en azından denedim. vazgeçiş de bir seçim değil mi zaten? “you can’t just punch to the darkness and say ‘alright, I am going to be successful’ no, you gotta have something to say.” “I think that is the point of the life”
seen from Italy
seen from Chile
seen from United States
seen from United States

seen from Philippines

seen from China

seen from Canada
seen from United States
seen from China

seen from Malaysia
seen from Pakistan
seen from China
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from China
seen from Malaysia

seen from India
seen from United States
seen from United States

seen from Canada
en azından denedim. vazgeçiş de bir seçim değil mi zaten? “you can’t just punch to the darkness and say ‘alright, I am going to be successful’ no, you gotta have something to say.” “I think that is the point of the life”
Bir ömüre değer 6 ay… Zaman yanında öyle hızlı geçiyor ki ne ara yarım yıllık olduk bilmiyorum. Zaman yanında hızlı geçiyor ama heycanımız, sevgimiz ve hiçbir duygumuz asla geçmiyor. Heycanlarına, mutluklarına, sinirlerine şahit olmak hayatımın en büyük şansı olmalı.
seramik workshop hayalim vardı ve sana bahsetmiştim, benim istediğim ortamı öyle bir bulmuşsun ki ben bu kadar güzeli hayal etmezdim ama sen benim için en iyisini bulmakta ustasın.
Mükemmel el işçiliğimle kupamı şekillendirirken hiçbir şey düşünmedim sadece senin için nasıl gidiyor yardıma ihtiyacın var mı diye göz ucumla kontrol etmek dışında. Seninle her event huzur doluyor ama bunun ne kadar iyi geldiğini anlatamam bile.
Bu altı ayda bir başka bedenin seni senden daha fazla düşünüp anlayabileceğinin mümkün olabildiğini öğrettin bana. Analog Fotoğraf makinası o dijitallikten ve anlamsızlıktan hoşlanmayan ben için muazzamdı, gördüğün eserleri benim de görmem için aldığın kitap, espri anlayışının benimle beraber yükseldiğini gösteren o çoraplar…
Anlamı seven adama bir anlam katmak… hayatımdaki en güzel anlam sensin aşkım, seninle nice aylarımıza.
6 ay geride kaldı, her geçen gün biraz daha tanıyor ve biraz daha aşık oluyorum.
180 gün,,,
♫
♫
♫
♫
O; ne seyahat sanatıyla, ne yeni yerler keşfetmenin hazzıyla, ne hayatımın filmiyle, ne dondurmayla, ne Istanbul boğazıyla, ne Parisle, ne Le Vent şarkısıyla, ne graffiti sanatıyla, ne ecstasy ne magic mushroomla, ne İsviçre çikolatasıyla, ne denizde açılmakla, ne bungee jumpingdeki yaşanılan o adrenalinle kıyaslanamaz.
Çünkü O; afyondan, kokainden, kafayı bulmaktan ve one night stand heyecanından daha iyi! Kenevirden, marihuanadan, asitten daha iyi!
Seksten, oral-seksten, pozisyonlardan, orgazmdan, mastürbasyondan daha iyi!
Muzlu sütten daha iyi!
George Lucas’ın en iyileri serisinden, Muppet Show’dan ve 2010’dan daha iyi! Louis Garrel’dan ya da Dockers modellerinden daha iyi. Abbey Road 45’liklerinin B tarafından daha iyi!
Jimmy Hendrix’ten, aya ayak basan ilk adamdan daha iyi! Disneyland’daki Space Mountain hız treninden,
Bill Gates’in zenginliğinden, Dalai Lama’dan, Lazarus’un tekrar dirilişinden daha iyi!
Schwarzenegger’in hormonlarından daha iyi!
Woodstock’tan, çılgın partilerden, Sade’den, Rimbaud’dan ve Morrison’dan daha iyi!
Yalnızlıktan bile daha iyi!
Özgürlükten ve hayattan daha iyi!
-----------------------------------------
28.05.2012 - Istanbul.