🦀

seen from United States
seen from South Korea
seen from United States

seen from Indonesia
seen from Italy

seen from Austria

seen from Canada

seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Germany
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Israel
seen from Yemen
seen from United States
🦀
today was alot
alıştırdın. alıştım sen böyle birisin. bir sevsek iki sileriz birbirimizi. aşkımızdan ölürüz de yine inadımızdan vazgeçmeyiz biz. altı barışsak yedi küseriz seninle. kırar dökeriz, yıkar geçeriz birbirimizi. sekiz kavuşsak on ayrılırız biz. özlemekten burnumuzun direği sızlar, hasretten hasta olup yataklara düşeriz. yine de olduramayız biz. alıştım. çünkü alıştırdın, sen böyle birisin. üç güldürsen dokuz ağlatırsın. dört gelsen beş gidersin. dengesizsin, tutarsızsın, kendini bilmezsin. alıştım. ama alışmasam da sen böyle birisin.
hissettiği duygular insanı kusturabilir.
üzgünüm. çok üzgünüm. ve bu üzgünlüğü tek bir nedene bağlayamıyorum. o kadar çok üzgünüm ki, kendimi kocaman bir üzgünlük gibi hissediyorum.
son birkaç zamandır. evet, bu uzun zamandır böyleydi ama. özellikle şu son birkaç zamandır. ne desem, ne sussam. ne hissetsem, ne hissedemesem. ne yapsam, ne yapamasam. ne anlasam, ne anlamasam. ne yaşasam, ne yaşamasam. işte bu liste böyle böyle uzayıp gider... ama uzatmayacağım. lafı kısa keseceğim. -hıhı, bu lafı kısa kesmiş halim oluyor çoğunlukla.- her neyse. tüm bu olan olamayan, her neyse işte. ben herhalde, yani ben her halde, kaçtığım şeye çekiliyorum. hep aynı döngüye giriyorum. istedikçe olmuyor. istemediğimi de, bir saniyeliğine düşünmem olmasına yetiyor. yoruluyorum. dünya yoruyor. yormakla kalmıyor. baş döndürüyor. kalp ağrıtıyor. mide bulandırıyor. hasta ediyor. kalbi. ruhu. zihni. madden ve manen, bütün uzuvları, tüm bedeni. bunu bana kendim yapıyorum. bunu bana siz yapıyorsunuz. bunu bana kim yapıyor? fark eder mi sahi. hayat buymuş işte, iki ucu renkli! değnek. nereden tutsam elimde kalıyor, nereden tutsam... sahi, ben artık bunu nereden tutsam?
sígueme queriendo un chingo, vamos bien