Beni tanımış gibi konuşan insanlardan okadar laFmacun yedim ki karnım doydu, siz beni doyurdunuz allah sizi doyursun.
~theroseisyourskin
seen from Kazakhstan
seen from China
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from Russia

seen from Chile
seen from United States
seen from Germany
seen from China
seen from Uzbekistan
Beni tanımış gibi konuşan insanlardan okadar laFmacun yedim ki karnım doydu, siz beni doyurdunuz allah sizi doyursun.
~theroseisyourskin
Vedalar rahtsız etmezdi beni,
Alışmıştım yanlız olmaya,
Fakat senin gibi bir alışkanlığı kaybettiğimde,
Ilk defa kalbimdeki ağırlığı hissetim,
Pişmandım herşeyi görmemezlikten geldiğim için..
yaşlarını,
sözlerini,
şefkattini,
Fakat ençok bir yabancıymışsın gibi sana sırtımı çevirdiğimde gözündeki bakışını silememek beni öldürüyor,
Hatalarımı kabul ediyorum bencilce davrandım,
Bensiz nekadar mutlu olduğunu görüyorum,
Haddime değil sana yakınlaşmak,
Vedalar rahtsız etmezdi beni,
Alışmıştım yanlız olmaya,
Fakat ilkkez bir ayrılıktan sonra yarı ölü kaldım ortalıkta.
~theroseisyourskin
》Kendi dürüstlüğünden kaçtın, kime iyilik yaptın? neyi kırdığını farkındamısın? bir yalanla kendini küçük düşürdün ve sana kıymetli olan birinin güvenini yitirdin. Değdi mi? 《
~theroseisyourskin
》Pişman değilim demek isterdim...《
~theroseisyourskin
Iç savaşı
》kalbimde sorguladım hissiyatlarımı silemiyorum,
evde hapis olan sivrisinek gibi yolumu bulamıyorum,
üzerimdeki yük artıyor, niyeyse yıllarca yaşadığım yaşamı sürdüremiyorum,
sorguladım yaşam tarzı beni dürtüyor,
yardım çağrısını yapamıyorum,
belki sonuçtan korkuyorum,
belki gerçek hissiyatlarımla yüzleşmekten,
belkide ençok benim kararımın yüzünden kendine isyan etmen "ben nerde hatta ettim diye"
hatta sende değil, sen bildiğinden mükemmelsin, problem bende,
pencerenin hangi tarafından baktığımı bilmiyorum artık,
odaları dolanan sivrisinek gibi cevabı bulmayı çalışıyorum,
cevap yakınlardaysa ben niye birtürlü göremiyorum...《
~theroseisyourskin
Bir Hikaye
Küçükken ben karanlıktan çok korkardım. Küçük dediğim de ortaokul çağı filan, belki o kadar da küçük sayılmaz. Karanlık bir depomuz vardı, evin altında, önceleri kömür deposuydu sonradan fazla eşya deposu oldu. Ben oraya tek başıma girmeye çalışırdım ama bir türlü yapamazdım. Bir yere kadar geldikten sonra ayaklarım donar kalırdı, kalbim hızlı hızlı çarpmaya başlardı, zihnimden tonlarca komplo teorileri geçerdi. Her biri o kadar mantıklıydı ki, ne bileyim orada doğaüstü garip canavarların olmayacağına beni kesseler ikna edemezdiniz o an. İçimden derdim " Gerçek değil, gerçek değil. Şimdi kaçarsan hep kaçarsın. Bir adım sadece, bir adım. Yap hadi!" Karanlığı yenmek isterdim. Karanlığı yenince daha özgür olacağımı düşünürdüm, e tabi bu yüzden de daha mutlu olacaktım. Böyle böyle bir kere tek başıma girmeye cesaret ettim karanlığa. Orada her ses, ufak bir çıtırtı bile olabilecek birçok felaketin habercisiydi. Zihnimdeki senaryolarla büyüdükçe büyüyen seslerden o kadar korktum ki koşa koşa dışarı çıktım. Sonra bir daha denemedim. Karanlık daha güçlüydü o zamanlar ve ben en zorundan başlamıştım yüzleşmelerin.
Yıllar geçtikçe ufak zaferler kazanmaya başladım karanlığa karşı. Uykum bölündüğünde gece gözümü kapatıp “Herşey yolunda” deyip uyumaya devam ettim, karanlık bir sokakta eve doğru yürürken “Sen güçlüsün, güvendesin.” diye kendimi ikna ettim, evde bir çıtırtı duyduğumda elime bir şeyler alıp “Savaşabilirim” deyip odaları kontrol etmeye gittim. İnsanların karanlığa bakışlarını dinledim. Birisi “Karanlık sokak ile aydınlık sokak aynı” dedi, inanmayı seçtim. Böyle böyle bir de bakmışım karanlık o kadar da dert değil artık benim için, aklıma bile gelmiyor. Özgürüm sonunda.
Bazı insanların yüreği de tıpkı böyle, bodrum katındaki karanlık bir kömür deposu gibi. Onun yüreği de böyleydi. Kapkaranlık, kimsenin ayak basamadığı bir depo gibi. Bunu bilmiyordum o zamanlar ama seziyordum. Yenmek istiyordum o karanlığı, fethetmek istiyordum içten içe belki de. Ancak hiç bilmiyordum ki sevmeyi, sevilmeyi. Yine aynı hatayı yapmıştım. Onun yüreğinin karanlığı çok güçlüydü ve ben yine en zorundan başlamıştım yüzleşmelerin.
Bizim hikayemiz de böyle başladı. Benim dizlerim tireyerek onun kalbine yürümemle ve sonra ardımı dönüp hızla koşmak istememle...İnsanlar sevince değişir dediler. İnanmayı seçtim. Karanlığı anlamaya çalıştım, hatta belki biraz anladım ve anlamaya çalışmaya devam ediyorum. Şimdi insanın kalbine dair bir hikayem var anlatacağım.
Karma-karışık
Koskocaman bir boşluk, içi asla doldurulamayan ve uçsuz bucaksız... Tam ortasında duruyorum, nefes alsam patlayacak, adım atsam sönüp gidecek gibi... Bekliyorum. Kahve soyunun en acısı içimi parcalayan, aklımı zihnimden çizgilerle parcalamisim. Dilim konuşmuyor ve içim unufak yara; bir türlü iyilesmiyor... Takatim yok, yorulmusum şahsen. Fark edilir biçimde geçen günleri sayıyorum, edinemedigim yeteneklerime yanıyor, o hiç bitmeyen gereksiz düşüncelere dalıyor ve ağır ağır, içime içime, kimselere işittirmeden ağlıyorum... Biraz olsun iyi gelir belki diye. Gelmiyor, Kimse kimseye iyi gelmiyor. Yine yalnizligimla başbaşa kalıyorum...
Hikayemi hemen yazmam lazım benim.. Ya bir an sonra unutur yada vazgeçebilirim... Ve yeni bir hikaye yazabilirim. #hayat#hikaye #hemen#ansızın #aklımageldi #unutur#yeni #birhikaye #yazabilirim#hikayelerbitmez 📝 #ebrukonuralp