nereye ait olduğumu bilmiyorum, evim neresi bilmiyorum. kalbimdeki bu derin boşluğu bir türlü dolduramıyorum, ömrüm aramakla geçti. gençliğimin baharında kimsesiz ve kaybolmuş hissediyorum. hiçbir şey bilmeden, kim olduğumdan bile emin değilken, henüz kendimi bulamamışken ölme fikrine hem katlanamıyor hem de delicesine yok olmak istiyorum. ben neden buradayım bilmiyorum, kimseyi yeterince memnun edemiyorum ve kendimi yaşadığım bu hayata ait hissetmiyorum. sürekli mutsuz olmamın tek temennisi bu hayatın bana ait olduğu hissini içimden atamamak, aynı zamanda içimdeki bu boşluğun bir türlü dolmaması. bir gün bulur muyum emin değilim, umutlu da değilim. lakin kendimi bulamadıkça hiçbir cevaba ulaşmam mümkün değil, bunun farkındayım. bir şeyler eksik ve ben daha çok eksiğim, çözümü ne bilmiyorum sadece yorgun ve kederliyim. yaşamım cephede geçiyor, savaş durmuyor, kimse ateşkes istemiyor. karşımda sevdiklerim, namlunun ucunda ben, enseme dayanan silahı tutan yine ben. düşmanımı yaratan da, bu savaşı çıkaran da benim. sevdiğim sıfatını verdiğim insanlara silahı teslim etmemem gerekirdi. hayatım keşkelerle çevrili ve geleceğime bakmak istediğimde karanlık ile karşılaşıyorum. varoluşsal sancılarım değil de sonumu insanların getireceğine eminim.

















