Cennete mektuplar
Seni yaşatmadılar meleğim. Seni bu dünyaya sığdıramadılar. Ufacık bedeninle seni bu dünyaya çok gördüler. Senin renklerini taşıyamadılar. Senin renklerini taşıyamayanlar tabutunu taşıdılar.
Seni çok geç anladım. Seni çok geç anladım allah kahretsin. Seni çok geç ve ilk kez bu kadar net anladım. Neler hissettiğini, o yumruk kadar kalbinin içine neler sığdırdığını, neler sığdıramadığını çooook iyi anladım. Ama çok geç anladım.
Sen beni o kadar çok sevdin ki. Sen beni o kadar çok, o kadar karşılık beklemeden öyle saf, öyle temiz sevdin ki. Senin o minicik kalbinin içinde öyle güzel duygular saklıydı ki. Paylaşamadın beni kimseyle. Ben de şimdi senin acını bile paylaşamıyorum kimseyle, bıraksınlar senin acını bi tek ben çekeyim istiyorum. Bi tek ben gözyaşı dökeyim arkandan istiyorum. Çünkü beni ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Doğrusu budur diyorum.
Sana derdim hep hatırlıyor musun bilmem, ben hiç unutmadım. Sen bu dünyaya ait olamayacak kadar iyisin yoksa meleksin de benden mi saklıyorsun derdim. Dudağın yukarı kıvrılır, öyle hafiften gülümserdin. Papatyam benim. Senden sonra ellerim papatyalara hiç uzanmadı. Beraber uyuduğumuz sırada, papatyalarının boynu bükük kaldı. Senden sonra onlar da yarım kaldı. Yarım kaldık iki gözüm benim. Yarım yamalak paramparça kaldım. Tamamlanamadım.
Bu hayatta yapabileceğim tek bi şey varsa, o da seni hep aynı şiddette sevmek olacak. Çünkü ben senin sevginin hakkını ancak ve ancak böyle ödeyebilirim. Hatta ödeyemem de, çünkü sen bana bir ömür yetecek kadar çok sevdin beni. Senin sevginden bir an olsun şüphe etmedim ama kim bilir sen kaç kez emin olmaya çalıştın. Özür dilerim. Özür dilerim. Çok özür dilerim. Öyle pişmanım ki. Çok özür dilerim. Ölümünden sonra bile seni özleyip göz yaşı dökerken yanaklarımda hissettiğim o pamuk ellerinden özür dilerim. Seni yaşatmadılar çok özür dilerim.
Bu böyle yarım kalmayacak biliyorum. Oralarda bir yerlerdesin biliyorum, bunu hissediyorum. Sana söz veriyorum kalbimin en temiz, en sevgi dolu ve en özel yeri daima sana ait olacak. Son anımda bile seni böyle çok sevip yanına geldiğim için mutlu olacağım söz veriyorum. Yemyeşil kırlarda yine sımsıkı sarılacağız biliyorum.
Bu bi veda değil. Sana veda etmeyi 6 sene içinde hiç başaramadım. Böyle bi şeyi arzu da etmedim. Hiç istemeyeceğim böyle bi şey söz veriyorum. Seninle hiç vedalaşmayacağım. Seni sevmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim.
Senden duyduğum son cümle "seni seviyorum"du. Benim şimdi yazdığım bi son cümle değil ama şimdilik cümlelerimi bitirmem gerekli, seni her şeyden çok seviyorum, bilmeni isterdim bunu.











