🗣️ Sevgiyi Kaybetmenin Ağır Bedeli
Yaşamın en ağır yükü sevgisizliktir. Sevgisini yitirmiş her insan kötü olmak zorunda kalır.
Kötülük örgütünün üyesi unsurların tümünün ortak tek bir özelliği var; sevgisiz gaddarlıktır.
Bugün kötüler kendi aralarında birbirini yutma derdi içine girdiler.
Düne kadar kötülüğün ortağı olarak biz bilinci iyiliğin içine sızarak soygun yaptıkları müddetçe aralarında hiçbir sorun yoktu.
İnsan tüm acılarını başka bir insandan alır, insanın acısını da yine başka bir insan alır.
İnsanı anlamak derin bir farkındalık gerektirir.
Sadi Şirazi'nin sevdiğim bir sözü var insanı anlamak ve yorumlamak anlamında her zaman bir ilke olarak kullanırım.
✓ İnsanla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın, çok yaklaşma yanarsın.
Yaşamın boyunca insan ve yaşam ile ilgili ne yazdıysam tümü Sadi Şirazi'nin sözünün içinde dolaştı durdu.
Yazdıklarımı bir yıl sonra yeniden okur bir yıl sonra ki bilinç ve farkındalık üreten bilgileri de ekleyerek her yıl yeniden yazardım.
Otuz yaşımda bu tür bir yazar var mı diye araştırma yaptım. Biyografi okumayı çok severim. Halil Cibran da aynı yöntemle yazdığını görünce yalnız olmadığıma sevindim.
O tarihten sonra yirmi beş yıl daha üzerine koydum bu tecrübenin.
Her yıl artık bugüne kadar yazdıklarımı yeniden okuma ve yazmaya zamanım yetmediği gibi değiştirmeye de pek ihtiyaç duymayacak bir olgunluğa bu yolla eriştim.
Bu süreçte acımanın sevgi olmadığını acıyan her insanın sevgi adı altında acınacak hale geldiğini aslında bu tutumun zorbalığı korumak olduğunu gözlemledim.
Düşüncesini yüreğinin süzgecinden geçiren her insanın yaşamda farkındalık ürettiğine bu yolla karar kıldım.
Kurmay yurttaş fikri Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan giden bir ilkeye bu şekilde dönüştü.
Hoşgörünün de bir sevgi olmadığını aynı acımanın sevgi olmadığını öğrendiğim gibi yaşadıklarından öğrendim. Hoşgörü insanın istendiğine gönüllü katlanıyor gibi bir ikiyüzlülük içinde kabulüdür.
Bu anlamda hiçbir bağımlılığın da sevgi olmadığını söylemek mümkündür. Bağımlılık insanın gereksinim duyduğuna bağlanması demektir.
Kapital soyguncu kötülüğün ürettiği tüm bağımlılıkları bu bakış açısı ile görmek gerekir.
Sevgi öncelikle yaşam hakkını korumak ve kabul etmektir.
Sevgi yaşamın tüm paydaşlarına değer vermeyi bilmektir.
Sevgiyi, varlığın huzurunu yaşatma iradesidir.
Sevgi, birliği, beraberliği ve bütünlüğü biz bilinci içinde korumak ve kollamak demektir.
Sevgi, adaleti ve eşitliği yaşamın tüm paydaşlarının duyumsanmasıdır.
Sevgi, yaşamı zehir eden dayatmacı yapay unsurları yaşamdan çıkarıp hakettiği yere göndermek demektir.
Sevgi, devrim yapmak demektir.
Sevgi, bilinçli ve farkındalığı yüksek insan olmak demektir.
Sevgiyi yaşamdan kovduktan sonra yerine ne koyduk?
Para veya güç peşinde koşarak öne geçmeyi koyduk.
Bugün ki çürüme ve yıkımın sebebi budur.
Para ve güç için yaşıyor, eğitiliyor, meslek ediniyor, çalışıyor, birbirimizi yiyor, aldatıyor, yalan söylüyor ve güç uğruna savaşıyoruz.
Para ve gücün yenmeyen bir şey olduğunu fark etmeye az bir zaman kaldı.
Yenilmesi ve alt edilmesi gereken bir kötülük olduğunu idrak etmek zorunda insanlık huzurlu bir yaşam istiyorsa.
Hala dijital varlıklara tapan insan çoğaltmayı yeni çağın gerçeği olarak satan bir önceki kötülüğün kılık değiştiren tavrını çoğu insan görmüyor.
Kitle imha silahı medya, dijital zulüm ile kafa şişirmeyi yaşam olarak kabul edip üretilen yeni korkunun oyununa düşen aymazlığı sadece seyrediyorlar.
Üstün olmak ve ötekilerin bizden aşağıda olması gerekir gibi bir yarış içine sokuldu insan.
Buna itiraz edenlere mesafe koymak yerine buna alet olanlara mesafe koymayı atladık.
Ekonomik soygun düzeni işte bu üstün olma politikası içinde bir düzeni dayatıyor.
Cumhuriyet devrimleri yüz yıl önce bunu yıkmıştı.
Devrime karşı nefreti büyüten ahlak yoksunu anlayışa verilen desteğe güç diye taparak destek olanların eseri olduğunu görmezden gelecek kadar kötüleşti insan.
Para ve güç ile üstün olmak ve bir düşman üreterek nefreti yaşatmak tek yaşam politikası oldu.
Yaşamın içi dünyayı yağmalamak adına savaş ve birbirini boğazlamak çukuruna düşerek dolduruldu.
Kan damlıyor bu politikanın dilinden, geçmişte kılıçtan kan damladığı gibi.
Kitle imha silahı medya her ne kadar tersini iddia etse bile yaşamın gerçeklerine ters geldiğini artık herkes görüyor.
Sevgisiz zenginlik ve üstünlük madde güç değerlere sahip olmanın artık hiçbir ehemmiyeti kalmadı.
Bunun anlaşılacağı son yıllar yaşanıyor.
Kötülüğün çağını başka türlü kapatmak mümkün mü?
Kötülüğün kendi sonunu kötülerin kendilerine getirtiyor evrensel adalet.
Sevgiyi ve yaşamın bize sunduğu tüm nimetleri geçici olduğumuz bilincini yeniden edinerek öğrenip devrimle yaşanabilir bir dünya kurmak zorundayız.
Evren ve doğal yaşam kendine uygun olanı destekler.
▪️Önder Karaçay ▪️










