Geldiğiniz gibi gidiniz artık. Dikemediğiniz söküklerimle baş başa bırakınız beni. Bir ilmek gibi işlediğim ne varsa söktünüz ve yerine yalnızlık, riyakarlık, hastalık, maskeler ve daha kötü olarak adlandırılabilecek ne varsa işlediğiniz… hepsini ama hepsini olduğu gibi bırakıp gidin lütfen. Ben gelecek olan 16'nın güzelliğine aldanarak işlerim yeniden, bir dantel gibi. Sanki, sanki anne değmiş gibi işlerim hem de! O kadar titiz, o kadar özenli, o kadar…
Sayın 2015,
Bırakın yakamı ve gidin lütfen. Yılın son günü azad ediyorum kendimi sizden. İçinizdeki kinden, nefretten, soysuzluktan, şerefsizlikten. Siz ki, şereften bahsedenler! Siz ki, iki lafın belini kırmak maksadıyla gelip yalnızlığımın, acıya sürünmüşlüğümün bel kemiğini kıranlar! Siz ki, en yalana, hileye başvuranlar! Yüze gülen, kendine dost diyen ama insanın ciğerini sökenler gillerden!