Türbanlı komşum İlknur abla 4.Bölüm
İlknur abla- Tek oynatımlık fotoğraf.
Yattığım yerden zıpladım, gecenin bir vakti ne fotoğrafı atmış olabilirdi ? Heyecandan ellerim titriyordu ama msjı hemen okumadım. Şımarmasını istemiyor, ulaşılmazı oynamaya çalışıyordum. Bir iki dakika sonra fotoğrafı açtım.
Tartının üstüne çıkıp kilosunu çekmişti. Gerçekten 53 kiloydu ama bu fotoğrafta önemli olan kilo değil ayaklarıydı. Sonunda ayaklarını görebildim üstelik kırmızı bir oje vardı. Parmakları ufacık tırnak yapısı çok güzeldi. Fotoğrafın altına not olarak;
İA- inanmamıştın bak 53 kiloyum işte.
Bu fotoğraf sikimi kaldırmış azmıştım ama bu azgınlığın verdiği şevkle hata yapmak istemiyordum;
B- evet gerçekten doğruymuş
İA- niye uyumadın hala?
B- yeni yattım bilgisayar başındaydım.
İA- uyu da büyü hadi.
Konuşma burada bitmişti. Bu kadın anlaşılan oyun oynamayı seviyordu. Uyumadan önce yarın bir spor salonuna yazılayım diye geçirdim içimden. Sonrasında uykuya daldım.
Sabah uyanınca duşumu alıp kahvaltımı yaptım. İlknur ablanın kahvaltıya çağırmasını beklemiştim ama çağırmadı. Sürekli olarak beraber de olamazdık zaten. Tv başında yayılmış bir şeyler izlerken kapı çaldı. İlknur abla sandığım için koşa koşa gittim, delikten baktım ama gelenler interneti bağlayacak ekipti. Yarım saat içinde işlerini hallettiler artık internetim vardı. Yatırım konusunda artık internetim var diye msj atmayı düşündüm ama bir tarafım beni durduruyordu. Ben yazmayınca o yazdı;
İA- hayırlı olsun internetçiler geldi herhalde?
Meraklı melahat bu kadının gözünden hiçbir şey kaçmıyordu.
B- evet kuruldu sonunda.
İA- taktiklerimi ne zaman vereceksin ?
B- sarmamı ne zaman yiyeceğim ?
İA- 2 saat sonra sendeyim o zaman
B- tamamdır.
Beni yine bir heyecan basmıştı. Onu görecek olmanın verdiği heyecan her seferinde tavan yapıyordu. Çamaşırlarım makinede yeni yıkanmıştı onları da kuruması için askılıkla salona asacaktım. Yine bir oyunlar dönüyordu kafamda. Kargoya gittiğimiz gün aldığım ck boxer ı da asacaktım. Dikkatini çekeceğine emindim çünkü gözünden hiçbir şey kaçmıyordu. Hazırlıklarım tamamdı (evet parfümümü de sıktım) sadece beklemeye başlamıştım.
2 saati biraz geçmişti ki zil çaldı. Yine koşarak kapıya gittim. Delikten izliyordum, tabağı iki eliyle tutuyor muazzam görünüyordu. Çok bekletmeden açtım kapıyı.
B- hoşgeldinizz
Elimle içeriyi göstererek söylemiştim bunu. Tabağı uzatıp içeri geçti. Salona buyur edip masanın etrafına karşılıklı oturduk. Havadan sudan konuşuyorduk;
İA- bu yatırım işlerinde para var mı zengin etcen mi beni?
B- var mı paran? Varsa ederim seni zengin.
İA- yok be nerdee
B- sıfırdan zor ama halledilir.
İA- sıfır değilim ki sen ne güne duruyorsun.
B- bak ya bir sarmaya hem öğretip hem de sermaye mi vereceğim?
İA- değmez mi benim sarmama ?
Yine dudağını büküp masum bakışını atmıştı. Bu kadın işini biliyordu.
B- e hadi değsin bakalım.
Sevindi.
İA- ee hadi nerden başlıyoruz?
Yanıma çağırmam gerekiyordu çünkü aynı ekrana bakmalıydık.
B- yanıma gel abla ekran bu tarafta
Gülümseyip kalkarak yanıma doğru dolaştı. Yanıma oturdu ama sıfır çekinceyle kollarımız bacaklarımız temas ediyordu. Yanıma oturunca da çamaşır askılığı arkasından önüne doğru geldi. Askılık ikimizin karşısında boxer ise direkt bize bakan taraftaydı. Açtım hesabımı sorular sordum. Borsa mı kripto mu viop mu hangisi sana mantıklı geldi falan derken bayağı yol kat ettik. Konuşmanın ilerleyen zamanında dirseğini masaya dayayıp avuç içiyle kafasını tutarak beni dinliyordu. Öyle güzel tatlı duruyordu ki dudaklarına yapışabilirdim. Yine tişört üstüne polar giymiş, kafasındaysa kahverengi tülbent vardı. Kendi yatırımlarımı gösteriyordum ki toplam bakiyeyi gördü;
İA- olum sen gerçekten zenginsin bu yaşta bu kadar parayı nasıl yaptın?
B- anlatıyorum ya işte sana da nasıl yapacağını göstermeye çalışıyorum dinlemiyor musun sen beni.
İA- dinliyorum da bu çok fazla değil mi 4 milyon bu yaşına göre çok iyi.
B- evet şansım da yaver gitti benim.
İA- bana sermaye ne kadar veriyorsun? 1 milyon ?
Kahkaha atarak demişti bunu.
B- 1 milyon için bana hayırlı bi kısmet bulman lazım.
Güldüm bunu derken. Sonra devam ettim;
B- 5 bin vereyim onunla istediğin gibi yatırım yap bakalım kaça kadar çıkacaksın.
İA- ben şaka yapıyordum ya gerek yok paraya alırsam da borç olarak alırım.
B- sorun değil nasıl istersen.
Fazlasıyla yakın oturuyorduk. O muhteşem kokusunu her nefesimde hissediyordum. Önce ekrana yakınlaştı, yakınlaşırken memesi koluma değmişti ama hiç geri çekilmedi. Gösterdiği şeyi anlamamış gibi bende ekrana yakınlaşınca kolum iyice memesine baskı uyguladı. O kadar baskı uyguladı ki hafiften geri bile çekildi. Sorduğu şeyi tane tane anlattım. Hayranlıkla izliyordu beni. Ben konuşurken gözlerini dudaklarımdan alamıyordu. O dudaklarıma baktıkça dilimle dudağımı ıslatıyor onu daha da fena hale getiriyordum. Sonrasında geri yaslanıp oturuyorduk, bi anda ayağa kalkıp;
İA- Aaaa bunu mu almıştın.
Diyip askılığa doğru yürüdü. Sonra boxerımı eline aldı. İnceliyordu, bana dönüp;
İA- çok güzelmiş
Dedi. İncelerken sikime gelen kısmı yaklaştırıp kokladı. Karşımda resmen cilve yapıyordu. Oturduğum yerde sikim kalkmıştı.
İA- yumuşatıcının markası ne çok güzel kokuyor bu.
Oyun oynamanın vakti diye düşünüp yanıt verdim;
B- yumuşatıcı kullanmıyorum ki
Dedim. Kendi kokusu demeye getirdim lafı. Şöyle bana bakıp inanmaz bir bakış attı. Ciddiliğimi korudum şaka yapmıyordum. Tekrar elinde ki boxer a bakıp;
İA- sana oldu mu büyük sanki biraz.
B- yok tam oturdu, yumuşacık.
Boxerı incelemeye devam ediyordu. O elinde tuttukça sikim iyice şahlanıyordu. Sanki bilerek yapıyor gibiydi;
İA- benimkiler kadar var bu nasıl tam oluyor sana
B- boxer mı giyiyosun sen.
İA- yok canım külot giyiyorum da arka tarafı büyükmüş bunun. Ben giysem de tam olur herhalde.
B- giy dene bi.
İA- senin giydiğini mi giycem.
B- yeni makineden çıktı ya hem asıl benim giydiğimi giycen daha güzel olur o
Diyip güldüm, o da kahkaha attı.
İA- tamam alıyorum bunu olursa vermem ama söyliyim.
Madem bu kadar konuşuyorduk bu sefer kendimi geri çekmeyecektim.
B- bitane de sen bana verirsin helalleşiriz.
Bunu dediğimde gülümseyerek gözlerimin içine baktı.
İA- tamam anlaştık.
Hala boxerı elinde tutuyordu, dayanamayıp söyledim;
B- bu kadar beğeneceğini bilsem bitane de sana alırdım.
Kahkaha attı yine. Çok güzel gülüyordu, gülerken kafasını arkaya atması çok hoşuma gidiyordu. Kalkmış sikimi biraz olsun görmesini istediğim için ayağa kalkıp;
B- kahve içersin değil mi?
Diye sordum. Gözleri direkt sikime kaydı. Hatta ayıramıyordu. O gözlerini alamayınca ben mutfağa doğru döndüm. Arkam dönükken cevap verdi;
İA- hı hı içe.. öhöm içerim.
Onu azdırdığımın farkındaydım. Salondan mutfağa geçtim oda arkamdan geldi. Ben tezgahta kahveyi yapmakla uğraşırken masaya gelip oturmuştu. Arkamı döndüğümde polarını çıkartıp tişörtle oturuyordu.
İA- sıcakladım biraz.
4.Böüm Sonu ...



















