Bir Film Bir Kare #283 – 1917 (2019)
Film Notu : 8/10
seen from Germany

seen from Singapore

seen from France
seen from United States
seen from France

seen from United States
seen from China
seen from Germany

seen from United States

seen from Nicaragua
seen from Yemen
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from China
Bir Film Bir Kare #283 – 1917 (2019)
Film Notu : 8/10
Bir Film Bir Kare #285 – La Haine (1995)
Film Notu : 8/10
Bir Film Bir Kare #284 – Uzun Hikâye (2012)
Film Notu : 7/10
Bir Film Bir Kare #277 – 7. Koğuştaki Mucize (2019)
Film Notu : 8/10
7. Koğuştaki Mucize Kore yapımı 2013 tarihli ve 7-beon-bang-ui seon-mul adlı filmin uyarlamasıymış. Türk sinemasının ve dizi sektörünün çoğu zaman kendine has farklı ve kaliteli bir senaryo ile karşımıza çıkamaması gerçekten çok üzücü. 7. Koğuştaki Mucize filmini izleyenlerin tüm güzel eleştirilerine rağmen yukarıdaki gerçeği göz önünde bulundurarak izledim. Çünkü bu gerçek benim için filmin bir sıfır geride başlaması demektir. Ancak filmin senaristlerini yürekten kutluyorum. Çok güzel bir uyarlama olmuş. Yazımın devamında senaryonun can alıcı bir kısmına şerh koyacak olsam da gerçekten tatmin edici bir uyarlama olmuş. Sırıtan hiçbir şey yok. Hikaye bu toprakların hikayesi olmuş. Oyunculuklar da çekimler de çok güzel. Bir de karemizdeki eve hayran kaldım. Aras Bulut İynemli’nin oyunculuğu şahaneydi. Yan karakterler olmuş, oturmuş. Her ne kadar senaryonun orijinali bize ait olmasa da bizim toprağımızla harmanlanmış güzel bir iş olmuş. Tebrik ederim. Gelelim şerh kısmına;
DİKKAT FİLMİ İZLEMEDEN BU KISMI OKUMA!! SPOİLER!
Bu filmi güzel yapan etkenlerden ve en önemli unsurlardan birisi bence olayların gerçekçiliği. Bu topraklarda yaşanabilmesi çok muhtemel bir senaryosu var. Bir filme baktığınızda “ya bu da ancak filmlerde olur kardeşim” dediğiniz bir şey varsa o şey filmi öldürüyor işte. Bu filmde o yoktu. Sonra ninemiz dedi ki Ovaya: “Sana iki şey diyeceğim. Birincisi gerçeklerle ilgili. Babanın peşinde koştuğu kuşlar var ya olar cennete gitmiyorlar. Yazın geliyorlar kışın gidiyorlar.” İkincisi ise Memo’nun iyi bir adam olduğuydu. İşte bence burası filmin kırılma noktasıydı. Film bize nine gibi gerçeklerden mi bahsedecekti yoksa Memo iyi adam be bu adam öldürülür mü diyecekti. Ben birincisi olur diye bekledim. İkincisi oldu. Gerçek hayatta çıkmazlardan çıkanlara şahit oldum. Olmazlar oldu. İkinci seçenek olamaz mıydı? Tabiki de olabilirdi. Önemli olan senaryoda boşluk bırakmadan onu verebilmektir. Bu filmde bu başarılmış. Onun için bu kadar yüksek puan verdim filme. İkinci senaryoyu çok güzel işlemiş, bırakmışlar önümüze. Ama ben yine de buraya bir şerh düşeceğim. Hakikat ninenin sözlerinde. Kuşların gidip dönmesi mi yoksa cennete gitmesi mi acı bilinmez. Ama hakikat bir masumun tahayyül ettiği şeyin paramparça olması kadar acı.
Bir Film Bir Kare #278 – Mohammad Rasoolollah (2015)
Film Notu : 7/10
Çok sevdiğim yönetmen Majid Majidi’nin yapımı olan Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi filmi her ne kadar onun filmlerinde alışık olduğumuz tarzın çok uzağında da olsa İslam ve Hz. Muhammed’in hayatını anlatan önemli eserler arasında yerini bulalı tam 5 yıl olmuş. Bu konuda çekilmiş en iyi film olan Çağrı dışında pek fazla bir eser verilemediği de göz önüne alındığında bu film de Hz. Muhammed’in hayatını ve İslam’ın doğuşunu konu alan eserler arasında şüphesiz ki önemli bir yer edinmiştir.
Benim gördüğüm kadarıyla filmde Sünni kaynaklarda yer almayan bir çok olay ve mucize gerçekleşmekte. Bunlar tahminimce Şii kaynaklarda yer alan hadiseler diye düşünüyorum. Peygamberin hayatına dair kendi şahsi inanç, anlayış ve görüşüm dışında olduğunu düşündüğüm bir çok olay ve durumun filmde yer aldığı gerçeğinin yanısıra bu filmin İslam’ın tarihine dair önemli bir yapıt olduğunu tekrar edeyim. Ayrıca Şii anlayışına dair kısmen de olsa fikir edindirici bilgiler içerdiği söylenebilir.
Son olarak yukarıdaki kare gibi filmde çok güzel görsel şölen niteliğinde kesitlerin olması etkileyiciydi. Ancak Fil Vak’asındaki görsel efektleri biraz acemice bulduğumu da ekleyeyim.
Bu film de kandil özel paylaşımımız olsun. Hayırlı Kandiller diliyorum herkese...
Bir Film Bir Kare #268 – Ekşi Elmalar (2016)
Film Notu : 7/10
Paylaşımlarımı takip edenler burada çok fazla Türk filmi paylaşmadığıma dikkat etmişlerdir. Son zamanlara kadar çok fazla Türk filmi de izlemiyordum açıkçası. Yaklaşık 4 ay kadar önce Ekşi Elmalar’ı bilgisayarım yanımda olmadığı için telefonumdan film izlemek zorunda olduğum bir gün izlemiştim. Özellikle Türk filmi aradım çünkü telefondan altyazı takip etmek bazen zor olabiliyor. Netflix sağolsun bu filmi karşıma çıkardı.
Her ne kadar yeterince Türk filmi izlemediğimi düşünsem de iyi filmleri aklımın bir köşesinde tutup geç de olsa onları izliyorum. İzlemesem bile çoğu filmi görüp adını duyuyorum. Her nedense Ekşi Elmaları ilk defa izleyeceğim gün gördüm ve daha önce duymamış olmama çok şaşırdım. Türk sinemasını az çok takip eden birisi için yazarı ve yönetmeni Yılmaz Erdoğan olan bir filmi duymamış olmak gerçekten de garip. Artık ya bende bir sorun var ya da diğer filmlerinin reklamını çok iyi yapan Erdoğan bu filmin reklamına pek de yatırım yapmamış olacak ki bu da pek olası değil. Çünkü filmi izledikten sonra Erdoğan’ın hayalinin hep bu filmi çekmek olduğunu öğreniyorum. Filmin konusunun Yılmaz Erdoğan’ın dedesi ve ailesinin yaşamından bir kesit olduğunu bildiğim için bu isteğe tabiki de şaşırmıyorum. (Şunu da eklemekte fayda var imdbde filme puan verenlerin sayısı Erdoğan’ın diğer filmlerine göre oldukça düşük bu da benim tezimi biraz haklı çıkarıyor gibi)
Film aslında Türkiye’nin yakın tarihinden kesitlerle birlikte bir ailenin uzun yıllar içerisinde başlarından geçen olayları konu alıyor. Filmin en çok sevdiğim tarafı sıcak bir anlatımının olması diyebilirim. Ancak aynı zamanda bu sıcak anlatım ve biraz komediye çalan dili ile film aslında ülkemizin tarihsel, ekonomik ve sosyal sürecine baktığımızda bu bağlamdan koparılmış hissi veriyor ve bu durum bence filmin gerçekçiliğini biraz zedelemiş. Oyunculukları da genel olarak başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Her ne kadar bazı eksiklikleri izlerken açıkça hissettirse de genel olarak başarılı bir film Ekşi Elmalar. Ayrıca ailecek film izlemek isteyenlere ise kesinlikle öneririm.
Bir Film Bir Kare #270 – Joker (2019)
Film Notu : 8/10
İlk defa henüz(1 gün önce) izlediğim bir filmin yorumunu yapacağım burada. Filmin detaylarını da hatırladığım için söyleyecek çok şeyimin olacağını düşündüğümden böyle bir durumla karşılaşırsam uzun uzun yorum yazar mıyım diye kendi kendime soruyordum bazen. Çünkü ben bir film eleştirmeni değilim ve böyle uzun uzun eleştiriler yapabileceğimi de çok düşünmüyorum açıkcası. Ama bazen o durumda nasıl bir yorum yapacağımı merak ediyordum kendi kendime. Belki uzunca bir film değerlendirmesi yapmayacağım ancak sırf izlediğim filmden dolayı söylenecek çok fazla şey var benim açımdan. Ama ben yine de kısıtlı zamanımdan dolayı çok uzatmamaya çalışacağım. Zaten benim kanaatimce eğer bir film güzelse hakkında hiçbir şey okumadan izlemek o filmi daha da güzel yapıyor. Aksi taktirde filmi izlerken o film hakkında duyduğunuz yorumlar aklınıza geliyor ve bence bu durum hem seyir zevkini düşürüyor hem de filme bakış açınızı da ister istemez etkiliyor. Şahsen ben Joker’i izlerken zaman zaman yorumlardan etkilendiğimi düşündüm film içinde.
Bu film hakkında yazacak çok şeyin olduğunu düşünmem filmin konusundan ve olayları ele alış biçiminden ziyade benim Christopher Nolan’ın Batman Kara Şövalyesi’ndeki Joker karakterine hayranlığımdan geliyor. Zaten burada filmin içeriğine pek değinmeyeceğim. 2019 yılına bomba gibi düşmüş iki filmden(bence) birisi olan Joker hakkında zaten nasıl bir yorum yapıp yeni bir şeyler söylebilirim bilemiyorum. Ben süper kahraman filmlerini çok seven birisi değilim. Bunun nedeni genel olarak fantastik filmleri çok sevmeyiş oluşum olabilir. Ancak bir süper kahraman seç deseler hiç tereddüt etmeden Batman derim. Batman’e önceden beri sempatim var ama Christopher Nolan’ın başyapıtıyla daha doğrusu iki tane başyapıtı ile artık ben bir süper kahraman filmini gerçekten çok sevdim ve Batman’in safına geçtim. Bence Batman’i diğerlerinden farklı kılan iki şey vardı. Birincisi Batman benim gözümde gerçekçi bir kahramandı. Başka bir dünyadan gelmiyordu, çok özel güçleri yoktu ya da bir hayvan tarafından ısırılıp bu hale dönüşmemişti. Kısacası bizden biriydi. Batman’i özel kılan ikinci sebepse Jokerdi benim gözümde. Her şey zıttı ile kaimdir. Batman’in düşmanı Joker inanılmaz güzellikte bir kötü karakterdi. İşte burada devreye Kara Şövalyedeki muazzam oyunculuğuyla Heath Ledger devreye giriyor. Filme ayrı onun oyunculuğuna hayran kalmıştım. Nitekim En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı Oscar’dan bu performansıyla. Ancak ne yazık ki bu ödülü aldığını göremeden vefat etti sanırsam. Şimdi ben bu Jokeri bu kadar sevmişken, bu oyunculuğa hayran kalmışken konusu tamamen Joker olan bir filmi izleyecektim. Üstelik bu kez Joker’i canlandıran Joaquin Phoenix Oscar’dan En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştı. Film Oscar’da En İyi Filme aday gösterilmişti. Herkes her yerde bu filmi övüyordu. Hiçbir yerde hakkında kötü bir yorum görmedim. Allah biliyor ya bunların hepsi benim filme önyargımı artırıyordu açıkcası.
Sadede geleyim. Filme başladım. Aslında konu çok güzel işlenmişti. Hani dedim ya Batman bizden biri diye film bu konuya direkt itiraz etmiyordu ama o fikri de bir şekilde kafamızdan siliyordu. Hayır, bizden biri olan Batman değil Jokerdi. Ancak bu mesajı verirken de çok sıkı şerhler düşüyordu filme. Bu hususlara spoiler vermek istemediğim için değinmiyorum. Çok güzel bir konusu vardı Joker’in bu konuyu çok güzel işlemişti üstelik ve dahası da Joker’i canlandıran Joaquin Phoenix işinde çok başarılıydı. Konuya ilişkin tüm bildiklerimize dair başka bir bakış açısı getirdi Joker. Gerçekten güzel bir filmdi. Ancak her şeye rağmen benim Joker’im Heath Ledger hala. Onu bu senaryonun ve hikayenin içinde görmek isterdim. Ortaya nasıl bir şey çıkardı merak ediyorum doğrusu. Şunu da söyleyim bu arada Kara Şövalye’yi izlemesem muhtemelen bu filme vereceğim not da bu filmden aldığım seyir zevki de çok daha başka olabilirdi.
Bu filmi herkesin izlemesini öneriyorum. Benim gibi fantastik ya da süper kahraman filmlerini çok sevmiyor olabilirsiniz. Ancak zaten konu hiç de öyle bir şey değil. Bu film çizgi romandan fırlamış bir karakteri ve onun hikayesini anlatmıyor. Bu film içimizden birinin hikayesini anlatıyor. Zaten bu başarıya ulaşmasının ana sebebi de bu. Joker filminde kamera her zamanki yerine kurulmuyor.
Bir Film Bir Kare #265 – Dog Day Afternoon (1975)
Film Notu : 8/10
Al Pacino’nun muhteşem oyunculuğu, gerçek bir olaydan esinlenilmiş olması, filmin tek mekanda geçmesi, çok enteresan bir soygun sebebi ve acemice bir banka soygununun bir araya gelip oluşturduğu filmdir. Kısacası güzel filmdir.