Edebiyat tarihine geçmiş, birbirinden büyük altı yazarın portresi nasıl yazılır? Hem de hiç portre yazar gibi yapmadan. Bu portreler bir araya geldiğinde nasıl bir romana dönüşür? Hem de hiç roman yazar gibi yapmadan. Ve bütün bir hayatın izahı nasıl olabilir? Hem de hiç fark ettirmeden... ‘Beyefendiler’ bunun cevabı. Ola ki bu zamana kadar Gonçalo M. Tavares okumamışsanız, neler kaybettiğinizin farkında değilsiniz demektir. 1970 doğumlu Portekizli yazar, 2001’de ilk kitabını yayımlamasına rağmen oldukça üretken ve bu üretkenliği dünyanın çeşitli edebiyat jürileri tarafından birkaç kere ödüllendirilen bir isim. Saramago’nun “İnsanın onu dövesi geliyor” diyerek övdüğü Tavares Türkçedeki ikinci kitabı ‘Beyefendiler’de harikalar yaratmaya devam ediyor. Çağdaş bir Oulipo temsilcisi Tavares. Resmi olarak değilse bile, o zincirin bir halkası. ‘Beyefendiler’ öyle bir roman. Edebiyat dünyasından tanıdığımız altı büyük isim; Bay Valery, Bay Henri, Bay Brecht, Bay Juarroz, Bay Calvino ve Bay Walser’in kendi hayatlarını nasıl yaşadıklarına ve hayatı nasıl anlamlandırdıklarına dair müthiş bir kurmaca! Eserlerinden, yaşantılarından, söyledikleri sözlerden hareketle ama “tam isimlerini bile anmadan” yazılmış birer destan! Hem de andığı isimlere layık bir şekilde. Rachel Caiano’nun kitabı bütünleyen, kırık, aksak desenleriyle beraber!