Sizarr. Live in Berlin. 17.04.2013
http:// www.facebook.com/vividsilencephotos

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
seen from United States

seen from Russia
seen from United States

seen from Canada

seen from Malaysia
seen from China

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Italy

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
Sizarr. Live in Berlin. 17.04.2013
http:// www.facebook.com/vividsilencephotos
17.04.2013 -Klasik Ev partisi-
Her zamanki gibi geç uyandım her zaman geç yattığım gibi. Dün geceden kalma yatağımın yanındaki laptopumu daha gözümü açmadan tek seferde kucağıma alıp açtım hemen artık sanki hayatım sosyal medya olmuştu bilgisayarın açılmasını beklerken bile sinirleniyorum.Bilgisayar açılır açılmaz ilk işim Facebook zaten bildirim varmı mesaj varmı bildirim varda mesaj yok tabiki.Sonra Tumblr orada genelde mesaj oluyor sağolsunlar sonrada twitter en etkisiz olduğum alan gayet meraksız sırf açık dursun diye açtığım bi sosyal site.Her gün içimde bir gün daha ingilizce öğrenememenin acısı var bende öğrenmeyi çok istiyorum ama tembelim neyse bir başlangıç yaptım geçen günlerde indirdiğim How I Met Your Mother dizinin ilk bölümünü açtım ingilizcesi hafif olduğunda hem alt yazıyı okuyup hemde dinleyebiliyorum birde yirmi dakika olmasıda çok iyi ardından bir heyecanla ingilizce alt yazılıda açtım üç beş dakika sonra facebook sohbetten o dınn sesi insann bütün dikkatini dağıyıtor yemin ederim.Neyse zaten facebooka bir giriyosun çıkman bir ölüm konuştuk ettik derken ev arkadaşım geldi okuldan adam okuldan geliyor ben kalkalı bir yada iki saat olmuş anasını satayım. Herzamanki üşengeçliğim üstümde bugün ne yesem diye düşünüyorum bişey hazırlamaya hazırlamıycam biliyorumda dışardan ne söylesem diye düşünüyorum aslında çok fazla paramda yok dışardan söylemek pek iyi fikir değil ama yinede üşengeçliğimin önüne geçemiyor.Aldım telefonu aradım bizim kebapçıyı bi kebap dürüm abi adresi biliyorsun dedim.Sabah kahvaltısında kebap belki ilginç gelecek ama bu bizim hayatımızda bir ilk değil.Sonra eve ikinci ev arkadaşım geldi eve gelmek pek huyu değildir okul işlerine çok kaptırır kendini gündüz onu evde görmek garip oldu sonra anladıkki üstünü değişmeye gelmiş hemen geri çıktı zaten. Biraz müzik dinledim bu ara yeni müzikler keşfettimde onları tekrar tekrar dinliyorum.Pijamam hala üstümde ama yataktan kalkıp masama geçmiştim en azından.Birden aklıma telefonum geldi 3 ay önce aldığım telefonu henüz kullanamdım aldığımda bozuk çıktı ve hala süründüyolar burdanda hepsinin Allah belasını versin diyorum burnumdan getirdiler.Aradım müşteri hizmetleri o gerginlikle hepsine bağırıp çağırdım biraz rahatladım.Yarın tekrar arayacaktım(Yani Bugün). Akşam üstüne kadar öyle zaman geçti ev arkadaşımda okula gitti işi olduğundan ben tek kaldım bu aralar kendimi gerçekten çok yalnız hissediyorum ama dur bakalım Allahtan ümit kesilmez artık aradğım düşündüğüm sevgiliyi bulursam yalnızlıktan kurtulacağım.Şimdi sevgili konusuna girersem bu günlük yirmi sayfayı bulur bundan sebeple ben her gün kısa kısa içerik geçerim. Yalnızdım buna üzülüyodum ama birazda mutluydum bilgisayarımın başındayım birazda acıkmıştım dedim artık bi yemek söyliyim tabi yine kendim yapmayacağım.Aradım Tantuni söyledim adam ısrarla yağı çok çok az olsun dememe rağmen yine vıcık vıcık yağlı geldi bir daha oradan söylememe kararı aldım.Tabi tantuniler sipariş ettikten sonra aşağı inip kola aldım ikram kakaolu aldım çayla içerim diye.Alıp geldim müzğimin sesi yine biraz yüksek apartmandan çıkarken anladım.girdim içeri hemen kolayı buzdolabına tabi ardından odama geri geldim baktım yatağım dağınık üstünde de bir iki kıyafetim var aldım onları katladım dolabıma koydum.Odam aşırı derece düzenlidir ama dolap ve çekmeceleri açmazsanız.Yatağımı topladım düzenledim etrafı çöpleri attım derken en huzurlu anlarımdan birisi odam tamamen toplu ve geri bilgisayarımın başına oturdum. Bir tane daha yabancı diziye başladım The Mentalist oldu bitti üstün zekalı insanların filmini dizisini izlemeyi çok severim örneğin Sherlock Holmes.Bayılırım ve onlar gibi olmanın hayalini kurarım böyle dedim diye çocuk sanmayın 23 yaşımdayım.Neyse ona başladım o arada yemeğim geldi o yağlı tantunilerin ikisini yiyemedim birden biraz daha fazlası bitti Allahım affet nolur diye çöpe attım çöpe atarken aşırı derecede vicdan azabı yaşıyorum ama çözüm üretemiyorum aklıma direk aç insanlar geliyor ama bu yüzden yolda peçete satan veya sokak çocukları görürsem cebimde ne kadar demirlik varsa veririm. Dizinin birinci sezon birinci bölümünün 30. dakikası ev arkadaşım aradı kızlarla geliyoruz haberin olsun dedi tamam dedim.Üstümü değiştim salona gittim herzamanki gibi ütü masası ortada kaldırdım hepsini toparladım ne varsa.Sonra yine aradı bira alcaz içermisin ulan canım hiç istemiyor ama ortamı bozmak istemedim öyle sadece bir tane birada içmek istemedim ya al anasını satayım al dedim bi extra bi normal al gel tamam dedim. Geldiler iki kızla kızların biri çok efendi biraz kilolu diğeride biraz daha kaşı gözü oynayan tiplerden neyse bunlarla muhabbet ettik biraz bira içtik çerez yedik en azından şu bilgisayar başımdaki günümde bir haraketlilik olmuştu istemeye istemeye içtim biraları o arada çay koymuştum ben bunlar birayla gelince söndürdüm altını.Biralar bitince çayda içtik kilolu olan kızı çok sevdim çok tatlı sevimli biri ama tabi bu sevgili manasında değil böyle kardeşim gibi al sık yanaklarını öyle bir sevgi.Diğer kızlada ev arkadaşımın arası biraz iyiydi belki bir etkileşimde olmuştur ama bilmiyorum. Kızlar onbir gibi çıktılar ev arkadaşım bölümden bi arkadaşının evine gidicekti benide çağırdı ama tanımadığım ortamlara girmek değilde aslında evim odam dışında hiç bi yerde rahat edemiyordum.Neden bilmiyorum bi yerde sohbet çok iyi değilse yarım saat sonra kafayı yiyorum kalkmak istiyorum sıkılıyorum.Baya bi ısrar ettiler gel sende diye ama gitmek istemedim tam onlar çıkarken üçüncü ev arkadaşım geldi yorgun bitkin.Alışığız onun bu haline bunları gönderdim odama geçtim yine how i met your mother açtım ingilizce izliyorum yine facebook sohbet o ses neyse orada yazan arkadaşa işim var dedim sonra görüşürüz dedim yine bir sohbet sesi dedim Allah benim ingilizce öğrenmemi sitemiyor.Az önce bizden kızlar beni facebooktan eklediler bir konuşmaya başladı aman Allah.İlk konuşma şimdi işim var falanda diyemedim.Konuşmalar gecenin ilerleyen saatlerinde beş kişiye kadar çıktı yetişemiyordum beden olarak yalnız internette kalabalığa karışmıştım.Bu arada tabi saat ikiyi geçiyor neyse artık bıraktım ingilizceyi bende sohbete daldım. Saat üçe yaklaştığında artık sıkıldım herkese ben yatıyorum dedim komidinimdeki kitaba baktım lan boşver olum dedim bilgisayarı kapadım yatağa uzandım ışığıda kapadım ama uyuyamadım.Işığı geri açtım zor bi cesaretle kitabı aldım elime bişey okuyup öğrensem canımdan bişey eksilcek ya çok zor oldu benim için neyse okumaya başladım başlayıncada bırakamıyorum zaten gözlerim kapanana kadar okudum sonrasında dörde yakın bir saatte uyumak için tüm herşey tamamdı.Bugünlük bu kadar yarın beni neler bekliyor bakalım.
Harry z fanką dziś. | Harry with fan today.