Olabilirtesi olabilirmi :)
seen from United States
seen from United States

seen from Germany

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from T1
seen from United States
seen from China
seen from Brazil

seen from Germany
seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from Canada
seen from Pakistan
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
Olabilirtesi olabilirmi :)
Şu bilgisel de dursun, mutlaka okunmalı
Yağmur kokusu
Çoğu insanın sevdiği güzel kokunun kaynağını söylemeden evvel etimolojik bir açıklama yapayım. Eski yunanlılar kokuya, petrikor adını vermiş "petra(πετρα)" taş, "ikhor(ιχώρ )" ise tanrı kanı demek. Kaynağına gelecek olursak, tahmin edebileceğiniz gibi bitkilerden gelen bir koku bu. Bitkiler susuzluk durumunda su yerine geçecek azot yağları kullanırlar, yağmur yağdığında ise artık ihtiyaç duymadıkları bu yağları salarlar. Biz de buna yağmur kokusu deriz.
Aristo'nun iki kardeşi varmış ve isimleri Arimneste ile Arimnestus imiş. İronik olan; bu isimlerin ikisinin de "hep hatırlanan" anlamına geliyor olması...
Bugün bazı sebepler, eski dönemlerde yaşamış bir kadını ve o kadın da bir filmi karşıma çıkardı. Ve belirtmeliyim ki filmde önde tutulan şey başka ve yine fazlasıyla ayrıntılı bir konu olarak eleştiriliyor zaten ( İnsanların tahribe uğramış dini inançları konusundaki manipülatif küstahlıkları, savaşları vs.). Ama açıkçası ben filminden çok o dönemde yaşamış bir kadın olarak başardıklarını beğendim.
Hypatia; Döneminin ( M.S 355-415 civarı diye biliniyor) tek kadın bilimcisi, filozof, atronom ve öğretmen. Dönemindekiler tarafından otorite olarak kabul edilmiş bir kadın. (Ulan. Nasıl beğenmeyeyim? Neyse.)
Ve ayrıca bir kızın en büyük şansı babasıdır, diye boşa denmiyor. Kadınların umursanmadığı bir dönemde babasının desteğiyle erkek öğrenciler ile tamamen aynı eğitimi alıyor ve fikirlerine fazlasıyla saygı duyuluyor. ( Ama maalesef sonu pekte parlak olmuyor.)
Not: Filmin adı: Agora.
(Agora: Antik Yunan'da halk meydanı ve şehrin kalbi demekmiş. Eski dönemlerde tüm ticari, felsefi, siyasi vs. şeylerin konuşulup tartışıldığı ve yaşandığı merkezi yere denirmiş. )
"Kahvaltı", öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür. Sabah tüketilen, günün ilk öğünüdür. Genellikle hafif gıdaların tüketilmesi tercih edilir. Türk kültüründe kahvaltıdan sonra kahve içme geleneği var olduğundan, kahveden önce yenen anlamına gelen "kahve altı" sözünden oluşmuş bir sözcüktür.
Korkularımız hep var mıydı yoksa sonradan mı öğrendik korkmayı ?
Yeni ve Modern çağda gelişen teknoloji adeta yaşamımızın her alanını kaplıyor. Daha önceleri askeri alanlarda kullanımına özen gösterilen teknoloji,