Kendime yeni kitaplar aldimm
seen from Malaysia
seen from Germany
seen from China
seen from Germany
seen from Netherlands

seen from Türkiye
seen from Netherlands

seen from Ireland
seen from United States
seen from Belgium
seen from Lebanon
seen from Netherlands

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Poland

seen from United States

seen from Netherlands
seen from China
seen from United States
seen from Germany
Kendime yeni kitaplar aldimm
Bizde sesini duyduğumuz an her şeyin düzeleceği biri olsun isterdik.
Kalemim yazmaz oldu,biraz da büyüdüm.
Belki aklının bi' ucunda karşılaşırız.
bu yaşları için çabalamıştı tek isteği bu yaşlarını güzel geçirmekti,bu yaşlarında telaşa kapılmadan sakin bir hayat yaşamak istiyordu.başardım diyecekti.bu yaşına geldiğinde geriye dönüp bak başardım, çabalarım boşa çıkmadı diyecekti.çok çabaladı.yazsam satırlara sığmaz, konuşsam nefesim yetmez.benim anlatamadığımı o yaşadı.sonra o yaşına geldi işte.her şeyin sonuç bulacağı o yaşa geldi.gözleri ıslak bakmaya başladı.hiç ağladığını görmemiştim, göreceğim sandım bu beni korkuttu.onu öyle görmek beni çok korkuttu.ağlamadı,gözleri boncuk boncuk oldu ama akıtmadı göz yaşlarını.hiçbir şey istediği gibi olmamıştı.geriye dönüp baktı,her şey eski haliyle duruyordu,hatta artık gücü de kalmamıştı.nefes aldı.kaybettiklerini içine çekti.gözlerini bi' kaç saniye kapatıp bekledi.sonra konuştu "olabilir,bazen böyle şeylerle karşılaşabiliriz "dedi.sesiyle üşüdüm.buz gibiydi.kalbi sanki buz tutmuş da sesi ondan böyle soğuk hissettiriyormuş gibiydi.sonra evine gitti.sabah camdan seslere bakmak için çıktım.polis arabaları ve ambulans vardı.herkes sokağa dökülmüştü.kapıdan görevliler çıktı.ellerinde beyaz bir cenaze torbası vardı.kalakaldım.hemen evden çıktım.beyaz torbaya yaklaştım.tutmaya çalıştılar.tutamadılar.neyi oluyorsunuz dediler.görmek istiyorum dedim.sonra açtılar torbayı.o'ydu.hiçbir şeyi değilmişim dedim.hiç kazanamamışım dedim.severdim onu,öğrenecekti.öğrenemedi, söyleyemeden gitti,dedim.gitmişti.o gitmişti.bi' kaldırım taşına oturup ağladım.saatlerce kaldırım taşında oturup evinin camını izledim,kimse perdeyi aralayıp bakmadı.ev sahibi gitmişti çünkü.evine gittim kapı açıktı.etraf çok dağınıktı.eskiden hiç böyle değildi evi,hep düzenli ve toplu olurdu.masanın üzerinde bir kağıt vardı.elime alıp okudum."evet olabilir bazen böyle şeylerle karşılaşabiliriz ama ben bi' kere de iyi bir şeyle karşılaşmak istemiştim,özür dilerim manolya'm" yazmıştı.zor durduğum gözyaşlarım daha da şiddetli akmaya başladı.aklımda o anımız canlandı.yağmur yağıyordu.durakta karşılaşmıştık ve bir anda en sevdiğim çiçeği sormuştu bana,manolya demiştim.sonra otobüs gelince binip gitmişti.kağıtta manolya'm dedi ve yine gitti.o beni sevmişti,ben onu sevmiştim.ama biz sevememiştik, gitmişti.o günden sonra manolya çiçeğinden nefret ettim.
Anne kalbim kırıldığında öfkelendiğimi bunca yıldır fark etmedin mi gerçekten.
Bari nefret etseydin. Nefretle bile olsa hayatında bir yerim olurdu. Unutmuşsun,hayatından silinmişim. Sende yerim kalmamış,kötü bile olsa bi hatrım bile kalmamış,bunun açıklaması olamaz ki.
Ben öldüm bir daha ölmem
Yandım bir daha sönmem