Bıraktım
Kedimin yanına yere yattım bugün. Güneş vuruyordu, sıcaktı. Üzerimde tişört yoktu, karnımın yanında sıcaklığı hissettim. Yattığı yerden göz hizasından mutfağa baktım. Diğer iki kedi de, biri yerde diğeri sandalyede, uyukluyorlardı. Yukardan değil, karşıdan baktım onlara. Arif yerde karnıma kıvrılmıştı. Tezgahın altında biriken tozları gördüm. Güneş vurunca havada yüzenleri de gördüm. Yerdekileri, masanın altındakileri falan. Görmeye zahmet etmediğimizden temizlemediğimiz tozları gördüm ekseriyetle. Kedinin bakış açısını da görmüş oldum.
Dün çok içtim. Bira ve sigara. Sesim çıkmıyor, midem ağrıyor. Yemek de yememiştim dün. Hücrelere yalnız maltoz gitti demek. Bırakacağım artık sigarayı. Hatta bıraktım da diyebilirim değil mi? Yarım gün oldu içmemeye karar vereli. Bırakalı yarım gün oldu. Bırakacağım dersem gelecekte bırakmış olacağım diyorum. Yani hala içmeye fırsat var diyorum; daha gelecek olmadı neticesinde. Yarım gün oldu bırakalı dersem ama, şu an bırakma durum halinde oluyorum. Bir kere bırakınca da içemeyeyim bari deniyor (yarım gündür diyorum en azından). İçmeye hakkım kalmıyor, paket de bitti zaten. Bağışıklığım o kadar düştü ki. Sırtımda yara çıktı. Kedinin çizdiği yer yavaş iyileşiyor. Dilimde çıkan aft her an kendi üzerine baskı yapıp duruyor.
21 gün alışkanlık kazanmak veya alışkanlıktan kurtulmak için kritik süreymiş diyorlar. Annem kendine 21 gün bilezikleri almıştı. Şeker kullanmayı bırakacakmış. Orta sınıf 1. dünya problemleri yaşıyor - çok da orda değiliz ama kendi bilir. Başta kınamıştım böyle bir şeye para vermesini. Ama motivasyon anlaşılabilir bir şey. Yarım gün oldu ve ağrıyan boğazıma karşın yine de içesim var. Daha basit bir yöntem deneyebilirim tabi. Asetat kalemle parmağıma yüzük çizebilirim. Orta, yüzük ve serçe parmağıma çizebilirim. Her parmağa yedi çember. Parmaklarım bitince hem boğaz ağrısından, hem şu rezil sektöre yığınla para yatırmaktan, hem de gelecekteki kanser riskimi yüksek oranlardan kurtulabilirim.
Acaba kendimi sanki halihazırda yapmıyormuşum gibi kahveye mi boğsam. Nescafe içiyorum normalde. Yemek de az yiyorum, doyayım diye kahveye süt koyuyorum. Kilo verdim. Dün içtiğim biralarla almışımdır ama biraz. 5 bira içtim herhalde. Bünyeme fazla. 2 birayla sarhoş olurdum, ama 5′le sanki daha az hissettim sarhoşluğu. İçme arkadaşımla konuşurken aklıma geldi bugün, 2 birayla biraz sarhoş olduğumuz ve bunun da farkında olduğumuz için sarhoş davranıyoruz yüksek ihtimal bilinçsizce. Ama 5 birayla filtre vesaire ne varsa kalkıyor, alttaki düşük zekalı yüksek koordinasyon bozukluklu ben çıkıyor. Onun için oturup duruyorum. Eskiden çaldığım bir barda mekanın sahiplerinden birine de ne zaman “Nasılsınız?” diye sorsam “Duruyorum” derdi. Aynı bokun laciverti herhalde. Belki de onun durabilme durumundaki nirvanasına ulaşabilmek için benim sarhoş olmam gerekiyordur, onaysa oturmak yetiyordur.
Acaba sigara ve alkolü burada metafor olarak mı kullandım yanlışlıkla? Acaba bende boğaz, mide, baş ağrısı yapan durumları, insanları vesaire mi kendimden uzaklaştırmaya karar verdim. Uzak değil ama yakın dönemde belki böylesi benim için daha avantajlı olur. Sağlık uzun süreçte belli olacak artık. Hayırlısı efenim.











