi içinden çıkmıştı. Ne yapmak istiyordu acaba? Tepeden tırnağa merak kesilmiş, izliyordum. Sonra karımın elinin bacaklarının arasından uzandığını ve parmağının amına girdiğini gördüm. Ama çok kısa sürdü bu. Hemen götüne götürdü parmağını. Sonra tekrar amına ve tekrar götüne. Tanrım; kendini götten sikilmeye hazırlıyordu. Fehmi’nin kocaman sikini küçük götüne alabilmek için, vıcık vıcık olmuş amındaki kaygan sıvıları alıp oraya sürüyordu. Sonunda parmağını, o küçük deliğe sokup çıkarmaya başladı. Kalçaları, neredeyse aynı anda yeniden hareketlenmiş, kıvrılıp bükülmeye başlamıştı. Bütün bunları seyrederken, benim sikim de patlama noktasına gelmişti yeniden. Karımın götüyle oynamaktan vazgeçip Fehmi’nin sikini tuttuğunu, sonra kalçalarını biraz ileri götürüp, onun koca bir mantara benzeyen başını o küçük deliğe dayadığını görünce, daha da heyecanlandım.
Fehmi de heyecanlanmıştı. Kalçalarını yataktan kaldırıyor, sikini karımın götüne sokmaya uğraşıyordu. - “Ohh yavaş…” dedi karım, “Yavaş ol n’olursun… Öyle büyük ki sikin…” O küçük deliğin açıldığını, Fehmi’nin kocaman sikinin yavaş yavaş içine girdiğini görebiliyordum. Hemen hemen yarısını almıştı ki içine, ufak ufak hareketlenmeye başladı. Kalçaları yine yukarı aşağı, sağa sola oynamaya başlamıştı. Fehmi’nin siki, hafif hefif girip çıkıyordu artık. Her aşağı bastırışında da, biraz daha çok alıyordu içine. Sonunda kalçaları, Fehmi’nin kasıklarına yapıştı. Kısa bir süre, hiç hareket etmeden durdu karım. Sonra yeniden götündeki sikin üstüne oturup kalkmaya başladı. Adaleleri iyice gevşemişti artık. Fehmi’nin siki, bir piston gibi girip çıkıyordu içine. O kocaman şey, bir olduğu gibi meydana çıkıyor, bir tümüyle kayboluyordu. - “Hadi getir şimdi yavrum…” dedi karım, “Ohhh hadi getir içime… Ohhhhh hadi fışkırt tohumlarını karnımın içine… Ohhh hadi n’olur…” Fehmi’nin artık kendini alabildiğine kaptırdığını görebiliyordum. Dağılır gibi olan ilgisi, siki karımın götüne girer girmez yeniden toplanmıştı. Ellerini kaldırıp, karımı belinin iki tarafından kavramış, alttan bastırarak, sanki mümkünmüş gibi daha çok sokmak istiyordu. Karımın sım sıkı göt deliğinin, onun aklına başından almasına şaşmıyordum. Bu arada karım da, kelimenin tam anlamıyla kendinden geçmişti. Bir elinin parmaklarını saçlarının arasına sokmuş, içindeki sikin üstünde dansediyordu sanki. Birden garip bir homurtu çıktı Fehmi’nin ağzından. Getiriyordu. Hem de bayağı iyi getiriyordu. Karımın götüne girip çıkmakta olan sikinin iki yanından, beyaz damlaların sızdığını görebiliyordum. Daha da baş döndürücü bir manzaraydı bu. Sonra karımın da beli gelmeye başladı. İnliyor, çırpınıyor, titriyordu.
Bir süre öylece kaldılar. Sonra karım yavaşça doğrulup, Fehmi’nin üstünden kalktı. Bu sefer her şeyin bittiğine emindim. Fehmi, baygın gibi yatıyordu yatağın üstünde. Karımın yatağın bir köşesine savrulmuş havlusuna elini uzattığını görünce, hemen toparlandım ben de. Sessizce yatacağımız odaya gidip, yatağın üstüne oturdum. Çırılçıplaktım ve sikim neredeyse patlayacak haldeydi. Acaba önce banyoya mı gidecekti karım? Onun sarhoş olduğunu unutmuştum her halde. Doğruca odaya geldi. Havluyu beline sarmak zahmetine bile katlanmamıştı. Yatağın ucunda ayakta durduğunda, zayıf gece lambasının ışığında gözgöze geldik. Sarhoş, yarı kaymış ve mest olmuş gözlerle baktı bana. Sonra gözleri, dimdik duran sikime takıldı. T-shirt”ünü de çıkartıp attı ve yanıma uzandı yavaşça. Öpüşmeye başladık. Dili bir anda ağzımın içine kaymıştı. Elini sikime götürdü. Az önce Fehmi’nin sikini sıvazlayan parmakların temasını hissetmek beni çıldırtmıştı sanki. Biraz daha bana dokunmasına izin versem, kendimi tutamayıp, fışkırtmaya başlayacaktım. Ağzımı onunkinden kopardım ve başını aşağıya doğru ittim hafifçe. Ne istediğimi anlamıştı. Dilinin sikimin başına şöyle bir değmesi bile yetti benim için. Bir top gibi patladım. İlk salvo yüzüne geldi karımın. Sonra ağzını alabildiğine açıp, sikimi yutuverdi. Artık ağzının içine fışkırtıyordum. O da deli gibi emiyordu. Vücudu titremeye başlayınca, onun da getirdiğini anladım. Tek bir damla bırakmayıncaya kadar emdi sikimi. Sonra, başı hala karnımda, öylece kaldı. Artık yorulmuştu galiba. Ama ben bu kadarıyla yetinmek niyetinde değildim. Daha yeni getirmiştim ama, sikim hala taş gibi sertti ve onu sikmek istiyordum. Kısa bir süre önce seyrettiklerim, gözümün önünde uçuşuyordu. Fehmi’yle sikişmelerinin tüm ayrıntılarını hatırlıyor ve giderek daha çok tahrik oluyordum. Doğrulup, dizlerimin üstüne kalktım. Karım, dizlerini karnına çekmiş, sağ yanına yatmıştı. Elimi kasıklarına götürdüm. Tanrım, vıcık vıcıktı. Amının dudakları da, götü de alabildiğine açıktı. Fehmi’nin tohumları her yere bulaşmıştı. Başım dönüyordu. Parmaklarımın teması, onun da ürperip kıvranmasına neden olmuştu. Başparmağımı amına, orta parmağımı götüne soktum. - “Ohhh sevgilim…” diye inledi, “Hadi sik beni n’olursun…”
Parmaklarımı çıkarıp baktım. Fehmi’nin belleri, şimdi elime bulaşmıştı. Ne olduğunu, neden olduğunu tam anlıyamıyordum ama, bu daha da çok tahrik olmama neden olmuştu. Elimi uzatıp, karımın sağ bacağını aşağı çektim. Sol bacağını da iyice karnına doğru bastırdım. Sonra sokulup, sikimi o vıcık vıcık bel dolu amına dayadım ve tek harekette dibine kadar geçirdim.
Ohh ne güzel soktun sevgilim…” dedi karım, “Hadi sik beni… Ohh hadi sik
Amı iyice gevşemişti. Sokup çıkarmaya başladım. Garip, şakırtılı sesler çıkıyordu. Bunu son derece tahrik edici buluyordum. Başım dönüyordu ve hırsla sikiyordum karımı. Taşakyarımın, birbirine karışmış sıvılarla sırıl sıklam ıslandığını hissediyor ve daha da çok tahrik oluyordum.
Sonra amından çıkarıp, götüne dayadım sikimin başını. Öyle gevşemiş, öyle açıktı ki, neredeyse kendiliğinden içine kayıyordu. Götüne geçirmem, karımın da çok hoşuna gitmişti. İnlemeleri giderek artıyordu. Sonra onu sikmeye başladım.
Çılgın bir şeydi bu. Kendimi tutamıyordum. Çıkarıp tekrar amına soktum. Sonra da tekrar götüne. Artık onu bir amından bir ğötünden sikiyordum. İkimiz de çıldırmış gibiydik. Çevremizdeki dünyadan tümüyle koptuğumuzu hissediyordum.
Tohumlarım götünde fışkırmaya başladı. Sonra çıkarıp amına soktum ve içimde kalan son belleri de da rahminin ağzına boşalttım. Tohumlarım şimdi Fehmi’nin tohumlarıyla karışmıştı. Sağ elimin başparmağını götürüp götüne soktuğumda, o da belini getirdi. Amının adaleleri kasılıyor, sikimi sanki sağmaya çalışıyordu. Götü de parmağımı bir mengene gibi sıkıştırmıştı. Artık konuşamıyordu bile. Yalnızca inliyordu.
Sonra kendimizden geçip, öylece kaldık yatağın üstünde.
En Sonunda İkna Edip Siktirdim
Merhaba arkadaşlar. Aslında bu tip sitelerde yazılan hikayelerin sadece fanteziden ibaret olduğunu düşünürdüm ama kendim de yaşayınca artık buradaki hikayelerin gerçek olabileceğine yavaş yavaş inanmaya başladım. Ben 36 yaşında 1,75 boyunda hafif göbekli esmer biriyim, karım 34 yaşında 1,62 boyunda güzel fizikli buğday tenli biri. Evleneli yaklaşık altı yıl oldu,
biri 3 diğeri beş yaşında iki çocuğumuz ve çok mutlu mesut bir evliliğimiz var. Bundan yaklaşık üç yıl önce Facebook’ta swinger diye bir sayfaya rast geldim. İlk etapta çok tuhaf geldi, bir erkek karısını nasıl başka bir erkekle paylaşabilirdi ki. Belki meraktan belki başka bir şeyden, tam nedenini bilmiyorum ama bu sayfaya gizli gizli takılmaya başladım. Yavaş yavaş bu iş hoşuma gitmeye başlamıştı. Hemen facede sanal bir profil oluşturdum ve beklemeye başladım. Sadece bir hafta da üçyüz civarında çift beni eklemişti. Gündelik olarak kendi duvarlarında yaşadıklarını anlatıyorlardı ve çok heyecan vericiydi. Kendim Bursa da oturuyorum, Bursalı bir çift beni ekleyince hemen konuşmak istedim, ama bu çift işini sağlama almış illa kamerada karımı da görmek istiyorlardı,
oysa karımın bu işten haberi bile yoktu. Maalesef karımı karşılarında görmeyince beni engellediler. Ciddi çiftler kanıt istiyorlardı, çünkü bu tip fanteziler kuran ama gerçekte eşi kabul etmeyen bi sürü insan varmış. Bir gün eşime açılmaya karar verdim ama onu Kaybetmekten çok korkuyordum, eğer eşim ters bir tepki verir ve benden boşanmaya kalkarsa ve birde bu duyulursa bütün kariyerim yerle bir olurdu. Eşimin ailesi biraz dindardır, aynı şekilde eşim dindar olmasa da tesettürlüydü. Ama içimde kaynayan beni yakıp tutuşturan bu hayalimi eşimle paylaşmak istiyordum, eğer ters bir tepki verirse seni denemek için yaptım derim diye düşündüm ama çok korkuyordum. Bir gece yatakta sevişirken bu fantezimi eşimle paylaştım, öyle ters tepki verdi ki, devamı gelecek diye korktum.
Sen beni ne zannettin, sen ne biçim erkeksin, insan karısını bir başka erkekle paylaşır mı, bunu hiç duymamış olayım eğer böyle bir şey yaparsan senden boşanırım dedi. O gece ve ertesi günü hiç konuşmadık ben onun o da benim gözlerime bakamıyordu, o kadar çok utanmıştım ki ne desem her şeyi iyice bok edecektim. Bu olayın üzerinden yaklaşık bir ay geçmişti ama bu hayalim geçmemişti, korkudan eşime de bahsedemiyordum ama geceleri bunu hayal ederek eşimle birlikte oluyordum. Sonunda bir psikoloğa gitmeye ve bu fikri kafamdan atmaya karar verdim. Bir psikologtan randevu alıp gittim, mevzuya girmekte çok zorlandım, çünkü psikolog benim bir sapık olduğumu düşünür diye çekiniyordum. Öyle bir şey oldu ki psikolog beni rahatlatan cümleyi kurdu. Beyefendi bu fantezileriniz sapkınlık değil, sizde böyle algılamayın aksi halde başka sorunlar baş gösterebilir. Bunlar her insanın yaşadığı duygu durumları, insanlar hayal ettikleri şeylere ulaştıktan sonra farklı arayışlar içine girebiliyor. Kimisi bunu gerçekleştiriyor, kimi ise sadece hayalini kurup duygularını bastırıyor.
Bu duygu durumunu sadece terapi veya ilaçla kafanızdan atmamız çok zor, çünkü bunu yaparak senin hayal kurma güdünü de engellemiş oluruz. Doğru kararı sen vereceksin ama sonra çok pişman da olabilirsin dedi ve bir sekselogtan yardım almamın benim için daha yararlı olacağını söyledi. Ben bu fantezimi sadece karımla yaşamak istiyordum, çünkü onu çok seviyordum ve onun zevk alması her şeyden daha çok önemliydi. Başka birini hiç hayal bile etmiyordum. Ama eşim bunu çok farklı algılıyordu. Sonuçta bir sapık olmadığımı öğrendiğimde çok mutlu olmuştum. Bununla yetinmedim ve internette bu durumla ilgili araştırmalar ve psikolog görüşlerini inceledim. Gördüm ki bütün insanlar bu tip hayaller ve fanteziler kuruyordu ama gerçekleştirme konusunda çoğunluk çekingen kalıyordu.
Neyse uzatmayayım karımı buna ikna etmek için çalışmalara başladım. öncelikle ona bir psikolağa gittiğimi söyedim ve durumun hiçte düşündüğü gibi olmadığını anlattım tabi bana inanmadı ve eşimide alarak aynı terapiste gittik sonrasında bana inansada onunda saçma şeylerden bahsettiğini söyledi.nekadar psikoloğa inanmasada biras yumuşamıştı.artık yavaş yavaş fantezilerimi dinlemeye başlamıştı.Bu işi genellikle geceleri ilişkiye girerken yapıyordum, ilişki esnasında eşime fantezimden bahse diyordum, pek belli etmesede o da zevk alıyordu, bunu hissediyordum ama o genelde bu konuda pek konuşmuyor ama ilişkiden sonra beni hesaba çekiyordu, sen utanmıyor musun felan diyordu.
Böyle böyle aylar geçti, bazen özellikle eşimle ilişkiye girmiyordum ki iyice azsın istiyordum. Ne yaptıysam eşimi bu konuda ikna edemedim ama artık eşimle bu mevzuları açık olarak konuşabiliyordum. Evliliğimizin üzerinden 6 yıl geçmişti, bir gece yine ilişki esnasında eşim hiç yapmadığı bir şeyi yaptı ve benim fantezime katıldı, bu beni çok azdırmıştı, o gece sabaha kadar üç defa ilişkiye girdik ve çok zevk aldık. Ertesi günü eşime sordum, nasıl zevk aldın mı diye. O da gülümsedi ama cevap vermedi. Ertesi günü gece yine ilişkiye girdik ve eşim dedi ki, hadi ulan çağır kimi çağıracaksan, madem sen istiyorsun benim için hava hoş ama sonra pişman olmak, kıskançlık yapmak ve beni suçlamak yok dedi bende bu fırsatı kaçırmadım ve tamam kabul dedim. Ertesi günü beni arkadaş olarak eklemiş ve bursada bulunan bir arkadaşa mesaj attım, ama sadece onun gelmesini istedim, çünkü eşim henüz başka bir kadının varlığını kabul edemezdi, zaten bende başka bir kadını istemiyordum.
Yaklaşık iki saat sonra mesajıma cevap aldım ve birbirimize telefonlarımızı verdik. Akşama doğru eşimi arayıp, akşama hazır ol hayallerimiz gerçek olacak olacak, çocukları annenlere bırak, minili açık saçık bişeyler giyin dedim. Çok şaşırdı ve manyak mısın sen be dedi ama söz ağızdan çıkmıştı bir kere. Kafama takılan tek bir soru vardı, eşim bu adamı beğenecek miydi. Neyse akşam oldu ve arkadaşla telefonlaştık, ben adresi verdim. Saat 20 gibi arkadaş elinde bir çiçek ve eşime bir hediye paketiyle geldi, çok kibar birine benziyordu. Eşim çok seksi giyinmişti, adamı gülümseyerek sıcak bir şekilde karşıladı ama heyecanlı olduğu her halinden belliydi. Sesi titrek çıkıyordu, gözünü benden sürekli kaçırıyordu ve istemsiz olarak ik**e bir gülerek konuşuyordu. Adam gelmeden biz yemeğimizi yemiştik, arkadaşta yemeğini yiyip gelmiş. Akşama önce çay ve sıcak bir sohbetle başladık, hiç birimiz seksle ilgili konuşamıyor biraz çekiniyorduk. Arkadaş bu işlerde tecrübeliydi, çünkü daha önce çok defa bu tip ilişkiler yaşamıştı.
Hoşgörüsü, kibarlığı eşimi cezbetmiş gibiydi. Eşimde yavaş yavaş heyecanı üzerinden atmış daha rahat davranıyordu. Hatta o kadar ki mini eteğinin altından frikik bile veriyordu, o da ne eşim kilot giymemişti, sütyen takmadığı belliydi de kilot giymediğinden haberim yoktu. Saat 22 civarı iyice kaynaşmıştık, eşim bir ara mutfağa gitti bende ardından gittim, geldiğimi gördüğü halde yüzüme bakmıyordu, istediğin oldu işte, dedi. Bende aşkım daha olan bişey yok, adamı beğendin mi, beğenmediysen yapmak zorunda değiliz sonuçta bu bizim özelimiz dedim. O da kızarak bu işin özeli mi kaldı be adam evimize kadar geldi dedi merak etme güvenilir dedim. İçeri girdik arkadaş öylece oturuyordu, içeri girdikten sonra eşimin yanına oturdum ve yavaşça bacaklarını okşamaya başladım, eşim yine heyecanlanmaya başlamıştı, ben işi ilerlettim ve boynundan öpmeye elimi bacak arasına sokmaya başladım, belli etmiyordu ama amcığı vıcık vıcıktı, eşim gözlerini kapatmış kendini olayın içine bırakmıştı, arkadaşa işaret verdim o da yanımıza oturdu ve eşimin boynundan öpmeye ve yalamaya başladı, eli de boş durmuyor eşimin dolgun göğüslerini okşuyordu.
Eşim resmen titremeye başlamıştı, benim bildiğim kadarıyla benden başka hiçbir erkek eli değmemişti eline. Adam rahat davransın diye elimi eşimin bacak arasından çektim ve bende diğer memesini okşamaya başladım, adam durumu çaktı ve elini eşimin amına attı, eşimden ohh diye bir ses geldi, anlaşılan o da zevk alıyordu. Eşimin amı iyice sulanmıştı, ben dudaklarına yapıştım, öyle şehvetli öpüşüyordu ki dudaklarımı koparacaktı. Adama işaret ettim ve adam karımı kucağına aldı, yatak odasına götürdü, tabi bende peşlerinden, adam karımı götürürken karım bu sefer onun dudaklarına yapışmıştı. Aklıma geldi, eşim rahat edemez diye düşündüm ve ben wc ye gidiyorum diyip birkaç dakikalığına onları yalnız bıraktım. Geri geldiğimde ikiside çırılçıplaktı ve 69 yapmışlar birbirlerini yalıyorlardı. Bu durum beni o kadar çıldırttı ki oracıkta boşalacaktım neredeyse. Adamın alet te fena değilmiş, hemen bende soyunup taş gibi olmuş yarağımı eşimin önüne uzattım, avına saldıran panter gibi yarağımı kaptı ve yalamaya başladı,
bir benimkinin tadına bakıyordu bir adamınkinin, ben bir taraftan ellerimle kalçasını okşuyordum, eşim o kadar zevk alıyordu ki adam yaladıkça kalçasını sağa sola sallıyordu, ben hemen boşalmamak için yarağımı ağzından aldım ve arkasına geçtim, adam amını yalarken ben göt deliğini yalamaya ve parmaklamaya başladım. Karım iyice zıvanadan çıkmıştı, hımm ohh diye diye dondurma yalar gibi adamın aletini yalıyordu. Hemen karımı kaldırdım ve adamın kucağına yarağının üzerine oturttum, zaten am daha sikilmeden dağılmıştı, sular içindeydi, eşim hemen adamın üzerinde hoplamaya başladı, kudurmuş gibiydi. Boşalması çok uzamadı, birkaç dakika sonra resmen çığlıklar atarak boşaldı, amcığı köpürmüştü, ben daha arkadan girmeyi planlıyordum. Adam altta karımın memelerini, boynunu resmen kemiriyor, elleriyle kalçalarını ayırmış şlap şlap diye kökleye kökleye girip çıkıyordu. Eşim boşalmış olmasına rağmen durmuyordu, şimdi adam alttan son hızla karımın amını sikiyordu, bende yalayarak yumuşattığım göt deliğine girmek için adamın bacaklarını ayırıp karımı öne doğru ittim. Eşim hiç arkadan yaptırmazdı ama şimdi yapmak istiyordum.
Eşim hayır arkadan olmaz çok acıyor dedi,
bende acımaz, iki yarak içerde tokuşur dedim. Yarağımı iyice tükürükleyip arkayı zorladım, karım benim aleti arkadan almakta çok zorlanıyordu, önce başını soktum, bu arada adam alttan ver ediyordu yaarrağı, hala boşalmamıştı, anlaşılan çok tecrübeliydi. Ben boşalmak üzereydim ama bir taraftan karımın göt deliğine girmeye çalışıyordum. Oldukça zor olsada karımın o güzel kalçalarının ortasındaki o muhteşem göt deliğine girmeyi başardım. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladım ama uçuyordum resmen, hayatımda böylesine bir zevk yaşamadım. İnlemelerine bakılırsa karımda yaşamadı. Ben birkaç git gelden sonra göt deliğine boşaldım, çünkü çok tatlıydı. Karımın göt deliğine ne kadar spermim varsa hepsini boşalttım, o halde birkaç defa daha git gel yaptım ve yarağımı çıkardım, Ben yarağımı karımın götünden çıkarınca adam karımın amından aletini çıkarıp doğrudan göt deliğine soktu, karım onunkini alırken hiç zorlanmadı.
Aman yarabbi o nasıl götten sikmeydi, benim döller kaydırıcı etkisi yapmıştı ve adam yarağını köküne kadar sokup sokup çıkarıyordu, şakır şakır sesler yükseliyor ve karımın iniltileri resmen kişnemeye dönüşüyordu. Bende boş durmuyor karım daha çok zevk alsın diye götünü hem yalayıp hem okşuyordum. Karımın götünde yarak görmek tarif edilemez muhteşem bir manzaraydı. Biraz git gelden sonra adam yarağını karımın götüne sonuna kadar sokup bağırarak boşalmaya başladı. Karımda ohh ohh diye bağırıyordu. Adam yarağını çıkardığında karımın göt deliğinden döller akıyordu, zaten amı sikilmekten köpürmüş ve vıcık vıcık olmuştu götten akanlarla iyice sel oldu. Adam karımın boynundan ve dudağından öperek üzerinden yanına indirdi. Yatak amcık suyu ve dölle ıslanmıştıKarım koluyla gözlerini kapatıp bir süre sırt üstü yattı, belli ki utanıyordu. Bende arkadaşa bi sigara içelim dedim. Biz odadan çıktıktan sonra karım tuvalete gitti, sanırım göt deliğine doldurduğumuz dölü akıtacaktı.
Adamla biraz sohbet ettik, karım çok hoşuna gitmiş ve bu güne kadar siktiği kadınlar arasında en azgın olanı olduğunu söyledi. İçime garip bir duygu çöktü, normal şartlarda bunu bana biri söylese ben o kişiyi mahvederdim ama şimdi yapamıyordum. O garip duygu kıskançlık mıydı yoksa başka bir şey miydi anlamadım. Konu hoşuma gitmedi ve konuyu değiştirdim. Bir müddet sohbet ettik eşim yanımıza hiç gelmedi, saat gece bir felan olmuştu ve arkadaş bir daha yapalım mı ne dersin dedi, bende eşime sorayım bi dedim. eşime sordum ve bu seferlik bukadar yeter dedi.adamı uğurlayarak birdahaki sefere karısını getirmesi konusunda sözleştik.
Karım şimdilerde bunları ona yaşattığım için bana çok teşekkür ediyor, keşke daha önce yaşasaymışız çok zevkliymiş diyor ve hiç pişman değil….
Komşumuzla
Karıma bakıyorum. Şortunu çıkarırken, yavaşça muhteşem poposunu açığa çıkarırken izliyorum. Gergin ve taş gibi görünen harika kalçaları kapalı denilebilecek bir bikini tarafından gizlenmiş. Gömleği zaten çıkmış, yanında elbise yığını halinde ve büyük göğüsleri bikini üstü tarafından sımsıkı sarılmış. Verandadaki sandalyemde oturup içkimi yudumlarken, onun havuz kenarındaki şezlonga uzanmasını izledim.
Eşim Ayla, güzel bir kadındır. Koyu renkte akan saçları, yeşil gözleri ve yumuşak kadınsı bir yüzü var. Vücudu düzgün ve kıvrımlı hatlara sahiptir, eskilerden klasik bir aktris gibi… Büyük doğal göğüsleri, dümdüz bir karnı ve her gün, her gördüğümde eksilmeyen bir şehvet duygusuyla sarsıldığım dolgun kalçaları var. Onu muhteşem göğüsleri ve kalçalarıyla görmek, beni her defasında heyecanlandırmayı başarıyor.
Fiziksel olarak nefis bir kadın olmasına rağmen, eşim yapı olarak oldukça utangaç biri… Ayla'nın bastırılmış cinselliği onun aileden kaynaklı gelişiminin bir ürünü… Gerçekten üniversiteye kadar aşkı, fiziksel olarak cinselliği pek tanımamış, neredeyse hiç yaşamamış. Orta ve lise boyunca süren çirkin ördek yavrusu yıllarıyla ilgili birçok hikaye anlattı bana…
Ancak şimdi ona baktığımda, karımın böyle bir dönem yaşamış olması imkansız gibi görünüyor. Ayla iç yapısı olarak iyi niyetli, hümanist biri normalde… Fakat ayaklı bir seks spotu, bir uyarıcı ve gittiği her yerde farkında olmadan şehvet dolu bakışları üzerine çekiyor.
Aslında beni hayal kırıklığına uğratmakta üstüne yok. Böyle güzel ve seksi bir kadınla evliyim, ama ne kadar çekici olduğunu kabul etmiyor bir türlü… O kadar ısrar etmeme rağmen biraz daha serbest hareket etmeyi, biraz daha güzelliklerini sergilemeyi reddediyor.
Benim adım Timur. Ayla ve ben yirmili yaşlarımızın başındayız. Şehir merkezinde bir ticaret şirketinin finans bölümünde çalışıyorum ve Ayla da bir özel okulda öğretmen… Üniversitenin son sınıfında tanıştık ve birbirimize yıldırım aşkıyla tutulduk. Düğünümüz mezuniyetimizden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.
İşlerimiz nedeniyle balayına çıkamamıştık. Bu yaz yurt dışındaki bir aile büyüğümüzün şehre yakın deniz kenarındaki dubleks yazlığında kalma şansımız oldu. İkimiz de çalışmaya devam ederken, aynı zamanda baş başa bir tatil yapabilmenin keyfini çıkarabiliyorduk. Mutluluğumuza diyecek yoktu.
Ben sıcak havanın rehavetiyle karımın güzelliklerini izleyip düşüncelere dalmışken, Ayla bir anda kalkıp havuza atladı ve üstüme yağan sularla beni şaşkına çevirdi. Sonunda diğer ucunda ortaya çıkana kadar bir süre yüzeyin altında bir balık gibi zarif bir biçimde yüzdü. Bahçemizde çınlayan kahkahalarla benim ıslanmış halime bakıyordu.
“Nerelere daldın öyle aşkım?”
“Yaramaz kız…” diyerek güldüm ben de… “Şimdi yanına geliyorum senin…”
Ayağa kalktım, içkimi masaya koydum. Gömleğimi çabucak çıkardım. Oldukça ortalama bir yapıda, 1.75 boyunda ve yaklaşık 75 kilo ağırlığındayım. Özellikle kaslı değilim, ama tam olarak bir dal da değilim.
Yüzmeyi çok seven ve balık gibi yüzebilen karımdan biraz daha az zarafetle, koca bir fok balığı gibi kendimi havuza atıverdim. Bu da büyük bir su sıçramasına ve Ayla'dan gelen bir kıkırdamaya neden oldu. Bir iki kulaçta karımın yanına gittim. Suyun içinde sarıldım. Islak dudaklarımız nazikçe kavuşurken birbirimizi aşkla öpmeye başladık.
"Yarın çalışmak istemiyorum.“ diye bağırdı karım dudaklarını benden zorlukla kurtardıktan sonra… Narin su damlacıkları vardı dudaklarında… Pazarımız şimdiye kadar güzeldi, ama öğleden sonra saatleri bitiyor, hafta sonu tatilimiz hızla sona yaklaşıyordu. Onu tekrar öptüm,
"Ben de istemiyorum bebeğim.”
"İkimiz de işlerimizi arayalım, kendimize bir gün daha ayıralım ne olur… Pazarlar yetmiyor bana..“ Tam biz suyun içinde öpüşüp koklaşır, konuşurken gür bir ses yayıldı ortalığa…
"Hey millet!”
Komşumuz Burhan'dı seslenen… Ellili yaşlarda, kibar bir beyefendi. Oldukça iri, yaklaşık 1.95 boyunda kalın bir gövdeye sahip… Yaklaşık yüz kiloya yakındı. Hepsi kas değil tabi, fakat yaşına göre bir erkek için kesinlikle çok iyi durumdaydı.
Dost canlısı, neşeli biriydi, görünüşte zararsızdı. Karısı nadir görülen bir hastalıktan ölmüştü. Bir daha evlenmemiş, kabuğuna çekilmiş bir dul hayatı yaşıyordu. Bizimkine bitişik yandaki evde yaz kış tek başına kalıyordu ve biz tanıştığımızdan beri onunla iyi bir komşuluk ve dostluk ilişkisi geliştirmiştik.
Mahalle içindeki diğer her ev bir çitle ayrılıyordu. Fakat bir sebepten dolayı bizim evlerimiz arasında çit yoktu. İki evin arasındaki sınır çim kesimindeki belirgin bir değişiklikle ayrılmıştı ve evlerimizi sadece biraz uzunca bir çim şeridi ayırıyordu.
Burhan erken yaşta emekliye ayrılmıştı ve görünüşe göre hep evinde bahçesinde çalışıyordu. Bahçesinin dizaynı, çimlerinin durumu, rengarenk çiçekleri kusursuzdu.
"Hey komşum, nasıl gidiyor?“ diyerek yanıtladım bize doğru ilerleyen adamı… Ayla içgüdüsel olarak suyun altına girdi. Olması gerekenden daha az giyinik olduğunu düşünüp utanmıştı mutlaka…
Komşumuz güneşten yanmış teniyle gülümseyerek geldi, elinde koca bir bahçe makası, alnındaki teri sildi. Çam yarması gibi büyük gövdesi öğleden sonra güneşinin ışığını kesintiye uğrattı, gölgesi üstüme vurmuştu.
"Of, sadece küçücük bir bahçe diyorum ama… Hiç bitmeyen işleri öldürüyor beni, yoruldum.” Ayla ve bana bakarak durdu.
“Ooh… Siz ikiniz bu havuzun tadını çıkarıyorsunuz ne güzel… Burada yaşayan son çift yaşlıydı, hiç kullanmamışlardı havuzu… Ama bakıyorum, siz çocuklar her zaman havuzdasınız.”
Yanlış değildi, suda epey zaman geçiriyorduk. Ben cevapladım gülümseyerek.
"Buz gibi kokteyl yapmıştı bize Ayla, sen de ister misin? Epey yorulmuş görünüyorsun…“ Başını salladı,
"Buraya gelirken bir iki sohbet ederiz demiştim. Sizin havuz keyfinizi bölmeyi istemem. Bundan nefret ederim ama… Çok iyi olurdu doğrusu, zahmet olmayacaksa…”
"Saçmalama Burhan abi…" dedim adama, “Ayla bebeğim, bir kadeh de komşumuza getirir misin?” diye ısrar ettim.
Komşumuzun görmeyeceğini düşünerek suyun altında kıçını okşadım. Hafifçe kızardı. Anlamıştım, adamın yanında kalçasına dokunmamdan hoşlanmamıştı. Yine de,
"Tabii ki" dedi. “Hemen getireyim ben…”
Ayla yavaşça merdivenlerden yukarı çıktı. Çıkarken iri göğüslerinden su damlaları akıyordu. Karım biraz utangaç biriydi dediğim gibi, ama üzerindeki pembe ve iki parçalı bir bikiniydi. Burhan o güne kadar karımın vücudunu hiç bu derece çıplak görmemişti.
Burhan kibar bir erkekti, ama gördüklerinden hoşlandığı da açıktı. Ayla'ya bir iki kez baktığını ve pek de utangaç olmadığını fark etmiştim. Yine de normal karşıladım durumu… Çünkü Ayla’yı gören neredeyse her erkek aynı şeyi yapıyordu.
Karım hazırladığı içki kadehini ona verirken karıma ustaca ve aşağıdan yukarıya her santimini inceleyen bakışlarla baktı.
"İşte kokteylimiz…“ diyen karım onun bakışları altında kızararak, fakat yine de pek rahatsız olmadığını ona gösteren bir tavırla kadehi uzattı.
"Teşekkürler güzelim…” Hazırladığı içkiyi nazik bir tavırla kabul ettiği için karım adamı terslemekten kaçınıyordu, hissettim.
Ayla tekrar suya atlayarak havuzda bana katıldı. Burhan da şezlonglardan birine oturdu. Biz suyun içinde, adam şezlongda bir süre daha içtik ve sohbet ettik. İçkisi bitince Burhan sonunda vedalaştı ve toplanıp bahçesine yöneldi.
O gecenin sonunda Ayla ile üst kattaki yatak odamızda sevişiyorduk. Karımın sulu şeftalisinin içine sokarken onbeş santimlik aletimi aç bakışlarla izliyordu. Beni içine alırken usulca inledi.
Misyoner pozisyonunda sevişmeye devam ederken aklıma öğleden sonra yaşadıklarımız geldi. İçten içe kıkırdayarak Burhan'ın şimdi karımın bacaklarını ikiye ayırıp sevişirken, zevkten kendinden geçmiş halini görebilseydi ne düşüneceğini merak ettim.
Komşumuzun karımı görme olayı aklıma gelince kısa bir panik yaşadım. Korkuyla sağımdaki pencereye baktım. Bizim yatak odası perdesi tam olarak kapalı mıydı acaba? Evimiz küçük bir yan avluya ve sonra komşu evin geniş yatak odası penceresine bakıyordu. Burhan’ın evinin yatak odası penceresi…
Bir sitede oturuyorduk. Evler birbirine çok yakın ve aslında birbirinin tıpkısıydı. Garip bir tasarım gibi görünüyordu, gizliliğe önem verilmemişti planlanırken… Anlaşılan kendi gizliliğini pek umursamayan ve evin içinde sereserpe dolaşmayı seven Burhan’la buraya taşındığımız günden beri bir avuç garip görüntü değiş tokuş etmiştik.
Bir iki denemeden sonra yatak odamızın perdesini sürekli kapalı tutar olmuştuk. Evler arasındaki yakınlık da, görünürlüğün ötesinde bir sorundu. Ayla orgazm sırasında çok yüksek sesle inler, hatta feryat ettiği bile olurdu. Burhan’ın onu kolayca duyabildiğinden emindim. Tutucu karımın uzun sevişmeler sonucu kendini kaybettiğini ve bir fahişe gibi bağırarak orgazm olduğunu öğrenmişti mutlaka adam…
Orgazm deyince komşumuzu düşünmeyi bıraktım ve karımı becermeye devam ettim. Fakat komşumuzun bizim sevişme seslerimizi duyduğunu düşünmek, gündüz bikinili karıma attığı bakışlar fena tahrik etmişti beni… Nitekim fazla dayanamadım. Karımın istek yüklü inlemeleri, vajinasının kasılmalarıyla bir anda içine patlayıverdim.
Ayla küçülen aletimle içinden çıkarken yavaşça sızlandı. Seks yaparken bir kereyle kalmıyordum. Karıma seri orgazmlar yaşatabilirdim, ama ne yazık ki, bu gece içimden gelmiyordu. Beraber yaptığımız bir duştan sonra pijamaları giyip yatağa uzandık tekrar… Öğleden sonra olanlar tekrar aklıma geldi ve karıma dönüp sordum,
"Burhan'ın bugün sana nasıl baktığını fark ettin mi?“ Ayla iç çekti,
"Of, yine mi? Her zaman insanların bana baktığını düşünüyorsun zaten…"
"Çünkü bakıyorlar canım… Özellikle yandaki komşumuz…” Kızardığını gördüm,
"Sanırım… Evet, biraz bakıyordu. Her zaman öğretmen kıyafetleriyle gördü beni… Bikinili görünce ilgisini çekmesi normal değil mi sence?“
"Tatlım… Bikinili gördüğü herhangi bir kadın değil, sensin… Senin harika, seksi bedenin… Zavallı adam… Evde yalnız başına, kadınsız… Seni bikiniyle gördükten sonra gidip otuzbir çekmiştir mutlaka…” Ayla muzip muzip güldü ve omzuma vurdu.
"Sapık…” dedi şaka yollu, “Pis sapık seni…”
Birkaç gün geçti aradan… Burhan’ın karıma bakışları konusunda başka bir şey konuşmadık. Bir kaç kez ayaküstü sohbetlerimiz oldu. O her zamanki samimi ve konuksever tavırlarıyla sıcakkanlıydı. Hatta arabayı park etmek için ihtiyacımız olan evin araba yolunu açmamda bana yardım etmeyi teklif etti.
Burhan’la o konuşma sırasında Ayla'ya yönelik bakışlarını yakaladım yine… Göğüslerine odaklanan gözlerinde garip ve erotik bir parıltı vardı sanki… Eh, haksız sayılmazdı doğrusu…
Eşimin inanılmaz göğüsleri var. Bir çift füze sanki göğüsleri, doğal, kabarık ve bir santim sarkması olmayan memeler… Bir ev hanımına, öğretmene değil de, sanki bir porno yıldızına veya egzotik bir güzelliğe ait gibi görünüyorlar.
Bir hafta içi sabah işe gitmeden önce kahvaltı yapıyordum. Aniden Ayla’nın çığlığını duydum. Ne oluyor demeye kalmadan merdivenlerden aşağı koşarak, çığlık atarak geldi. Kıpkırmızıydı yüzü ve acaip kızgın görünüyordu. Herhangi bir sakatlık olmadığına sevindim ama şaşkınlığım devam ediyordu.
"Timur! Neden perdeleri açık bıraktın? Banyo havlusu kurutucuda ve ben banyodan çırılçıplak çıktım!“
Çatal elimde kalakaldım. Neden bu kadar öfkelendiğinden emin değildim,
"Tamam bebeğim… Ve…?”
"Burhan tam oradaydı! Karşıda…. Hiç çekinmeden bana bakıyordu!“
Neredeyse tostumun lokması boğazıma kaçıyordu ve bir cevap veremeden öksürdüm
"Tüh, hay Allah kahretsin… Hava durumunu kontrol etmek için perdeleri açmıştım. Bugün şirketin bir müşterisini havaalanından alıyorum da… Üzgünüm bebeğim.” Karım ikna olmamıştı, sinirle bağırıyordu,
"Umarım mutlu olursun! Komşumuz bugün çırılçıplak gördü karını… Adam senin karının her yerini gördü, her yerini…!“
Ayla’nın tüm sinirine karşı kendime hakim olamadım ve güldüm. Zararsız, yaşlı biriydi Burhan ve eşimin çıplaklığının onun tarafından yanlışlıkla izlenmesi bence pek önemli değildi doğrusu… İşi şakaya vurarak yatıştırmaya çalıştım karımı,
"Aşkım, olan olmuş artık… Bu kadar büyütecek ne var bebeğim? Eminim güzelliğinle komşumuzun gününü cennete çevirdin. Herhalde yılın en büyük iyiliğini yaptın adama… Hayatım, bu yaşta Burhan zararsız biri, bu kadar büyütme lütfen!” Dehşete kapılmış görünüyordu karım,
"Bu senin için çok önemli değil, öyle mi! İnanılmazsın!“
Fırtına gibi öfkeyle arkasını döndü bana, üst kata çıktı. İşe giderken arabamın yanında duran kırmızı yüzlü bir Burhan ile karşılaştım. Kekeliyordu,
"Ya… Timur… Bak, gerçekten üzgünüm… Yatak odasındaydım, sadece öylesine baktım ve… Çığlığını duydum…”
Kıkırdayarak onu durdurdum. Zavallı adam bu kadar ezilip büzülmesine gerek yoktu ki, alt tarafı bir kazaydı olan biten…
"Burhan abi, bak… Tamam, senin dediğin gibi, kaza, bilerek yaptığın bir şey değil ki… O kadar önemli değil. “ Benim duruma nasıl tepki vereceğim konusunda hiçbir fikri olmayan Burhan rahat bir nefes aldı.
"Daha önce hiç başımıza gelmeyen bir şey, karım da aşırı tepki vermiş.” diye devam ettim. Ve omzuna dostça bir dokundum. Burhan utangaç bir tavırla başının arkasını kaşıyıp gülümsedi,
"Valla, Timur… Anlayışla karşıladığın için teşekkürler… Ayla çığlık atınca adi bir cinsi sapık gibi hissettim kendimi inan… Bir de… Umarım söylememe aldırmazsın, ama sen çok şanslı bir adamsın.“
Bunu söylerken biraz kızarmıştı, belki de biraz ileri gittiğini düşünüyordu. Yaptığı yorum beni şaşırttı, ama açıklanamaz bir şekilde beni heyecanlandırdı aynı zamanda…
Özellikle karımın çıplaklığını gördükten sonra, onu çekici bulduğunu itiraf etmesi… Söyledikleri içimde garip duygular uyandırdı bir anda… Yani, bundan şüphelenmek başka bir şeydi, kendisinden duymak tamamen farklı bir şeydi. Bir sırıtmayla bana karımı beğendiğini söyleyen erkeğe cevap verdim,
"Teşekkürler komşum… Biliyorum.”
Eğer başka biri olsaydı, yorum beni kızdırabilirdi. Ama nedense Burhan’ın ağzından çıkan bu beğeni ifadesi nedense beni pek mutlu etmişti.
O akşam işten erken döndüm ve bir çeşit özür dilemek için karıma sürpriz bir akşam yemeği hazırladım. Gerçekte pek o kadar üzgün değildim aslında… Hatta daha çok eğlendim diyebilirim ve eğer itiraf etmem gerekirse, komşumun bir erkek gözüyle karımı beğenmesinden garip bir gurur duymuştum.
Ayla ön kapıdan içeriye girdiğinde biraz yorgun, ama her zamanki gibi güzel ve seksi görünüyordu. İlk başta benimle konuşmaktan kaçındı. Sabahın kızgınlığı devam ediyordu, ama sonunda güzel sofrayı, şarabı görüp içkilerimizi yudumlayınca sessizlik duvarı yıkıldı.
"Üzgünüm aşkım, sabah sana bağırdım. Bunun bir kaza olduğunu biliyorum. Ama şeyy… Kendimi… Adam bana bakarken kendimi çıplak hissettim. “ Güldüm,
“Zaten çıplaktın karıcığım… Hem de çırılçıplak…”
Sanki o anı tekrar yaşamış gibi kıkırdadı… Ben de güldüm. Bir dakika sessizce yemeğimizi yedik. Sonunda dayanamadım,
"Burhan'ı bu sabah işe giderken gördüm” Hemen kızardı,
"Ah Tanrım. Bir şey söyledi mi? Nasıl karşıladı acaba? Utandım, şu anda çok utandım.“
"Çok özür diledi. Bilerek yapmamış ama sen çığlık atınca kendini sapık gibi hissetmiş. Çok önemli değil bebeğim.” Olayı küçümsemeye çalışıyordum. Durakladım, devam ettim.
“Aslında… Bana çok şanslı bir adam olduğumu söyledi.” Bunu söylerken karıma baktım, tepkisini merak ediyordum.
"Ne diyorsun? Nefes alamıyorum şu anda…" Yanakları iyice kızarmıştı. Başını salladım,
"Evet, öyle söyledi. İnanılmaz derecede güzel bir vücudun olduğunu ve bundan gurur duyman gerektiğini söyledi.“
Son kısmı ben eklemiştim. Beyaz bir yalandı, ama tam olarak bu şekilde söylemese bile adamın karım için düşündüğü şey tam olarak buydu.
"Sen ne cevap verdin peki!?” Bu soruyu heyecandan sesi kısılarak, zor nefes alarak sormuştu. Gülümsedim,
"Ona ne şanslı olduğumu bildiğimi söyledim. Aşkım benim, gerçekten ben çok şanslı bir adamım. Senin gibi güzel ve seksi bir karım var.“
Kızardı, ama bu sefer sadece utanç değildi yüzünü kızartan… Hayatında ilk kez başka bir erkeğin, benden başka bir adamın çıplak bedenine açıkça iltifat ettiğini duymuştu. Kırmızı yanaklarının gölgesinde bir ürperti, bir heyecan vardı.
Dakikalar sonra geceyi bekleyemeden, tamamen azmış bir halde, yatakta çırılçıplak sevişmeye başlamıştık. Ayla’nın kadınlığı uzun zamandır hissetmediğim kadar ıslaktı ve benim erkekliğim bir kaya gibi sertti. Benim söylememe bile gerek kalmadan kovboy kızım sertleşmiş sikimin üstüne biniyordu. Zevkle inledim,
"Harikasın bebeğim… Amcığın sırılsıklam, çok ıslaksın.” İnledi, başını arkasına yasladı ve omuzlarımı tuttu.
“Terbiyesiz…” diyerek inledi. “Evet öyle canım…Çok ıslak… Çünkü sen azdırdın beni… Çok zevk alıyorum şu anda…” Kendimi tutamadım ve şehvetinin kaynağı konusunda şaka yaptım,
"Ben değil, Burhan’ın sikici bakışları azdırdı seni… Ama hoşuma gitti bu… Bu kadar tahrik olman çok iyi… Bence Burhan'ın her gün senin çıplak bedenine bakmasına izin verelim.“ Sikimin üstünde yaylanırken göğsüme vurdu,
"Kes şunu…” diyerek cümlemin arasına girmeye çalıştı. Tonu ciddiydi, ama kesmemi gerçekten istemiyordu bence… Dişleri kenetlenmiş, dudakları sımsıkı gerilmişti. Ben konuşmaya devam ettikçe daha bir delirdi sanki, zevkle inledi. “Ohhh…”
“Ne? Eminim bu muhteşem memelere bir kez daha yakından bakmak isterdi. Belki biraz elleriyle tutmayı… Okşamayı…” Memelerini tekrar avuçlayıp parmaklarımın arasında sıktım, meme uçlarını sıkıştırdım. Karımın çok sevdiği hareketti bu… Deli gibi tahrik olurdu meme uçlarından…
Yüksek sesle inledi, kalçalarını indirip aletimi sertçe içine kökledi. Sikimin üstünde inip kalkarken amından adeta sular fışkırıyordu.
Dudaklarından dökülen iniltiler mahalleyi uyandıracak kadar yüksekti. Sonunda karımın amına boşaldığımda içine akan sıcak spermlerim karımın orgazm patlamasına neden oldu.
Fırtına bittikten sonra ikimiz de yavaş yavaş kendi dünyamıza, uykuya daldık, başka bir şey söylemeden…
Bir kaç gün geçti ve hafta sonu yaklaştı. Cumartesi günü geç uyandım ve pencereden dışarı baktığımda kendime biraz kahvaltı hazırlıyordum ki… Sürpriz…
Bahçede Ayla ve Burhan'ın sohbet ettiğini gördüm. Eşim bizim bahçeye birkaç çiçek dikmişti ve Burhan ona yardımcı olmak için çiçeklere bakıyordu. Karımın üstünde mini mini bir etek ve yarım tişört vardı. Burhan’ın üzerindeyse her zamanki gibi bir bermuda şort ve geniş, hasır bir şapkadan başka bir şey yoktu.
Karımla ikisinin etkileşime girdiklerini görünce içimde bir kıpırtı oldu. Burhan sadece birkaç gün önce karımı çırılçıplak görmüştü ve şimdi botanik hakkında tartışıyorlardı. Adamın iri yarı, güneşin altında parlayan kaslı azman güneş yanığı gövdesinin yanında çıtı pıtı, mini etekli seksi karım öyle güzel görünüyordu ki…
İkili sohbetin sonunda ayrıldılar, Ayla içeri girdi. Pencereden giren sabah güneşi hafif terlemiş cildinde parladı. Bana günaydın diyerek bahçede kullandığı eldivenleri çıkarırken ben hiç zaman kaybetmedim,
"Onunla bir daha asla konuşamayacağını düşünmüştüm. Anlaşılan yanılmışım.“ Kızardı, yanıt vermedi bana, dudaklarında muzip bir gülümseme…
"Ee? Nasıl başladı sohbetiniz? Senin için biraz garip olmalı… Adam seni çırılçıplak gördü bir iki gün önce…”
"Evet! İlk başta zor oldu ama…“
"Neler dedi?” Konuşurken kıpır kıpırdı, yüzündeki kırmızılık devam ediyordu,
"Hiçbir şey… Bilmiyorum. Sadece geldi ve çiçeklerin bakımıyla ilgili yardım teklif etti, bir iki püf noktası anlattı…“
Bir bardak su almak için buzdolabına gitti. Bir yudum aldıktan sonra bana baktı,
“Açıkçası garip hissediyorum.” diye devam etti. "Geçen gün için özür diledi, ben de ona benim hatam olduğunu söyledim.” Cildi biraz daha kızardı,
“Bana şaka yaparak, her sabah uyandığında pencereye baktığını söyledi. Geç uyanıp beni kaçırmamak için kahve içmeyi bırakabilirmiş.” Şaşırmıştım Burhan’ın cesaretine, yine de güldüm,
“Bak sen! Ne kadar kibar, centilmen bir erkek… Gördün mü aşkım? Seni çırılçıplak görmesine rağmen, adi bir maganda gibi asılmıyor sana… Kibarca flört ediyor. Bence endişelenecek bir şey yok. Sen ne cevap verdin ona?”
"Şeyy… Hiçbir şey… Sanırım… Sadece güldüm sanırım, bilmiyorum. O konuda bu kadar konuştuk sadece…“
Bir an sessizlik içinde oturduk ve devam etti, "Biliyor musun Timur? Senin kocam olarak böyle bir tepki vermene şaşırdım. Neticede adam karını çıplak gördü ve sen hoş karşılıyorsun.”
"Bir tanem, Burhan bir pislik değil, kötü bir amacı yok. O bizim zararsız ve yaşlı komşumuz.“ Onunla biraz daha şakalaştım, üzerine gittim, karımı kucaklayıp kollarımda sıktım. "Ve bu olanlar benim hatam değil, çırılçıplak kendini gösteren sensin.”
"Ne düşündüğümü biliyorsun! Sanırım sen bundan hoşlanıyorsun. Sanki yabancı bir erkeğin beni seyretmesinden haz duyar gibisin!“ Yutkundum bir an,
"Evet canım… Senin güzelliğini başkalarının da görmesi hoşuma gidiyor, hepsi bu… Herkes sana hayran kalıyor. Gurur duyuyorum.” Bir sonraki yorumumu çok düşünmüştüm aslında, “Biliyor musun? Sanırım senin de bir parçan onu tahrik etmekten hoşlandı.”
"Timur!“
"Dur Ayla, hemen itiraz etme canım… Bu çok önemli değil… Sana yıllardır vücudunu biraz daha göstermeni söylüyorum, sen güzel bir kadınsın. Sonunda olayı yakaladığına sevindim.” Güldüm, onu belinden sarıp iyice kucağıma çektim.
"Bu kadar dramatik olmayı bırak ve bana bir öpücük ver.“ Derin ve istekli öpücüğünü verirken düşüncelerime pek karşı çıkmadığını hissettim.
Başka bir etkinlik olmadan bir hafta geçti ve kendimizi başka bir tembel pazar keyfi yaparken bulduk. Bazı arkadaşlarımızla öğleye doğru bir brunch için dışarı çıkmıştık ve yemekten sonra eve döndüğümüzde çok fazla içmiş durumdaydık.
Öğleden sonrasının rehaveti bir yandan, içtiğimiz içkiler bir yandan, oldukça sarhoş bir vaziyette koltukta birbirimize sarılıp uzanmıştık. Ayla sızlandı,
"Evin içi çok sıcak kocam… Ben havuza girmek istiyorum."
"Öyleyse havuza gidelim bebeğim… Yaz bittiğinde havuzumuzu çok arayacağız. Her fırsatı değerlendirelim.” Ellerimle memelerini kavramış, boynunu öpücüklere boğuyordum bunu söylerken…
Kıkırdayarak ellerimden kurtuldu ve üstünü değiştirmek için üst kata fırladı. Biraz sonra pembe bikinisini giymiş olarak geri döndü.
"Hayır, istediğim bu değil canım. Sana Mykonos gezimizde aldığım bikiniyi giymiyorsun. O kadar para verdik. Çok pahalıydı ve giydiğini pek görmedim.“
Yüzü kırmızı bir renkle parladı, ama hiçbir şey söylemedi. Bir an için birbirimize baktık ve yavaşça döndü, yukarı çıktı.
Gergin bir şekilde geri döndü. Güzel göğüsleri inanılmaz derecede ince bir siyah kumaş tarafından zar zor gizlenmişti. Etrafında döndü ve dipdiri kalçalarının bikini altı olan G stringi tamamen yuttuğunu bana gösterdi. Neredeyse hiç bir şey giymemiş gibi görünüyordu. Mükemmeldi. Ama karım benimle aynı fikirde değildi. O güzel etli dudaklarını büzerek,
"Ben bununla dışarı çıkıp havuza giremem aşkım…”
"Evet, yapabilirsin. Bu bir bikini canım, insanların dışarıda giymeleri için özel olarak üretildi.“
Zaten birkaç içki içmemiş olsaydı, teklifimi asla kabul etmezdi. Ama dışarıya doğru ilerledi. Kayan cam kapıyı açarken heykelimsi çıplak bedenine hayranlıkla baktım. Bahçe boyunca koştu ve acele hareketlerle havuza atladı.
Ben de üstümü değiştirmek için telaşla yukarı çıktım. Tekrar aşağıya inip havuz kenarına geldiğimde onları gördüm. Havuzun kenarındaki Burhan ve suyun içindeki Ayla sohbet ediyorlardı. Suyun kırılması, karımın güzel vücudunun bir kısmını gizlemek için iyi bir iş çıkarmıştı, ancak yine de çok fazla giyinmediği apaçık görünüyordu.
Karımın yüzünde beni dinleyip bu minicik bikiniyi giydiği için belirgin bir pişmanlık vardı. Burhan yanlarına yaklaşınca beni görüp selamladı,
"O, merhaba Timur… Ayla'ya benim ünlü sarhoş ayıltan içeceğimden bir iki bardak isteyip istemediğini soruyordum. Bugün alkol sınırını biraz aştığınızı söyledi de…” Kıkırdayarak başımı salladım,
"Ya, sorma Burhan abi… Arkadaşlarla bir araya gelince işte, biliyorsun. Yanlış izlenim edinmeni istemiyorum. Gerçekten ağır içiciler değiliz normalde… Ama burada Bodrum’da tatilde gibiyiz. Son zamanlarda herhangi bir bahane bulunca Pazar günleri çıldırıyoruz.“
"Pazar günleri sizin dinlenmeniz ve yorgunluk atmanız için zaten… Mutlaka eğlenceli geçmeli…”
"Evet, biz de öyle yapıyoruz.“ Gülümsedim, "Sanırım senin içki teklifini kabul edeceğim. Sen Ayla?” Karım da omuzlarını silkti, gülümseyerek.
"Bu güzel Pazar günü başım ağrıyor çok fena, ben de istiyorum.“ dedi.
"Harika.” Burhan meşhur içeceğini bizimle paylaşabileceği için çok memnun görünüyordu, “Sadece içkinizi hazırlamak için mutfakta biraz yardıma ihtiyacım var. Sakıncası var mı Timur? Benimle gelir misin?”
Bunu yapmama neden olan içimdeki dürtüden emin değildim. Ama bu güzel pası taca atmamaya karar verdim. Evet, bunu yaptım. Başımı kaşıyarak,
"Kahretsin yaa…. Müşterimize bir belge göndermem gerektiğini hatırladım şimdi… Bebeğim, neden Burhan'a sen yardım etmiyorsun? Ben hemen dönerim.“
Doğrudan Ayla'ya bakmaktan kaçındım, ama ölümcül bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Başka bir şey söylemeden dönüp içeri girdim. Cep telefonumu çabucak buldum ve yazıyormuş gibi davrandım.
Bu arada olan biteni görebilmek için pencereye doğru yürüdüm. Beklenti içinde aptal gibi gülümsüyordum. Pencere aralıktı ve kendimi göstermeden dışarıda, verandada olanları görebilecek ve duyabilecektim.
Ayla endişeyle sudan çıkarken, güzel kıçını pencereden tam ekran izledim. Karımın ıslak ve minik bikini üstü, iştah açıcı ve büyük memelerini kapatamamış vaziyetteydi. Meme uçlarının ıslak kumaştan parmak gibi kabardığını evin içinden bile görebiliyordum.
Burhan da, havuzdan ağır hareketlerle çıkan karımın üzerine ne giydiğini net bir şekilde görebiliyordu şimdi… Ayla’ya baktığında gözleri genişledi, hayranlıkla bakakaldı, ama sonra kendini çabuk topladı.
“Vayy… Bikinin çok güzelmiş Ayla… “ dediğini duydum.
Ayla kızardı, cevap verirken kekeledi. Hızla şezlongdan aldığı havluyla kendini kuruturken güneş ışığında parlayan harika bedenini izledim.
"Te… Teşekkürler Burhan. Timur ille de bunu giymemi istedi.”
Bahçede Burhan’ın evine, bizim havuza bakan salonun sürme kapısına doğru yürümeye başladılar. Karım önden yürüyor, Burhan hemen arkasında onu takip ediyordu. Gözleri karımın hareketli kalçalarına dikilmiş vaziyetteydi.
“Eh, kocanı tebrik ederim o zaman… Timur ağzının tadını kesinlikle iyi biliyor.”
Yaptığı biraz ahlaksızca yorumdan sonra sırıttığını gördüm. Garip bir heyecanla baktım. Komşumuzun evinin kapısında kaybolurken, eşimin kıçının ileri geri sektiğini gördüm, olduğum yerden neredeyse çıplak görüntüsünü izledim.
Bizim mutfak penceresinden baktığımda komşunun salonunu bir hayli geniş olan sürme kapıdan görebiliyordum. Ayla adamın etrafında dolaşıp duruyordu, Burhan'ın amerikan mutfakta dolaptan malzemeleri almasına ve votkayı karıştırmasına yardım ediyordu. Adeta bir seks ilahesi gibi görünüyordu.
Artık söylenenleri duyamıyordum, ama Ayla ve Burhan gülmeye başladılar. Gördüğüme inanamıyordum. Yarı çıplak, hatta kasıklarını örtemeyen ve kalçalarının arasında kaybolan minicik bikini altını saymazsak çırılçıplak sayılabilecek olan güzel eşim, komşumuzun mutfağında rahatça dolaşıyordu.
Çıplaklığına pek aldırmıyor gibiydi karım… Ve sarhoşluğumuzu giderecek içkiyi hazırlayan Burhan’ın gözleri karımın üstünden ayrılmıyordu. Çok heyecan verici bir manzaraydı ve ne kadar tahrik olduğumun farkına varmak beni şaşırttı.
Olayın nereye varacağını dehşet merak ediyor, heyecandan titreyerek bekliyordum. Bir şey olmadı. Çok geçmeden hazırladıkları içkiyle evden çıktılar ve ikisi de bizim havuz başına doğru yürümeye başladılar.
Yine karım öndeydi ve elinde cam sürahiyle hemen arkasından gelen Burhan’ın gözü karımın çalkalanıp duran kalçalarından ayrılmıyordu. Telefonumu kanepeye attım ve havuz kenarında onları karşıladım.
"Kusura bakmayın çocuklar, yardım edemediğim için üzgünüm.“
İkisiyle de konuşuyordum, ama özürüm aslında Ayla içindi. Onu yarı çıplak bir vaziyette elin adamıyla yabancı bir eve göndermiştim. Bana öfkeyle baktı. Bir yandan da varla yok arası bikinisinin içinde daha rahat göründüğünü fark ettim. Artık kendini örtbas etmek, çıplaklığını saklamak için pek telaş etmiyor gibiydi…
"Endişelenme Timur.” dedi Burhan, sürahiyi masaya yerleştirirken gülümsedi, “Bana bikinisiyle yardım eden güzel bir kadın varken işten şikâyetçi olduğumu asla duyamazsın benden…” dedi.
Ayla derinden kızardı ve kıkırdadı,
"Ah siz erkekler… Hepiniz de aynısınız doğrusu… Sanırım bikinili kadınlarla ilgili hep aynı şeyleri düşünüyorsunuz… “
Burhan'ın ona iltifat etmesini duymak benim gibi onu da çok mutlu etmişti ama görünüşe göre Ayla'nın bizim hayran bakışlarımızdan havuz suyunun korumasına kaçmak için acelesi var gibiydi. Hemen kaçmasını engellemek için karımın elini tuttum.
"Ama sen başkasın bir tanem, kendini diğer vasat kadınlarla bir tutma lütfen… Burhan, bu güzel bikiniyi giymesi için karımı ikna etmem gerektiğine inanabiliyor musun?”
"Biliyorum arkadaşım… İçeride epey sohbet ettik de… Karın bikiniyi senin zorunla giydiğini söyledi. Ama iyi ki ısrar etmişsin. Bunu yaptığın için çok mutluyum. İkiniz de beni çok mutlu ettiniz.”
Ayla'nın gözleri bizim konuşmalarımızı duydukça irileşti, yanakları kıpkırmızı oldu ve utanmasına neden olan bizim erkek erkeğe muhabbetimize engel olmak için araya girdi,
"Hey! Ben buradayım beyler! Timur aşkım… Beni utandırıyorsun!“ Elimden kurtulup kendini suya bırakmıştı bunu söylerken, çıplaklığını bizim gözlerimizden saklamaya çalışıyordu.
Burhan kıkırdadı ve yaptığı içkiden bana bir bardak uzatırken karıma yanıt verdi,
"Ayla, canım… Bir erkek gözüyle söylüyorum, bence vücudun bir harika ve utanacak hiçbir şeyin yok. Eminim Timur da benimle aynı fikirde…”
Burhan bana bakarak gülümsedi. Derin bir yudum alırken başımı salladım onaylayarak… Sabah arkadaşlarla aldığımız alkolün verdiği rahatlık, arka bahçemizdeki ortam üzerinde kaygısız bir etki yaratıyordu. Soda ve limonla yaptığı içki boğazımdan aşağı kaydıktan sonra cevapladım adamı,
"Evet, bence de öyle Burhan… Kusursuz bir güzel benim karım… Lanet olsun, bu senin içecek çok iyi arkadaş…“ diye ekledim.
"Teşekkür ederim efendim, yıllardır yapıyorum bunu, akşamdan kalmalara çok iyi gelir.”
Sonra suyun içinde duran karıma bakarak ona da bir bardak doldurdu ve kenarda diz çökerek içmesi için uzattı. Ayla hızlı bir yudum aldı içkiden, tadı onun da hoşuna gitmişti,
"Vay canına. Gerçekten iyi… Beraber yaptık ama ben bunun tarifini yazayım bir kenara…"
Burhan başını salladı kendinden emin… Havuz kenarında yukarıdan bakıyordu kenara tutunmuş, içeceği yudumlayan karıma… Minik bikininin içinde yukarıdan baktığında harika bir görüntü sunuyor olmalıydı karım…
Burhan kendinden geçmiş gibi karımın dudaklarına ve kim bilir nerelerini görüyorsa, oralara dikkatle bakıyordu ki, başını kaldırınca benim onlara baktığımı fak etti. Hoşgörüyle gülümseyerek karıma bakmasına aldırmaz bir tavırla kadehimi onlara kaldırıp koca bir yudum aldım hazırladığı içkisinden…
Burhan da doğrulup kendi kadehini doldurdu. Üçümüz arka bahçede, karım havuzun içinde, biz erkekler şezlonglara yerleştik ve alkol kaynaklı bir rahatlama havasına girdik. Burhan su kenarında otururken nihayet ben de kalkıp havuzdaki eşime katıldım.
Konuşma konularımız işten spora ve eğlenceye değişti. Burhan’ın akşamdan kalmaya karşı içecek bitti, bizim kokteyl stoğundan tekrar alkol almaya devam ettik. Sonunda üçümüz de bir hayli çakır keyif olmuştuk.
Ayla görünüşe göre üzerindeki açık saçık bikiniyi ikinci cildi gibi benimsemişti. Biz şezlonglara kurulmuş keyif çatarken karım Burhan'ın delici bakışlarına aldırmadan suya girip çıkıyordu. Komşumuzun sarhoşluğu biraz daha artmıştı sanki… Karıma diktiği beğeni ve arzu dolu bakışları daha da belirgin hale bir hale gelmişti.
Artık ne benden çekiniyordu, ne de karımdan… Ayla’ya baktıkça gördüğü şeyleri kesinlikle seviyordu adam… Zevkten dört köşe olmuştu.
Ayla havuzdan çıktı, evden bir tepsi peynir ve kraker, atıştırmak için bir şeyler getirdi. Parıldayan cildiyle vücudu bana doğru eğildiğinde doğrudan fütursuzca sergilediği büyük göğüslerine baktım. Dayanamadım ve yüksek sesle bir iltifat dudaklarımdan kaçtı,
"Offf… Harikasın bebeğim. Şu koca memelere bak. Isırırım ben onları…“
"Timur…! Misafirimiz var! Ahlaksız herif…” Ayla yüzünde utanmış bir bakışla gülümseyerek beni azarladı. Burhan'a doğru döndü.
Burhan söylediklerimi duymuş ve karımın nerelerini beğendiğimi o da kendi gözleriyle görmüştü. Karım ona tabağı uzatırken göğüslerine baktı. Hayran hayran, gözlerini karımın memelerinden ayırmadan,
"Timur'la aynı fikirdeyim Ayla… Senin iki zirve şu anda normallerin üstünde… Hatta olağanüstü…" dedi. Kelimeler ağzından kaçtıktan sonra kızardı, yaptığı yorumun uygunsuz olabileceğini fark etmişti. “Çok pardon, haddimi aştım galiba…” dedi.
Ayla da yanakları kıpkırmızı ve utanmış durumdaydı. Fakat iki erkek tarafından beğenilmekten ve arzu edilmekten hoşnut olduğu o kadar belliydi ki… Burhan’a ve bana memeleri için yaptığımız iltifatlarımız karşısında gülümseyerek, biraz yumuşak bir tepki gösterdi,
"Tamam, hepsi bu kadar! Hadi bakalım, herkes suya…” diyerek kendini havuza attı.
Burhan ve ben de aynı anda bir kahkaha attık. Neşe içinde gülüyorduk. Benim şezlongum havuzun yanı başındaydı ve Ayla elimden tutarak beni suya çekiştirdi. Ben de havuza daldım, gülerek karımı kucakladım, suyun içinde oynaşmaya başladık.
Biraz yorulunca Burhan’ın yanı başında havuz kenarında tutunduk, şezlongda oturmaya devam eden Burhan’la sohbete devam ettik.
Bir ara sessizlik oldu. Kimse konuşmuyordu. İki erkek karımı süzüyorduk. Burhan çaktırmadan, bense apaçık, sikecek gibi bakıyorduk karıma… Ayla aniden Burhan'a seslenene kadar hepimiz bir müddet sessizlik içinde durduk.
"Neden sen de havuzda bize katılmıyorsun Burhan, sudan korkuyor musun yoksa?“ Burhanın ağzının yarısı peynir ve kraker doluydu. Zorla yutkunup,
"Valla, havuzda giyebileceğim bir mayom yok Ayla’cım… Aslında bir mayo sahibi olduğumu bile hatırlayamıyorum.”
“Sen de altsız gir öyleyse Burhan…” diyerek bir kahkaha attım. Diğerlerine de komik geldi teklifim, onlar da güldüler. Gülmesi bitince,
“Yok artık sen de…” dedi koca adam… Aslında teklifimin çok hoşuna gittiğini, biraz üstelesem, hatta Ayla eh dese, bayıla bayıla yapacağını, çıplak vaziyette bize katılacağını biliyordum içten içe…
“Evet aşkım, bence de yok artık…” dedi karım da… “İçkiyi fazla kaçırdın sen…”
“Ne var canım… İnsanlar çıplaklar kampında nasıl dolaşıyorlar, görmediniz mi hiç? Gayet doğal bir şey… Tanrının yarattığı bedenimizden niye utanacakmışız ki… Ayla’ya baksana Burhan… Bir avuçluk bez parçasının arkasına güzelliklerini saklıyor.”
“Sakladığı şeylerin çok güzel olduğuna eminim ben…” diyerek anında cevapladı beni adam, “Dedim ya, sen çok şanslısın. Onları görebiliyorsun.”
“Beyler beni utandırıyorsunuz. Burası çıplaklar kampı değil ki canım…” dedi Ayla da… Dudaklarının kenarında şuh bir gülümseme vardı.
Usul usul Ayla'nın arkasına yanaştım, belinden tuttum. Birkaç dakika sonra suyun içinde vücutlarımızın teması beni kendimden geçirmişti bile… Onu istiyordum. Taş gibi olmuş sikimi kalçalarının arasından ona dayadım ve kenarda oturan erkeği umursamadım.
Karımın diri güzelliğinden ve içkilerden sarhoş, saçma bir şekilde karımın diğer erkeği etkilemesini ve Burhan'a yeni bir gösteri yapmasını istiyordum. Bikinisinin üstünü çekiştirerek,
"Çıplaklar kampı değil ama… Ne var sanki… İki santim bikini zor örtüyor memelerini, geri kalanı meydanda işte… Hadi çıkar gitsin şunu da… Hatta şimdi üstünü çıkarıp atarsan gerçekten hoşuma gider aşkım…“ Karım bana döndü, tıslayarak,
"Saçmalama Timur…” dedi. Sonra da fısıldayarak, “Burhan tam karşımızda… Kes artık şunu… Yapma… Delirdin mi sen?”
Sinirlenmesine rağmen isteğimi duyduğunda gözlerindeki heyecanı, dudaklarının titreyişini görebiliyordum. O da istiyordu bunu aslında… İki erkeği birden delirtmek hoşuna gidiyordu kahpenin… Kasıklarımı onun kalçalarına iyice bastırdım,
"Hadi bebeğim. Vur onu… Memelerini çıplak görsün. Biraz eğlenelim.“ Ayla gözlerinde şehvetle bana baktı ve fısıldadı,
"Güzel… İstediğin gibi olsun, yapayım. Ama sonra pişman olursan bana kızma.”
Kollarımın arasından kaydı, suyun altına inişine hayretle baktım. Oh tanrım… Çılgınca bulmasına rağmen isteğimi yerine getiriyordu karım… Üstünü yavaşça çözdü ve az sonra ince siyah bikinisi suda yüzüyordu.
Sikim manzarayı görünce çatlayacak gibi oldu. Tamam, artık budur derken, onu suda daha da derinlerde oynarken gördüm. Aniden başka bir grup siyah kumaş su yüzeyinde belirdi. Eşim G string kıvamındaki bikini altını da çıkarmıştı!
Bikiniyi suyun yüzeyinde görünce dikleştim ve Ayla alay edercesine bakışlarla bana baktı. Benimle beraber komşumuz da izliyordu bizi, hayretle açılan gözlerle bize bakıyordu. Yeni çıkardığı bikinisini avucunun içinde topladı karım… Kolunu kaldırarak sertçe bir hareketle Burhan'a fırlattı.
"Mayom yok diye kendini üzme Burhan… Senin için bir mayo buldum!“ diyerek şuh bir kahkaha attı.
Gözlerime inanamadım! Burhan da öyle… Islak kumaş erkeğin geniş göğsünde ıslak bir şaklamayla patlamış, karımın ani hareketi onu hazırlıksız yakalamıştı. Burhan’ın yüzü karımın şimdi suyun içinde çırılçıplak olduğu bilgisiyle aydınlanıvermişti. Bikiniyi tuttu, şaka yollu şortunun cebine tıkarken,
"Hatıra olarak alıyorum!” diye bağırdı. “Ama bunu giyemem Ayla, çünkü bana küçük gelir, malzemem seninkinden çok fazla…”
Gözlerini karımdan ayırmadan bir kahkaha patlattı. Adam zekâ olarak epey hızlı ve hazırcevaptı. Aslında küçük oyunumuzu oynamaya başlamadan önce onu bu kadar küçük görmemeliydim.
Burhan’ın cebine tıktığı bikini yüzünden karım havuzdan bir şekilde çırılçıplak bir şekilde çıkmak zorundaydı. Ayla ve ben de güldük yaptığı şakaya… Şimdi havuz başında ortamı saran bir erotizm havası vardı.
Burhan çabucak boş kadehini tuttu, şakacı bir gülüşle şikayet edercesine elinde salladı. Kadehin içindeki buz parçalarının şıngırtısı duyuldu.
"Kadehim boşaldı yine… Biri bunu yeniden doldurmalı…”
“Şişe masanın üstünde dostum…” dedim cevabını bilerek…
“Ben koyardım, ama şu anda çok rahatım. Hareket etmekten de nefret ediyorum. Ayla… Sen yapabilir misin?“
Ayla bana baktı. Adam havuzdan çıkmasını ve ona içki koymasını istiyordu. Böylece çırılçıplak karımı doya doya görebilecekti. Karımın yanakları kızarmış, gözleri yarı kapanmıştı. İçtiği alkol ve olaylarla uyarılması onun üzerinde bomba etkisi yapıyordu.
Sorar gibi bakıyordu bana… Dudaklarımı büküp kararı ona bıraktığımı belli ettim. Ne isterse yapabilirdi. Mesajımı alan karım bana "Bunu sen istedin” dercesine omzunu silkti.
“Tamam beyler…” dedi sonra… “Madem misafirimiz içki istiyor, evin hanımı olarak benim vermem lazım sanırım…”
Ayla yavaşça havuzun merdivenlerinden çıkarken muazzam bir uyarılmayla onu izledim. Büyük göğüsleri serbestçe sallanıyor, güzel ve uyarılmış pembe meme uçları öğleden sonra güneşinde son derece güzel görünüyordu.
Burhan’ın gözleri ve ağzı bir karış açılmış durumdaydı, o da karımı izliyordu. Ayla havuzdan tamamen çıktığında muhteşem kıçından su damlaları süzülüyordu ve döndüğünde tüysüz kadınlığının ıslak görüntüsünü yakalayabildim.
Hayatımda hiç bu kadar uyarılmamıştım. Karımın tutumundaki değişime inanamıyordum. Sadece haftalar önce hayal edilebilecek en çekingen ve tutucu kadınlardan biriydi. Şimdiyse burada, havuzumuzun etrafında, yabancı bir erkeğin yanında tamamen çıplak dolaşıyordu.
Ben ve komşumuz şehvetli gözlerle karımın vücudunda şölen yaptık. Alkolün kısmen suçlanacağını biliyordum, ama sürekli karımı buna yönlendirmem yüzünden ben de suçluydum aslında…
İki erkek, küçük arka bahçede seksi ve tahrik bombası bir şekilde yürüyen karımı şaşkın şaşkınlıkla izledik. Burhan’la beraber onun evinde hazırladığı karışımın sürahisini masadan aldı ve eğilerek ona geri döndü.
Büyük göğüsleri öne eğildiğinde vücudunun hatlarını daha da seksi bir hale getirmişti. Doldurup yanındaki sehpaya bıraktığı adamın içki kadehini tekrar tuttu, dudaklarına götürüp onun içtiği kadehten kocaman bir yudum aldı.
Görünüşe göre alkolden değil cinsel uyarılmayla sarhoştu. Dudaklarını Burhan’ın kadehinin kenarlarında dolaştırırken pembe dilini çıkarıp ucuyla kadehe dokundu ve yaladı. Off… Oral seks yapar gibi yaladı kadehi,
"İşte böyle Burhan…“ dedi sonra da…
Son derece tahrik olmuş görünüyordu karım…Tüysüz parlak kadınlığı kabarmıştı, meme uçları dikilmiş, dudakları arzuyla aralanmış…
Sonra kadehi bırakıp bir hamlede kendini balıklama havuza atıverdi. Birkaç kulaç attı suda… Sonra da sırt üstü uzanıp ıslak vücudunun çıplaklığını, iri memelerini, kasıklarının arasındaki iç dudakları şehvetle kabarmış amcığını meydana çıkardı.
Burhan kendini tutamadı, ağzı açık kalmıştı.
"Lanet olsun! Harikasın Ayla…!”
Yaşadıklarına inanamayan gözlerle dönüp bana baktı. Sadece gururla gülümsedim. Ayla suyun üzerindeki gösterisini bitirip yavaşça bana geri döndüğünde ona aval aval bakmaya devam etti.
Karımla hiç bu kadar gurur duymamıştım. Bu yüzden gülümseyerek aç bakışlarla karımı izleyen adama baktım.
"Ne düşündüğünü biliyorum Burhan… Ben şanslı bir adamım.“
Bunu söylerken suyun içinde yanıma gelen karıma sımsıkı sarılmıştım. Ayla beni öfkeli bir tutkuyla öptü. Dudaklarımız birbirini emiyor, dillerimiz birbirini okşuyordu hırsla… Karımın şehvetle dolu olduğunu biliyordum. Boynuma ve kalkmış sikimi kasıklarına gömerek sımsıkı sarılırken, kulağıma fısıldadı,
"Ohh… Bebeğim… Şu anda çok azgınım. Seni istiyorum. Senin sikini istiyorum.”
Aynı anda biraz çekilerek elini aramıza soktu, içgüdüsel olarak suyun altında şortuma ulaştı. Benim önü piramit gibi kabarmış şortun belinden içeri soktu elini ve sertleşmiş sikimi parmaklarıyla kavradı. Tam bir şok yaşıyordum.
Elleriyle suyun altında çekiştirerek şortumu aşağıya indirdi sonra… Ben de onun gibi çırılçıplaktım havuzun içinde… Sikimi narin parmaklarıyla sıvazlamaya, okşamaya devam etti gözlerimin içine bakarak…
Ben de en az karım kadar uyarılmanın ötesine geçmiştim. Aynı zamanda aklım da karmakarışıktı. İçgüdüsel olarak kasıklarımı ona doğru itmeye başladım. Karımın kalçalarını pençelerimle tutup kepçelerken, bacaklarını da belimin etrafıma sardım.
Burhan'ın orada olduğu ve bizi izlediği gerçeğine aldırmıyordum bile… Şehvet her yerimi sarmıştı, sikim taş gibi olmuş, zonklamaya başlamıştı. Bizi pür dikkat izleyen bir erkek seyircimizin dahil olduğu bir seks yaşanacağı düşüncesi iliklerime kadar tahrik ediyordu beni…
Karımı havuzun Burhan’a yakın duvarına doğru götürdüm. Sırtını duvara dayarken bir elimle alttan kıçını tutup onu destekliyor, bir elimle havuzun kenarına tutunuyordum. Ve hiçbir şeye aldırmadan karımın amcığına daldırıverdim sikimi…
Karımı becerirken çıplak vücudunu neredeyse yarıya kadar sudan dışarıya çıkarmış vaziyetteydim. Büyük bir zevk girdabına kapılan karım da dikkatsizce inlemeye, zevk feryatları koparmaya başladı.
İkimiz de şehvetimizde kaybolduk. Kenarda bizi izleyen komşumuzla ilgilenmiyorduk bile… Bu bir riskti elbette, fakat kendimizi risklerden uzaklaştırmak için hiçbir şey yapmamıştık. O anda sadece ikimiz vardık, tutkulu cinsel organlarımız vardı… Birbirlerine kavuşması gerekiyordu onların ve biz de bunu yapıyorduk.
Ayla beni şaşırtarak çığlık atıncaya kadar tutkulu seksin zirvelerinde kendimi kaybettim. Durmadan gidip geliyordum karımın amında…
"Ah! Aman Tanrım!“
Sola, havuz kenarına ve daha da özel olarak Burhan'a bakıyordu.
Baktım ben de… Onun baktığı yere bakınca, komşumuzun varlığını hatırladım. Ve onu gördüğümde ilk pişmanlık ve utanç duygularımı hissettim.
Burhan, ben eşimle sevişirken kenardaki şezlonga oturmuş bizi izliyordu. Yine de Ayla’yı şok eden şey yabancı bir erkeğin bizi sikişirken izlemesi değildi.
Karımı şok eden şey, hiç utanıp çekinmeden kendini açığa vurması ve sanki kendi özel banyosundaymış gibi bize bakarak mastürbasyon yapmasıydı. Ancak bunun da ötesinde, Burhan'ın büyük bir zevkle asıldığı erkeklik organının endişe verici bir boyutta olmasıydı.
Komşumuzun elindeki penis muazzamdı. Belki yirmibeş otuz santim uzunluğunda ve inanılmaz derecede kalındı. Ayla'yı şehvetle sikmemi izlerken o da koca sikine pompalama yapıyordu. İkimiz de adamın dehşet verici sikinin büyüklüğünü hemen fark ettik ve bu görüntü bizi sersemletti.
Burhan bizim elindeki koca şeye büyülenmiş gibi aval aval baktığımızı gördü ve konuşma ihtiyacını hissetti.
"Yaa, pardon… Kusura bakma Timur… Karın beni de, benim ufaklığı da gerçekten delirtiyor ve adamakıllı düşünemiyorum. Bu ufaklığı dışarı çıkarmamalıydım. Ne olur kusura bakma… Toparlamaya çalışacağım.” Elindeki sikini şortuna geri koymaya çalışırken kızardı, ama tam bu sırada Ayla araya girdi,
"Yapma Burhan! Ben… İnan bana… Hiç umurumda değil… Yaptığın şeye devam et bence…" Konuştuğu sırada yüzü biraz daha kızardı, fakat komşumuzun elindeki koca aletle göz temasını da hiç kesmemişti.
Komşumuzun canavarına bakarken çileden çıkmış durumdaydık. Karım etrafında dönerek havuzun kenarına tutundu, kucağıma yerleşti suyun içinde… Başını çevirip gözleri ihtirastan kısılmış bir şekilde bana baktı.
"Sik beni bebeğim.“ diye fısıldadı. İri ve çıplak göğüsleri havuzun kenarında duruyordu, şimdi kollarını uzatmış, pürüzsüz fayans yüzeyinde tutunarak dinleniyordu.
Karıcığım benim sikmemi bekliyordu komşumuza aldırmadan… Ya da onun varlığıyla daha da azmış vaziyette…
“Ohh… Hadi durma… Sik beni…”
Bu kadın kimdi? Ve neden ona her seferinde hayran kalıyordum? Benim tutucu, muhafazakar görünümlü, hanım hanımcık öğretmen karım, yabancı bir erkeğin yanında çırılçıplak, sikmem için yalvarıyordu bana…
Yine saldırmaya başladım. Onu arkadan kuvvetli ve hızlı bir şekilde aldım, o da itici gücüme kalçalarını geriye iterek cevap veriyordu. Hemen yanımızda duran Burhan'a bakıyordu ben onu sikerken… Ve karımın Burhan'a baktığını fark etmem sadece içimdeki tutkuyu daha fazla ateşlemeye yaradı.
Ayla yüksek sesle inliyordu. Tüm mahallenin onu duyacağından endişelenmeye başladım. Buna rağmen, suyun altında vajinasının diplerine kadar ulaştım ve kalçalarını sıkıca tutup karımı da patlatmaya çalıştım.
Burhan bizi izleyerek sikini sıvazlıyordu hala… Sarhoştu, alabildiğine tahrik olmuştu, bizi izlerken masturbasyon yapıyordu komşumuz… Bize bakarak… Ahh…
"Ohhh… Ayla… Senin kadar seksi kadın görmedim hayatımda… Beni bir kaya gibi sertleştirdin. İkiniz de harika görünüyorsunuz.”
Karımı pompalamaya devam ederken bir kez daha gözümü adama çevirdim ve kocaman sikini tekrar yakından gördüm. Zararsız yaşlı komşumuz dediğim adamın böyle bir canavarı şortunun içinde nasıl paketlediğine inanamadım.
Adam sikini sıvazlayarak onunla konuşurken karımın orgazmın eşiğinde olduğunu titremelerinden hissettim. Bugüne kadar bundan daha fazla heyecanlanamayacağını düşünürdüm karımın… Oysa deliye dönmüş gibiydi. Şehvetli inlemelerinin arasında boğuk bir sesle adama
"Elindeki yarak çok büyük Burhan!“ dediğini duydum. “Ohh… Çok büyük… İnanılmaz…” Kulaklarıma inanamadım.
Karımın daha önce “Yarak” kelimesini kullandığını hiç duymamış olmamın ötesinde, Ayla bu kelimeyi başka bir adamın sikinin büyüklüğüne iltifat etmek için, hem de onun yüzüne karşı kullanmıştı.
Ben zaten kırılma noktasını aşmıştım. Boşalmaya başlarken karımın az kullanılmış vajinası, benim vasat boyuttaki sikimi sımsıkı sardı, o da kasılmaya başlamıştı. Büyük bir patlama yaşıyorduk, hiç yaşamadığımız bir patlama… Karım sonlara doğru yüksek sesle inledi,
“Ohhh… Geliyorum… Çok güzel… Geliyorum aşkımm…” Ve hemen ardından Burhan'ın sesini duyduk.
"Ahhh… Siktir… Evet… Dediğin gibi sikim kocaman… Tam sana göre yarağım Ayla… Timur… Karın yarrağımı çok beğendi Timur…”
Kenetlenmiş çenesi yüzünden dişlerinin arasından tıslayarak çıkıyordu kelimeler… İkimiz de onun patlamasını izliyorduk. Yarağının ucundan hortum gibi fışkıran spermleri önce havaya yükseliyor, sonra havuzun kenarındaki fayanslara, havuzun suyuna düşüyordu. Orgazmını izlemek bir harikaydı komşumuzun… Zevkle koca sikini sıvazlarken boğuk boğuk inliyordu.
Sonunda hepimiz durulduk. Devinim sona erdi. Zevk inlemeleri, feryatlar, suyun içinde karımı sikerken çıkan suyun şapırtıları… Sessizlik birden havuz başını kapladı. Her şey koca bir saçmalıktan ibaretti. Sonunda Ayla ve ardından Burhan tarafından taklit edilen buruk bir kahkaha attım.
"Tamam komşu… Sanırım vakit geç oldu. Biz eve gidiyoruz.“ dedim, yorgun bir sesle…
Burhan kendine gelip kalın yarrağını şortuna gizleyerek konuştu.
"Vay anasını çocuklar… Kasırga gibiydi. Az önce ne oldu?” Ayla biraz utanarak güldü ve ben de
"Hiçbir fikrim yok.“ diye cevapladım komşumuzu… Burhan ayağa kalktı. Utanmış gibiydi, yüzümüze bakamıyordu sanki… Eliyle sehpanın üzerinde ve havuz kenarındaki eşyaları işaret ederek,
"Bu şeyleri sabah alayım ben…” Alkol karışımını getirdiği sürahi ve bardaklarını söylüyordu. Evine gitmek için döndü ve
“Dünya standartlarında misafirperverlik için teşekkürler.” dedi. Bir sırıtma vardı yüzünde bunu söylerken ve ilerledi, köşede kayboldu.
Eşim bana gözlerinde bir duygu kokteyli ile baktı. Bakıştık. Hiçbir şey konuşmadık. Yapabileceğim tek şey onu öpmekti… Sevgiyle ve tutkuyla…
Sebep ne olursa olsun, Ayla ve ben birkaç gün boyunca olaydan bahsetmedik. Birbirimizle normalden daha sessiz kaldık. İkimizin de bu deneyimi içimize sindirmek için biraz zamana ihtiyacımız vardı. Havuzda seks bizim için yeni bir olay değildi aslında şimdiye kadar… Ama soru beynimi tırmalayıp duruyordu. Neden yaptık bunu?
Ayla nihayet bir akşam yemekte konuyu açtı.
"Geçen gün yaşadıklarımız hakkında konuşmak ister misin aşkım?“ diye sordu yumuşakça.
"Konuşacak ne var? Bir kaç içki içtik ve inanılmaz derecede güzel, seksi bir kadın iki erkeğin aptalca davranmasına neden oldu.” Durakladım, “Bu dünyanın kendisi kadar eski bir hikaye aslında…”
"Timur, pek öyle değil… Biz ikimiz evliyiz ve evli insanlar bu şekilde davranmıyor.“
"Saçma Ayla. Tonlarca evli çift böyle şeyler yapıyor. Olanlarla ilgili yanlış bir şey yok.” Sesimin tonu istediğimden daha sertti ve bir sonraki sorumu sordum karıma,
"Neden böyle söylüyorsun? Yoksa pişman mısın?“ Tabağındaki bezelye ile oynuyordu dalgın dalgın,
"Hayır, ben… Bilmiyorum.”
Onun güvenini sağlamak, yaptıklarımızın o kadar da kötü bir şey olmadığını anlamasını sağlamak zorundaydım,
"Biliyor musun karıcığım? Seni hiçbir zaman bu kadar cinsel açıdan özgür, bu kadar çok heyecanlı görmedim. Sanki tamamen farklı bir kadın gibiydin.“ Bu söylediklerim karımın yanaklarının kızarmasına neden oldu,
"Şeyy… Sanırım eğlendim. Sen de öyle…” dedi kıkırdayarak. Ona gülümsedim,
"Burhan'ınki kadar eğlenceli değil.“ Sözlerim yanaklarındaki kızarıklığın artmasına neden oldu ve
"Evet, ne büyük bir sapıklık yaptık, değil mi?” diye güldü.
"Belki, ama onun bizi izlemekten hoşlandığını söyleyebilirim.“ O günü hatırladıkça sanki yine uyarılmış gibiydi. Dudakları titriyordu. Bu duygu alabileceğim en iyi cevabı verdirdi karıma,
"Şeyy… Sikinin o kadar büyük olmasına şaşırdım. Ne kadar kocaman bir yarağı var adamın…” diye cevap verdi. Cümle ağzından kaçtığında, yine kızardı. Çabucak bir özür oluşturmaya çalıştı, “Ben, özür dilerim… Ben…”
Eh, neticede ben bir aptal değildim, karımın komşumuzun olağanüstü sikine ilgi duyduğunu biliyordum.
"Bebeğim, lütfen… Biliyorum. Azgın yaşlı keçinin at gibi yarrağı olduğunu kim düşünebilirdi ki…“
Karım yine kızardı ve konuşmadan, kendi alemlerimize dalarak yavaş yavaş yemeğimizi bitirdik. Arada onun yüzüne bakıyor, aklından neler geçirdiğini tahmin etmeye çalışıyordum.
O akşam daha sonra karımla yatakta sevişirken, gerçeği kabul etmeden kaçmasına izin vermedim. Burhan’ın erkeklik organının boyutu konusunu tekrar öne sürüp büyüttüm. Karımın amında gidip gelirken aynı anda komşumuzun erkekliğini tartıştığını duymak beni büyüledi adeta, deli gibi tahrik oldum.
"Onun yarrağını gördün diye kendini üzme bebeğim… Onun da seni sevdiğini söyleyebilirim. O da seni sikmek istiyordu o anda…”
Karımı domaltmış, arkadan vurdurarak sikiyordum bunu söylerken… Dişlerini gıcırdattı,
"Ne…? Hayır… Ohhh… Ben…“ Yaptığım yorumdan şaşırmış gibiydi karım… Kıçını tokatladım.
"Yalan söyleme… O koca yarağa nasıl baktığını gördüm senin, pis orospu…”
"Hayır… Ben… Ben hiç… Ohh…! Aşkımm… Hiç o kadar büyük bir yarak görmedim aşkım…” Eğildim ve onu sırtını öptüm, hala pompalıyordum bunu yaparken,
"Görmediğini biliyorum aşkım… Ve sen de sevdin o koca yarağı…“
Bu kez yüksek sesle inledi. Deli gibi tahrik oluyorduk bunu konuştukça… Belini pençelerimle tutup makine gibi sikmeye, kasıklarımı vurdurmaya devam ederken,
"Söyle orospu… Söyle… Sadece itiraf et! O koca yarağa bayıldın sen…”
"Ohh!“ diye inledi. Dişlerini gıcırdattı, "Güzel! Evet… Sevdim… Çok güzeldi… Ahhh… Ne kadar büyüktü… Ve ne kadar kalın…”
“Şimdi o sikse seni… O koca yarağını senin sulu amcığına gömse… Ohhh…”
“Ahhh… Gömsün… Siksin beni… O koca yarağını soksun amıma… İçimi yara yara siksin beni… Ohh… Bebeğim… Geliyorum…”
İkimiz de karşılıklı bir orgazm patlaması yaşadık.
Birkaç gün daha geçti ve o Pazar günü öğleden sonra yaşadığımız olaydan beri Burhan'ı görmediğimizi fark ettim. Sonunda, işe giderken ön bahçede karşılaştık.
İlk başta biraz garipti. Konuşurken başını kaşıyordu, tedirgin bir şekilde,
"Ya, kusura bakma Timur. Geçen gün sizin havuzun kenarında pek uygun davranmadım.” Kolunu tutarak adamı yatıştırmaya çalıştım.
"Bizimle aynı davrandın Burhan, endişelenecek bir şey yok. Üçümüz bir kaç içki içtik sadece…“ Durakladım, bir sonraki birkaç içkiye zemin hazırlamaya karar verdim,
"Ayrıca, senin varlığın Ayla'nın yıllardır ilk kez bu kadar gevşemesini sağladı. Senin sayende… Karımla nihayet güzel, doyurucu bir seks yaptığımıza ben çok sevindim.”
Bu kez biraz daha rahatlamış görünüyordu,
"O eşin… Ya, sana söylememe gerek yok aslında, sen daha iyi biliyorsun ya… O başka bir şey… Her Pazar böyle heyecan verici ve eğlenceli şeyler yaşansaydı mutlu bir adam olarak ölürdüm.“
"Sen ve ben… Dostum, ikimizin de ölmemize gerek yok…” diyerek güldüm. Arabanın kapısını açtım, “Bir dahaki sefere havuz gününü yine birlikte geçirelim komşum… Hepimize iyi geliyor bu…” Bunu söylerken kendimi alabildiğine rahatlamış ve özgür hissediyordum.
"Çok minnettar olurum komşum…” dedi Burhan sırıtarak… Ofise giderken, Burhan’ın pek beğendiği eğlenceli ve heyecan verici şeylerin neler olduğu konusunda derin derin düşünüyordum.
Ertesi sabah uyandıktan sonra biraz da Burhan'ı tekrar görebilmek için yatak odası perdelerini sonuna kadar açtım. Bingo… Oradaydı. Yatak odasında dolaşıyordu, gömleksiz ve sadece bir şortla…
Gövdesi kalın, kaslı ve biraz kıllıydı. Benim baktığımı fark etti ve verdiğim selama gülümseyerek, el sallayarak karşılık verdi. Aptalca bir heyecan dalgası kapladı içimi…
Ayla duştan çıkıyordu bizim banyoya yöneldiğimde… Islak, güzel ve seksi vücudu anında beni heyecanlandırmaya başladı,
"Hayranınız orada hanımefendi, sizi bekliyor.“ dedim.
Çok erkendi ve ne demek istediğimi hemen anlamadı, "Ne?” diye cevapladı beni, esniyordu.
"Burhan seni bekliyor.“ dedim gülümseyerek. Kızardı,
"Ne demek istiyorsun?”
"Perdeleri açtım ve komşumuza el salladım, yarı çıplak odasındaydı.“
"Sapık…” Sırıtıyordu bunu söylerken, ama banyodan aynı şekilde, üzerine hiçbir şey almadan çırılçıplak çıktı.
Yüzü kızardı, cesaret vermesi için alkol almamıştı, ama içinde kaynadığını bildiğim şehvet duygusu aynı şekilde etki yapıyordu karımın üzerinde…
Pencereye doğru yürürken çıplak ve diri kalçalarının dalgalandığını gördüm, kocaman göğüsleri de kalçaları gibi bıngıl bıngıl oynuyordu. Geniş bir gülümsemeyle,
"Tamam, bu kadar yeterli canım… Senin düşündüğün gibi bir fantazi için çok erken…“ dedi ve perdeyi kapatmak için harekete geçti. Tam çırılçıplak bedeniyle iki kolunu havaya kaldırıp perdeleri kaydırmak üzereyken, durdu,
"Ohhh…” Tek duyduğum buydu. Yumuşak bir şekilde, cinsel bir tonla söylemişti.
Dişlerimi fırçalarken, aralık duran banyo kapısından Ayla’yı izliyordum. Pencereyi göremiyordum durduğum yerden, ya da Burhan’ı… Yavaşça yatağın kenarına oturdu karım… Yatak odasının duvarı boyunca uzanan geniş Fransız pencereden karşıya bakıyordu, komşumuzun evine…
"Şey, Timur…“ dedi.
“Efendim canım…” Heyecanla söyleyeceği şeyi bekledim.
"Komşumuz bana bakarak masturbasyon yapıyor.” Saçma bir şekilde kıkırdadı. İsterik gülüşünü duyduğumda fırçamı neredeyse düşürecektim elimden… Diş macunu dolu bir ağızla cevap verdim,
"Şaka yapıyorsun.“
“Hayır… Ben… Kesinlikle şaka yapmıyorum. Komşumuz çıplak ve bana bakarak, benim için o büyük yarağını sıvazlıyor.” Bunu söyledikten sonra durdu, dudağını ısırdı. Bir elini apış arasına götürmüş, okşamaya başlamıştı karım…
“Off… Timur… Bu şey… Çok büyük aşkım…” Son sözler bir heyecanla ağzından kaçmıştı. İlk kez amcığını bu denli istekle okşarken gördüğüm, içgüdüsel olarak bacakları yayılmış olarak oturan karıma baktım.
Masturbasyon yapan koca yaraklı komşumuzla karşılıklı bakışarak amını okşuyordu karım… İnanılmaz derecede heyecanlandım. Yarı çıplak gördüğümden beri başını kaldıran sikim bir anda taş kesildi. Karıma o an sahip olmalıydım.
"Pekala, Ayla… O kahrolası perdeleri hemen, şimdi kapat canım!” diyerek aynı anda pantolonumu çıkarmaya başladım. Başını zorlukla karşı komşudan çevirip benden tarafa baktı,
"Aaa, benim için mi kalktı sikin?“ Gülerek söylemişti, ama beni ölçünün ötesinde heyecanlandırdı. Emrimi tekrarladım karıma,
"Kapat onları! Perdeleri kapat…”
Gülümsedi, ayağa kalktı. Burhan'a el salladığını gördüm, sanki işe geç kaldığını göstermek için bileğini işaret ediyordu.
Perdeleri kapatır kapatmaz ona saldırdım.
Karımla o sabah defalarca seviştik, üç kez boşaldık ve ikimiz de işe gitmedik.
İnanılmaz derecede yaramaz ve inanılmaz derecede erotik bir değişimdi hayatımızda… Yine de üçüncü bir göz de olsa, karı koca arasında yaşanan bir cinsel fanteziydi yaşadıklarımız…
Evliliğimiz ve cinsel yaşantımız önemli ölçüde değişene kadar birkaç gün pek fazla bir gelişme olmadan geçti.
Ayla ve ben birkaç bardak kırmızı şarap eşliğinde güzel bir akşam yemeğini yeni bitirmiştik. Telefonum çaldığında koltuğumuzda uzanıyorduk, Burhan'dı arayan… Tuhaf buldum, çünkü numaralarımızı almamıza rağmen tanıştığımızdan beri beni hiç aramamıştı.
"Komşu…?“ diyerek telefonu açarken bir yudum şarap aldım.
"Timur.” Şakacı bir sesle cevap verdi.
"Sana nasıl yardım edebilirim abi?“ dedim. Yüzeyde sesi sakindi, ama sözlerinde gizli bir sinirlilik tonu vardı,
"Ya dostum, etli yemek yaptığım güveci fırında unuttum ve kömür gibi yandı da… Yarın bir arkadaşım için parti veriyorum. Bana yardım etmesi için Ayla'yı bir süre ödünç alabilir miyim senden? ”
Aniden dikkatimi çekmişti söyledikleri… Dizlerim heyecanla titreyince yanımdaki koltuğa çöktüm. Karımın bu isteğe nasıl tepki vereceğini bilemiyordum. İşler tamamen kontrolden çıkmaya başlamıştı.
“Ayağa kalk Timur ve karınla konuş.” diye telkin ettim kendime… Yavaşça kalkıp diğer odaya doğru yürüdüm,
"Ben… Evet komşum. Neden olmasın? Ama o ne diyecek bakalım, sormama izin ver.“ Durakladım, devam ettim, kelimelerimi dikkatle seçerek devam ettim,
"Sadece yemekle ilgili mi ihtiyacın var karıma?” Benimle açıkça konuşmalıydı bu herif, karımı ne için istediğini söylemeliydi.
"Elbette, yemek için… Ah, bir de… Bende duruyor da hala, bikinisini geri vermek isterim.“
Karımın minik seksi bikinisinin onda olduğunu bile unutmuştum.
"Ah. Elbette… Ama o pazar gününü hatırlayınca biraz utanacak karım… Sanırım o da unuttu bikinisinin sende olduğunu…” Garip bir şekilde güldüm.
"Güzel! Biraz utanmayı hak ediyor. Bikiniyi fırlatırken benim gibi yaşlı bir adamla alay etti çünkü…“ o güldü. Cevap olarak,
"Evet komşum, bu genç karımın şımarıklığı… Bence ona bir ders vermelisin.” diyebildim.
Biraz şakacı bir tavırla söylemiştim bunu, ama kelimeler ölü gibi havada asılı kaldı. Gergin, iki cambazın bir ipte oynaması gibi bir garip konuşmaydı aramızdaki… Burhan cevaplarken sözlerinin altında gizli bir anlam yüklüydü,
"Timur, olayın ne olduğunu biliyorsun. Bence bu harika bir fikir… O güzel eşine ders vermeyi çok isterim.“
Yüzüm kızardı, yutkundum. Garip, şaşkın bir heyecanla doluydum, ama cevapladım,
"Tamam komşum… Nasıl istersen… Karımı sana tekrar göndereceğim.”
"Sen çok iyi bir adamsın. Karın da senin gibi bir kocası olduğu için çok şanslı…“
Görüşme bitmiş, ben elimdeki telefona bakıp duruyordum. Heyecan içindeydim. Yavaşça oturma odasına geri döndüm sonra, uyarılma ifadesini yüzümden atmaya çalıştım. Ayla beni bekliyordu.
"Kimdi o aşkım?”
“Burhan aradı canım… Yemek hazırlamak için mutfakta senin yardımına ihtiyacı varmış.”
Yüzü neredeyse anında kızardı. Eminim, o da bu çağrının nereden çıktığını düşünüyordu.
"Ne…? Şimdi, şu anda mı?“ Başımı salladım,
"Evet. Yarın düzenlenecek bir parti için pişirdiği yemeği yakmış, şimdi de sana ihtiyacı varmış, yardım istiyor.” dedim. İstek tamamen normalmiş gibi davranmaya çalışıyordum.
Aniden göğüslerinin büyüklüğünü meydana çıkaran ve pek sevdiği minik geceliğini giydiğini, yatmak için hazırlanmış olduğunu fark ettim.
Gecelik tam olarak erotik iç çamaşırı sayılmazdı. Ama ancak kendi evinizde giyilebilirdi. Başka bir yerde giyecek bir giysi değildi. Yüzünde heyecan ve karmakarışık duygular belirdi bir anda… Doğrulup kalkarken,
"Ben… Tamam öyleyse… Komşumuza yemek yapmasına yardım edeyim. Yukarı çıkıp üstümü çabucak değiştireyim bari…“
"Hayır canım, gerek yok değişmene… Sadece birkaç dakikalığına gideceksin zaten…” dedim. Dik bakışlarla karıma baktım. Ayağa kalktı, yüzü kızarmıştı yine karımın…
"Aşkım… Bu gecelik komşumuzun yanına gitmek için pek uygun sayılmaz…"
Üzerindeki kıyafetini gösteriyordu bana… Şeffaf gecelik kumaşından minicik tanga külodunu görebiliyordum. Eteği o tanga külodun hemen altında bitiyordu zaten, kısacıktı… Sütyen yoktu içinde… Meme uçlarının pembemsi koyuluğu ve kabarıklığı belli oluyordu. Gülümseyerek,
"Gerçekten uygun değil mi? Biz buraya taşındığımızdan beri Burhan’ın yanında giydiğin neredeyse en kapalı kıyafet bu aşkım…“
Şaka yollu söylemiştim ama söylediklerim neredeyse gerçekti. Havuz başında önce minicik bikiniyle görmüştü karımı, sonra çırılçıplak suyun içinde sevişmemizi izlemişti. Ve yatak odasında çırılçıplak karıma bakarak masturbasyon yapmıştı.
"Tamam bebeğim. Eğer öyle diyorsan…” Gülümsüyordu karım… Yavaşça arkaya doğru yürüdü ve kapıyı yavaş hareketlerle açtı. Dışarı çıkarken bana son bir bakış attı. Yüzünde yaramaz, şeytanca bir sırıtma vardı.
"Bir yemek için komşumuza yardıma gideceğim. Tamam…“ Neredeyse böyle olmadığını biliyormuş gibi söyledi bunu… “Sadece bir yemek…”
Çıktı sonra… Bu kadını seviyordum. Komşumuzun bahçesine doğru yüksek topuklu terlikleriyle yürürken, onu bekleyen yabancı erkeğin evine yaklaşırken ağır çekimde karımı izledim. İncecik şeffaf kısa geceliği bütün güzelliğini meydana çıkarmıştı karımın, uzun ve çıplak bacaklarının üstünde çalkalanan kalçalarını sarıyordu.
Burhan sanki hazır bekliyormuş gibi karım adımını attığında kapıyı açıverdi. Burhan’ı gördüğümde kalbim hopladı. İri yarı gövdesiyle, gömleksiz ve yarı çıplak arka kapıyı açtı karıma… Bir şorttan başka bir şey giymiyordu komşumuz, öyle görünüyordu.
Birbirlerine gülümsediler. Ayla kızardı. Hiç konuşmadılar ve adam kolunu nazikçe beline sarıp karımı içeriye soktu. Aniden, gözümün önünden kayboluverdi karım…
Mutfağını görmek için uğraştım, ama panjurlar kapandı. İçeriden gelen ışık, pencerenin kenarlarından zar zor sızıyordu. Kalbim aniden daha hızlı atmaya başladı, ama kendimi kanepede oturmaya ve beklemeye zorladım.
On dakika geçti, sonra yirmi… Elimde televizyonun kumandası görmeden zap yapıyordum. Tüm televizyon kanalları zihnimdeki bulutları dağıtamadı bir türlü… Bir korku kapladı içimi, soğuk soğuk terlemeye başladım.
Komşumun yatak odasına, karanlığa, perdelerine bakabilmek, karımı görebilmek için yukarı koştum. Işığı yanmayan yatak odası karanlıktı. Sanırım aslında mutfaktaydı bizimkiler… Birkaç dakika daha geçti ve oturma odasında masanın etrafında volta atmaya başladım.
Yaklaşık bir saate yakın zaman geçtikten sonra aklıma iyi bir fikir geldi. Arka kapıdan çıktım, yavaşça bahçede yürüdüm. Komşunun mutfağına bir göz atmaya çalıştım. Işık yanıyordu ve ocakta bir kaç tencere vardı, ama Burhan ya da eşimden hiçbir iz yoktu.
Sonunda yan tarafa geçip bahçede sürünmeye karar verdim. En sonunda oturma odası penceresine vardım. Perdenin köşesinde tesadüfi bir boşluk vardı. Ya da ben öyle düşündüm.
Gördüğüm şey beni iliklerime kadar sarstı, ama aynı zamanda korkunç bir uyarılma hissi yarattı.
Burhan ve Ayla komşunun geniş koltuğunda oturuyorlardı. Fark ettiğim ilk şey, eşimin geceliğinin beline kadar aşağıya indiği ve onu güzel büyük göğüslerini meydanda bıraktığıydı. Burhan’ın muazzam elleri karımın iri göğüslerini pençeliyor, onlara masaj yapıyor, meme uçlarını sıkıyordu.
Kafasını zevkle arkaya atmış ve kendini o koca ellere bırakmış olan karımın hafif inlemelerini camın arkasından duyabiliyordum. Sonra büyük bir dehşetle Burhan’ın şortunun ayak bileklerinin etrafında olduğunu fark ettim.
Kocaman, kalın ve büyük yarağı açıkta duruyor ve yukarı doğru yükseliyordu. Tarifi imkansız derecede büyüktü aleti… Ayla'nın narin elinin o koca yarağın etrafına sarıldığını görünce neredeyse çöküyordum.
Karım elindeki aleti büyük bir zevkle, huşu içinde sıvazladı. Parmakları komşumuzun etkileyici direğine yavaşça yukarı ve aşağı masaj yaptı. Adamın ağır görünen taşakları karımın narin elinin hareketleriyle yukarı ve aşağı hareket ediyordu. Küçük, ince parmaklarının yarağın kalın çevresini tamamen kuşatmasının hiçbir yolu yoktu.
Manzara karşısında ağzım dilim kurudu, gözlerim genişledi, dizlerim titredi. Daha ben ne yapacağımı düşünemeden, bir tepki vermeden önce Burhan bir anda patladı. Onun inanılmaz, koç yumurtası kadar büyük toplarının nabız gibi hareket ederek yukarıya çekildiğine tanık oldum.
Kalın tohum şelalesi o koca yarağın ucundaki delikten adeta fışkırarak boşalmaya başladı. Beyaz köpüklü spermler, olayı Burhan için tatmin edici bir orgazmla taçlandırmak için pompalamaya çalışan Ayla’nın elini kapladı.
Burhan, karımın dokunuşundan gelen inilti, zevkle kendinden geçmiş vaziyette, başını geriye yasladı. Duvarın arkasına eğildim, dinledim, sersemlemiştim. Karımın şaşkın sesini duydum,
"Vay canına Burhan, çok fazla boşaldın. Nerede biriktirdin bu kadar spermi?”
"Teşekkür ederim sevgilim. Bunlar benim büyük taşaklarımın imalatı…" Durdu, gülerek devam etti. “Tanrım, bu harikaydı. Böyle bir şey yapmamızı ne kadar çok istediğimi bilemezsin.”
Ayla'nın sesi gergindi, kafası karışıktı, erkeğin boşalmasına rağmen kule gibi dimdik duran sikinden gözünü ayıramıyordu.
"Bunu yaptığımıza inanamıyorum! Timur beni öldürecek!”
Burhan’ın sesi karıma beklediği güven duygusunu vermiş gibiydi. Geceliğini tekrar yukarıya çekip çıplaklığını örttüğünü görmeyi bekleyerek içeriye baktım.
Hayır, tam tersine… Geceliğini çıkarıp atan Ayla’yı kucağına oturtmuştu Burhan, dudaklarını kemirircesine öpüyordu. Karım da büyük bir şehvetle ona karşılık veriyordu.
Karım adamın kucağında yükselerek alttan o odun parçası gibi yükselen erkekliğin üstüne oturmaya çalıştı. Dudaklarını ısırarak hedefi bulduğunda oturmaya başladı. İnlemelerini duyabiliyordum.
“Ohhh… Burhan… Canım yanıyor. Çok büyüksün… İkiye ayrılıyorum sanki… Çokk… Aahhh…” Burhan cevap bile vermedi karıma… Homurdanarak karımın koca memelerine yumulmuş, dudaklarıyla uçlarını ısıra ısıra emiyor, dilini dolaşırıyordu.
O koca kule az sonra karımın bacaklarının arasında kaybolmuş, amcığına gömülmüştü. Oturup kalkmaya başladı karım… Çok sürmeden feryat figan boşalmaya başladı. Burhan’ın kalın sikine geçirilmiş bir işkence mağduru gibi dakikalar boyu titreyerek, sarsılarak orgazm oldu.
Sonunda duruldu, yavaşça erkeğin kucağından kalktı. Amcığı sırılsıklam, dudakları genişlemiş vaziyetteydi. Gözleri yarı kapalı, eliyle amını okşayarak yatışırmaya çalıştı bir müddet… Sonra eğilip yerden geceliğini aldı, üstüne geçirdi. Burhan oturduğu koltuktan kalkmadan seksi karımı izliyordu sikini sıvazlayarak…
"Timur’dan korkma canım… Kocan senin yaramaz bir kız olmandan hoşlanıyor, Ayla. Yaptığımız şeyi sevecek.“ Karım sinirli bir şekilde görüş alanımdan çıktı ve kapıya doğru giderken,
"Umarım sen haklısındır…” dediğini duydum.
Evimize geri döndüm, oturma odamızdaki kanepeye neredeyse uçarak daldım. Umutsuzca kendime çeki düzen vermeye, olan bitenlerden pek sarsılmamış gibi görünmeye çalıştım. Hemen ardından sürgülü kapının yavaşça açıldığını duydum ve darmadağınık eşimin odaya girdiğini gördüm.
Saçları dağınıktı ve nefes alışverişleri hızlıydı. Geceliği kırış kırış bir haldeydi ve yüzünde beni görünce dehşete kapılmış bir ifade belirdi. Ayağa kalkıp yanına gittim. Karıma hiç bu kadar ilgi duymamıştım. Hiçbir şey söylemeden durdum. Onu kolundan tutup kanepeye attım,
"Timur… Aşkım… Dur, bekle bak…“
"Kapa çeneni.” dedim sert bir sesle…
Geceliğinin eteğini kaldırmamla sırılsıklam ıslak kadınlığı açığa çıktı. Karımı ters çevirdim ve arkadan inanılmaz bir telaşla sertleşmiş sikimi bir hamlede amcığına gömdüm.
Onu hiç bu kadar sırılsıklam hissetmemiştim. Gerçekten az önce kocaman komşu yarağını içine almış olan vajinası biraz genişlemiş ve acaip ıslaktı.
"Allah kahretsin Ayla. Bir sürtük gibi, bir orospu gibi davrandığında seni çok seviyorum aşkım…“ Kıçını daha önce hiç olmadığı kadar tokatladım. Yüksek sesle inledi,
"Ahh… Timur! Hayır…! Ben kötüydüm, çok üzgünüm!”
"Komşumuzun büyük yarağıyla oynamak ister misin, seni kirli küçük orospu? Söyle bana… Burhan’ın yarağını yemek ister misin tekrar?“
Kalçalarını yakaladım ve öfkeyle sikimi amına vurdurarak gidip gelmeye başladım.
"Ohhh! Hayır! Nasıl?” Ayla onu alırken yüzünü yastıklara gömdü.
Az önce komşumuzun koynunda neler yaptığını biliyordum. Karımın da benim de duygularımız karmakarışıktı. Fakat, zevk ve utanç birbirine geçmiş vaziyette olayın üstesinden geldik. Azgın orospu karım kez benimle sevişiyor, benim tatminim için uğraşıyordu. Hatırlayabildiğim kadarıyla onu hiç bu kadar azgın görmemiştim.
Karım benim sert hareketlerimle tekrar yükselmeye başladı. Zevk aldığını, sikimi saran vajinasındaki isterik kasılmalarını hissedebiliyordum. Çok güçlü bir şekilde, neredeyse bağırarak başını kanepenin üstündeki yastıklara gömerek sarsıla sarsıla boşaldı.
Karımın orgazmını görmek benim kendi patlamama neden oldu ve ben de tohumumu onun içine olduğu gibi boşalttım, sırtına çöküp kaldım.
Yavaşça birbirimizden ayrıldık, nefes nefese, kan hücumuyla kırmızılaşmış yüzlerimizle…
Nefesi düzene girer girmez ona baktım,
"Bana ne olduğunu anlat. Bana her şeyi anlat.“ Oturdu, toplandı. Gergin ve garipti, hala ağır nefes alıyordu.
"Ben… İçeri girdim ve çoğunlukla mutfaktaydık.” Konuşurken kekeliyordu, “O… O, mutfakta bana çok fazla yakınlaşıyordu ve onu hissedebiliyordum. Heyecanlıydı. Etrafımda dolaşması, benimle ilgilenmesi, geceliğimin açıklığı…” Utanarak yüzünü elleriyle kapadı. Ellerini tutup çektim,
"Sorun değil bebeğim, duymak istiyorum. Söyle.“
"Fırının önündeyken arkamdan geldi ve göğüslerimle oynamaya başladı… Bu… Bir ateş kapladı içimi… Utanarak durmasını söyledim.” Sikim sertleşmeye başlamıştı anlattıklarıyla…
"O ne dedi? Bir şey söyledi mi?“
“O… Aah, sadece göğüslerimi çok beğendiğini, sevdiğini ve onları ısıra ısıra bitirmek istediğini söyledi… Ne kadar yese doyamazmış.” Durakladı, o anı tekrar yaşıyordu sanki… Heyecan kaplamıştı o anı anlatırken…
"Yemek yapmaya devam ettik ama… İşleri bitirdikten sonra kapağı kapattım ve birkaç dakika fırınla oyalandım. Çıkıp gelmek için döndüm ama ayrılmadan önce beni kucaklayıp oturma odasına çekti ve kanepeye oturttu.”
Derin bir şekilde kızardı, anlatırken koltuğunda titriyordu,
"O… Göğüslerimle oynamaya devam etti. Kocaman elleri vardı Timur, parmaklarıyla memelerimi mıncıklayıp durdu. Orada öylece oturdum, karşı çıkamadım, donup kaldım.”
“Sonra..? Devam et aşkım… Sonra ne yaptı? Sen zevk almadın mı o memelerini okşarken?”
“Yani… Uçlarını parmaklarıyla ezip duruyordu. Zevk almamak, heyecan duymamak mümkün değil ki aşkım… Sonra… Bir saniye durdu ve bir anda şortunu aşağıya indirdi. O koca yarak dışarı fırladı.“
Açıklanmayacak şekilde tekrar sertleşmeye başladım. Karımın her cümlesine, her kelimesine asılı kaldım. Beynimde yankılanıyordu anlattıkları… Karımla komşumuz arasında yaşanan porno sahneleri sanki ben oradaymışım gibi gözümün önünde canlanıyordu…
Kızarması arttı, gözlerini benimkinden kaçırdı,
"Bana hoşuma gidip gitmediğini sordu.” Boğazım aniden kurudu, heyecan içinde üsteledim,
“Devam et. Sen ne dedin?“
“… Ben… Daha önce havuzda sevişirken de söylemiştim ya… Sikinin bu kadar büyük olmasını sevdiğimi söyledim.” Durakladı ve derin bir nefes aldı. "Elimi tuttu ve yavaşça sikine indirdi. Büyülenmiş gibiydim. Bana ne oldu bilmiyorum ama ben sadece… Bilmiyorum!”
"Tamam bebeğim… Peki, başka ne oldu?“ Dudağını ısırdı,
"Bana büyük yarağıyla oynamamı ve onu boşaltmamı söyledi…” Durakladı ve devam etti, “Ben de öyle yaptım. Onu boşalttım. Sonra… Sonra da o beni boşaltı. O koca yarağını içime aldım… İçimi yardı yarağı aşkım… Komşumuzun yarağı kocamandı… Kalın… Yardı beni… Amımı yardı…”
"Ohh…" Ben cevap veremedim, nefessiz, soluksuz kalmıştım.
"Ah bebeğim ne yapıyoruz biz…? Bu… Bu çılgınca!“ Çığlık attı adeta, yüzünü şaşkınlıkla ellerine gömdü.
Bacaklarını çekerek, ıslak amcığını ortaya çıkardım, klitorisinin kabarıklığını okşayarak karıma cevap verdim. Onu yavaşça kanepeye ittim ve erkekliğimi onun amının kıvrımlarına hizaladım,
"Sen sonunda yaramaz bir kız oldun canım… Ve ben senin cezanı vereceğim şimdi…”
Birkaç gün daha geçti ve eve geç geldim. Eve girdim ama arabasının ön tarafta olmasına rağmen karımı evin hiçbir yerinde bulamadım. Merak etmiştim. Telefonu çıkarıp bir mesaj gönderdim,
”Neredesin?“ Birkaç saniye geçti ve
”Yaramazlık yapıyorum ;)“ diye bir cevap aldım, mesajı gülen yüz göz kırpmasıyla kapattı.
Kan basıncım hemen yükseldi, Burhan’ın evine bakmaya çalıştım ama fazla bir şey göremedim.
”Ne yapıyorsun aşkım?“ diye yanıtladım.
Odanın içinde volta atarak dolaştım, bir dakika geçti ve sonra bir mesaj aldım.
Herhangi bir pornodan daha uyarıcı küçük bir telefon videosuydu. Eşim Burhan'ın büyük ve kalın aletini yukarıdan aşağıya öpüyor, dudaklarını yumruk gibi başının etrafına sarıyor ve mümkün olduğunca ağzına et dolduruyordu.
Küçük elleri adamı zevkten havaya uçururken ağır toplarına masaj yapıyordu. Emzirmesinin sesleri beni kendimden geçirdi ve içgüdüsel olarak kanepeye çöküp kaldım. Telaşlı parmaklarımla fermuarımı açtım ve sikimi açığa çıkardım. Sevgili karım komşumuzun devasa erkeklik organında ağzını ve dilini kullanıyordu.
Burhan'ın zevkten bayılan sesini kayıttan duydum,
”Mmm. Harikasın… Evet bebeğim… Şu koca yarrağı em bakayım…“
Burhan telefonunu önlerinde tutuyordu, ama gördüğüm tek şey, erkeğin büyük yarağı ve azgın karımın güzel yüzüydü. Karımın dudakları ve dili adamın sikini zevkle sağlıyordu.
Bir an durdu karım, ıslak ağzıyla kameraya baktı ve şeytanca gülümsedi. Daha sonra erkeğin devasa sikinde dolaşan etli dudakları, aşağıdan yukarıya ıslak öpücükler kondurmaya başladı.
”Hassiktir… Ohh… Harikasın bebeğim… Dostum… Timur… İzliyor musun? İyi bak… Bu senin karın Ayla. Hadi canım, kocana bu büyük yarağı ne kadar sevdiğini göster.“
Bir kıkırdama duydum. Karımın isterik gülüşünü… O koca yarağı amcığına alırken inlemeleri… Ve video o sahnede bitti. Sanırım video çekmeyi bırakmış, karıcığımı iki eliyle daha rahat sikmek istemişti adam…
Hemen tekrar oynattım videoyu ve patlamadan önce ikinci izlemeye sadece birkaç saniye dayanabildim. Kendimi tutamadım artık, oturduğum yerde fışkırmaya başladım. Boşalmam bitince tekrar telefona sarıldım,
”Seni görmem gerek.“ Ona acilen, çılgınca mesajlar attım. Birkaç dakika sonra bir cevap,
”Birazdan evde olacağım hayatım… Bu aygırı iyice boşaltmadan bırakmaz beni.“
Kanepede arkama yaslandım. Tuhaf bir rahatlama dalgası kaplamıştı bedenimi, neredeyse bir anlık transa girmiş gibi hissediyordum. Boşalmanın verdiği rehavetle tam bir uykuya sürüklenmek üzereyken komşumuzun tarafındaki sürme kapı açıldı.
Ayla içeri girdi, darmadağınıktı yine… Aslında okulda çalışırken giydiği elbiseydi üzerindeki, ama düğmeleri kopmuş, yakasına ruj bulaşmıştı.
Bana baktı ve benim az önce boşalan sikimi gördü. Yumuşamıştı, bacaklarımın arasından sarkıyordu. Gülümsedi.
“Yani… Sanırım videoyu beğendin aşkım, öyle mi?”
Ona baktım, ama cevap veremedim. Sadece başımı sallayabildim.
Tekrar gülümsedi, kıkırdayarak,
"Dişlerimi fırçalamam lazım bebeğim… O kadar çok ağzıma boşaldı ki azgın köpek…”
Karım güzel kıçını sallaya sallaya merdivenlerden yukarı çıkarken arkasından baktım.
Bunun olacağını hissediyor ve bekliyordum. Ve ertesi Pazar günü kaçınılmaz olarak beklenen oldu. Karım ve komşumuz her zaman olduğu gibi bizim havuzun etrafında çıplak vaziyetteydi. Suya girip çıkıyorlar, öpüşüp koklaşıyorlardı.
Mayosu olmayan ve havuzun etrafında çıplak dolaşan Burhan’ın büyük yarağı tamamen gözümün önündeydi. Eşim bütün öğleden sonra koca yaraklı komşumuzla benim yanımda oynaştı. Bazen havuz sandalyelerinden birine oturduğumda o da oturup erotik gevşemenin keyfi içinde benimle flört ediyordu.
Hepimiz içiyorduk, Burhan'ın hazırladığı ünlü kokteyl kadehleri ağır bir şekilde tüketiliyordu. İnanılmaz derecede tuhaf bir öğleden sonraydı. Ama neredeyse tüm bu zaman boyunca taş gibi sertleşmiş durumdaydım. Özellikle de ikisinin sessizce su yüzeyinin altında birbirleriyle oynadığını fark ettiğimde… Az bile söylemiştim, gerçeküstü bir Pazar öğleden sonraydı.
Aniden uyandım. Geceydi, şezlongta sızıp kalmışım. Verandaya bakıp ortalıkta kimseyi göremeyince içimi merak kapladı. Garip bir duyguyla ayağa kalktım. Sersem gibiydim, gündüz içtiğim bolca alkol hala sistemimde dolaşıyordu. İlk başta büyük bir sessizlik vardı, ama bu sessizlik uzak bir inilti tarafından bölündü.
Duyduğum inilti uzak ve boğuktu, ama eşime ait olduğunu anladığımda korku sardı içimi… Panikledim, sesin nereden geldiğini bilmiyordum. Evin içine koştum, etrafıma baktım. Oturma odasında değildi.
Merdivenleri uçarcasına çıkarak yatak odamıza daldım. Orada da değildi, neden olsun ki? Bir an durdum, merak ve korku duygusu içimi kemiriyordu. Tam da ayrılmak için döndüğümde onları gördüm.
Bizim yatak odası karanlıktı, ama Burhan’ın karşıdaki yatak odası parlayan ışık altında ayna gibi görünüyordu. Oradaydı karım… İkisi de çırılçıplaktı. Karım adamın yatağındaydı, dört ayak üzerine yayılmıştı. Zevkle inlediğini görebiliyordum, kafasını geri çevirmiş, koca yarağıyla amına girip çıkan sikicisine bakıyordu.
Burhan onu arkadan beceriyordu. Karımın büyük göğüsleri ileri geri sallanan iki top gibiydi. Arkadan karıma bindirmeleri oldukça güçlüydü ve o kalınlığını ezbere bildiğim yarağıyla karımın amına girip çıkarken, kürek gibi elleri ince belini sıkıca tutuyordu. Her ikisinin bedeninde, neredeyse saatlerce çiftleşiyormuş gibi net bir ter parlaklığı vardı.
Yatağımızın kenarına çöktüm. Derin bir ürperiş bir anda vücudumu sardı. İçimde dönüp duran duyguların kokteyli eziciydi. Erotizm, utanç, tahrik, heyecan, alçalma, küçülme… Ama hepsine hakim olan şey korkunç bir cinsel uyarılmaydı.
Sikimi açığa çıkardım, ancak fiziksel provokasyon olmadan bile patlamaya yakın olduğum için ona dokunmaya cesaret edemedim.
Karımı daha önce hiç böyle görmemiştim, daha önce hiç böyle şehvetle bağırdığını duymamıştım. Aramızdaki iki cam bölmeyi bile aşıp gelen zevk iniltileri inanılmazdı. Karım adamın seks oyuncağı gibi parmaklarıyla çarşafı kavramış sürekli inliyordu. Adam kalın yarağıyla vajinasına her daldığında deli gibi çığlık atıyordu.
O anda, Burhan’ın karımın kadınlığının hiç ulaşamadığım alanlarına, benim hiç yapamadığım kadar daldığını biliyordum. Vajinal sinir uçlarını had safhada uyardığını, içindeki vahşi hayvanı serbest bırakma zevkine ulaştığını biliyordum.
Aniden onları izlerken ağzımın tamamen açık olduğunu fark ettim. Burhan uzandığında dehşet içinde onlara baktım. Karımın göğüslerini tutarak sikerken şişe geçirir gibi kendine çekiyordu bedenini…
"Oh bebeğim, sikimi seviyor musun?“ dedi Burhan. Onları zar zor duyabiliyordum, ama dudaklarının hareketleri sesin zayıf geldiği anlarda konuşmalarını anlamamı sağladı.
"Ahh… Evet… Onu seviyorum. Senin koca sikini çok seviyorum. Sik beni aşkım… Koca yarağını istiyorum.” Karım inleyerek yanıtladı adamı…
Yavaşladı sonra, karımı belinden çekip onu yatağında döndürdü, sırtüstü yatırdı. Önü, kadınlığı şişmiş, kabarmış ve sırılsıklam görünüyordu. Erkeğin masif organı, karımın içinden fışkıran gerçek dışı miktardaki zevk kremiyle kaplanmıştı.
Sikinin gövdesi boyunca neredeyse dolu dolu bembeyaz bir köpük görüntüsü vardı. Ayla'nın bana bu kadar kadınlık özünü verdiğini daha önce hiç görmemiştim. Aldığı zevkin derecesini anlayabiliyordum.
Eğildi ve karımın göğüslerini ve sonra dudaklarını öptü. Kasıklarındaki devini bir kez daha karımın cinsel organına hizaladı, yavaşça kendini içine itti. Kalın sikinin gövdesinin karımın amcığını ikiye yarmasıyla büyülenmiş vaziyetteydim. Adama karşı bir hayranlık uyandı içimde…
Karımın sırılsıklam kalçalarının etini esnetiyor ve kucaklıyor, asla bırakmıyordu. Ayla’nın zevk kaynağı am dudakları adamın kalın sikinin etrafını sımsıkı sarmış vaziyetteydi.
Bacaklarını kaldırdı karım, yüksek sesle inledi, güzel ayakları adam içine girerken havada kasıldı. Onu bir kez daha pompalamaya başladığında narin ayak parmaklarının kıvrılışını izledim.
Büyük topları, karım onu içine alırken dolgun kıçının minik deliğine tokat atmaya başladı. Kollarını erkeğin boynuna sardı, kendine çekip sarıldıkça göğüsleri birbirine yapıştı. Karımın iri memeleri adamın geniş göğsünde eziliyordu.
Odanın karanlığında yüksek sesle çalarak telefonumdan aniden şaşırdım. Her nasılsa, Ayla arıyordu.
Cevap verirken titriyordum, “Merhaba?” Salak gibiydim. Karşımda sevişen çifte baktım. Telefon karımın elinde bile değildi. Yakında, yastıkların altında bir yerde olduğunu ve çağrının yanlışlıkla temas sonucu olduğunu fark ettim.
Çiftleşmelerinin şu anki net sesleri rahatsız ediciydi. Zevk çığlıklarını duymak beni derinden sarstı. Telefonu hoparlöre ayarladım, yenilgi içinde yan tarafıma fırlattım.
"Bana o kocaman yarağını ver Burhan! Ben onu seviyorum! Sik beni… O koca yarağınla sik beni…“ İnliyordu durmadan, sarhoş edici, gerçeküstü inlemeler…
"Ben de bu sıkı amcığı çok seviyorum bebeğim… Kadınım, sen dünyadaki en seksi şeysin. Kocan sikemiyor seni yavrum… Benim gibi sikemiyor. Senin hak ettiğin gibi sikemiyor seni… Ohhh… Doyuramıyor seni…” Karımın içine yarağını iterken ayı gibi homurdandı.
Ayla'nın inlemeleri ateş topları haline geldi ve yatağın bitmek bilmeyen gıcırtısı, bellerinde güçlü bir şeye, çok yoğun bir orgazmın demlenmesine yol açıyordu.
"Oh! Oh! Oh… Sik beni! Burhan..! Yine yapıyorsun… Ben, ben… Ben yine geliyorumm !!“
İnilltileri vahşi bir hayvan gibi ilkeldi. Bacakları adamın belinin etrafına sarılmış, ayak parmakları kıvrılmış ve aşağı doğru kilitlenmiş gibiydi. Görebiliyordum. Vücudu, hayatının en güçlü orgazmı onun bedenini sardığında sarsıntılarla patladı.
Burhan kükredi, cinsel zirveye o da katıldı,
"Ohhh… Ayla… Senin bu evli amcığına döllerimi boşaltacağım! Aaahhh… Kocan sana hiç bu kadar boşalmayacak bebeğim benim… Oohhhh…”
Adamın büyük topları boşaldı, karımın istekli rahmine olması gerektiği kadar büyük bir tohum yükü indirdi.
Tutkuyla kucaklaştılar ve öpüştüler. Sonunda yuvarlandılar ve birbirlerinin yanına uzandılar. Burhan’ın masif organı şimdi gevşek ve boşalmasına rağmen hortum gibi kalın, bacak arası boyunca uzanıyordu.
Eşim ağır ağır nefes alıyordu ve ben onu kadınlığının hala titrediğini, bacaklarının kasıldığını gördüm. Elini karnına dayadı, kıkırdayarak mutluluğunu belli etti. Yorgun, doymuş bir vaziyette gülümsedi. Burhan karımın çıplaklığına hayran hayran bakarak,
"Sanırım evli kadını sikme fantezimi biraz uzattım. Nasıl buldun peki sikişimi? Beğendin mi?“ Karım, cinsel rahatlamanın verdiği rehavetle gevşek bir şekilde güldü, içinden akmaya başlayan erkeğin döllerini parmağıyla alıp baktı,
"Bunun gibi mi? Bir erkeği böyle boşaltabileceğimi bile bilmiyordum… Senin koca sikin bitiriyor beni… Doyamıyorum senin sikine ben…”
Elini adamın erkekliğine koydu, dinlenirlerken sikinin gövdesini parmaklarıyla, nazikçe okşadı.
Adam karıma gülümsedi, üzerine eğildi ve onu tekrar dudaklarından öpmeye başladı,
"Bu yüzden komşuyuz bebeğim. Seni durmadan sikeceğim Ayla. Şimdi …“ Sonra durakladı, karımı çevirerek kıçını tokatladı.
"Ama şimdi kocana geri dönmelisin. ”
Benden bahsediyorlardı. Boynuzlu kocadan… Aşağıya, kasıklarıma baktığımda istemsizce boşaldığımı fark ettim. Her yeri batırmıştım, spermlerim komşumun yatak odasından gelen ışıkta parlıyordu.
Karıcığımın sikildiği o bol ışıklı yatak odası, dev ekranda bir porno film izler gibi tahrik etmiş, bitirmişti beni… Hele o porno oyuncusunun benim karım olması harika bir histi doğrusu…
Zorlukla kalktım, dizlerime inmiş pantolonumu da çıkarıp soyundum. Kalkıp ışığı yaktım, yatak odam aydınlandı. Pencerenin önüne geldiğimde beni fark ettiler. Elimi salladım…
Gülerek bana baktılar. Karım ve komşum, ortağım… Onlar da gülerek el salladılar yattıkları yerden…
Komşumuzla
Karıma bakıyorum. Şortunu çıkarırken, yavaşça muhteşem poposunu açığa çıkarırken izliyorum. Gergin ve taş gibi görünen harika kalçaları kapalı denilebilecek bir bikini tarafından gizlenmiş. Gömleği zaten çıkmış, yanında elbise yığını halinde ve büyük göğüsleri bikini üstü tarafından sımsıkı sarılmış. Verandadaki sandalyemde oturup içkimi yudumlarken, onun havuz kenarındaki şezlonga uzanmasını izledim.
Eşim Ayla, güzel bir kadındır. Koyu renkte akan saçları, yeşil gözleri ve yumuşak kadınsı bir yüzü var. Vücudu düzgün ve kıvrımlı hatlara sahiptir, eskilerden klasik bir aktris gibi… Büyük doğal göğüsleri, dümdüz bir karnı ve her gün, her gördüğümde eksilmeyen bir şehvet duygusuyla sarsıldığım dolgun kalçaları var. Onu muhteşem göğüsleri ve kalçalarıyla görmek, beni her defasında heyecanlandırmayı başarıyor.
Fiziksel olarak nefis bir kadın olmasına rağmen, eşim yapı olarak oldukça utangaç biri… Ayla'nın bastırılmış cinselliği onun aileden kaynaklı gelişiminin bir ürünü… Gerçekten üniversiteye kadar aşkı, fiziksel olarak cinselliği pek tanımamış, neredeyse hiç yaşamamış. Orta ve lise boyunca süren çirkin ördek yavrusu yıllarıyla ilgili birçok hikaye anlattı bana…
Ancak şimdi ona baktığımda, karımın böyle bir dönem yaşamış olması imkansız gibi görünüyor. Ayla iç yapısı olarak iyi niyetli, hümanist biri normalde… Fakat ayaklı bir seks spotu, bir uyarıcı ve gittiği her yerde farkında olmadan şehvet dolu bakışları üzerine çekiyor.
Aslında beni hayal kırıklığına uğratmakta üstüne yok. Böyle güzel ve seksi bir kadınla evliyim, ama ne kadar çekici olduğunu kabul etmiyor bir türlü… O kadar ısrar etmeme rağmen biraz daha serbest hareket etmeyi, biraz daha güzelliklerini sergilemeyi reddediyor.
Benim adım Timur. Ayla ve ben yirmili yaşlarımızın başındayız. Şehir merkezinde bir ticaret şirketinin finans bölümünde çalışıyorum ve Ayla da bir özel okulda öğretmen… Üniversitenin son sınıfında tanıştık ve birbirimize yıldırım aşkıyla tutulduk. Düğünümüz mezuniyetimizden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.
İşlerimiz nedeniyle balayına çıkamamıştık. Bu yaz yurt dışındaki bir aile büyüğümüzün şehre yakın deniz kenarındaki dubleks yazlığında kalma şansımız oldu. İkimiz de çalışmaya devam ederken, aynı zamanda baş başa bir tatil yapabilmenin keyfini çıkarabiliyorduk. Mutluluğumuza diyecek yoktu.
Ben sıcak havanın rehavetiyle karımın güzelliklerini izleyip düşüncelere dalmışken, Ayla bir anda kalkıp havuza atladı ve üstüme yağan sularla beni şaşkına çevirdi. Sonunda diğer ucunda ortaya çıkana kadar bir süre yüzeyin altında bir balık gibi zarif bir biçimde yüzdü. Bahçemizde çınlayan kahkahalarla benim ıslanmış halime bakıyordu.
“Nerelere daldın öyle aşkım?”
“Yaramaz kız…” diyerek güldüm ben de… “Şimdi yanına geliyorum senin…”
Ayağa kalktım, içkimi masaya koydum. Gömleğimi çabucak çıkardım. Oldukça ortalama bir yapıda, 1.75 boyunda ve yaklaşık 75 kilo ağırlığındayım. Özellikle kaslı değilim, ama tam olarak bir dal da değilim.
Yüzmeyi çok seven ve balık gibi yüzebilen karımdan biraz daha az zarafetle, koca bir fok balığı gibi kendimi havuza atıverdim. Bu da büyük bir su sıçramasına ve Ayla'dan gelen bir kıkırdamaya neden oldu. Bir iki kulaçta karımın yanına gittim. Suyun içinde sarıldım. Islak dudaklarımız nazikçe kavuşurken birbirimizi aşkla öpmeye başladık.
"Yarın çalışmak istemiyorum.“ diye bağırdı karım dudaklarını benden zorlukla kurtardıktan sonra… Narin su damlacıkları vardı dudaklarında… Pazarımız şimdiye kadar güzeldi, ama öğleden sonra saatleri bitiyor, hafta sonu tatilimiz hızla sona yaklaşıyordu. Onu tekrar öptüm,
"Ben de istemiyorum bebeğim.”
"İkimiz de işlerimizi arayalım, kendimize bir gün daha ayıralım ne olur… Pazarlar yetmiyor bana..“ Tam biz suyun içinde öpüşüp koklaşır, konuşurken gür bir ses yayıldı ortalığa…
"Hey millet!”
Komşumuz Burhan'dı seslenen… Ellili yaşlarda, kibar bir beyefendi. Oldukça iri, yaklaşık 1.95 boyunda kalın bir gövdeye sahip… Yaklaşık yüz kiloya yakındı. Hepsi kas değil tabi, fakat yaşına göre bir erkek için kesinlikle çok iyi durumdaydı.
Dost canlısı, neşeli biriydi, görünüşte zararsızdı. Karısı nadir görülen bir hastalıktan ölmüştü. Bir daha evlenmemiş, kabuğuna çekilmiş bir dul hayatı yaşıyordu. Bizimkine bitişik yandaki evde yaz kış tek başına kalıyordu ve biz tanıştığımızdan beri onunla iyi bir komşuluk ve dostluk ilişkisi geliştirmiştik.
Mahalle içindeki diğer her ev bir çitle ayrılıyordu. Fakat bir sebepten dolayı bizim evlerimiz arasında çit yoktu. İki evin arasındaki sınır çim kesimindeki belirgin bir değişiklikle ayrılmıştı ve evlerimizi sadece biraz uzunca bir çim şeridi ayırıyordu.
Burhan erken yaşta emekliye ayrılmıştı ve görünüşe göre hep evinde bahçesinde çalışıyordu. Bahçesinin dizaynı, çimlerinin durumu, rengarenk çiçekleri kusursuzdu.
"Hey komşum, nasıl gidiyor?“ diyerek yanıtladım bize doğru ilerleyen adamı… Ayla içgüdüsel olarak suyun altına girdi. Olması gerekenden daha az giyinik olduğunu düşünüp utanmıştı mutlaka…
Komşumuz güneşten yanmış teniyle gülümseyerek geldi, elinde koca bir bahçe makası, alnındaki teri sildi. Çam yarması gibi büyük gövdesi öğleden sonra güneşinin ışığını kesintiye uğrattı, gölgesi üstüme vurmuştu.
"Of, sadece küçücük bir bahçe diyorum ama… Hiç bitmeyen işleri öldürüyor beni, yoruldum.” Ayla ve bana bakarak durdu.
“Ooh… Siz ikiniz bu havuzun tadını çıkarıyorsunuz ne güzel… Burada yaşayan son çift yaşlıydı, hiç kullanmamışlardı havuzu… Ama bakıyorum, siz çocuklar her zaman havuzdasınız.”
Yanlış değildi, suda epey zaman geçiriyorduk. Ben cevapladım gülümseyerek.
"Buz gibi kokteyl yapmıştı bize Ayla, sen de ister misin? Epey yorulmuş görünüyorsun…“ Başını salladı,
"Buraya gelirken bir iki sohbet ederiz demiştim. Sizin havuz keyfinizi bölmeyi istemem. Bundan nefret ederim ama… Çok iyi olurdu doğrusu, zahmet olmayacaksa…”
"Saçmalama Burhan abi…" dedim adama, “Ayla bebeğim, bir kadeh de komşumuza getirir misin?” diye ısrar ettim.
Komşumuzun görmeyeceğini düşünerek suyun altında kıçını okşadım. Hafifçe kızardı. Anlamıştım, adamın yanında kalçasına dokunmamdan hoşlanmamıştı. Yine de,
"Tabii ki" dedi. “Hemen getireyim ben…”
Ayla yavaşça merdivenlerden yukarı çıktı. Çıkarken iri göğüslerinden su damlaları akıyordu. Karım biraz utangaç biriydi dediğim gibi, ama üzerindeki pembe ve iki parçalı bir bikiniydi. Burhan o güne kadar karımın vücudunu hiç bu derece çıplak görmemişti.
Burhan kibar bir erkekti, ama gördüklerinden hoşlandığı da açıktı. Ayla'ya bir iki kez baktığını ve pek de utangaç olmadığını fark etmiştim. Yine de normal karşıladım durumu… Çünkü Ayla’yı gören neredeyse her erkek aynı şeyi yapıyordu.
Karım hazırladığı içki kadehini ona verirken karıma ustaca ve aşağıdan yukarıya her santimini inceleyen bakışlarla baktı.
"İşte kokteylimiz…“ diyen karım onun bakışları altında kızararak, fakat yine de pek rahatsız olmadığını ona gösteren bir tavırla kadehi uzattı.
"Teşekkürler güzelim…” Hazırladığı içkiyi nazik bir tavırla kabul ettiği için karım adamı terslemekten kaçınıyordu, hissettim.
Ayla tekrar suya atlayarak havuzda bana katıldı. Burhan da şezlonglardan birine oturdu. Biz suyun içinde, adam şezlongda bir süre daha içtik ve sohbet ettik. İçkisi bitince Burhan sonunda vedalaştı ve toplanıp bahçesine yöneldi.
O gecenin sonunda Ayla ile üst kattaki yatak odamızda sevişiyorduk. Karımın sulu şeftalisinin içine sokarken onbeş santimlik aletimi aç bakışlarla izliyordu. Beni içine alırken usulca inledi.
Misyoner pozisyonunda sevişmeye devam ederken aklıma öğleden sonra yaşadıklarımız geldi. İçten içe kıkırdayarak Burhan'ın şimdi karımın bacaklarını ikiye ayırıp sevişirken, zevkten kendinden geçmiş halini görebilseydi ne düşüneceğini merak ettim.
Komşumuzun karımı görme olayı aklıma gelince kısa bir panik yaşadım. Korkuyla sağımdaki pencereye baktım. Bizim yatak odası perdesi tam olarak kapalı mıydı acaba? Evimiz küçük bir yan avluya ve sonra komşu evin geniş yatak odası penceresine bakıyordu. Burhan’ın evinin yatak odası penceresi…
Bir sitede oturuyorduk. Evler birbirine çok yakın ve aslında birbirinin tıpkısıydı. Garip bir tasarım gibi görünüyordu, gizliliğe önem verilmemişti planlanırken… Anlaşılan kendi gizliliğini pek umursamayan ve evin içinde sereserpe dolaşmayı seven Burhan’la buraya taşındığımız günden beri bir avuç garip görüntü değiş tokuş etmiştik.
Bir iki denemeden sonra yatak odamızın perdesini sürekli kapalı tutar olmuştuk. Evler arasındaki yakınlık da, görünürlüğün ötesinde bir sorundu. Ayla orgazm sırasında çok yüksek sesle inler, hatta feryat ettiği bile olurdu. Burhan’ın onu kolayca duyabildiğinden emindim. Tutucu karımın uzun sevişmeler sonucu kendini kaybettiğini ve bir fahişe gibi bağırarak orgazm olduğunu öğrenmişti mutlaka adam…
Orgazm deyince komşumuzu düşünmeyi bıraktım ve karımı becermeye devam ettim. Fakat komşumuzun bizim sevişme seslerimizi duyduğunu düşünmek, gündüz bikinili karıma attığı bakışlar fena tahrik etmişti beni… Nitekim fazla dayanamadım. Karımın istek yüklü inlemeleri, vajinasının kasılmalarıyla bir anda içine patlayıverdim.
Ayla küçülen aletimle içinden çıkarken yavaşça sızlandı. Seks yaparken bir kereyle kalmıyordum. Karıma seri orgazmlar yaşatabilirdim, ama ne yazık ki, bu gece içimden gelmiyordu. Beraber yaptığımız bir duştan sonra pijamaları giyip yatağa uzandık tekrar… Öğleden sonra olanlar tekrar aklıma geldi ve karıma dönüp sordum,
"Burhan'ın bugün sana nasıl baktığını fark ettin mi?“ Ayla iç çekti,
"Of, yine mi? Her zaman insanların bana baktığını düşünüyorsun zaten…"
"Çünkü bakıyorlar canım… Özellikle yandaki komşumuz…” Kızardığını gördüm,
"Sanırım… Evet, biraz bakıyordu. Her zaman öğretmen kıyafetleriyle gördü beni… Bikinili görünce ilgisini çekmesi normal değil mi sence?“
"Tatlım… Bikinili gördüğü herhangi bir kadın değil, sensin… Senin harika, seksi bedenin… Zavallı adam… Evde yalnız başına, kadınsız… Seni bikiniyle gördükten sonra gidip otuzbir çekmiştir mutlaka…” Ayla muzip muzip güldü ve omzuma vurdu.
"Sapık…” dedi şaka yollu, “Pis sapık seni…”
Birkaç gün geçti aradan… Burhan’ın karıma bakışları konusunda başka bir şey konuşmadık. Bir kaç kez ayaküstü sohbetlerimiz oldu. O her zamanki samimi ve konuksever tavırlarıyla sıcakkanlıydı. Hatta arabayı park etmek için ihtiyacımız olan evin araba yolunu açmamda bana yardım etmeyi teklif etti.
Burhan’la o konuşma sırasında Ayla'ya yönelik bakışlarını yakaladım yine… Göğüslerine odaklanan gözlerinde garip ve erotik bir parıltı vardı sanki… Eh, haksız sayılmazdı doğrusu…
Eşimin inanılmaz göğüsleri var. Bir çift füze sanki göğüsleri, doğal, kabarık ve bir santim sarkması olmayan memeler… Bir ev hanımına, öğretmene değil de, sanki bir porno yıldızına veya egzotik bir güzelliğe ait gibi görünüyorlar.
Bir hafta içi sabah işe gitmeden önce kahvaltı yapıyordum. Aniden Ayla’nın çığlığını duydum. Ne oluyor demeye kalmadan merdivenlerden aşağı koşarak, çığlık atarak geldi. Kıpkırmızıydı yüzü ve acaip kızgın görünüyordu. Herhangi bir sakatlık olmadığına sevindim ama şaşkınlığım devam ediyordu.
"Timur! Neden perdeleri açık bıraktın? Banyo havlusu kurutucuda ve ben banyodan çırılçıplak çıktım!“
Çatal elimde kalakaldım. Neden bu kadar öfkelendiğinden emin değildim,
"Tamam bebeğim… Ve…?”
"Burhan tam oradaydı! Karşıda…. Hiç çekinmeden bana bakıyordu!“
Neredeyse tostumun lokması boğazıma kaçıyordu ve bir cevap veremeden öksürdüm
"Tüh, hay Allah kahretsin… Hava durumunu kontrol etmek için perdeleri açmıştım. Bugün şirketin bir müşterisini havaalanından alıyorum da… Üzgünüm bebeğim.” Karım ikna olmamıştı, sinirle bağırıyordu,
"Umarım mutlu olursun! Komşumuz bugün çırılçıplak gördü karını… Adam senin karının her yerini gördü, her yerini…!“
Ayla’nın tüm sinirine karşı kendime hakim olamadım ve güldüm. Zararsız, yaşlı biriydi Burhan ve eşimin çıplaklığının onun tarafından yanlışlıkla izlenmesi bence pek önemli değildi doğrusu… İşi şakaya vurarak yatıştırmaya çalıştım karımı,
"Aşkım, olan olmuş artık… Bu kadar büyütecek ne var bebeğim? Eminim güzelliğinle komşumuzun gününü cennete çevirdin. Herhalde yılın en büyük iyiliğini yaptın adama… Hayatım, bu yaşta Burhan zararsız biri, bu kadar büyütme lütfen!” Dehşete kapılmış görünüyordu karım,
"Bu senin için çok önemli değil, öyle mi! İnanılmazsın!“
Fırtına gibi öfkeyle arkasını döndü bana, üst kata çıktı. İşe giderken arabamın yanında duran kırmızı yüzlü bir Burhan ile karşılaştım. Kekeliyordu,
"Ya… Timur… Bak, gerçekten üzgünüm… Yatak odasındaydım, sadece öylesine baktım ve… Çığlığını duydum…”
Kıkırdayarak onu durdurdum. Zavallı adam bu kadar ezilip büzülmesine gerek yoktu ki, alt tarafı bir kazaydı olan biten…
"Burhan abi, bak… Tamam, senin dediğin gibi, kaza, bilerek yaptığın bir şey değil ki… O kadar önemli değil. “ Benim duruma nasıl tepki vereceğim konusunda hiçbir fikri olmayan Burhan rahat bir nefes aldı.
"Daha önce hiç başımıza gelmeyen bir şey, karım da aşırı tepki vermiş.” diye devam ettim. Ve omzuna dostça bir dokundum. Burhan utangaç bir tavırla başının arkasını kaşıyıp gülümsedi,
"Valla, Timur… Anlayışla karşıladığın için teşekkürler… Ayla çığlık atınca adi bir cinsi sapık gibi hissettim kendimi inan… Bir de… Umarım söylememe aldırmazsın, ama sen çok şanslı bir adamsın.“
Bunu söylerken biraz kızarmıştı, belki de biraz ileri gittiğini düşünüyordu. Yaptığı yorum beni şaşırttı, ama açıklanamaz bir şekilde beni heyecanlandırdı aynı zamanda…
Özellikle karımın çıplaklığını gördükten sonra, onu çekici bulduğunu itiraf etmesi… Söyledikleri içimde garip duygular uyandırdı bir anda… Yani, bundan şüphelenmek başka bir şeydi, kendisinden duymak tamamen farklı bir şeydi. Bir sırıtmayla bana karımı beğendiğini söyleyen erkeğe cevap verdim,
"Teşekkürler komşum… Biliyorum.”
Eğer başka biri olsaydı, yorum beni kızdırabilirdi. Ama nedense Burhan’ın ağzından çıkan bu beğeni ifadesi nedense beni pek mutlu etmişti.
O akşam işten erken döndüm ve bir çeşit özür dilemek için karıma sürpriz bir akşam yemeği hazırladım. Gerçekte pek o kadar üzgün değildim aslında… Hatta daha çok eğlendim diyebilirim ve eğer itiraf etmem gerekirse, komşumun bir erkek gözüyle karımı beğenmesinden garip bir gurur duymuştum.
Ayla ön kapıdan içeriye girdiğinde biraz yorgun, ama her zamanki gibi güzel ve seksi görünüyordu. İlk başta benimle konuşmaktan kaçındı. Sabahın kızgınlığı devam ediyordu, ama sonunda güzel sofrayı, şarabı görüp içkilerimizi yudumlayınca sessizlik duvarı yıkıldı.
"Üzgünüm aşkım, sabah sana bağırdım. Bunun bir kaza olduğunu biliyorum. Ama şeyy… Kendimi… Adam bana bakarken kendimi çıplak hissettim. “ Güldüm,
“Zaten çıplaktın karıcığım… Hem de çırılçıplak…”
Sanki o anı tekrar yaşamış gibi kıkırdadı… Ben de güldüm. Bir dakika sessizce yemeğimizi yedik. Sonunda dayanamadım,
"Burhan'ı bu sabah işe giderken gördüm” Hemen kızardı,
"Ah Tanrım. Bir şey söyledi mi? Nasıl karşıladı acaba? Utandım, şu anda çok utandım.“
"Çok özür diledi. Bilerek yapmamış ama sen çığlık atınca kendini sapık gibi hissetmiş. Çok önemli değil bebeğim.” Olayı küçümsemeye çalışıyordum. Durakladım, devam ettim.
“Aslında… Bana çok şanslı bir adam olduğumu söyledi.” Bunu söylerken karıma baktım, tepkisini merak ediyordum.
"Ne diyorsun? Nefes alamıyorum şu anda…" Yanakları iyice kızarmıştı. Başını salladım,
"Evet, öyle söyledi. İnanılmaz derecede güzel bir vücudun olduğunu ve bundan gurur duyman gerektiğini söyledi.“
Son kısmı ben eklemiştim. Beyaz bir yalandı, ama tam olarak bu şekilde söylemese bile adamın karım için düşündüğü şey tam olarak buydu.
"Sen ne cevap verdin peki!?” Bu soruyu heyecandan sesi kısılarak, zor nefes alarak sormuştu. Gülümsedim,
"Ona ne şanslı olduğumu bildiğimi söyledim. Aşkım benim, gerçekten ben çok şanslı bir adamım. Senin gibi güzel ve seksi bir karım var.“
Kızardı, ama bu sefer sadece utanç değildi yüzünü kızartan… Hayatında ilk kez başka bir erkeğin, benden başka bir adamın çıplak bedenine açıkça iltifat ettiğini duymuştu. Kırmızı yanaklarının gölgesinde bir ürperti, bir heyecan vardı.
Dakikalar sonra geceyi bekleyemeden, tamamen azmış bir halde, yatakta çırılçıplak sevişmeye başlamıştık. Ayla’nın kadınlığı uzun zamandır hissetmediğim kadar ıslaktı ve benim erkekliğim bir kaya gibi sertti. Benim söylememe bile gerek kalmadan kovboy kızım sertleşmiş sikimin üstüne biniyordu. Zevkle inledim,
"Harikasın bebeğim… Amcığın sırılsıklam, çok ıslaksın.” İnledi, başını arkasına yasladı ve omuzlarımı tuttu.
“Terbiyesiz…” diyerek inledi. “Evet öyle canım…Çok ıslak… Çünkü sen azdırdın beni… Çok zevk alıyorum şu anda…” Kendimi tutamadım ve şehvetinin kaynağı konusunda şaka yaptım,
"Ben değil, Burhan’ın sikici bakışları azdırdı seni… Ama hoşuma gitti bu… Bu kadar tahrik olman çok iyi… Bence Burhan'ın her gün senin çıplak bedenine bakmasına izin verelim.“ Sikimin üstünde yaylanırken göğsüme vurdu,
"Kes şunu…” diyerek cümlemin arasına girmeye çalıştı. Tonu ciddiydi, ama kesmemi gerçekten istemiyordu bence… Dişleri kenetlenmiş, dudakları sımsıkı gerilmişti. Ben konuşmaya devam ettikçe daha bir delirdi sanki, zevkle inledi. “Ohhh…”
“Ne? Eminim bu muhteşem memelere bir kez daha yakından bakmak isterdi. Belki biraz elleriyle tutmayı… Okşamayı…” Memelerini tekrar avuçlayıp parmaklarımın arasında sıktım, meme uçlarını sıkıştırdım. Karımın çok sevdiği hareketti bu… Deli gibi tahrik olurdu meme uçlarından…
Yüksek sesle inledi, kalçalarını indirip aletimi sertçe içine kökledi. Sikimin üstünde inip kalkarken amından adeta sular fışkırıyordu.
Dudaklarından dökülen iniltiler mahalleyi uyandıracak kadar yüksekti. Sonunda karımın amına boşaldığımda içine akan sıcak spermlerim karımın orgazm patlamasına neden oldu.
Fırtına bittikten sonra ikimiz de yavaş yavaş kendi dünyamıza, uykuya daldık, başka bir şey söylemeden…
Bir kaç gün geçti ve hafta sonu yaklaştı. Cumartesi günü geç uyandım ve pencereden dışarı baktığımda kendime biraz kahvaltı hazırlıyordum ki… Sürpriz…
Bahçede Ayla ve Burhan'ın sohbet ettiğini gördüm. Eşim bizim bahçeye birkaç çiçek dikmişti ve Burhan ona yardımcı olmak için çiçeklere bakıyordu. Karımın üstünde mini mini bir etek ve yarım tişört vardı. Burhan’ın üzerindeyse her zamanki gibi bir bermuda şort ve geniş, hasır bir şapkadan başka bir şey yoktu.
Karımla ikisinin etkileşime girdiklerini görünce içimde bir kıpırtı oldu. Burhan sadece birkaç gün önce karımı çırılçıplak görmüştü ve şimdi botanik hakkında tartışıyorlardı. Adamın iri yarı, güneşin altında parlayan kaslı azman güneş yanığı gövdesinin yanında çıtı pıtı, mini etekli seksi karım öyle güzel görünüyordu ki…
İkili sohbetin sonunda ayrıldılar, Ayla içeri girdi. Pencereden giren sabah güneşi hafif terlemiş cildinde parladı. Bana günaydın diyerek bahçede kullandığı eldivenleri çıkarırken ben hiç zaman kaybetmedim,
"Onunla bir daha asla konuşamayacağını düşünmüştüm. Anlaşılan yanılmışım.“ Kızardı, yanıt vermedi bana, dudaklarında muzip bir gülümseme…
"Ee? Nasıl başladı sohbetiniz? Senin için biraz garip olmalı… Adam seni çırılçıplak gördü bir iki gün önce…”
"Evet! İlk başta zor oldu ama…“
"Neler dedi?” Konuşurken kıpır kıpırdı, yüzündeki kırmızılık devam ediyordu,
"Hiçbir şey… Bilmiyorum. Sadece geldi ve çiçeklerin bakımıyla ilgili yardım teklif etti, bir iki püf noktası anlattı…“
Bir bardak su almak için buzdolabına gitti. Bir yudum aldıktan sonra bana baktı,
“Açıkçası garip hissediyorum.” diye devam etti. "Geçen gün için özür diledi, ben de ona benim hatam olduğunu söyledim.” Cildi biraz daha kızardı,
“Bana şaka yaparak, her sabah uyandığında pencereye baktığını söyledi. Geç uyanıp beni kaçırmamak için kahve içmeyi bırakabilirmiş.” Şaşırmıştım Burhan’ın cesaretine, yine de güldüm,
“Bak sen! Ne kadar kibar, centilmen bir erkek… Gördün mü aşkım? Seni çırılçıplak görmesine rağmen, adi bir maganda gibi asılmıyor sana… Kibarca flört ediyor. Bence endişelenecek bir şey yok. Sen ne cevap verdin ona?”
"Şeyy… Hiçbir şey… Sanırım… Sadece güldüm sanırım, bilmiyorum. O konuda bu kadar konuştuk sadece…“
Bir an sessizlik içinde oturduk ve devam etti, "Biliyor musun Timur? Senin kocam olarak böyle bir tepki vermene şaşırdım. Neticede adam karını çıplak gördü ve sen hoş karşılıyorsun.”
"Bir tanem, Burhan bir pislik değil, kötü bir amacı yok. O bizim zararsız ve yaşlı komşumuz.“ Onunla biraz daha şakalaştım, üzerine gittim, karımı kucaklayıp kollarımda sıktım. "Ve bu olanlar benim hatam değil, çırılçıplak kendini gösteren sensin.”
"Ne düşündüğümü biliyorsun! Sanırım sen bundan hoşlanıyorsun. Sanki yabancı bir erkeğin beni seyretmesinden haz duyar gibisin!“ Yutkundum bir an,
"Evet canım… Senin güzelliğini başkalarının da görmesi hoşuma gidiyor, hepsi bu… Herkes sana hayran kalıyor. Gurur duyuyorum.” Bir sonraki yorumumu çok düşünmüştüm aslında, “Biliyor musun? Sanırım senin de bir parçan onu tahrik etmekten hoşlandı.”
"Timur!“
"Dur Ayla, hemen itiraz etme canım… Bu çok önemli değil… Sana yıllardır vücudunu biraz daha göstermeni söylüyorum, sen güzel bir kadınsın. Sonunda olayı yakaladığına sevindim.” Güldüm, onu belinden sarıp iyice kucağıma çektim.
"Bu kadar dramatik olmayı bırak ve bana bir öpücük ver.“ Derin ve istekli öpücüğünü verirken düşüncelerime pek karşı çıkmadığını hissettim.
Başka bir etkinlik olmadan bir hafta geçti ve kendimizi başka bir tembel pazar keyfi yaparken bulduk. Bazı arkadaşlarımızla öğleye doğru bir brunch için dışarı çıkmıştık ve yemekten sonra eve döndüğümüzde çok fazla içmiş durumdaydık.
Öğleden sonrasının rehaveti bir yandan, içtiğimiz içkiler bir yandan, oldukça sarhoş bir vaziyette koltukta birbirimize sarılıp uzanmıştık. Ayla sızlandı,
"Evin içi çok sıcak kocam… Ben havuza girmek istiyorum."
"Öyleyse havuza gidelim bebeğim… Yaz bittiğinde havuzumuzu çok arayacağız. Her fırsatı değerlendirelim.” Ellerimle memelerini kavramış, boynunu öpücüklere boğuyordum bunu söylerken…
Kıkırdayarak ellerimden kurtuldu ve üstünü değiştirmek için üst kata fırladı. Biraz sonra pembe bikinisini giymiş olarak geri döndü.
"Hayır, istediğim bu değil canım. Sana Mykonos gezimizde aldığım bikiniyi giymiyorsun. O kadar para verdik. Çok pahalıydı ve giydiğini pek görmedim.“
Yüzü kırmızı bir renkle parladı, ama hiçbir şey söylemedi. Bir an için birbirimize baktık ve yavaşça döndü, yukarı çıktı.
Gergin bir şekilde geri döndü. Güzel göğüsleri inanılmaz derecede ince bir siyah kumaş tarafından zar zor gizlenmişti. Etrafında döndü ve dipdiri kalçalarının bikini altı olan G stringi tamamen yuttuğunu bana gösterdi. Neredeyse hiç bir şey giymemiş gibi görünüyordu. Mükemmeldi. Ama karım benimle aynı fikirde değildi. O güzel etli dudaklarını büzerek,
"Ben bununla dışarı çıkıp havuza giremem aşkım…”
"Evet, yapabilirsin. Bu bir bikini canım, insanların dışarıda giymeleri için özel olarak üretildi.“
Zaten birkaç içki içmemiş olsaydı, teklifimi asla kabul etmezdi. Ama dışarıya doğru ilerledi. Kayan cam kapıyı açarken heykelimsi çıplak bedenine hayranlıkla baktım. Bahçe boyunca koştu ve acele hareketlerle havuza atladı.
Ben de üstümü değiştirmek için telaşla yukarı çıktım. Tekrar aşağıya inip havuz kenarına geldiğimde onları gördüm. Havuzun kenarındaki Burhan ve suyun içindeki Ayla sohbet ediyorlardı. Suyun kırılması, karımın güzel vücudunun bir kısmını gizlemek için iyi bir iş çıkarmıştı, ancak yine de çok fazla giyinmediği apaçık görünüyordu.
Karımın yüzünde beni dinleyip bu minicik bikiniyi giydiği için belirgin bir pişmanlık vardı. Burhan yanlarına yaklaşınca beni görüp selamladı,
"O, merhaba Timur… Ayla'ya benim ünlü sarhoş ayıltan içeceğimden bir iki bardak isteyip istemediğini soruyordum. Bugün alkol sınırını biraz aştığınızı söyledi de…” Kıkırdayarak başımı salladım,
"Ya, sorma Burhan abi… Arkadaşlarla bir araya gelince işte, biliyorsun. Yanlış izlenim edinmeni istemiyorum. Gerçekten ağır içiciler değiliz normalde… Ama burada Bodrum’da tatilde gibiyiz. Son zamanlarda herhangi bir bahane bulunca Pazar günleri çıldırıyoruz.“
"Pazar günleri sizin dinlenmeniz ve yorgunluk atmanız için zaten… Mutlaka eğlenceli geçmeli…”
"Evet, biz de öyle yapıyoruz.“ Gülümsedim, "Sanırım senin içki teklifini kabul edeceğim. Sen Ayla?” Karım da omuzlarını silkti, gülümseyerek.
"Bu güzel Pazar günü başım ağrıyor çok fena, ben de istiyorum.“ dedi.
"Harika.” Burhan meşhur içeceğini bizimle paylaşabileceği için çok memnun görünüyordu, “Sadece içkinizi hazırlamak için mutfakta biraz yardıma ihtiyacım var. Sakıncası var mı Timur? Benimle gelir misin?”
Bunu yapmama neden olan içimdeki dürtüden emin değildim. Ama bu güzel pası taca atmamaya karar verdim. Evet, bunu yaptım. Başımı kaşıyarak,
"Kahretsin yaa…. Müşterimize bir belge göndermem gerektiğini hatırladım şimdi… Bebeğim, neden Burhan'a sen yardım etmiyorsun? Ben hemen dönerim.“
Doğrudan Ayla'ya bakmaktan kaçındım, ama ölümcül bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Başka bir şey söylemeden dönüp içeri girdim. Cep telefonumu çabucak buldum ve yazıyormuş gibi davrandım.
Bu arada olan biteni görebilmek için pencereye doğru yürüdüm. Beklenti içinde aptal gibi gülümsüyordum. Pencere aralıktı ve kendimi göstermeden dışarıda, verandada olanları görebilecek ve duyabilecektim.
Ayla endişeyle sudan çıkarken, güzel kıçını pencereden tam ekran izledim. Karımın ıslak ve minik bikini üstü, iştah açıcı ve büyük memelerini kapatamamış vaziyetteydi. Meme uçlarının ıslak kumaştan parmak gibi kabardığını evin içinden bile görebiliyordum.
Burhan da, havuzdan ağır hareketlerle çıkan karımın üzerine ne giydiğini net bir şekilde görebiliyordu şimdi… Ayla’ya baktığında gözleri genişledi, hayranlıkla bakakaldı, ama sonra kendini çabuk topladı.
“Vayy… Bikinin çok güzelmiş Ayla… “ dediğini duydum.
Ayla kızardı, cevap verirken kekeledi. Hızla şezlongdan aldığı havluyla kendini kuruturken güneş ışığında parlayan harika bedenini izledim.
"Te… Teşekkürler Burhan. Timur ille de bunu giymemi istedi.”
Bahçede Burhan’ın evine, bizim havuza bakan salonun sürme kapısına doğru yürümeye başladılar. Karım önden yürüyor, Burhan hemen arkasında onu takip ediyordu. Gözleri karımın hareketli kalçalarına dikilmiş vaziyetteydi.
“Eh, kocanı tebrik ederim o zaman… Timur ağzının tadını kesinlikle iyi biliyor.”
Yaptığı biraz ahlaksızca yorumdan sonra sırıttığını gördüm. Garip bir heyecanla baktım. Komşumuzun evinin kapısında kaybolurken, eşimin kıçının ileri geri sektiğini gördüm, olduğum yerden neredeyse çıplak görüntüsünü izledim.
Bizim mutfak penceresinden baktığımda komşunun salonunu bir hayli geniş olan sürme kapıdan görebiliyordum. Ayla adamın etrafında dolaşıp duruyordu, Burhan'ın amerikan mutfakta dolaptan malzemeleri almasına ve votkayı karıştırmasına yardım ediyordu. Adeta bir seks ilahesi gibi görünüyordu.
Artık söylenenleri duyamıyordum, ama Ayla ve Burhan gülmeye başladılar. Gördüğüme inanamıyordum. Yarı çıplak, hatta kasıklarını örtemeyen ve kalçalarının arasında kaybolan minicik bikini altını saymazsak çırılçıplak sayılabilecek olan güzel eşim, komşumuzun mutfağında rahatça dolaşıyordu.
Çıplaklığına pek aldırmıyor gibiydi karım… Ve sarhoşluğumuzu giderecek içkiyi hazırlayan Burhan’ın gözleri karımın üstünden ayrılmıyordu. Çok heyecan verici bir manzaraydı ve ne kadar tahrik olduğumun farkına varmak beni şaşırttı.
Olayın nereye varacağını dehşet merak ediyor, heyecandan titreyerek bekliyordum. Bir şey olmadı. Çok geçmeden hazırladıkları içkiyle evden çıktılar ve ikisi de bizim havuz başına doğru yürümeye başladılar.
Yine karım öndeydi ve elinde cam sürahiyle hemen arkasından gelen Burhan’ın gözü karımın çalkalanıp duran kalçalarından ayrılmıyordu. Telefonumu kanepeye attım ve havuz kenarında onları karşıladım.
"Kusura bakmayın çocuklar, yardım edemediğim için üzgünüm.“
İkisiyle de konuşuyordum, ama özürüm aslında Ayla içindi. Onu yarı çıplak bir vaziyette elin adamıyla yabancı bir eve göndermiştim. Bana öfkeyle baktı. Bir yandan da varla yok arası bikinisinin içinde daha rahat göründüğünü fark ettim. Artık kendini örtbas etmek, çıplaklığını saklamak için pek telaş etmiyor gibiydi…
"Endişelenme Timur.” dedi Burhan, sürahiyi masaya yerleştirirken gülümsedi, “Bana bikinisiyle yardım eden güzel bir kadın varken işten şikâyetçi olduğumu asla duyamazsın benden…” dedi.
Ayla derinden kızardı ve kıkırdadı,
"Ah siz erkekler… Hepiniz de aynısınız doğrusu… Sanırım bikinili kadınlarla ilgili hep aynı şeyleri düşünüyorsunuz… “
Burhan'ın ona iltifat etmesini duymak benim gibi onu da çok mutlu etmişti ama görünüşe göre Ayla'nın bizim hayran bakışlarımızdan havuz suyunun korumasına kaçmak için acelesi var gibiydi. Hemen kaçmasını engellemek için karımın elini tuttum.
"Ama sen başkasın bir tanem, kendini diğer vasat kadınlarla bir tutma lütfen… Burhan, bu güzel bikiniyi giymesi için karımı ikna etmem gerektiğine inanabiliyor musun?”
"Biliyorum arkadaşım… İçeride epey sohbet ettik de… Karın bikiniyi senin zorunla giydiğini söyledi. Ama iyi ki ısrar etmişsin. Bunu yaptığın için çok mutluyum. İkiniz de beni çok mutlu ettiniz.”
Ayla'nın gözleri bizim konuşmalarımızı duydukça irileşti, yanakları kıpkırmızı oldu ve utanmasına neden olan bizim erkek erkeğe muhabbetimize engel olmak için araya girdi,
"Hey! Ben buradayım beyler! Timur aşkım… Beni utandırıyorsun!“ Elimden kurtulup kendini suya bırakmıştı bunu söylerken, çıplaklığını bizim gözlerimizden saklamaya çalışıyordu.
Burhan kıkırdadı ve yaptığı içkiden bana bir bardak uzatırken karıma yanıt verdi,
"Ayla, canım… Bir erkek gözüyle söylüyorum, bence vücudun bir harika ve utanacak hiçbir şeyin yok. Eminim Timur da benimle aynı fikirde…”
Burhan bana bakarak gülümsedi. Derin bir yudum alırken başımı salladım onaylayarak… Sabah arkadaşlarla aldığımız alkolün verdiği rahatlık, arka bahçemizdeki ortam üzerinde kaygısız bir etki yaratıyordu. Soda ve limonla yaptığı içki boğazımdan aşağı kaydıktan sonra cevapladım adamı,
"Evet, bence de öyle Burhan… Kusursuz bir güzel benim karım… Lanet olsun, bu senin içecek çok iyi arkadaş…“ diye ekledim.
"Teşekkür ederim efendim, yıllardır yapıyorum bunu, akşamdan kalmalara çok iyi gelir.”
Sonra suyun içinde duran karıma bakarak ona da bir bardak doldurdu ve kenarda diz çökerek içmesi için uzattı. Ayla hızlı bir yudum aldı içkiden, tadı onun da hoşuna gitmişti,
"Vay canına. Gerçekten iyi… Beraber yaptık ama ben bunun tarifini yazayım bir kenara…"
Burhan başını salladı kendinden emin… Havuz kenarında yukarıdan bakıyordu kenara tutunmuş, içeceği yudumlayan karıma… Minik bikininin içinde yukarıdan baktığında harika bir görüntü sunuyor olmalıydı karım…
Burhan kendinden geçmiş gibi karımın dudaklarına ve kim bilir nerelerini görüyorsa, oralara dikkatle bakıyordu ki, başını kaldırınca benim onlara baktığımı fak etti. Hoşgörüyle gülümseyerek karıma bakmasına aldırmaz bir tavırla kadehimi onlara kaldırıp koca bir yudum aldım hazırladığı içkisinden…
Burhan da doğrulup kendi kadehini doldurdu. Üçümüz arka bahçede, karım havuzun içinde, biz erkekler şezlonglara yerleştik ve alkol kaynaklı bir rahatlama havasına girdik. Burhan su kenarında otururken nihayet ben de kalkıp havuzdaki eşime katıldım.
Konuşma konularımız işten spora ve eğlenceye değişti. Burhan’ın akşamdan kalmaya karşı içecek bitti, bizim kokteyl stoğundan tekrar alkol almaya devam ettik. Sonunda üçümüz de bir hayli çakır keyif olmuştuk.
Ayla görünüşe göre üzerindeki açık saçık bikiniyi ikinci cildi gibi benimsemişti. Biz şezlonglara kurulmuş keyif çatarken karım Burhan'ın delici bakışlarına aldırmadan suya girip çıkıyordu. Komşumuzun sarhoşluğu biraz daha artmıştı sanki… Karıma diktiği beğeni ve arzu dolu bakışları daha da belirgin hale bir hale gelmişti.
Artık ne benden çekiniyordu, ne de karımdan… Ayla’ya baktıkça gördüğü şeyleri kesinlikle seviyordu adam… Zevkten dört köşe olmuştu.
Ayla havuzdan çıktı, evden bir tepsi peynir ve kraker, atıştırmak için bir şeyler getirdi. Parıldayan cildiyle vücudu bana doğru eğildiğinde doğrudan fütursuzca sergilediği büyük göğüslerine baktım. Dayanamadım ve yüksek sesle bir iltifat dudaklarımdan kaçtı,
"Offf… Harikasın bebeğim. Şu koca memelere bak. Isırırım ben onları…“
"Timur…! Misafirimiz var! Ahlaksız herif…” Ayla yüzünde utanmış bir bakışla gülümseyerek beni azarladı. Burhan'a doğru döndü.
Burhan söylediklerimi duymuş ve karımın nerelerini beğendiğimi o da kendi gözleriyle görmüştü. Karım ona tabağı uzatırken göğüslerine baktı. Hayran hayran, gözlerini karımın memelerinden ayırmadan,
"Timur'la aynı fikirdeyim Ayla… Senin iki zirve şu anda normallerin üstünde… Hatta olağanüstü…" dedi. Kelimeler ağzından kaçtıktan sonra kızardı, yaptığı yorumun uygunsuz olabileceğini fark etmişti. “Çok pardon, haddimi aştım galiba…” dedi.
Ayla da yanakları kıpkırmızı ve utanmış durumdaydı. Fakat iki erkek tarafından beğenilmekten ve arzu edilmekten hoşnut olduğu o kadar belliydi ki… Burhan’a ve bana memeleri için yaptığımız iltifatlarımız karşısında gülümseyerek, biraz yumuşak bir tepki gösterdi,
"Tamam, hepsi bu kadar! Hadi bakalım, herkes suya…” diyerek kendini havuza attı.
Burhan ve ben de aynı anda bir kahkaha attık. Neşe içinde gülüyorduk. Benim şezlongum havuzun yanı başındaydı ve Ayla elimden tutarak beni suya çekiştirdi. Ben de havuza daldım, gülerek karımı kucakladım, suyun içinde oynaşmaya başladık.
Biraz yorulunca Burhan’ın yanı başında havuz kenarında tutunduk, şezlongda oturmaya devam eden Burhan’la sohbete devam ettik.
Bir ara sessizlik oldu. Kimse konuşmuyordu. İki erkek karımı süzüyorduk. Burhan çaktırmadan, bense apaçık, sikecek gibi bakıyorduk karıma… Ayla aniden Burhan'a seslenene kadar hepimiz bir müddet sessizlik içinde durduk.
"Neden sen de havuzda bize katılmıyorsun Burhan, sudan korkuyor musun yoksa?“ Burhanın ağzının yarısı peynir ve kraker doluydu. Zorla yutkunup,
"Valla, havuzda giyebileceğim bir mayom yok Ayla’cım… Aslında bir mayo sahibi olduğumu bile hatırlayamıyorum.”
“Sen de altsız gir öyleyse Burhan…” diyerek bir kahkaha attım. Diğerlerine de komik geldi teklifim, onlar da güldüler. Gülmesi bitince,
“Yok artık sen de…” dedi koca adam… Aslında teklifimin çok hoşuna gittiğini, biraz üstelesem, hatta Ayla eh dese, bayıla bayıla yapacağını, çıplak vaziyette bize katılacağını biliyordum içten içe…
“Evet aşkım, bence de yok artık…” dedi karım da… “İçkiyi fazla kaçırdın sen…”
“Ne var canım… İnsanlar çıplaklar kampında nasıl dolaşıyorlar, görmediniz mi hiç? Gayet doğal bir şey… Tanrının yarattığı bedenimizden niye utanacakmışız ki… Ayla’ya baksana Burhan… Bir avuçluk bez parçasının arkasına güzelliklerini saklıyor.”
“Sakladığı şeylerin çok güzel olduğuna eminim ben…” diyerek anında cevapladı beni adam, “Dedim ya, sen çok şanslısın. Onları görebiliyorsun.”
“Beyler beni utandırıyorsunuz. Burası çıplaklar kampı değil ki canım…” dedi Ayla da… Dudaklarının kenarında şuh bir gülümseme vardı.
Usul usul Ayla'nın arkasına yanaştım, belinden tuttum. Birkaç dakika sonra suyun içinde vücutlarımızın teması beni kendimden geçirmişti bile… Onu istiyordum. Taş gibi olmuş sikimi kalçalarının arasından ona dayadım ve kenarda oturan erkeği umursamadım.
Karımın diri güzelliğinden ve içkilerden sarhoş, saçma bir şekilde karımın diğer erkeği etkilemesini ve Burhan'a yeni bir gösteri yapmasını istiyordum. Bikinisinin üstünü çekiştirerek,
"Çıplaklar kampı değil ama… Ne var sanki… İki santim bikini zor örtüyor memelerini, geri kalanı meydanda işte… Hadi çıkar gitsin şunu da… Hatta şimdi üstünü çıkarıp atarsan gerçekten hoşuma gider aşkım…“ Karım bana döndü, tıslayarak,
"Saçmalama Timur…” dedi. Sonra da fısıldayarak, “Burhan tam karşımızda… Kes artık şunu… Yapma… Delirdin mi sen?”
Sinirlenmesine rağmen isteğimi duyduğunda gözlerindeki heyecanı, dudaklarının titreyişini görebiliyordum. O da istiyordu bunu aslında… İki erkeği birden delirtmek hoşuna gidiyordu kahpenin… Kasıklarımı onun kalçalarına iyice bastırdım,
"Hadi bebeğim. Vur onu… Memelerini çıplak görsün. Biraz eğlenelim.“ Ayla gözlerinde şehvetle bana baktı ve fısıldadı,
"Güzel… İstediğin gibi olsun, yapayım. Ama sonra pişman olursan bana kızma.”
Kollarımın arasından kaydı, suyun altına inişine hayretle baktım. Oh tanrım… Çılgınca bulmasına rağmen isteğimi yerine getiriyordu karım… Üstünü yavaşça çözdü ve az sonra ince siyah bikinisi suda yüzüyordu.
Sikim manzarayı görünce çatlayacak gibi oldu. Tamam, artık budur derken, onu suda daha da derinlerde oynarken gördüm. Aniden başka bir grup siyah kumaş su yüzeyinde belirdi. Eşim G string kıvamındaki bikini altını da çıkarmıştı!
Bikiniyi suyun yüzeyinde görünce dikleştim ve Ayla alay edercesine bakışlarla bana baktı. Benimle beraber komşumuz da izliyordu bizi, hayretle açılan gözlerle bize bakıyordu. Yeni çıkardığı bikinisini avucunun içinde topladı karım… Kolunu kaldırarak sertçe bir hareketle Burhan'a fırlattı.
"Mayom yok diye kendini üzme Burhan… Senin için bir mayo buldum!“ diyerek şuh bir kahkaha attı.
Gözlerime inanamadım! Burhan da öyle… Islak kumaş erkeğin geniş göğsünde ıslak bir şaklamayla patlamış, karımın ani hareketi onu hazırlıksız yakalamıştı. Burhan’ın yüzü karımın şimdi suyun içinde çırılçıplak olduğu bilgisiyle aydınlanıvermişti. Bikiniyi tuttu, şaka yollu şortunun cebine tıkarken,
"Hatıra olarak alıyorum!” diye bağırdı. “Ama bunu giyemem Ayla, çünkü bana küçük gelir, malzemem seninkinden çok fazla…”
Gözlerini karımdan ayırmadan bir kahkaha patlattı. Adam zekâ olarak epey hızlı ve hazırcevaptı. Aslında küçük oyunumuzu oynamaya başlamadan önce onu bu kadar küçük görmemeliydim.
Burhan’ın cebine tıktığı bikini yüzünden karım havuzdan bir şekilde çırılçıplak bir şekilde çıkmak zorundaydı. Ayla ve ben de güldük yaptığı şakaya… Şimdi havuz başında ortamı saran bir erotizm havası vardı.
Burhan çabucak boş kadehini tuttu, şakacı bir gülüşle şikayet edercesine elinde salladı. Kadehin içindeki buz parçalarının şıngırtısı duyuldu.
"Kadehim boşaldı yine… Biri bunu yeniden doldurmalı…”
“Şişe masanın üstünde dostum…” dedim cevabını bilerek…
“Ben koyardım, ama şu anda çok rahatım. Hareket etmekten de nefret ediyorum. Ayla… Sen yapabilir misin?“
Ayla bana baktı. Adam havuzdan çıkmasını ve ona içki koymasını istiyordu. Böylece çırılçıplak karımı doya doya görebilecekti. Karımın yanakları kızarmış, gözleri yarı kapanmıştı. İçtiği alkol ve olaylarla uyarılması onun üzerinde bomba etkisi yapıyordu.
Sorar gibi bakıyordu bana… Dudaklarımı büküp kararı ona bıraktığımı belli ettim. Ne isterse yapabilirdi. Mesajımı alan karım bana "Bunu sen istedin” dercesine omzunu silkti.
“Tamam beyler…” dedi sonra… “Madem misafirimiz içki istiyor, evin hanımı olarak benim vermem lazım sanırım…”
Ayla yavaşça havuzun merdivenlerinden çıkarken muazzam bir uyarılmayla onu izledim. Büyük göğüsleri serbestçe sallanıyor, güzel ve uyarılmış pembe meme uçları öğleden sonra güneşinde son derece güzel görünüyordu.
Burhan’ın gözleri ve ağzı bir karış açılmış durumdaydı, o da karımı izliyordu. Ayla havuzdan tamamen çıktığında muhteşem kıçından su damlaları süzülüyordu ve döndüğünde tüysüz kadınlığının ıslak görüntüsünü yakalayabildim.
Hayatımda hiç bu kadar uyarılmamıştım. Karımın tutumundaki değişime inanamıyordum. Sadece haftalar önce hayal edilebilecek en çekingen ve tutucu kadınlardan biriydi. Şimdiyse burada, havuzumuzun etrafında, yabancı bir erkeğin yanında tamamen çıplak dolaşıyordu.
Ben ve komşumuz şehvetli gözlerle karımın vücudunda şölen yaptık. Alkolün kısmen suçlanacağını biliyordum, ama sürekli karımı buna yönlendirmem yüzünden ben de suçluydum aslında…
İki erkek, küçük arka bahçede seksi ve tahrik bombası bir şekilde yürüyen karımı şaşkın şaşkınlıkla izledik. Burhan’la beraber onun evinde hazırladığı karışımın sürahisini masadan aldı ve eğilerek ona geri döndü.
Büyük göğüsleri öne eğildiğinde vücudunun hatlarını daha da seksi bir hale getirmişti. Doldurup yanındaki sehpaya bıraktığı adamın içki kadehini tekrar tuttu, dudaklarına götürüp onun içtiği kadehten kocaman bir yudum aldı.
Görünüşe göre alkolden değil cinsel uyarılmayla sarhoştu. Dudaklarını Burhan’ın kadehinin kenarlarında dolaştırırken pembe dilini çıkarıp ucuyla kadehe dokundu ve yaladı. Off… Oral seks yapar gibi yaladı kadehi,
"İşte böyle Burhan…“ dedi sonra da…
Son derece tahrik olmuş görünüyordu karım…Tüysüz parlak kadınlığı kabarmıştı, meme uçları dikilmiş, dudakları arzuyla aralanmış…
Sonra kadehi bırakıp bir hamlede kendini balıklama havuza atıverdi. Birkaç kulaç attı suda… Sonra da sırt üstü uzanıp ıslak vücudunun çıplaklığını, iri memelerini, kasıklarının arasındaki iç dudakları şehvetle kabarmış amcığını meydana çıkardı.
Burhan kendini tutamadı, ağzı açık kalmıştı.
"Lanet olsun! Harikasın Ayla…!”
Yaşadıklarına inanamayan gözlerle dönüp bana baktı. Sadece gururla gülümsedim. Ayla suyun üzerindeki gösterisini bitirip yavaşça bana geri döndüğünde ona aval aval bakmaya devam etti.
Karımla hiç bu kadar gurur duymamıştım. Bu yüzden gülümseyerek aç bakışlarla karımı izleyen adama baktım.
"Ne düşündüğünü biliyorum Burhan… Ben şanslı bir adamım.“
Bunu söylerken suyun içinde yanıma gelen karıma sımsıkı sarılmıştım. Ayla beni öfkeli bir tutkuyla öptü. Dudaklarımız birbirini emiyor, dillerimiz birbirini okşuyordu hırsla… Karımın şehvetle dolu olduğunu biliyordum. Boynuma ve kalkmış sikimi kasıklarına gömerek sımsıkı sarılırken, kulağıma fısıldadı,
"Ohh… Bebeğim… Şu anda çok azgınım. Seni istiyorum. Senin sikini istiyorum.”
Aynı anda biraz çekilerek elini aramıza soktu, içgüdüsel olarak suyun altında şortuma ulaştı. Benim önü piramit gibi kabarmış şortun belinden içeri soktu elini ve sertleşmiş sikimi parmaklarıyla kavradı. Tam bir şok yaşıyordum.
Elleriyle suyun altında çekiştirerek şortumu aşağıya indirdi sonra… Ben de onun gibi çırılçıplaktım havuzun içinde… Sikimi narin parmaklarıyla sıvazlamaya, okşamaya devam etti gözlerimin içine bakarak…
Ben de en az karım kadar uyarılmanın ötesine geçmiştim. Aynı zamanda aklım da karmakarışıktı. İçgüdüsel olarak kasıklarımı ona doğru itmeye başladım. Karımın kalçalarını pençelerimle tutup kepçelerken, bacaklarını da belimin etrafıma sardım.
Burhan'ın orada olduğu ve bizi izlediği gerçeğine aldırmıyordum bile… Şehvet her yerimi sarmıştı, sikim taş gibi olmuş, zonklamaya başlamıştı. Bizi pür dikkat izleyen bir erkek seyircimizin dahil olduğu bir seks yaşanacağı düşüncesi iliklerime kadar tahrik ediyordu beni…
Karımı havuzun Burhan’a yakın duvarına doğru götürdüm. Sırtını duvara dayarken bir elimle alttan kıçını tutup onu destekliyor, bir elimle havuzun kenarına tutunuyordum. Ve hiçbir şeye aldırmadan karımın amcığına daldırıverdim sikimi…
Karımı becerirken çıplak vücudunu neredeyse yarıya kadar sudan dışarıya çıkarmış vaziyetteydim. Büyük bir zevk girdabına kapılan karım da dikkatsizce inlemeye, zevk feryatları koparmaya başladı.
İkimiz de şehvetimizde kaybolduk. Kenarda bizi izleyen komşumuzla ilgilenmiyorduk bile… Bu bir riskti elbette, fakat kendimizi risklerden uzaklaştırmak için hiçbir şey yapmamıştık. O anda sadece ikimiz vardık, tutkulu cinsel organlarımız vardı… Birbirlerine kavuşması gerekiyordu onların ve biz de bunu yapıyorduk.
Ayla beni şaşırtarak çığlık atıncaya kadar tutkulu seksin zirvelerinde kendimi kaybettim. Durmadan gidip geliyordum karımın amında…
"Ah! Aman Tanrım!“
Sola, havuz kenarına ve daha da özel olarak Burhan'a bakıyordu.
Baktım ben de… Onun baktığı yere bakınca, komşumuzun varlığını hatırladım. Ve onu gördüğümde ilk pişmanlık ve utanç duygularımı hissettim.
Burhan, ben eşimle sevişirken kenardaki şezlonga oturmuş bizi izliyordu. Yine de Ayla’yı şok eden şey yabancı bir erkeğin bizi sikişirken izlemesi değildi.
Karımı şok eden şey, hiç utanıp çekinmeden kendini açığa vurması ve sanki kendi özel banyosundaymış gibi bize bakarak mastürbasyon yapmasıydı. Ancak bunun da ötesinde, Burhan'ın büyük bir zevkle asıldığı erkeklik organının endişe verici bir boyutta olmasıydı.
Komşumuzun elindeki penis muazzamdı. Belki yirmibeş otuz santim uzunluğunda ve inanılmaz derecede kalındı. Ayla'yı şehvetle sikmemi izlerken o da koca sikine pompalama yapıyordu. İkimiz de adamın dehşet verici sikinin büyüklüğünü hemen fark ettik ve bu görüntü bizi sersemletti.
Burhan bizim elindeki koca şeye büyülenmiş gibi aval aval baktığımızı gördü ve konuşma ihtiyacını hissetti.
"Yaa, pardon… Kusura bakma Timur… Karın beni de, benim ufaklığı da gerçekten delirtiyor ve adamakıllı düşünemiyorum. Bu ufaklığı dışarı çıkarmamalıydım. Ne olur kusura bakma… Toparlamaya çalışacağım.” Elindeki sikini şortuna geri koymaya çalışırken kızardı, ama tam bu sırada Ayla araya girdi,
"Yapma Burhan! Ben… İnan bana… Hiç umurumda değil… Yaptığın şeye devam et bence…" Konuştuğu sırada yüzü biraz daha kızardı, fakat komşumuzun elindeki koca aletle göz temasını da hiç kesmemişti.
Komşumuzun canavarına bakarken çileden çıkmış durumdaydık. Karım etrafında dönerek havuzun kenarına tutundu, kucağıma yerleşti suyun içinde… Başını çevirip gözleri ihtirastan kısılmış bir şekilde bana baktı.
"Sik beni bebeğim.“ diye fısıldadı. İri ve çıplak göğüsleri havuzun kenarında duruyordu, şimdi kollarını uzatmış, pürüzsüz fayans yüzeyinde tutunarak dinleniyordu.
Karıcığım benim sikmemi bekliyordu komşumuza aldırmadan… Ya da onun varlığıyla daha da azmış vaziyette…
“Ohh… Hadi durma… Sik beni…”
Bu kadın kimdi? Ve neden ona her seferinde hayran kalıyordum? Benim tutucu, muhafazakar görünümlü, hanım hanımcık öğretmen karım, yabancı bir erkeğin yanında çırılçıplak, sikmem için yalvarıyordu bana…
Yine saldırmaya başladım. Onu arkadan kuvvetli ve hızlı bir şekilde aldım, o da itici gücüme kalçalarını geriye iterek cevap veriyordu. Hemen yanımızda duran Burhan'a bakıyordu ben onu sikerken… Ve karımın Burhan'a baktığını fark etmem sadece içimdeki tutkuyu daha fazla ateşlemeye yaradı.
Ayla yüksek sesle inliyordu. Tüm mahallenin onu duyacağından endişelenmeye başladım. Buna rağmen, suyun altında vajinasının diplerine kadar ulaştım ve kalçalarını sıkıca tutup karımı da patlatmaya çalıştım.
Burhan bizi izleyerek sikini sıvazlıyordu hala… Sarhoştu, alabildiğine tahrik olmuştu, bizi izlerken masturbasyon yapıyordu komşumuz… Bize bakarak… Ahh…
"Ohhh… Ayla… Senin kadar seksi kadın görmedim hayatımda… Beni bir kaya gibi sertleştirdin. İkiniz de harika görünüyorsunuz.”
Karımı pompalamaya devam ederken bir kez daha gözümü adama çevirdim ve kocaman sikini tekrar yakından gördüm. Zararsız yaşlı komşumuz dediğim adamın böyle bir canavarı şortunun içinde nasıl paketlediğine inanamadım.
Adam sikini sıvazlayarak onunla konuşurken karımın orgazmın eşiğinde olduğunu titremelerinden hissettim. Bugüne kadar bundan daha fazla heyecanlanamayacağını düşünürdüm karımın… Oysa deliye dönmüş gibiydi. Şehvetli inlemelerinin arasında boğuk bir sesle adama
"Elindeki yarak çok büyük Burhan!“ dediğini duydum. “Ohh… Çok büyük… İnanılmaz…” Kulaklarıma inanamadım.
Karımın daha önce “Yarak” kelimesini kullandığını hiç duymamış olmamın ötesinde, Ayla bu kelimeyi başka bir adamın sikinin büyüklüğüne iltifat etmek için, hem de onun yüzüne karşı kullanmıştı.
Ben zaten kırılma noktasını aşmıştım. Boşalmaya başlarken karımın az kullanılmış vajinası, benim vasat boyuttaki sikimi sımsıkı sardı, o da kasılmaya başlamıştı. Büyük bir patlama yaşıyorduk, hiç yaşamadığımız bir patlama… Karım sonlara doğru yüksek sesle inledi,
“Ohhh… Geliyorum… Çok güzel… Geliyorum aşkımm…” Ve hemen ardından Burhan'ın sesini duyduk.
"Ahhh… Siktir… Evet… Dediğin gibi sikim kocaman… Tam sana göre yarağım Ayla… Timur… Karın yarrağımı çok beğendi Timur…”
Kenetlenmiş çenesi yüzünden dişlerinin arasından tıslayarak çıkıyordu kelimeler… İkimiz de onun patlamasını izliyorduk. Yarağının ucundan hortum gibi fışkıran spermleri önce havaya yükseliyor, sonra havuzun kenarındaki fayanslara, havuzun suyuna düşüyordu. Orgazmını izlemek bir harikaydı komşumuzun… Zevkle koca sikini sıvazlarken boğuk boğuk inliyordu.
Sonunda hepimiz durulduk. Devinim sona erdi. Zevk inlemeleri, feryatlar, suyun içinde karımı sikerken çıkan suyun şapırtıları… Sessizlik birden havuz başını kapladı. Her şey koca bir saçmalıktan ibaretti. Sonunda Ayla ve ardından Burhan tarafından taklit edilen buruk bir kahkaha attım.
"Tamam komşu… Sanırım vakit geç oldu. Biz eve gidiyoruz.“ dedim, yorgun bir sesle…
Burhan kendine gelip kalın yarrağını şortuna gizleyerek konuştu.
"Vay anasını çocuklar… Kasırga gibiydi. Az önce ne oldu?” Ayla biraz utanarak güldü ve ben de
"Hiçbir fikrim yok.“ diye cevapladım komşumuzu… Burhan ayağa kalktı. Utanmış gibiydi, yüzümüze bakamıyordu sanki… Eliyle sehpanın üzerinde ve havuz kenarındaki eşyaları işaret ederek,
"Bu şeyleri sabah alayım ben…” Alkol karışımını getirdiği sürahi ve bardaklarını söylüyordu. Evine gitmek için döndü ve
“Dünya standartlarında misafirperverlik için teşekkürler.” dedi. Bir sırıtma vardı yüzünde bunu söylerken ve ilerledi, köşede kayboldu.
Eşim bana gözlerinde bir duygu kokteyli ile baktı. Bakıştık. Hiçbir şey konuşmadık. Yapabileceğim tek şey onu öpmekti… Sevgiyle ve tutkuyla…
Sebep ne olursa olsun, Ayla ve ben birkaç gün boyunca olaydan bahsetmedik. Birbirimizle normalden daha sessiz kaldık. İkimizin de bu deneyimi içimize sindirmek için biraz zamana ihtiyacımız vardı. Havuzda seks bizim için yeni bir olay değildi aslında şimdiye kadar… Ama soru beynimi tırmalayıp duruyordu. Neden yaptık bunu?
Ayla nihayet bir akşam yemekte konuyu açtı.
"Geçen gün yaşadıklarımız hakkında konuşmak ister misin aşkım?“ diye sordu yumuşakça.
"Konuşacak ne var? Bir kaç içki içtik ve inanılmaz derecede güzel, seksi bir kadın iki erkeğin aptalca davranmasına neden oldu.” Durakladım, “Bu dünyanın kendisi kadar eski bir hikaye aslında…”
"Timur, pek öyle değil… Biz ikimiz evliyiz ve evli insanlar bu şekilde davranmıyor.“
"Saçma Ayla. Tonlarca evli çift böyle şeyler yapıyor. Olanlarla ilgili yanlış bir şey yok.” Sesimin tonu istediğimden daha sertti ve bir sonraki sorumu sordum karıma,
"Neden böyle söylüyorsun? Yoksa pişman mısın?“ Tabağındaki bezelye ile oynuyordu dalgın dalgın,
"Hayır, ben… Bilmiyorum.”
Onun güvenini sağlamak, yaptıklarımızın o kadar da kötü bir şey olmadığını anlamasını sağlamak zorundaydım,
"Biliyor musun karıcığım? Seni hiçbir zaman bu kadar cinsel açıdan özgür, bu kadar çok heyecanlı görmedim. Sanki tamamen farklı bir kadın gibiydin.“ Bu söylediklerim karımın yanaklarının kızarmasına neden oldu,
"Şeyy… Sanırım eğlendim. Sen de öyle…” dedi kıkırdayarak. Ona gülümsedim,
"Burhan'ınki kadar eğlenceli değil.“ Sözlerim yanaklarındaki kızarıklığın artmasına neden oldu ve
"Evet, ne büyük bir sapıklık yaptık, değil mi?” diye güldü.
"Belki, ama onun bizi izlemekten hoşlandığını söyleyebilirim.“ O günü hatırladıkça sanki yine uyarılmış gibiydi. Dudakları titriyordu. Bu duygu alabileceğim en iyi cevabı verdirdi karıma,
"Şeyy… Sikinin o kadar büyük olmasına şaşırdım. Ne kadar kocaman bir yarağı var adamın…” diye cevap verdi. Cümle ağzından kaçtığında, yine kızardı. Çabucak bir özür oluşturmaya çalıştı, “Ben, özür dilerim… Ben…”
Eh, neticede ben bir aptal değildim, karımın komşumuzun olağanüstü sikine ilgi duyduğunu biliyordum.
"Bebeğim, lütfen… Biliyorum. Azgın yaşlı keçinin at gibi yarrağı olduğunu kim düşünebilirdi ki…“
Karım yine kızardı ve konuşmadan, kendi alemlerimize dalarak yavaş yavaş yemeğimizi bitirdik. Arada onun yüzüne bakıyor, aklından neler geçirdiğini tahmin etmeye çalışıyordum.
O akşam daha sonra karımla yatakta sevişirken, gerçeği kabul etmeden kaçmasına izin vermedim. Burhan’ın erkeklik organının boyutu konusunu tekrar öne sürüp büyüttüm. Karımın amında gidip gelirken aynı anda komşumuzun erkekliğini tartıştığını duymak beni büyüledi adeta, deli gibi tahrik oldum.
"Onun yarrağını gördün diye kendini üzme bebeğim… Onun da seni sevdiğini söyleyebilirim. O da seni sikmek istiyordu o anda…”
Karımı domaltmış, arkadan vurdurarak sikiyordum bunu söylerken… Dişlerini gıcırdattı,
"Ne…? Hayır… Ohhh… Ben…“ Yaptığım yorumdan şaşırmış gibiydi karım… Kıçını tokatladım.
"Yalan söyleme… O koca yarağa nasıl baktığını gördüm senin, pis orospu…”
"Hayır… Ben… Ben hiç… Ohh…! Aşkımm… Hiç o kadar büyük bir yarak görmedim aşkım…” Eğildim ve onu sırtını öptüm, hala pompalıyordum bunu yaparken,
"Görmediğini biliyorum aşkım… Ve sen de sevdin o koca yarağı…“
Bu kez yüksek sesle inledi. Deli gibi tahrik oluyorduk bunu konuştukça… Belini pençelerimle tutup makine gibi sikmeye, kasıklarımı vurdurmaya devam ederken,
"Söyle orospu… Söyle… Sadece itiraf et! O koca yarağa bayıldın sen…”
"Ohh!“ diye inledi. Dişlerini gıcırdattı, "Güzel! Evet… Sevdim… Çok güzeldi… Ahhh… Ne kadar büyüktü… Ve ne kadar kalın…”
“Şimdi o sikse seni… O koca yarağını senin sulu amcığına gömse… Ohhh…”
“Ahhh… Gömsün… Siksin beni… O koca yarağını soksun amıma… İçimi yara yara siksin beni… Ohh… Bebeğim… Geliyorum…”
İkimiz de karşılıklı bir orgazm patlaması yaşadık.
Birkaç gün daha geçti ve o Pazar günü öğleden sonra yaşadığımız olaydan beri Burhan'ı görmediğimizi fark ettim. Sonunda, işe giderken ön bahçede karşılaştık.
İlk başta biraz garipti. Konuşurken başını kaşıyordu, tedirgin bir şekilde,
"Ya, kusura bakma Timur. Geçen gün sizin havuzun kenarında pek uygun davranmadım.” Kolunu tutarak adamı yatıştırmaya çalıştım.
"Bizimle aynı davrandın Burhan, endişelenecek bir şey yok. Üçümüz bir kaç içki içtik sadece…“ Durakladım, bir sonraki birkaç içkiye zemin hazırlamaya karar verdim,
"Ayrıca, senin varlığın Ayla'nın yıllardır ilk kez bu kadar gevşemesini sağladı. Senin sayende… Karımla nihayet güzel, doyurucu bir seks yaptığımıza ben çok sevindim.”
Bu kez biraz daha rahatlamış görünüyordu,
"O eşin… Ya, sana söylememe gerek yok aslında, sen daha iyi biliyorsun ya… O başka bir şey… Her Pazar böyle heyecan verici ve eğlenceli şeyler yaşansaydı mutlu bir adam olarak ölürdüm.“
"Sen ve ben… Dostum, ikimizin de ölmemize gerek yok…” diyerek güldüm. Arabanın kapısını açtım, “Bir dahaki sefere havuz gününü yine birlikte geçirelim komşum… Hepimize iyi geliyor bu…” Bunu söylerken kendimi alabildiğine rahatlamış ve özgür hissediyordum.
"Çok minnettar olurum komşum…” dedi Burhan sırıtarak… Ofise giderken, Burhan’ın pek beğendiği eğlenceli ve heyecan verici şeylerin neler olduğu konusunda derin derin düşünüyordum.
Ertesi sabah uyandıktan sonra biraz da Burhan'ı tekrar görebilmek için yatak odası perdelerini sonuna kadar açtım. Bingo… Oradaydı. Yatak odasında dolaşıyordu, gömleksiz ve sadece bir şortla…
Gövdesi kalın, kaslı ve biraz kıllıydı. Benim baktığımı fark etti ve verdiğim selama gülümseyerek, el sallayarak karşılık verdi. Aptalca bir heyecan dalgası kapladı içimi…
Ayla duştan çıkıyordu bizim banyoya yöneldiğimde… Islak, güzel ve seksi vücudu anında beni heyecanlandırmaya başladı,
"Hayranınız orada hanımefendi, sizi bekliyor.“ dedim.
Çok erkendi ve ne demek istediğimi hemen anlamadı, "Ne?” diye cevapladı beni, esniyordu.
"Burhan seni bekliyor.“ dedim gülümseyerek. Kızardı,
"Ne demek istiyorsun?”
"Perdeleri açtım ve komşumuza el salladım, yarı çıplak odasındaydı.“
"Sapık…” Sırıtıyordu bunu söylerken, ama banyodan aynı şekilde, üzerine hiçbir şey almadan çırılçıplak çıktı.
Yüzü kızardı, cesaret vermesi için alkol almamıştı, ama içinde kaynadığını bildiğim şehvet duygusu aynı şekilde etki yapıyordu karımın üzerinde…
Pencereye doğru yürürken çıplak ve diri kalçalarının dalgalandığını gördüm, kocaman göğüsleri de kalçaları gibi bıngıl bıngıl oynuyordu. Geniş bir gülümsemeyle,
"Tamam, bu kadar yeterli canım… Senin düşündüğün gibi bir fantazi için çok erken…“ dedi ve perdeyi kapatmak için harekete geçti. Tam çırılçıplak bedeniyle iki kolunu havaya kaldırıp perdeleri kaydırmak üzereyken, durdu,
"Ohhh…” Tek duyduğum buydu. Yumuşak bir şekilde, cinsel bir tonla söylemişti.
Dişlerimi fırçalarken, aralık duran banyo kapısından Ayla’yı izliyordum. Pencereyi göremiyordum durduğum yerden, ya da Burhan’ı… Yavaşça yatağın kenarına oturdu karım… Yatak odasının duvarı boyunca uzanan geniş Fransız pencereden karşıya bakıyordu, komşumuzun evine…
"Şey, Timur…“ dedi.
“Efendim canım…” Heyecanla söyleyeceği şeyi bekledim.
"Komşumuz bana bakarak masturbasyon yapıyor.” Saçma bir şekilde kıkırdadı. İsterik gülüşünü duyduğumda fırçamı neredeyse düşürecektim elimden… Diş macunu dolu bir ağızla cevap verdim,
"Şaka yapıyorsun.“
“Hayır… Ben… Kesinlikle şaka yapmıyorum. Komşumuz çıplak ve bana bakarak, benim için o büyük yarağını sıvazlıyor.” Bunu söyledikten sonra durdu, dudağını ısırdı. Bir elini apış arasına götürmüş, okşamaya başlamıştı karım…
“Off… Timur… Bu şey… Çok büyük aşkım…” Son sözler bir heyecanla ağzından kaçmıştı. İlk kez amcığını bu denli istekle okşarken gördüğüm, içgüdüsel olarak bacakları yayılmış olarak oturan karıma baktım.
Masturbasyon yapan koca yaraklı komşumuzla karşılıklı bakışarak amını okşuyordu karım… İnanılmaz derecede heyecanlandım. Yarı çıplak gördüğümden beri başını kaldıran sikim bir anda taş kesildi. Karıma o an sahip olmalıydım.
"Pekala, Ayla… O kahrolası perdeleri hemen, şimdi kapat canım!” diyerek aynı anda pantolonumu çıkarmaya başladım. Başını zorlukla karşı komşudan çevirip benden tarafa baktı,
"Aaa, benim için mi kalktı sikin?“ Gülerek söylemişti, ama beni ölçünün ötesinde heyecanlandırdı. Emrimi tekrarladım karıma,
"Kapat onları! Perdeleri kapat…”
Gülümsedi, ayağa kalktı. Burhan'a el salladığını gördüm, sanki işe geç kaldığını göstermek için bileğini işaret ediyordu.
Perdeleri kapatır kapatmaz ona saldırdım.
Karımla o sabah defalarca seviştik, üç kez boşaldık ve ikimiz de işe gitmedik.
İnanılmaz derecede yaramaz ve inanılmaz derecede erotik bir değişimdi hayatımızda… Yine de üçüncü bir göz de olsa, karı koca arasında yaşanan bir cinsel fanteziydi yaşadıklarımız…
Evliliğimiz ve cinsel yaşantımız önemli ölçüde değişene kadar birkaç gün pek fazla bir gelişme olmadan geçti.
Ayla ve ben birkaç bardak kırmızı şarap eşliğinde güzel bir akşam yemeğini yeni bitirmiştik. Telefonum çaldığında koltuğumuzda uzanıyorduk, Burhan'dı arayan… Tuhaf buldum, çünkü numaralarımızı almamıza rağmen tanıştığımızdan beri beni hiç aramamıştı.
"Komşu…?“ diyerek telefonu açarken bir yudum şarap aldım.
"Timur.” Şakacı bir sesle cevap verdi.
"Sana nasıl yardım edebilirim abi?“ dedim. Yüzeyde sesi sakindi, ama sözlerinde gizli bir sinirlilik tonu vardı,
"Ya dostum, etli yemek yaptığım güveci fırında unuttum ve kömür gibi yandı da… Yarın bir arkadaşım için parti veriyorum. Bana yardım etmesi için Ayla'yı bir süre ödünç alabilir miyim senden? ”
Aniden dikkatimi çekmişti söyledikleri… Dizlerim heyecanla titreyince yanımdaki koltuğa çöktüm. Karımın bu isteğe nasıl tepki vereceğini bilemiyordum. İşler tamamen kontrolden çıkmaya başlamıştı.
“Ayağa kalk Timur ve karınla konuş.” diye telkin ettim kendime… Yavaşça kalkıp diğer odaya doğru yürüdüm,
"Ben… Evet komşum. Neden olmasın? Ama o ne diyecek bakalım, sormama izin ver.“ Durakladım, devam ettim, kelimelerimi dikkatle seçerek devam ettim,
"Sadece yemekle ilgili mi ihtiyacın var karıma?” Benimle açıkça konuşmalıydı bu herif, karımı ne için istediğini söylemeliydi.
"Elbette, yemek için… Ah, bir de… Bende duruyor da hala, bikinisini geri vermek isterim.“
Karımın minik seksi bikinisinin onda olduğunu bile unutmuştum.
"Ah. Elbette… Ama o pazar gününü hatırlayınca biraz utanacak karım… Sanırım o da unuttu bikinisinin sende olduğunu…” Garip bir şekilde güldüm.
"Güzel! Biraz utanmayı hak ediyor. Bikiniyi fırlatırken benim gibi yaşlı bir adamla alay etti çünkü…“ o güldü. Cevap olarak,
"Evet komşum, bu genç karımın şımarıklığı… Bence ona bir ders vermelisin.” diyebildim.
Biraz şakacı bir tavırla söylemiştim bunu, ama kelimeler ölü gibi havada asılı kaldı. Gergin, iki cambazın bir ipte oynaması gibi bir garip konuşmaydı aramızdaki… Burhan cevaplarken sözlerinin altında gizli bir anlam yüklüydü,
"Timur, olayın ne olduğunu biliyorsun. Bence bu harika bir fikir… O güzel eşine ders vermeyi çok isterim.“
Yüzüm kızardı, yutkundum. Garip, şaşkın bir heyecanla doluydum, ama cevapladım,
"Tamam komşum… Nasıl istersen… Karımı sana tekrar göndereceğim.”
"Sen çok iyi bir adamsın. Karın da senin gibi bir kocası olduğu için çok şanslı…“
Görüşme bitmiş, ben elimdeki telefona bakıp duruyordum. Heyecan içindeydim. Yavaşça oturma odasına geri döndüm sonra, uyarılma ifadesini yüzümden atmaya çalıştım. Ayla beni bekliyordu.
"Kimdi o aşkım?”
“Burhan aradı canım… Yemek hazırlamak için mutfakta senin yardımına ihtiyacı varmış.”
Yüzü neredeyse anında kızardı. Eminim, o da bu çağrının nereden çıktığını düşünüyordu.
"Ne…? Şimdi, şu anda mı?“ Başımı salladım,
"Evet. Yarın düzenlenecek bir parti için pişirdiği yemeği yakmış, şimdi de sana ihtiyacı varmış, yardım istiyor.” dedim. İstek tamamen normalmiş gibi davranmaya çalışıyordum.
Aniden göğüslerinin büyüklüğünü meydana çıkaran ve pek sevdiği minik geceliğini giydiğini, yatmak için hazırlanmış olduğunu fark ettim.
Gecelik tam olarak erotik iç çamaşırı sayılmazdı. Ama ancak kendi evinizde giyilebilirdi. Başka bir yerde giyecek bir giysi değildi. Yüzünde heyecan ve karmakarışık duygular belirdi bir anda… Doğrulup kalkarken,
"Ben… Tamam öyleyse… Komşumuza yemek yapmasına yardım edeyim. Yukarı çıkıp üstümü çabucak değiştireyim bari…“
"Hayır canım, gerek yok değişmene… Sadece birkaç dakikalığına gideceksin zaten…” dedim. Dik bakışlarla karıma baktım. Ayağa kalktı, yüzü kızarmıştı yine karımın…
"Aşkım… Bu gecelik komşumuzun yanına gitmek için pek uygun sayılmaz…"
Üzerindeki kıyafetini gösteriyordu bana… Şeffaf gecelik kumaşından minicik tanga külodunu görebiliyordum. Eteği o tanga külodun hemen altında bitiyordu zaten, kısacıktı… Sütyen yoktu içinde… Meme uçlarının pembemsi koyuluğu ve kabarıklığı belli oluyordu. Gülümseyerek,
"Gerçekten uygun değil mi? Biz buraya taşındığımızdan beri Burhan’ın yanında giydiğin neredeyse en kapalı kıyafet bu aşkım…“
Şaka yollu söylemiştim ama söylediklerim neredeyse gerçekti. Havuz başında önce minicik bikiniyle görmüştü karımı, sonra çırılçıplak suyun içinde sevişmemizi izlemişti. Ve yatak odasında çırılçıplak karıma bakarak masturbasyon yapmıştı.
"Tamam bebeğim. Eğer öyle diyorsan…” Gülümsüyordu karım… Yavaşça arkaya doğru yürüdü ve kapıyı yavaş hareketlerle açtı. Dışarı çıkarken bana son bir bakış attı. Yüzünde yaramaz, şeytanca bir sırıtma vardı.
"Bir yemek için komşumuza yardıma gideceğim. Tamam…“ Neredeyse böyle olmadığını biliyormuş gibi söyledi bunu… “Sadece bir yemek…”
Çıktı sonra… Bu kadını seviyordum. Komşumuzun bahçesine doğru yüksek topuklu terlikleriyle yürürken, onu bekleyen yabancı erkeğin evine yaklaşırken ağır çekimde karımı izledim. İncecik şeffaf kısa geceliği bütün güzelliğini meydana çıkarmıştı karımın, uzun ve çıplak bacaklarının üstünde çalkalanan kalçalarını sarıyordu.
Burhan sanki hazır bekliyormuş gibi karım adımını attığında kapıyı açıverdi. Burhan’ı gördüğümde kalbim hopladı. İri yarı gövdesiyle, gömleksiz ve yarı çıplak arka kapıyı açtı karıma… Bir şorttan başka bir şey giymiyordu komşumuz, öyle görünüyordu.
Birbirlerine gülümsediler. Ayla kızardı. Hiç konuşmadılar ve adam kolunu nazikçe beline sarıp karımı içeriye soktu. Aniden, gözümün önünden kayboluverdi karım…
Mutfağını görmek için uğraştım, ama panjurlar kapandı. İçeriden gelen ışık, pencerenin kenarlarından zar zor sızıyordu. Kalbim aniden daha hızlı atmaya başladı, ama kendimi kanepede oturmaya ve beklemeye zorladım.
On dakika geçti, sonra yirmi… Elimde televizyonun kumandası görmeden zap yapıyordum. Tüm televizyon kanalları zihnimdeki bulutları dağıtamadı bir türlü… Bir korku kapladı içimi, soğuk soğuk terlemeye başladım.
Komşumun yatak odasına, karanlığa, perdelerine bakabilmek, karımı görebilmek için yukarı koştum. Işığı yanmayan yatak odası karanlıktı. Sanırım aslında mutfaktaydı bizimkiler… Birkaç dakika daha geçti ve oturma odasında masanın etrafında volta atmaya başladım.
Yaklaşık bir saate yakın zaman geçtikten sonra aklıma iyi bir fikir geldi. Arka kapıdan çıktım, yavaşça bahçede yürüdüm. Komşunun mutfağına bir göz atmaya çalıştım. Işık yanıyordu ve ocakta bir kaç tencere vardı, ama Burhan ya da eşimden hiçbir iz yoktu.
Sonunda yan tarafa geçip bahçede sürünmeye karar verdim. En sonunda oturma odası penceresine vardım. Perdenin köşesinde tesadüfi bir boşluk vardı. Ya da ben öyle düşündüm.
Gördüğüm şey beni iliklerime kadar sarstı, ama aynı zamanda korkunç bir uyarılma hissi yarattı.
Burhan ve Ayla komşunun geniş koltuğunda oturuyorlardı. Fark ettiğim ilk şey, eşimin geceliğinin beline kadar aşağıya indiği ve onu güzel büyük göğüslerini meydanda bıraktığıydı. Burhan’ın muazzam elleri karımın iri göğüslerini pençeliyor, onlara masaj yapıyor, meme uçlarını sıkıyordu.
Kafasını zevkle arkaya atmış ve kendini o koca ellere bırakmış olan karımın hafif inlemelerini camın arkasından duyabiliyordum. Sonra büyük bir dehşetle Burhan’ın şortunun ayak bileklerinin etrafında olduğunu fark ettim.
Kocaman, kalın ve büyük yarağı açıkta duruyor ve yukarı doğru yükseliyordu. Tarifi imkansız derecede büyüktü aleti… Ayla'nın narin elinin o koca yarağın etrafına sarıldığını görünce neredeyse çöküyordum.
Karım elindeki aleti büyük bir zevkle, huşu içinde sıvazladı. Parmakları komşumuzun etkileyici direğine yavaşça yukarı ve aşağı masaj yaptı. Adamın ağır görünen taşakları karımın narin elinin hareketleriyle yukarı ve aşağı hareket ediyordu. Küçük, ince parmaklarının yarağın kalın çevresini tamamen kuşatmasının hiçbir yolu yoktu.
Manzara karşısında ağzım dilim kurudu, gözlerim genişledi, dizlerim titredi. Daha ben ne yapacağımı düşünemeden, bir tepki vermeden önce Burhan bir anda patladı. Onun inanılmaz, koç yumurtası kadar büyük toplarının nabız gibi hareket ederek yukarıya çekildiğine tanık oldum.
Kalın tohum şelalesi o koca yarağın ucundaki delikten adeta fışkırarak boşalmaya başladı. Beyaz köpüklü spermler, olayı Burhan için tatmin edici bir orgazmla taçlandırmak için pompalamaya çalışan Ayla’nın elini kapladı.
Burhan, karımın dokunuşundan gelen inilti, zevkle kendinden geçmiş vaziyette, başını geriye yasladı. Duvarın arkasına eğildim, dinledim, sersemlemiştim. Karımın şaşkın sesini duydum,
"Vay canına Burhan, çok fazla boşaldın. Nerede biriktirdin bu kadar spermi?”
"Teşekkür ederim sevgilim. Bunlar benim büyük taşaklarımın imalatı…" Durdu, gülerek devam etti. “Tanrım, bu harikaydı. Böyle bir şey yapmamızı ne kadar çok istediğimi bilemezsin.”
Ayla'nın sesi gergindi, kafası karışıktı, erkeğin boşalmasına rağmen kule gibi dimdik duran sikinden gözünü ayıramıyordu.
"Bunu yaptığımıza inanamıyorum! Timur beni öldürecek!”
Burhan’ın sesi karıma beklediği güven duygusunu vermiş gibiydi. Geceliğini tekrar yukarıya çekip çıplaklığını örttüğünü görmeyi bekleyerek içeriye baktım.
Hayır, tam tersine… Geceliğini çıkarıp atan Ayla’yı kucağına oturtmuştu Burhan, dudaklarını kemirircesine öpüyordu. Karım da büyük bir şehvetle ona karşılık veriyordu.
Karım adamın kucağında yükselerek alttan o odun parçası gibi yükselen erkekliğin üstüne oturmaya çalıştı. Dudaklarını ısırarak hedefi bulduğunda oturmaya başladı. İnlemelerini duyabiliyordum.
“Ohhh… Burhan… Canım yanıyor. Çok büyüksün… İkiye ayrılıyorum sanki… Çokk… Aahhh…” Burhan cevap bile vermedi karıma… Homurdanarak karımın koca memelerine yumulmuş, dudaklarıyla uçlarını ısıra ısıra emiyor, dilini dolaşırıyordu.
O koca kule az sonra karımın bacaklarının arasında kaybolmuş, amcığına gömülmüştü. Oturup kalkmaya başladı karım… Çok sürmeden feryat figan boşalmaya başladı. Burhan’ın kalın sikine geçirilmiş bir işkence mağduru gibi dakikalar boyu titreyerek, sarsılarak orgazm oldu.
Sonunda duruldu, yavaşça erkeğin kucağından kalktı. Amcığı sırılsıklam, dudakları genişlemiş vaziyetteydi. Gözleri yarı kapalı, eliyle amını okşayarak yatışırmaya çalıştı bir müddet… Sonra eğilip yerden geceliğini aldı, üstüne geçirdi. Burhan oturduğu koltuktan kalkmadan seksi karımı izliyordu sikini sıvazlayarak…
"Timur’dan korkma canım… Kocan senin yaramaz bir kız olmandan hoşlanıyor, Ayla. Yaptığımız şeyi sevecek.“ Karım sinirli bir şekilde görüş alanımdan çıktı ve kapıya doğru giderken,
"Umarım sen haklısındır…” dediğini duydum.
Evimize geri döndüm, oturma odamızdaki kanepeye neredeyse uçarak daldım. Umutsuzca kendime çeki düzen vermeye, olan bitenlerden pek sarsılmamış gibi görünmeye çalıştım. Hemen ardından sürgülü kapının yavaşça açıldığını duydum ve darmadağınık eşimin odaya girdiğini gördüm.
Saçları dağınıktı ve nefes alışverişleri hızlıydı. Geceliği kırış kırış bir haldeydi ve yüzünde beni görünce dehşete kapılmış bir ifade belirdi. Ayağa kalkıp yanına gittim. Karıma hiç bu kadar ilgi duymamıştım. Hiçbir şey söylemeden durdum. Onu kolundan tutup kanepeye attım,
"Timur… Aşkım… Dur, bekle bak…“
"Kapa çeneni.” dedim sert bir sesle…
Geceliğinin eteğini kaldırmamla sırılsıklam ıslak kadınlığı açığa çıktı. Karımı ters çevirdim ve arkadan inanılmaz bir telaşla sertleşmiş sikimi bir hamlede amcığına gömdüm.
Onu hiç bu kadar sırılsıklam hissetmemiştim. Gerçekten az önce kocaman komşu yarağını içine almış olan vajinası biraz genişlemiş ve acaip ıslaktı.
"Allah kahretsin Ayla. Bir sürtük gibi, bir orospu gibi davrandığında seni çok seviyorum aşkım…“ Kıçını daha önce hiç olmadığı kadar tokatladım. Yüksek sesle inledi,
"Ahh… Timur! Hayır…! Ben kötüydüm, çok üzgünüm!”
"Komşumuzun büyük yarağıyla oynamak ister misin, seni kirli küçük orospu? Söyle bana… Burhan’ın yarağını yemek ister misin tekrar?“
Kalçalarını yakaladım ve öfkeyle sikimi amına vurdurarak gidip gelmeye başladım.
"Ohhh! Hayır! Nasıl?” Ayla onu alırken yüzünü yastıklara gömdü.
Az önce komşumuzun koynunda neler yaptığını biliyordum. Karımın da benim de duygularımız karmakarışıktı. Fakat, zevk ve utanç birbirine geçmiş vaziyette olayın üstesinden geldik. Azgın orospu karım kez benimle sevişiyor, benim tatminim için uğraşıyordu. Hatırlayabildiğim kadarıyla onu hiç bu kadar azgın görmemiştim.
Karım benim sert hareketlerimle tekrar yükselmeye başladı. Zevk aldığını, sikimi saran vajinasındaki isterik kasılmalarını hissedebiliyordum. Çok güçlü bir şekilde, neredeyse bağırarak başını kanepenin üstündeki yastıklara gömerek sarsıla sarsıla boşaldı.
Karımın orgazmını görmek benim kendi patlamama neden oldu ve ben de tohumumu onun içine olduğu gibi boşalttım, sırtına çöküp kaldım.
Yavaşça birbirimizden ayrıldık, nefes nefese, kan hücumuyla kırmızılaşmış yüzlerimizle…
Nefesi düzene girer girmez ona baktım,
"Bana ne olduğunu anlat. Bana her şeyi anlat.“ Oturdu, toplandı. Gergin ve garipti, hala ağır nefes alıyordu.
"Ben… İçeri girdim ve çoğunlukla mutfaktaydık.” Konuşurken kekeliyordu, “O… O, mutfakta bana çok fazla yakınlaşıyordu ve onu hissedebiliyordum. Heyecanlıydı. Etrafımda dolaşması, benimle ilgilenmesi, geceliğimin açıklığı…” Utanarak yüzünü elleriyle kapadı. Ellerini tutup çektim,
"Sorun değil bebeğim, duymak istiyorum. Söyle.“
"Fırının önündeyken arkamdan geldi ve göğüslerimle oynamaya başladı… Bu… Bir ateş kapladı içimi… Utanarak durmasını söyledim.” Sikim sertleşmeye başlamıştı anlattıklarıyla…
"O ne dedi? Bir şey söyledi mi?“
“O… Aah, sadece göğüslerimi çok beğendiğini, sevdiğini ve onları ısıra ısıra bitirmek istediğini söyledi… Ne kadar yese doyamazmış.” Durakladı, o anı tekrar yaşıyordu sanki… Heyecan kaplamıştı o anı anlatırken…
"Yemek yapmaya devam ettik ama… İşleri bitirdikten sonra kapağı kapattım ve birkaç dakika fırınla oyalandım. Çıkıp gelmek için döndüm ama ayrılmadan önce beni kucaklayıp oturma odasına çekti ve kanepeye oturttu.”
Derin bir şekilde kızardı, anlatırken koltuğunda titriyordu,
"O… Göğüslerimle oynamaya devam etti. Kocaman elleri vardı Timur, parmaklarıyla memelerimi mıncıklayıp durdu. Orada öylece oturdum, karşı çıkamadım, donup kaldım.”
“Sonra..? Devam et aşkım… Sonra ne yaptı? Sen zevk almadın mı o memelerini okşarken?”
“Yani… Uçlarını parmaklarıyla ezip duruyordu. Zevk almamak, heyecan duymamak mümkün değil ki aşkım… Sonra… Bir saniye durdu ve bir anda şortunu aşağıya indirdi. O koca yarak dışarı fırladı.“
Açıklanmayacak şekilde tekrar sertleşmeye başladım. Karımın her cümlesine, her kelimesine asılı kaldım. Beynimde yankılanıyordu anlattıkları… Karımla komşumuz arasında yaşanan porno sahneleri sanki ben oradaymışım gibi gözümün önünde canlanıyordu…
Kızarması arttı, gözlerini benimkinden kaçırdı,
"Bana hoşuma gidip gitmediğini sordu.” Boğazım aniden kurudu, heyecan içinde üsteledim,
“Devam et. Sen ne dedin?“
“… Ben… Daha önce havuzda sevişirken de söylemiştim ya… Sikinin bu kadar büyük olmasını sevdiğimi söyledim.” Durakladı ve derin bir nefes aldı. "Elimi tuttu ve yavaşça sikine indirdi. Büyülenmiş gibiydim. Bana ne oldu bilmiyorum ama ben sadece… Bilmiyorum!”
"Tamam bebeğim… Peki, başka ne oldu?“ Dudağını ısırdı,
"Bana büyük yarağıyla oynamamı ve onu boşaltmamı söyledi…” Durakladı ve devam etti, “Ben de öyle yaptım. Onu boşalttım. Sonra… Sonra da o beni boşaltı. O koca yarağını içime aldım… İçimi yardı yarağı aşkım… Komşumuzun yarağı kocamandı… Kalın… Yardı beni… Amımı yardı…”
"Ohh…" Ben cevap veremedim, nefessiz, soluksuz kalmıştım.
"Ah bebeğim ne yapıyoruz biz…? Bu… Bu çılgınca!“ Çığlık attı adeta, yüzünü şaşkınlıkla ellerine gömdü.
Bacaklarını çekerek, ıslak amcığını ortaya çıkardım, klitorisinin kabarıklığını okşayarak karıma cevap verdim. Onu yavaşça kanepeye ittim ve erkekliğimi onun amının kıvrımlarına hizaladım,
"Sen sonunda yaramaz bir kız oldun canım… Ve ben senin cezanı vereceğim şimdi…”
Birkaç gün daha geçti ve eve geç geldim. Eve girdim ama arabasının ön tarafta olmasına rağmen karımı evin hiçbir yerinde bulamadım. Merak etmiştim. Telefonu çıkarıp bir mesaj gönderdim,
”Neredesin?“ Birkaç saniye geçti ve
”Yaramazlık yapıyorum ;)“ diye bir cevap aldım, mesajı gülen yüz göz kırpmasıyla kapattı.
Kan basıncım hemen yükseldi, Burhan’ın evine bakmaya çalıştım ama fazla bir şey göremedim.
”Ne yapıyorsun aşkım?“ diye yanıtladım.
Odanın içinde volta atarak dolaştım, bir dakika geçti ve sonra bir mesaj aldım.
Herhangi bir pornodan daha uyarıcı küçük bir telefon videosuydu. Eşim Burhan'ın büyük ve kalın aletini yukarıdan aşağıya öpüyor, dudaklarını yumruk gibi başının etrafına sarıyor ve mümkün olduğunca ağzına et dolduruyordu.
Küçük elleri adamı zevkten havaya uçururken ağır toplarına masaj yapıyordu. Emzirmesinin sesleri beni kendimden geçirdi ve içgüdüsel olarak kanepeye çöküp kaldım. Telaşlı parmaklarımla fermuarımı açtım ve sikimi açığa çıkardım. Sevgili karım komşumuzun devasa erkeklik organında ağzını ve dilini kullanıyordu.
Burhan'ın zevkten bayılan sesini kayıttan duydum,
”Mmm. Harikasın… Evet bebeğim… Şu koca yarrağı em bakayım…“
Burhan telefonunu önlerinde tutuyordu, ama gördüğüm tek şey, erkeğin büyük yarağı ve azgın karımın güzel yüzüydü. Karımın dudakları ve dili adamın sikini zevkle sağlıyordu.
Bir an durdu karım, ıslak ağzıyla kameraya baktı ve şeytanca gülümsedi. Daha sonra erkeğin devasa sikinde dolaşan etli dudakları, aşağıdan yukarıya ıslak öpücükler kondurmaya başladı.
”Hassiktir… Ohh… Harikasın bebeğim… Dostum… Timur… İzliyor musun? İyi bak… Bu senin karın Ayla. Hadi canım, kocana bu büyük yarağı ne kadar sevdiğini göster.“
Bir kıkırdama duydum. Karımın isterik gülüşünü… O koca yarağı amcığına alırken inlemeleri… Ve video o sahnede bitti. Sanırım video çekmeyi bırakmış, karıcığımı iki eliyle daha rahat sikmek istemişti adam…
Hemen tekrar oynattım videoyu ve patlamadan önce ikinci izlemeye sadece birkaç saniye dayanabildim. Kendimi tutamadım artık, oturduğum yerde fışkırmaya başladım. Boşalmam bitince tekrar telefona sarıldım,
”Seni görmem gerek.“ Ona acilen, çılgınca mesajlar attım. Birkaç dakika sonra bir cevap,
”Birazdan evde olacağım hayatım… Bu aygırı iyice boşaltmadan bırakmaz beni.“
Kanepede arkama yaslandım. Tuhaf bir rahatlama dalgası kaplamıştı bedenimi, neredeyse bir anlık transa girmiş gibi hissediyordum. Boşalmanın verdiği rehavetle tam bir uykuya sürüklenmek üzereyken komşumuzun tarafındaki sürme kapı açıldı.
Ayla içeri girdi, darmadağınıktı yine… Aslında okulda çalışırken giydiği elbiseydi üzerindeki, ama düğmeleri kopmuş, yakasına ruj bulaşmıştı.
Bana baktı ve benim az önce boşalan sikimi gördü. Yumuşamıştı, bacaklarımın arasından sarkıyordu. Gülümsedi.
“Yani… Sanırım videoyu beğendin aşkım, öyle mi?”
Ona baktım, ama cevap veremedim. Sadece başımı sallayabildim.
Tekrar gülümsedi, kıkırdayarak,
"Dişlerimi fırçalamam lazım bebeğim… O kadar çok ağzıma boşaldı ki azgın köpek…”
Karım güzel kıçını sallaya sallaya merdivenlerden yukarı çıkarken arkasından baktım.
Bunun olacağını hissediyor ve bekliyordum. Ve ertesi Pazar günü kaçınılmaz olarak beklenen oldu. Karım ve komşumuz her zaman olduğu gibi bizim havuzun etrafında çıplak vaziyetteydi. Suya girip çıkıyorlar, öpüşüp koklaşıyorlardı.
Mayosu olmayan ve havuzun etrafında çıplak dolaşan Burhan’ın büyük yarağı tamamen gözümün önündeydi. Eşim bütün öğleden sonra koca yaraklı komşumuzla benim yanımda oynaştı. Bazen havuz sandalyelerinden birine oturduğumda o da oturup erotik gevşemenin keyfi içinde benimle flört ediyordu.
Hepimiz içiyorduk, Burhan'ın hazırladığı ünlü kokteyl kadehleri ağır bir şekilde tüketiliyordu. İnanılmaz derecede tuhaf bir öğleden sonraydı. Ama neredeyse tüm bu zaman boyunca taş gibi sertleşmiş durumdaydım. Özellikle de ikisinin sessizce su yüzeyinin altında birbirleriyle oynadığını fark ettiğimde… Az bile söylemiştim, gerçeküstü bir Pazar öğleden sonraydı.
Aniden uyandım. Geceydi, şezlongta sızıp kalmışım. Verandaya bakıp ortalıkta kimseyi göremeyince içimi merak kapladı. Garip bir duyguyla ayağa kalktım. Sersem gibiydim, gündüz içtiğim bolca alkol hala sistemimde dolaşıyordu. İlk başta büyük bir sessizlik vardı, ama bu sessizlik uzak bir inilti tarafından bölündü.
Duyduğum inilti uzak ve boğuktu, ama eşime ait olduğunu anladığımda korku sardı içimi… Panikledim, sesin nereden geldiğini bilmiyordum. Evin içine koştum, etrafıma baktım. Oturma odasında değildi.
Merdivenleri uçarcasına çıkarak yatak odamıza daldım. Orada da değildi, neden olsun ki? Bir an durdum, merak ve korku duygusu içimi kemiriyordu. Tam da ayrılmak için döndüğümde onları gördüm.
Bizim yatak odası karanlıktı, ama Burhan’ın karşıdaki yatak odası parlayan ışık altında ayna gibi görünüyordu. Oradaydı karım… İkisi de çırılçıplaktı. Karım adamın yatağındaydı, dört ayak üzerine yayılmıştı. Zevkle inlediğini görebiliyordum, kafasını geri çevirmiş, koca yarağıyla amına girip çıkan sikicisine bakıyordu.
Burhan onu arkadan beceriyordu. Karımın büyük göğüsleri ileri geri sallanan iki top gibiydi. Arkadan karıma bindirmeleri oldukça güçlüydü ve o kalınlığını ezbere bildiğim yarağıyla karımın amına girip çıkarken, kürek gibi elleri ince belini sıkıca tutuyordu. Her ikisinin bedeninde, neredeyse saatlerce çiftleşiyormuş gibi net bir ter parlaklığı vardı.
Yatağımızın kenarına çöktüm. Derin bir ürperiş bir anda vücudumu sardı. İçimde dönüp duran duyguların kokteyli eziciydi. Erotizm, utanç, tahrik, heyecan, alçalma, küçülme… Ama hepsine hakim olan şey korkunç bir cinsel uyarılmaydı.
Sikimi açığa çıkardım, ancak fiziksel provokasyon olmadan bile patlamaya yakın olduğum için ona dokunmaya cesaret edemedim.
Karımı daha önce hiç böyle görmemiştim, daha önce hiç böyle şehvetle bağırdığını duymamıştım. Aramızdaki iki cam bölmeyi bile aşıp gelen zevk iniltileri inanılmazdı. Karım adamın seks oyuncağı gibi parmaklarıyla çarşafı kavramış sürekli inliyordu. Adam kalın yarağıyla vajinasına her daldığında deli gibi çığlık atıyordu.
O anda, Burhan’ın karımın kadınlığının hiç ulaşamadığım alanlarına, benim hiç yapamadığım kadar daldığını biliyordum. Vajinal sinir uçlarını had safhada uyardığını, içindeki vahşi hayvanı serbest bırakma zevkine ulaştığını biliyordum.
Aniden onları izlerken ağzımın tamamen açık olduğunu fark ettim. Burhan uzandığında dehşet içinde onlara baktım. Karımın göğüslerini tutarak sikerken şişe geçirir gibi kendine çekiyordu bedenini…
"Oh bebeğim, sikimi seviyor musun?“ dedi Burhan. Onları zar zor duyabiliyordum, ama dudaklarının hareketleri sesin zayıf geldiği anlarda konuşmalarını anlamamı sağladı.
"Ahh… Evet… Onu seviyorum. Senin koca sikini çok seviyorum. Sik beni aşkım… Koca yarağını istiyorum.” Karım inleyerek yanıtladı adamı…
Yavaşladı sonra, karımı belinden çekip onu yatağında döndürdü, sırtüstü yatırdı. Önü, kadınlığı şişmiş, kabarmış ve sırılsıklam görünüyordu. Erkeğin masif organı, karımın içinden fışkıran gerçek dışı miktardaki zevk kremiyle kaplanmıştı.
Sikinin gövdesi boyunca neredeyse dolu dolu bembeyaz bir köpük görüntüsü vardı. Ayla'nın bana bu kadar kadınlık özünü verdiğini daha önce hiç görmemiştim. Aldığı zevkin derecesini anlayabiliyordum.
Eğildi ve karımın göğüslerini ve sonra dudaklarını öptü. Kasıklarındaki devini bir kez daha karımın cinsel organına hizaladı, yavaşça kendini içine itti. Kalın sikinin gövdesinin karımın amcığını ikiye yarmasıyla büyülenmiş vaziyetteydim. Adama karşı bir hayranlık uyandı içimde…
Karımın sırılsıklam kalçalarının etini esnetiyor ve kucaklıyor, asla bırakmıyordu. Ayla’nın zevk kaynağı am dudakları adamın kalın sikinin etrafını sımsıkı sarmış vaziyetteydi.
Bacaklarını kaldırdı karım, yüksek sesle inledi, güzel ayakları adam içine girerken havada kasıldı. Onu bir kez daha pompalamaya başladığında narin ayak parmaklarının kıvrılışını izledim.
Büyük topları, karım onu içine alırken dolgun kıçının minik deliğine tokat atmaya başladı. Kollarını erkeğin boynuna sardı, kendine çekip sarıldıkça göğüsleri birbirine yapıştı. Karımın iri memeleri adamın geniş göğsünde eziliyordu.
Odanın karanlığında yüksek sesle çalarak telefonumdan aniden şaşırdım. Her nasılsa, Ayla arıyordu.
Cevap verirken titriyordum, “Merhaba?” Salak gibiydim. Karşımda sevişen çifte baktım. Telefon karımın elinde bile değildi. Yakında, yastıkların altında bir yerde olduğunu ve çağrının yanlışlıkla temas sonucu olduğunu fark ettim.
Çiftleşmelerinin şu anki net sesleri rahatsız ediciydi. Zevk çığlıklarını duymak beni derinden sarstı. Telefonu hoparlöre ayarladım, yenilgi içinde yan tarafıma fırlattım.
"Bana o kocaman yarağını ver Burhan! Ben onu seviyorum! Sik beni… O koca yarağınla sik beni…“ İnliyordu durmadan, sarhoş edici, gerçeküstü inlemeler…
"Ben de bu sıkı amcığı çok seviyorum bebeğim… Kadınım, sen dünyadaki en seksi şeysin. Kocan sikemiyor seni yavrum… Benim gibi sikemiyor. Senin hak ettiğin gibi sikemiyor seni… Ohhh… Doyuramıyor seni…” Karımın içine yarağını iterken ayı gibi homurdandı.
Ayla'nın inlemeleri ateş topları haline geldi ve yatağın bitmek bilmeyen gıcırtısı, bellerinde güçlü bir şeye, çok yoğun bir orgazmın demlenmesine yol açıyordu.
"Oh! Oh! Oh… Sik beni! Burhan..! Yine yapıyorsun… Ben, ben… Ben yine geliyorumm !!“
İnilltileri vahşi bir hayvan gibi ilkeldi. Bacakları adamın belinin etrafına sarılmış, ayak parmakları kıvrılmış ve aşağı doğru kilitlenmiş gibiydi. Görebiliyordum. Vücudu, hayatının en güçlü orgazmı onun bedenini sardığında sarsıntılarla patladı.
Burhan kükredi, cinsel zirveye o da katıldı,
"Ohhh… Ayla… Senin bu evli amcığına döllerimi boşaltacağım! Aaahhh… Kocan sana hiç bu kadar boşalmayacak bebeğim benim… Oohhhh…”
Adamın büyük topları boşaldı, karımın istekli rahmine olması gerektiği kadar büyük bir tohum yükü indirdi.
Tutkuyla kucaklaştılar ve öpüştüler. Sonunda yuvarlandılar ve birbirlerinin yanına uzandılar. Burhan’ın masif organı şimdi gevşek ve boşalmasına rağmen hortum gibi kalın, bacak arası boyunca uzanıyordu.
Eşim ağır ağır nefes alıyordu ve ben onu kadınlığının hala titrediğini, bacaklarının kasıldığını gördüm. Elini karnına dayadı, kıkırdayarak mutluluğunu belli etti. Yorgun, doymuş bir vaziyette gülümsedi. Burhan karımın çıplaklığına hayran hayran bakarak,
"Sanırım evli kadını sikme fantezimi biraz uzattım. Nasıl buldun peki sikişimi? Beğendin mi?“ Karım, cinsel rahatlamanın verdiği rehavetle gevşek bir şekilde güldü, içinden akmaya başlayan erkeğin döllerini parmağıyla alıp baktı,
"Bunun gibi mi? Bir erkeği böyle boşaltabileceğimi bile bilmiyordum… Senin koca sikin bitiriyor beni… Doyamıyorum senin sikine ben…”
Elini adamın erkekliğine koydu, dinlenirlerken sikinin gövdesini parmaklarıyla, nazikçe okşadı.
Adam karıma gülümsedi, üzerine eğildi ve onu tekrar dudaklarından öpmeye başladı,
"Bu yüzden komşuyuz bebeğim. Seni durmadan sikeceğim Ayla. Şimdi …“ Sonra durakladı, karımı çevirerek kıçını tokatladı.
"Ama şimdi kocana geri dönmelisin. ”
Benden bahsediyorlardı. Boynuzlu kocadan… Aşağıya, kasıklarıma baktığımda istemsizce boşaldığımı fark ettim. Her yeri batırmıştım, spermlerim komşumun yatak odasından gelen ışıkta parlıyordu.
Karıcığımın sikildiği o bol ışıklı yatak odası, dev ekranda bir porno film izler gibi tahrik etmiş, bitirmişti beni… Hele o porno oyuncusunun benim karım olması harika bir histi doğrusu…
Zorlukla kalktım, dizlerime inmiş pantolonumu da çıkarıp soyundum. Kalkıp ışığı yaktım, yatak odam aydınlandı. Pencerenin önüne geldiğimde beni fark ettiler. Elimi salladım…
Gülerek bana baktılar. Karım ve komşum, ortağım… Onlar da gülerek el salladılar yattıkları yerden…
Karım 44 yaşında ben 56 yaşındayım karım için partner arıyoruz
Diagnosis: Incestual nymphomania
Just a thing I like. Long ago I read an erotic story about a daughter who kept (after the first few times her mother getting the ball rolling) getting her father to cum inside her panties every day, while she’s wearing them, and it was pretty hot and when I first saw this image I thought of doing my own take on it. I also for some reason really enjoy when I can take something that’s intended as a selfie and reimagine it so, by reaching off- camera, instead she’s tugging on her father’s shirt before he leaves.
Reminder: The Complete Weird Incest Archive is available as a .zip.