Hep uyumak isteyen bir adam üzerine olsun romanım, diye düşündüm, yazayım, bitireyim, sonra da yatıp uyuyayım.
Buradayız
Kerem Eksen

seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Malaysia

seen from Brazil
seen from United States
seen from South Africa
seen from Germany

seen from Russia
seen from United States
seen from United States

seen from Russia
seen from Russia

seen from Ukraine
seen from United States

seen from United States
seen from Kazakhstan
seen from Malaysia
seen from United States
Hep uyumak isteyen bir adam üzerine olsun romanım, diye düşündüm, yazayım, bitireyim, sonra da yatıp uyuyayım.
Buradayız
Kerem Eksen
Kuşlar Meclisi
‘Kuşlar Meclisi’ Ferideddin Attar’ın Mantuku’t-Tayr adlı eserinden hareketle yazılmış ve ‘çizilmiş’ bir Sîmurg hikâyesi. Hatırlayalım: Rivayete göre kuşların hükümdarı Sîmurg, Kaf Dağı’nın tepesinde yaşarmış. “Dünyamızı saran kargaşa, hoşnutsuzluk, isyan dertleri, toprak, su, yiyecek uğruna verilen korkunç kavgalar!” o kadar artmış ki bütün kuşlar Kral Sîmurg’u bulmaya yola çıkmışlar. Çok çetrefil yolları aşıp, Arayış, Aşk, İdrak, Ayrılık, Birlik, Hayret ve Ölüm vadilerinden geçmişler. Birçoğu yolun ortasında vazgeçmiş, yüzlerce kuş arasından sadece otuz tanesi Kaf Dağına varmış. Ancak ortalıkta Kral Simurg yokmuş. Çünkü Sîmurg, zaten ‘otuz kuş’ demektir! Yani Sîmurg kendileriymiş! Bu olağanüstü bir hikâyedir Attar’dan bize miras. ‘Kuşlar Meclisi’ ise Attar’ın bu mirasını bize büyüleyici çizimlerle yeniden armağan ediyor.
[Kuşlar Meclisi / Peter Sis / Çev.: Nazmi Ağıl / Alef Kitap / Şiir-grafik]
Buradayız
'Üç İstanbul' romanının kahramanı Adnan'ın en büyük trajedisi bir türlü yazmayı başaramadığı romanıdır! 'Buradayız'ın da ilk cümlesinde kahraman, roman yazmaya karar verdiğini itiraf ediyor. Koca bir roman boyunca, o romanın bir türlü yazılamayışını okuyoruz. Ama hep bir roman bahsi var. Hattâ açıkça Dostoyevski, Bernhard, Kafka, Tanpınar, Atay, Nabokov, Orhan Pamuk ve daha nice isme gönderme de var. Dostoyevski'yi böyle yüksekten konuşmadan, bol şakalı anabilen bir dile daha önce bu seviyede rastlamadınız... Söz konusu romanın yazılma kararı alındıktan sonra kahramanımız yaşadıklarını o kadar sıradışı bir şekilde anlatıyor ki, basit, gündelik, alelade olayların hepsinin bir 'ağırlığı' olduğunu görüyoruz bir süre sonra. Yani yazılmayan roman bu kez bir trajedi olmuyor, ama o roman yazılana kadar yaşananlar Buradayız gibi etkileyici ve iyi bir romanı ortaya çıkarıyor. Kerem Eksen, çok basit bir oyun oynuyor aslında. Bu basit oyunu o kadar güzel oynamış ki, bir türlü yazılmayan romanı bir kenara bırakıp, kahramanımızın çevresindeki Onur'un, Bahar(lar)ın, Yurdaer'in, babasının, annesinin ona yaşattıklarını ibretle okuyorsunuz.
[Buradayız / Kerem Eksen / Alef Kitap / Roman]