1654
O may gad.
O may gad.
Oncelikle su anda bambaska bir sey yapiyor olmaliydim. Ancak kafayi kirmisim, ekran beni hipnotize etmis, saat gece yarisini gecmis ve buradan geri donus yok maalesef. Az once tum blogu bastan sona okudum ve kimse beni durduramaz. Yemin ederim bir sey aramak icin gelmistim aslinda, ama maalesef ne aradigimi unuttum.
Aman tanrim mutsuzluk icinde binlerce yil gecirmisin London’da ve hala kanli canliyim. Tam bir savasci, bir survivor’im, bir basari oykusuyum, bir idol, bir kahramanim. Ne kaddar mutsuz oldugumu simdi okuyunca hatirladim da, memelerimin ustunden kalkan yuku bir fark ettim. Iste buna icilir. Ben soda alayim lutfen. Cunku alkolle sonunda yollarimizi ayirdik. O benim zehirim, hayirsiz erkek arkadasimdi. Hayatimin en guzel yillarimi alkole feda ettigimi dusundum hep. Oysa bugun video oyunu gercegine asla bulasmadigim icin ne kadar ama ne kaddarrrr sansli oldugumu fark ettim. Yine ucuz atlatmisim cocuklar. Hala topluma geri kazandirilabilecek haldeyim.
1. Insallah bunlari tanidigim kimse okumuyordur. Okuyorlarsa halime baya endiseleniyordir heralde. Eger okumuyorlarsa iyi. Ama okuyorlarsa o zaman niye bir allahin kulu bana yardim etmedi bunca zaman. Sevinsem mi buna uzulsem mi bilmiyorum.
2. Terapistime blogumu okumasini odev verebilir miyim acaba? Burda her seyi anlatmisim cunku. Terapistim unlu bir insan bu arada ve onun icin Turkiye’ye gidip geliyorum. O da benim icin bu kadarcik sey yapabilir bence.
3. O zamanki sorunumun ne oldugunu artik biliyorum. Bu sorunla neden bu kadar cebellestigimi de biliyorum. Bu sorunu nasil cozdugumu de biliyorum. Ama size soylemiycem.
Saka saka.
Oyle iki cumleyle anlatilacak gibi degil.
Bir de onemli ek bir madde: Gecenlerde hayatimin bed tribini yasadim. Oyle beddi ki hic bed trip yasamamisim meger. Oyle boyle bed degildi.
Hayatim boyunca olmus herrrrrr sey, ama herrrrrrr sey bana aslinda tek bir seyi anlatmak icin itinayla arka arkaya dizilerek benden ve bu kucuk dunyadan cok buyuk bir plan dahilinde olmus diye dusundum. Herrrrr sey ama herrrrrrr sey, sevdigim cizgi filmlerinden, annemin bana aldigi oyuncaklara, gittigim tatillerden, hoslandigim erkeklere kadar herrrrrrr sey beni o tek bir seye kosullamak icin defalarca karsima cikmis. Ve bu sey suymus.
Olum her zaman karsima cikacak, eski bir dost gibi kendini hatirlatacak, ve hayat bana hep derin uzuntu ve kayip yasatacakmis. Ama tum bu kayiplar bana aslinda en onemli ve tek gercegin benim hala hayatta ve yasiyor oldugumu anlatmakmis. Yani arada derede, arafta, olumu hatirlar halde yasamak degil, yasamakla olmek arasinda her an net bir secim yapmammis yasamak.
Ayrica aci hep sevgiden gececekmis. Yani sevdigim her sey benden aciyla koparilacakmis. Ama her seye ve her seye ragmen ben hep hayati sectigim icin tum kendimi sabote etme durtulerime ragmen nefes almaya devam ettigim icin icimdeki en kucuk zerre bile olsa hep yasami secmekteymis. Olay bu secimle artik barismakmis. Iste ogrenmem gereken tek sey buymus. Bunu ogrendigimde aci bitecekmis. Ders buymus.
Ayrica hayatim bir suru duygu evrelerine bolunmusmus. Once fiziksel aciyla baslamisim, sonra utanc evresine girmisim, sonra kalp kirikligi gelmis, sonra kiskanclik, sonra sucluluk, sonra uzuntu filan falan. Cocuklugumdan gunumuze olan biten buymus. Su aralar ofke evresini tamamlamak uzereymisim ve bir sonraki evrenin sevgi oldugunu biliyormusum. Ama bu daha once hic bilmedigim o kadar guclu bir duyguymus ki, buraya adim atmaktan yillaaar yillardir cok korkuyormusum. Ayaklarimin yerden kesilmesinden korkuyormusum. Fakat ona bir kadar da yakinmisim, nasil bir his oldugunu hissedebiliryormusum simdiden.
Ve butun bunlari fark ederek aydigim icin egom da islevini tamamlamis oluyormus. Dolayisiyla eger uykuya dalarsam egomdan, yani kendimden, bir nevi varligimdan vazgecmis, diger bir degisle olmus olacakmisim.
Sonra uyumusum.













