The Death and Burial of Cock Robin
Victorian taxidermy by Walter Potter
seen from Peru
seen from Norway

seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Norway
seen from United States
seen from China

seen from Germany
seen from Yemen
seen from Brazil
seen from Norway
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Ireland
seen from United States
seen from United States
The Death and Burial of Cock Robin
Victorian taxidermy by Walter Potter
TOLLUND ADAMI
“Dünyada en iyi korunmuş doğal mumya” olarak nitelendirilen “Tollund Adamı”, cesedi bulan Emil ve Viggo kardeşlerin çiftliğinin Tollund köyünde olmasından dolayı bu adı almıştır.
Mezarında, dile kolay 2 bin 200 yıl kadar kalmış olmasına rağmen, başı ve vücudu çok iyi korunmuştur.
Normal olarak gömülen bir insanın 5 yıl içinde yalnız kemikleri kalır. Oysa Tollund Adamı’nın cildi, parmak izleri, saçları ve hatta göz yuvarları bile bozulmamıştır. Öyleyse burada cildin bile binlerce yıl bozulmamasını sağlayan bir şey vardır. Bozulmayı önleyen ve cildin rengini karartan, suyun içindeki asidin ve havasız ortamın etkisidir.
Bataklık sıvısındaki asidin derecesi, koruma miktarını etkilemede en önemli etmendir. Asit miktarı çok fazla olduğunda, asit ve bataklık bitkilerinin kökleri, kemikleri çürütürken, Tollund Adamı’nın cesedinin derisi bile bozulmadan kalmıştır. Dudakları, burnu, göz kapakları, kaşları, kırışıklıkları, saçı, uzamış sakalı ve hala kişisel özelliklerini taşıyan yüzü, yaşayan bir insana ait gibidir. Uyuyan biri gibi görünen Tollund Adamı’nın yüzündeki sakin ve huzurlu görüntünün ardında ise bir dram gizlidir.
Tollund Adamı, birçok bilimsel araştırma için çok önemli ipuçları taşır. Karbon-14 testleri (canlı varlıkların yaşlarının belirlenmesinde kullanılır. Çünkü canlı varlıkların bünyelerinde bulunan tek radyoaktif madde Karbon-14’tür), Tollund Adamı’nın M.Ö. 350’lerde ölmüş olduğunu gösterir. Öldüğünde 40 yaşlarında olduğu tahmin edilir. 1.61 cm boyunda olması günümüz insanlarıyla kıyaslandığında ufak tefek bir adam olduğunu gösterirken, parmak izleri ve ayak kalıbı, günümüz insanıyla benzerlik taşır. Ayağındaki iki yara izi, yalınayak yürüdüğünü ve bu yüzden bazen de ayağının kesildiğini bize anlatır.
Tollund Adamı’nın başı da vücudu gibi çok iyi korunmuştur. Saçı 5 cm uzunluğundadır. Kaşlarının bir bölümü bozulmadan durur. Sakalı da birkaç günlüktür. Saçındaki ve sakalındaki kırmızı renk ise bataklık suyundan kaynaklanır.
Vücudunun üst kısmının büyük bir bölümü deriyle kaplıdır, ancak omuzlarının bazı bölümleri çürümüştür. Sol kalça kemiği dışarı fırlamış olmasına karşın, cinsel organları iyi korunmuştur.
Giysi olarak üzerinde bir kuşak ve bir şapka vardır. Boynuna deri bir ip bağlanmıştır. İpin bir ucu çekilmek üzere halka oluşturacak biçimde düğümlenmiş ve sıkıca ilmek atılmıştır. İpin izi, boyundaki deride açıkça görülür ve bağlanış biçiminden adamın asılmış olduğu bellidir.
Beyin röntgeninde başın yara almadığı anlaşılmıştır, ama beyin büzülmesine rağmen iyi korunmuştur. Otopsi sonucu adamın kalp, akciğerler ve karaciğerinin de iyi korunduğu görülmüştür. Mide ve bağırsaklarda hala son yediği yemeğin artıkları duruyordur… Son yemeğinde arpa, keten tohumu ve bataklık bölgelerde yetişen çeşitli otlardan yapılmış bir un çorbası içtiği tahmin edilir.
Tollund Adamı’nın neden asıldığını ve turba bataklığına gömüldüğünü hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ama katil ya da katillerinin ona bir cani gibi davranmadıkları belli. Öldükten sonra hırpalamadan gözlerini ve ağzını özenle kapatıp, turba bataklığına taşımışlar. Ölümü konusunda yürütülen tahmin ise adamın toprak ana şerefine kurban edilmiş olabileceği…
http://www.kerimusta.com/tollund-adami-gecmisten-gelen-mumya/