Hala korkuyorum gitmenden,
Başkasını sevmenden,
Başkasına gitmenden,
O karanlığa tekrar dönmekten..
Ucunda Sensizlik olan her şeyden çok korkuyorum..
seen from Germany

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Malaysia
seen from China

seen from Netherlands
seen from China
seen from Yemen

seen from Australia
seen from United States

seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Portugal

seen from United States

seen from Saudi Arabia

seen from Saudi Arabia
seen from United States
Hala korkuyorum gitmenden,
Başkasını sevmenden,
Başkasına gitmenden,
O karanlığa tekrar dönmekten..
Ucunda Sensizlik olan her şeyden çok korkuyorum..
.içerde kavga var, sessiz kalamam.
bitmeyen adımlar boyunca ağladım. sanki içerdeki çocuğu ürkütmüşler ve oradan çıkamadığı gibi ses de çıkaramıyor hıçkırmaktan başka. ne oldu da boşaldı gözyaşı, ter ve kesik nefesler? hıçkırıkların ardı arkası kesilmezken kalbimdeki kelebekler son sürat şimdi. neresinden tutuncağımı bilmediğim bir akışın içindeyim.
güvenemiyor içerdeki çocuk kendine, bilmediği her şey merak uyandırsa da şu an her şey çok büyük ve tedirginlik verici. nerden geldi bütün bunlar? sanki hiç yalnız kalmamış, sokaklarda sabahlamamış, yersizliğin belirsizliğini geçirmemiş gibi.
her şey çok garip hissettiryor, sabitlenmek, yerleşmek, ait olmak ve bütün bunun karşısında çocuğun iç kavgası, bitmeyen adımlar boyu gözyaşları.
bugün ve dün arasında, yarınla bugün arasında bir araf zamana sıkışmış gibiyim. zaman şu ekranın kenarındaki rakamlar, kolundaki saatin akrep ve yelkovanı mı ki? onlar sadece insanın hikayeleştirmesi. zaman kapsıyor, zaman yutuyor, zaman aslında hiç yok. bugün ya da dün ya da yarın, hepsi zaten aynı, zaten hiçbiri de yok.
biraz derine dalayım dedim, içerdeki çırpınmaları gördüm. büyük bir yıkımdan hemen önceki son ateşlenmeler. eskiyi yıkmaya hazırlanıyor bünye, kendime ve çevreme olan bütün teslimiyetim ve güvenim sallantıda. tam bir yıkım ve ardından gelecek kaosu bekleyen sessizlik hakim. gergin ve tedirgin parmaklar, dişlerim sıkılı bekliyorum merakla. bütün bıraktıklarımı görüyorum, daha fazlasını bırakmayı da arzuyorum. karanlık bi yan var bu sessizlikte, içerden çıkmayan bir ifade. bütün bu karanlığın aydınlık yanını görmekten dem vuran ben şu an o karanlıkla beslendiğim halleri buluyorum.
biraz köşeye sinip bekleyeceğim, hesapta olmayan ne varsa daha fazlasını da görmek istiyorum. güvenemediğim halimle, titreyen ve terleyen bedenimle, daralan nefeslerimle hala hayatta kalmayı seçen bütün dürtülerimle bekliyorum. korkularımı, kaçtıklarımı ve sakladıklarımı da içerde, daha derinde bulmaya doğru gidiyorum. daha dazla sessiz kalamam.
Çıplaktık, gelmiştik, görmüştük ve yenmiştik utancı ama, Zaman kipini şaşırmış bir cümle gibi ürkektik...! Ali Erdem Ural
bakışım, bütün gün dalıp kalmıştı hayatımın gözlerine o gözler ki ıstırap dolu, ürkek sabit bakışlarımdan kaçıp yalancılar gibi kirpiklerimin korunaklı inzivasına sığınan...! Furuğ Ferruhzâd
✓ Ürkek Serçe Zarafetinde
Yüreğinde merhamet taşıyan her insanın İçinde bir serçe yavrusudur yaşam Her kanat çırpma mücadelesi Zamanın acımasız dişlisinde biz iz
Gökte görkemli Yerde evhamlı
Yalnızlığın eski bir zaman tablosu gibi Anlatabilmenin ıstırap veren manzarası
Minik bedenleri ürkek ve şaşkın Küçücük pençeleri tutunduğu dala kelepçeli En çok soğuklar titretmez Serçe çizen bir ressamın ellerini
Hayatta saklayabilirler mi canlarını Küçük bir resme sığdıkları kadar
Yaşam bu kadar acımasız Ve Kimsenin uğramadığı kadar ıssız Kanatlarını bir yelpaze gibi Kimin için sallıyor yarınsız
İnsanın insana yüklediği Ağır yükler altında ezilenler için Ne ifade eder? Minik bir serçe ders almayan insanları Davet ediyor zulme karşı isyana
Dünyanın insan kaynaklı keşmekeşini Bohem mendebur halimizi Bir kaygıya taşımadıktan sonra Acımasız değirmenin dişlerinde Öğütülmüş olmanın Un ufak olmuş olmanın ne anlamı kalır Bir serçe kadar yüreğe sahip olmamanın
Ne anlatır bu satırlar zamana Korunaklı ve aynı zamanda vahşi olan İnsana
Depremde beton molozların altında Elini uzatıp hayata tutunmaya çalışan çocuk Bir serçe gibi annesiz Tutunabilir mi hayata?
[ Önder Karaçay ]
#önderkaraçay #deprem #izmir #çocuklar #ürkek #serçe #ürkekserçezarafetinde https://www.instagram.com/p/CHK72FQgF2B/?igshid=1w13gcuvqu5tt
Eşcinsel ebeveynlere sahip çocukların mutlulukları hakkında bilimsel araştırmalar ne diyor? #evlilikeşitliği #araştırma #homojendergi #ürkek https://homojendergi.com/escinsel-ebeveynlere-sahip-cocuklarin-mutluluklari-hakkinda-bilimsel-arastirmalar-ne-diyor/
İçimde gelecek zamanların korkusu var. Ürkek bakıyorum saatlere. Vakit sende duruyor.
´ Tarık Tufan
Ürkek
“Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek...”
Her yerde karşıma çıkar bu ezik duygu. Her şeyde kendini gösterir bu çaresizlik. Bu yalnızlık. Bu çocukça korku. Geçmişte, bugünde; gündüzümde, gecemde; bir sapığın bıraktığı tedirginlikte, bir çocuğun rahatlatan gülümsemesinde; bir yağmurun şakır şakır yağmasında, bir güneşin pırıl pırıl parlamasında...
Her şeyde, her yerde karşımda.
Bazen bir şarkıda, bazen bir şiirde.
Olmayanı hayal etmek, elde etmeye korkmak, sadece hayaline tutulmak.
Bilinmeyen sen, sen bilinmeyen duygu, sen benim sadece düşlerimde var olabilirsin.
Sen, bende olmayan sen, ancak sen yazdırabilirsin bunları, tüm bunları. Çünkü var olsan, böyle hissettirmezdi. Elimdekilerin kıymetini hiç bilmedim ben çünkü. Senin de bilmezdim. İyi ki yoksun. Çünkü yokluğun var ediyor beni.
Sen yoksan ben varım.
Ben varım.
Ben tüm korkularımla, tüm hatalarım, tüm hayal kırıklıklarım, tüm kırgınlılarım, tüm gözyaşlarım, tüm kahkahalarım, tüm tutarsızlıklarım, tüm aptallıklarımla varım. Ben tümüyle var olanım.
“Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek...”