seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from United States
seen from France

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United States

seen from France

seen from Germany

seen from United Kingdom
seen from South Africa

seen from Malaysia

seen from Italy
seen from Ecuador
seen from Netherlands

seen from Malaysia
Hapishanedeyim.
Yemekler berbat. Ve buradaki insanlar da öyle... Arada çıkıp gezmelere izin var sadece. Ne kadar gezersen kâr. Geri kalan vakitte de uyumayı tercih ediyorum. Bazen uyku tutmuyor. Ben de kitaplarla sonunu bilmediğim diyarlara yolculuk yapmayı seçiyorum. Bu her şeyden güzel. Yine zayıfladım. Ve bence kanserim. Ama hastalanıp ölmek istemem. Ben büyüyünce yaratıcı olacağım öğretmenim. Kendi ölümümü yaratacağım. Ölümü yaratacağım. BEN yaratacağım!
Dört duvar arası.
Burada yapmak istemediğim şeylere zorlanıyorum. Çok zorlanıyorum. 18. yaşımı boşa harcatıyorlar. Geri gelmeyecek günleri hiç istemediğim bir şekilde harcatıyorlar bana. Çok zorlanıyorum amirim. Kurtarsın birileri beni. Yoksa çok büyük bir suç işleyeceğim. Yaratıcı olmalıyım. Yaratıcı olacağım.
3 katlı bina.
Müdür bey size cevabını bilmediğiniz bir soru soracağım. Hazır mısınız? Yaratıcı olmak için sınava sayısaldan mı girmem gerek? Eğer sayısaldansa izin verirsiniz değil mi? Vermelisiniz. Çünkü sayısal okulundayım ya hani(!). Yaratıcı olmama izin verirseniz hayallerimi gerçekleştirmemde yardımcı olduğunuz için kendinizle gurur duyar mısınız efendim?
Bahçesi de var.
Şimdi kalkınca buradan, geri dönerim bizim koğuşa. Kader ortağı mı denir ne denir aynı koğuşta cezasını çekenlere? Her neyse... Hepsinden nefret ediyorum. Betül mühendis olacak. Yaren diş doktoru. Candan çocuk doktoru. Öznur mimar. Ben YARATICI olacağım. Belki ilk yaratıcı ben olamam ama denenmemiş bir yolla yaratacağım ölümümü. Bir ilke imza atmadan gidemem anlıyor musun Cayitçim?
Hoşçakal...